
Bu bölümde en sevdiğim influencarla onun en sevdiği diziyi konuştuk. 7 sezonu anlatmalara doyamadık.Sizede iyi dinlemeler...
Transkript
Herkese merhabalar.
Vizyonda Yayında''nın 22. bonus bölümüyle karşınızdayım.
Bugün influencer ve sosyal medyanın aranan yüzü Canan Hanım'la birlikteyiz.
Hoş geldiniz efendim.
Hoş buldum efendim. Nasılsınız?
İyiyiz çok şükür. Sizi gördük daha iyi olduk.
Sizi zaten haftanın belli günleri, belli saatler...
Haftanın her günü ama.
Evet tabii ki o asla şaşmıyor zaten.
Şimdi sizi haftanın belli günleri görüyoruz.
Evet.
Ve görmekten de çok mutluyuz.
Ama bugün Ulvi bir sebeple birlikteyiz.
Sizin böyle bir aydır izlediğiniz ve anlatan...
Bir ay mı? Aylardır.
Gerçi evet değil mi?
Bitmesin diye izlemiyordum.
Evet işte Eylül, Ekim, Kasım artık yani Kasım'a geldik.
Şimdi bugün ne konuşacağız?
Herkesin kapakta da gördüğü üzere The Mentorist konuşacağız.
Öncelikle 10 üzerinden bir puan vermek istesen Canan ablacığım kaç verirsin?
Mentalist kendi kategorisinde bence 10 üzerinden birçok böyle polisiye dizisi izledim
Severim bu dizileri
10 üzerinden ben Mentalist'e 10 veririm
Şöyle mükemmel çekimlerinden dolayı değil
Mükemmel ışığından dolayı ya da mükemmel hikayesinden dolayı değil
Aslında hikaye şöyle genel büyük bir hikayemiz var
İçerisinde ama her bölümde farklı bir cinayet işleniyor
Baştan anlatayım şöyle aslında Amerika'nın bir eyaletinde CBI'de galiba evet CBI'de çalışan işte ajanlar var.
Bir tane de azılı bir suçlu var Red John isimli.
Red John aynı şekilde öldürüyor herkesi ama bu Red John'u kimse bulamıyor.
Baş kahramanımız Patrick James'e kızı ve karısı Red John tarafından öldürülmüş bir adam.
Aslında ekranlara çıkıp mediumluk yapıyor.
Bir televizyon figürü bir şeyleri öncesinden tahmin edebiliyor.
Ölülerle konuştuğunu iddia ediyor falan.
Öyle bir işi vardı aslında ama eşiyle kızı öldürüldükten sonra artık kendini aslında Red John'u bulmaya adıyor.
Ve bunda da Red John davasına bakan CBI'yle ortak olmak istiyor.
CBI tabii bunu kadrolu olarak almıyor ama gönüllü olarak CBI'ye destek veriyor.
Peki nasıl destek veriyor?
Şimdi Patrick gelmeden önce her şey yasalara göre işte polisler gidiyor, olay yeri inceleme gidiyor vs.
Oradaki verilere göre işte şey bulunmaya, katil bulunmaya çalışılıyordu.
Ama Jane bu işe başladıktan sonra olayda polislerle beraber ilk bakan Jane oluyor.
Çünkü Jane insanların aslında nasıl öldürüldüğünden çok kim olduklarını buluyor.
Onların taktığı bir saatten, giydiği ayakkabıdan.
Mesela en önemli şey gittiğinde ölüleri hemen kokluyor.
Ne kokuyorlar? Çünkü alkol kokuyor olabilir, örnek veriyorum.
Kullandıkları parfüme göre kişilik analizi yapıyor.
Eli ojeli mi, ojesiz mi? Saçı boyalı mı, boyasız mı?
Bunların hepsine bütün ayrıntılara o kadar dikkat ediyor ki
insanların baktığında sadece bir ceset ve kan gördükleri ortamda
Petrik aslında olayı altyapı olarak çözmüş oluyor.
Ve bu bir süre sonra polislerin de işini kolaylaştırıyor tabii.
Çünkü bir sürü kanıt çıkıyor ortaya.
Polislerin yaptığı ne? Telefonunu kontrol ediyorlar vs.
Neyse Patrick'in böyle bir CBI'ye desteği oluyor.
Bu da tabii hoşuna gidiyor herkesin ve orada bir süre sonra Patrick aslında biraz antipatik.
Yer yere aslında sosyopat olduğu söyleniyor.
İnsanlar üzerinde narsist davranışlar sergiliyor.
Ama bir noktada da yaptığı işten dolayı sempati kazanıyor.
İnsanların gönlünü bir şekilde alıyor. Küçük hediyeler alıyor.
İltifatlar ediyor.
Buz gibi olan bir ajana bile böyle bir iltifat ediyor ve adamı yumuşatıyor.
Öyle bir karakter yani.
Aslında herkesin sevebileceği bir karakter değil ama sevdiriyor kendini bir şekilde.
Şimdi olayımız neydi?
Red John'u bulmasıydı.
Red John her Red John'la alakalı şey geldiğinde tabii bir şekilde travması tetikleniyor onun ve Red John'la alakalı tekrar her şeyi gözden geçiriyor.
E CBI'de olduğu için de Red John'un dosyalarına sürekli bakıyor, kendini kapatıyor.
Reggio'nun bir de şey işareti var öldürdüğünde yuvarlak çizip bir işaret yapıyor.
Gülücük işareti gibi bir surat yapıyor falan.
O da onda tabii böyle ilk gittiği yerlerde her cinayette aradığı imgi o oluyor.
Böyle küçük küçük ayrıntılar var.
Sonuç olarak bir şekilde oradaki ajanların başıyla beraber kadın adını unuttum.
Teresa.
Ha Teresa. Teresa ile beraber aslında böyle hani birbirini yediğin ama çok sevdiğin.
Çekimi yüksek.
Çekimi çok yüksek ama CBI'de maalesef şey ilişki yaşamak yasak aynı birimdeki kişilerle.
O yüzden onlar hiçbir zaman bunu gün yüzüne çıkarmadılar.
Patrick'in bir kere hiç çıkmayan bir evlilik yüzüğü var.
7 sezon boyunca. O yüzden şey böyle emin olamıyorsun mesela diyorsun ki ya Teresa ondan hoşlanıyor anlıyorsun ama
Ama Patrick herkese, tüm kadınlara çok kibar vesaire olduğu için Patrick'in arada şeyleri de var.
Kaçamakları da oluyor böyle.
Hoşlandığı azılı suçlular falan oluyor.
Onlarla böyle bir şeyler yaşıyor falan.
Tabii ki Teresa her seferinde onu kıskanıyor ama bunu belli edemiyor.
Bir de sürekli böyle sorgu sahnelerinde birbirlerine yürüyorlar galiba değil mi?
Öyle şeyler de var.
Ya evet işte Patrick çok cilveli ve hani böyle şey sempatik olduğu için onun her hareketi kötü de olsa Teresa'nın hoşuna gidiyor.
hoşlandığı için. O bilerek de
bazen kıskandırıyor falan. Ama
işte Patrick sadece bir şeyin peşinde
olduğu için çok fazla o olaylara
girmiyor yani. Duygusal olaylara.
O yüzden de tabi dizinin
sonunda bize bir sürpriz oluyor.
Bununla ilgili. Spoiler vereyim mi?
Bak rahat ol. Jane artık
pardon bunlar bir süre sonra
artık bir sürü şey
çember daralıyor ve birkaç tane
böyle yedi tane falan redjon
olabilecek kişi ama etraflarında.
Birisi işte CBI'nin içinde.
Birisi FBI'dan diğer herkes de bu arada çözmeye çalışıyor hikayeyi.
Ama bunun artık şeye kısmet olacağını düşünüyor herkes.
Jane'e kısmet olsun diyorlar çünkü o kadar hırslı ve istiyor ki bunu.
O da ne yapıyor?
Çemberi daraltıyor.
7 kişiye düşürüyor.
Bunun içinden de eleyecekler yavaş yavaş.
Bunlar için de bir oyun yapıyor.
Bir de insanları böyle sosyal oyunlarla düşürüyor zaten.
Mesela ortama topluyor birilerine diyor ki burada birisi katil diyor mesela.
banka soyulmuş. Bankanın içindeki herkesi
çağırıyor. Burada birisi diyor katil.
Herkes birbirine bakıyor. Onların beden
dilinden, işte terlemelerinden
insanlara
verdiği cevaplardan, onlardan
falan katili buluyor. Aynı bu şekilde
de aslında Red John'u bulmak için
7 kişiyi, en son bir sahne
var hatta. O 7 kişiyi aynı ortama
topluyor bir şekilde. Hepsiyle
ayrı ayrı buluşma şeyi yapıyor.
Planları yapıyor. Sonra
ve onlara da aynı oyunlardan
birini oynuyor. Sonuç olarak
Sonuçta katili buluyor.
Sonuçta katili buluyor. Öldürüyor.
Öldürüyor. Evet. Öldürüyor. Red John'u
buluyor. Red John da şüphelendiklerin
arasından biri ama ihtimali
düşük olan biriydi aslında. Çok şaşırtıcı.
Red John o kadar zeki ki çünkü
Patrick'ten önce her şeyi düşünüyor.
Patrick'in etrafındaki herkese zarar veriyor.
Ama Patrick'e hiçbir şey yapmıyor.
Aslında Patrick'i bir şekilde
aslında hayran ona. Red John.
Zekasına yani.
Zekasına hayran. Ve onunla dalga
geçmeyi seviyor. Ama bu dalga geçmesi
çok acımasız. Peki bu 7 sezon
boyunca biz sadece Rejjon'un
işlediği cinayetleri değil başka olayları da
çözüyoruz Patrick'le. Bu arada
adam seri kart olarak cinayetlere devam ediyor mu?
Ediyor. Sürekli sürekli.
Yakalanana kadar ediyor. Ama bunu şöyle yapıyor.
Rejjon planlıyor.
Bir şey gibi düşün. Bir tarikatın
lideri gibi düşün Rejjon'u.
Sürekli cinayetler planlıyor
ve bunları aslında müritlerine
işletiyor gibi düşün. Ve o müritleri
de bir şekilde Jane'le
iletişim halinde olan insanlar.
Aslında aynı amaç için hepsi sırayla
öldürüyor. Evet ama şöyle oluyor
öldüren kişi yakalanırsa
hapis yatmadan onları da bir şekilde
öldürtüyor. Yani Red John'la alakalı
bir şey bilen herkes
ayyuka çıkmış herkese öldürtüyor.
Peki Teresa bu işin neresinde?
Patrick'e yardım mı ediyor yoksa
ya sen o yoldan git ben kendime başka
bir yol bulurum ben de yakalayacağım mı diyor.
Yok. O aslında Patrick'e
iyi bir gözlemci ve yardımcı olarak kullanılıyor.
Sonuçta CBI'de resmi olarak çalışan kişi Teresa ya.
Teresa mesela bir şey oluyor diyor ki ya Patrick olsa bunu çözerdi.
Hani o yine onun müdürü aslında ama orada esas rol Patrick'in oluyor hep.
Peki ben şimdi 7 sezonu izlemediğim için ve sen daha yeni bitirdiğin için soruyorum.
Teresa ile işte Patrick'in sahnelerinde mesela ikisi de birbiri için vuruluyor mu?
İşte birbiri için ok kanın altına giriyorlar mı?
Ne bileyim daha böyle sıcak güzel sahneleri var mı?
Şöyle, Patrick her zaman tabii Teresa'yı koruyor.
Ama Patrick'in elinde hiçbir zaman Red John'u vurana kadar hiçbir şiddete karşılık vermiyor.
Onu dövseler bile elini bile kaldırmıyor hiç kimseye.
Silah taşımıyor.
Kimseye yumruk bile atmadı mesela.
Red John'u bulana kadar her şeye ki esir alındı, işte kafasına silah dayandı.
Hep ağlıyor bu durumlarda.
Ya ağlıyor ya da böyle hani beni bırakın diye yalvarıyor yani.
Hiç öyle şiddet yanlısı bir adam değil.
Teresa ama bildiğimiz böyle güçlü kadın figürü.
İşte erkek gibi kadın denir ya böyle zaten hani TBI'nin başındaki kadın yani böyle müdür olarak.
O yüzden o şeyin yanında da tabii biraz şey bir geçmişi var.
Biraz acıklı bir geçmişi var.
Kardeşleri var.
Erkek kardeşlerini büyütmüş çok küçük yaşta.
Başından bir istismar geçmiş aile içi.
O yüzden böyle acıklı bir geçmişi var.
Ama Jane de Jane'in yanında kendini o kadar güvende hissediyor ki onun o zekasıyla.
O mesela eşi ve çocuğu için verdiği mücadele bile Teresa'nın hoşuna gidiyor.
Onun ne kadar vefalı bir adam olduğunu gösteriyor.
O yüzden böyle küçük küçük yakınlaşmalar oluyor tabii böyle.
Ay düşüyorum deyip sarılmalar ya da Patrick'in küçük jestleri falan oluyor.
Ama dizinin sonuna kadar şey düşünüyorsun ya bunlar birbirine aşık mı değil mi diye düşünüyorsun yani.
Ama bence bir şey daha düşünüyor seyirci.
Patrick gay mi?
Patrick gay mi diye düşünüyor.
Evet çünkü Patrick'in
yüzüğünü çıkarmaması karısına
hala bağlı olduğunu gösteriyor.
Aşık olduğunu. Ama biraz da
flörtöz tabii böyle. Hani
kadınlarla da. Aslında kadınlar
düşünüyor bunu. Erkekler onun gay olduğunu
düşünmüyor. Öyle bir yaklaşımı yok. Ama
enerjisinden dolayı çok
kibar falan ya. Bir de yüzü falan
da böyle yakışıklı. O yüzden
kadınlar düşünüyor bunu.
Peki. Böyle Teresa dışında bu
Bey'imize kancayı takan hiç mi yok?
Yani 7 sezondan bahsediyoruz.
Bir suçlunun eşi olur.
Bir suçlunun kız kardeşi olur.
Var hatta çok hoşlandığı 2 tane suçlu var.
Birisi böyle sahte bir evlilik şirketi kurup kişileri böyle birleştirip evlendiren sahtekar bir kadın.
Ama kadın aslında çok büyük çetelerin liderleriyle sevgili olan bir kadın falan.
Patrick bundan çok hoşlanıyor.
Onunla sadece şey, kadın da çok zeki.
O da çok zeki.
Sapyoseksüel birazcık.
Evet o şehvet onun hoşuna gitti ve onunla sadece öpüştü.
Ama Kızılcon'un gönderdiği ve cinayet işleyen bir kadın vardı.
Kızılcon'u gören hatta Kızılcon'un sevgilisi olduğu söylenen bir kadın vardı.
Belki ona hırsından o şekilde bağlandı.
Şimdi Kızılcon'un beraber olduğu biriyle ben de olurum falan.
Egosuyla da bağlanmış olabilir ona.
Ama şey oluyordu.
Ama hiçbir zaman dediğim gibi duygusal olarak birine bağlanmadı yani.
Ama yaptığı işe gayet saygılı ve son derece bağlıydı değil mi?
Tabii her zaman.
Peki hiç böyle sahnelerde ya bunu nasıl çekmişler dediğin bir şey oldu mu?
Kaçırma olur, vurulma olur.
Ne bileyim bir işte para alışverişi olabilir.
Yani çok fazla çatışma sahnesi falan oluyordu ama o kadar başarılı oyuncular ki
onu hani hiç hissetmiyorsun yani böyle şey olduğunu.
Sahte olduğunu hissetmiyorsun.
Şey dedim ya en başta böyle sanki biz içindeymiş gibi hissedilen bir şey.
Her şey çok doğal.
Ortamlar doğal.
O yüzden de öyle bir sahne olmadı ya.
Böyle ama o cinayet görüntülerinde tabii çok güzel makyajlar yapılmış.
O konuda çok iyi.
Ama çok şaşırdığım sahne olmadı.
O zaman kurgusu iyi.
Belli bir devamlık sağlanıyorsa.
Şöyle her bölümde ayrı cinayet işleniyor zaten.
Ama temel hikaye zaten Red John'u bulmak.
Bu 6. sezona kadar öyle.
6'dan sonra Red John ölüyor.
Patrick Horta'dan kayboluyor.
İşte bir çiftimiz daha var.
Ajan olan bir çift.
Onlar da yasaktan dolayı evlenemiyorlar önce.
Sonra öbürü başkasıyla evleniyor falan.
Kız evlenmek üzereyken.
O hikaye de çok uzun.
Neyse.
Çocuk aslında Red John'un çalışanıymış ve çocuk bunu vuracakken, nişanlısı bunu vuracakken kız çocuğu vuruyor.
Ve o ilişkisi öyle bitiyor.
Diğer ajan sevgilisi de başkasından çocuk yapıyor falan.
Ayrı ayrı bir ilişki yaşıyorlar ama sonunda onlar da işte evleniyorlar.
CBI'den çıktıkları. Kovuldu bunlar
bu arada. Red John olayında
hepsi kovuluyor. Aslında bir savruluyorlar.
Peki Patrick hapse giriyor mu?
Adamı öldürdüğü için. Patrick hapse
girecek gibi oluyor
ama girmiyor. Oralar
biraz karışık böyle hani şu an anlatsam
çünkü başka cinayetler de var
işin içinde ve Patrick'i oradan
yakalamaya çalışıyorlar ama
Patrick Red John'u öldürdükten sonra
zaten ortadan kayboluyor ve
yabancı bir ülkede turistik
bir yerde ortaya çıkıyor yani.
Ya adam çok yakışıklı bu arada sapsarı çok tatlı.
Sarı seversin sen.
Evet bunu bence bütün dinleyicilerim biliyordur artık 66 bölüm oldu yani.
Lütfen arkadaşlar.
Yani şöyle bir İsveç bir Norveç bir Finlandiya.
Bir Finlandiya bir Almanya.
Daha akı sabah konuştuk.
Rusya'nın bir Rusya'da olabilir.
Çok soğuk be.
Ne yapacağız Rusya'da?
E Norveç de soğuk.
Olsun sarıları sıcaktır.
Tabii ısıtır.
Yani bir de şimdi şöyle bir şey var.
Şimdi bu kadar olayın içerisinde Teresa'nın bir sevdiği yok mu?
Yani bütün bir 7 sezon boyunca sürekli hani Patrick'e mi bakıyor?
Hayır Teresa da şöyle.
TBI'de de böyle birileriyle bazen işte ne bileyim FBI'den bir ajan geliyor onunla flörtleşiyor falan diye.
Ama böyle ciddi bir yola girebileceği şey vardı.
FBI'ye geçtikleri zaman bunlar bu dağılmadan sonra FBI Patrick'i başarılarından dolayı çalışmak istiyorlar ve Patrick'i çağırıyorlar.
Yok artık.
Evet ama bu şöyle oluyor. FBI hiçbir zaman Jane'in kaçıyor ama hiçbir zaman Jane'in peşini bırakmıyor ve Jane'in işte bilmem kaç yıl yaşadığı yurt dışındaki yere bir olay için gitmiş gibi yapıp Jane'i oradan yakalıyor aslında.
Sonra bir anlaşma yapıyorlar ama anlaşmaya göre diyor ki ben diyor FBI'de çalışmaya başlarsam Teresa da gelecek diyor.
Benim şartlarımdan biri bu diyor.
Teresa da küçük bir yerde böyle polislik eğitimi gibi falan çocuklara falan böyle şeyler eğitim verilen bir halk eğitimi gibi düşün işte onun gibi.
Ondan sonra sonrasında Teresa'yı da yanına alıyor.
FBI'deki sürpriz şu bunların çoğu diye FBI'de ajan bir arkadaşları vardı.
Çoğu orada müdür olmuş FBI'de.
Bunların haberi yok. Patrick ile Teresa geldiğinde görüyorlar çoğu orada. Hatta şaşırıyorlar. Çoğu zaten her zaman böyle soğuk, uzak doğulu zaten.
Mesafeli herkese, hiç dokunsal olmayan. Hatta dizinin bir kısmında çoğunun gay olduğunu düşünüyorsun.
Çünkü hiçbir kadınla etkileşim kurmuyor. Kimseye dokunmuyor, kimseye gülümsemiyor, flörtleşmiyor. Öyle bir rol yapmışlar.
Şu an çok merak ettim ya.
Evet sonra ama çoğuyu nasıl görüyoruz? Bir hayat kadını yani eskortluk yapan bir kadın yine bir olayın içerisinde kadından hoşlanıyor ve birbirlerinden hoşlanıyorlar.
Sonra bu işlerin olayını çözebilmek için kadından yardım alıyor aslında. Onların çevresine girebilmek için.
İş birliği.
İş birliği ama o esnada da yakınlaşıyorlar artık böyle. Ama sonrasında çoğunun orada böyle bir olay oluyor o da spoiler olacak ama çoğunun aslında ilaç içtiğini düşünüyoruz biz ama çoğu aslında bir bağımlıymış.
ve bu kadın onun bağımlı olduğunu anlıyor.
Diyor ki ilaçlarından bana da versene diyor.
Çoğu orada kadının anladığını anlıyor falan.
Onu anlayınca geri çekiliyor.
Aslında bir kadının bunu keşfetmiş olmasını
çünkü o kadar kapalı kutu ki
kendini bu şekilde açmak onu rahatsız ediyor aslında.
Neyse sonrasında zaten eskortu olan ablamız
başkasıyla evleniyor ve hamileyken de çoğuyla karşılaşıyor.
Gidip sarılıyorlar falan filan aynen.
Çoğu da başka hiçbir şeyle görmüyoruz kadınla.
O zaman senin buradaki power çiftin çoğu ve bu hayat kadın değil.
İkinci yan çift olarak.
Yan çift olarak yok.
Orada yan çiftimiz şey.
Kavuşamayan o şeyler.
Başkasıyla evlenen işte.
Neydi ya onlar?
Şu ayrılıp birbirine evlenen mi?
Başkasından çocuk yaptı.
Öbürü de şeyini nişanlısını öldürdü falan.
Sonra evlendi derkenleri de çocuk yaptılar.
Hatta FBI onları da çağırdı.
Bir olayın içerisinde çok başarılı oldukları için falan.
Sence 7 sezon yeterli miydi bu hikaye için?
4'te 5'te bitse daha mı iyi olurdu?
Ya da 10. sezonu görmeli miydi?
Ya şöyle aslında.
Bitme olayıysa 3. sezonda da bitebilirdi.
Red John'u bulabilirdi.
Red John'u 3. sezonda öldürebilirdi ama
öyle bir dizi ki bu.
Bir ailenin çocuklarla beraber
izleyebileceği bir dizi bu.
O yüzden bizdeki şey gibi düşün.
Arka sokaklar gibi düşün.
Her bölümde ayrı bir olay çözüyorlar
ve bu hani çirkin böyle çok kanlı
çok şey çocukların izleyemeyeceği
Hani bir 13 yaş sınırı gelir ama yine de ailece izlenebilecek bir dizi olduğu için çok da uzatılabilirdi aslında.
Ama bir noktada da çözüme kavuşsun istiyorsun.
Hele Red John zamanında.
Peki bu hani Arka Sokak'tan örnek ver ki bizde bu Galip Derviş'e mi daha çok benziyor yoksa Kanıt'a mı?
Mesela Kanıt'taki bütün olay işte adli tıp işte oradaki kanıtların ortaya çıkması birbirine bağlanmasıydı.
Galip Derviş'te oradaki işte Engin Günaydın.
Onun karakteri daha çok böyle şey hani hissediyorum.
Burada bir şeyler oldu falan.
Patrick hangi tarafa daha çok benziyor?
Şöyle olaylar kanıttaki gibi.
Tabii ki kanıt arıyorlar.
Ama Patrick bunun içinde bir derviş gibi düşün.
Yani orada ne olduğunu dediğim gibi çok küçük sezgisel şeylerle,
aliansıyla, kokusuyla vesaire çözen kişi.
İkisinin karışımı diyebiliriz aslında.
Anladım.
O zaman bu durumda adam çok iyi bir başrol ama iyi de bir ekibi var diyebiliriz.
Anladım.
Peki böyle çok dikkatini çeken bir müzik, bir çekim mekanı, bir karakter.
Daha önce hiçbir işte bu kadar iyisini görmedim dediğin.
Patrick'tir.
Patrick gibi hiç görmemiştim evet.
Çekim de zaten çok güzel.
Amerikan'ın çok güzel bölgelerinde falan çekiliyor.
Her yeri güzel.
Ama yer yer böyle tatil deniz kenarlarına vesaire gidiliyor.
Oralarda güzel çekimler yapılmıştı.
Ama dediğim gibi o Fas'ta mıydı ya?
Onu hatırlayamadım.
Fas'a kaçmıştı galiba.
İran'a mı?
Öyle bir yere kaçıyor yani.
Doğu'da bir yere.
Oraya kaçıyor.
Oradaki çekimler çok güzel.
İspanya'da bir yerdi galiba.
Çok özür dilerim ya.
Baksana.
Bakayım hemen.
Red John öldükten sonra.
İspanya mı?
Meksika, Meksika.
Yalnız ben Fas'tan Meksika'ya nasıl geldiyse.
Avustralya'ya dönmüş.
Nasıl?
Avustralya değildi ya.
Meksika falan.
Yani doğudan başlayıp biz nasıl Meksika'ya geldik ben bilmiyorum.
Ya bana böyle Fas gibi geliyordu da şimdi kadınların...
Venezuela'ya bağlı İspanyolca konuşan egzotik bir ada.
Heh heh orası.
Bolivar.
Bolivar.
Şey para birim Bolivar Venezuela'yla olduğu gösteriliyor.
Orası güzeldi.
İsli'de de Margarita Adasıymış.
Hee işte orası çok güzeldi.
Ya aslında hani çok da böyle şehirden çıkmıyorlar galiba benim anladığım.
Çekerken.
Aynen yok çıkmıyorlar hemen hemen.
Zaten CBI olduğu için hep aynı yerde geçiyor yani.
Yani aslında o zaman bütün çiftleri, müzikleri, çekimleri konuşuyor gayet güzel geliyor kulağa.
Peki bu dizinin bugünlerde bir benzeri yanından geçebilen bir iş var mı?
Çünkü nispeten artık eski sayabiliriz.
Üzerinden kaç yıl geçti?
Tabii canım 19 yıl geçmiş.
2008'de galiba yayınlanmış.
Bizim matematik seviyesi.
Neyse.
Yani bilemedim yani.
Blackestepopel mesela.
Hiç alakası yok onunla ya.
Bu suç dizileri hangisiki?
Mesela The Rocky var.
O da böyle bir bizdeki arka sokakların daha geniş versiyonu gibi.
Ya aslında o kadar birbirine benzer şeyler var ki.
Ama burada olay o Patrick'in aslında mediummış gibi davranıp hem çok zeki olması hem de çok kıvrak zekalı olması falan her şey.
Onun gibi yok ama benzeri var tabii ki.
Dediğim gibi bizde de mesela ne vardı?
Mezarlık mı var?
Mezarlık var mesela Türklerde.
Ama hani bir Patrick Jane mi değil hiçbiri.
Öyle bir karakter yakalayamadım.
Ben yakalayamadım yani hiçbirinde.
Ama onlar da güzeller yani.
Sence peki biz bunu alıp uyarlamasını yapmak ister miyiz?
Uzun soğuklu bir televizyon dizisine dönüşür mü bu?
Ya şöyle 20 yıl sonra bu tekrar Netflix'te ilk onda zaten dizi.
Bence çekilebilir.
Ay yapımı alsa desek ki çekeceğim kim oynasın Patrick yerine?
Ya şöyle, güzel soru.
Şöyle mesela onun bölümleri 43 dakika, bizde olur 90 dakika.
Ne 90'ı? 140'a doğru gidiyoruz yani.
140 dakika olur yani.
Onun da tadı kaçar yani.
Ya da tek sezon yapabiliriz belki, öyle bir şey olabilir.
Olabilir, mini dizi gibi ama.
Onda da çok zor ya.
Aa karakterleri şu an düşünmeye başladım evet.
Jane kim olur biliyor musun?
Çağatay olsun.
Çağatay değil ya, yok öyle biri değil.
Çünkü Patrick böyle hafif minyon, sevimli.
Bir de kombinleri de çok iyi galiba.
Benim gördüğüm bütün ediplerinde...
Hiç kıyafetini değiştirmiyor bu arada.
Öyle mi?
Evet.
O zaman tam ışıktan kaynaklı çok iyiydi benim gördüğüm görünüşü.
Evet.
Ayakkabısını hiç değiştirmiyor.
Bir kere ayakkabısını tamire veriyor.
Onun yerine saçma sapan bir ayakkabı giyiyor.
Onu da çıkarmıyor falan.
Takıntılı bir tip yani böyle.
Sürekli ofiste yatıyor.
Zaten karısıyla çocuğu öldükten sonra eve giremiyor.
Ofiste bir tane koltuğu var.
Bütün fikirler o koltukta yatarken aklıma geliyor.
Hatta CBI'ye bir saldırı düzenlenecek.
CBA'nın içerisinden birisi kamera yerleştirmiş ve koltuğunu birkaç milim oynatmış.
Ve CBA yapılacak saldırıyı o koltuğun birkaç santim yerinin değişmesinden dolayı buluyor.
Diyor ki burada bir şey olmuş.
Yattığında hep sabit bir yere bakıyor ya.
Oradaki değişikliği anlıyor ve oraya gizli kamera takıldığını fark ediyor.
Böyle ayrıntılar var dizide.
Var be.
Çok çok güzel.
Kim oynayabilir ya?
Bunu düşünelim bence.
yani Kıvanç olabilir belki tip yüzünden
hayır ya Kıvanç gibi biri değil
Tolga Sarıtaş gibi olabilir
daha böyle minyon
cilveli cana yakın
Tolga'nın oyunculuğunu bilemedim
kim gibi biliyor musun
biraz da sevimli olacak ama böyle
Buğra Gülsoy
olabilir Buğra fazla sevimli kalır
atıyorum şey gibi
Fırat Tanış'ın sevimli
hali gibi
Niko da olur
Aaa Niko olur. Doğru.
Sen hep sarıları istiyorsun. Ama Petrik de
bir sarı. Ben diyorum Fırat tanış sen.
Türkiye'de kim gibi
biliyor musun? Şey var ya
organize işlerde de oynayan
ayı hatırlayamadım adını ya. İlker
Ayrık mı? İlker Ayrık değil ya.
Keşke daha önce Söğüt Selim'i düşündürdüm.
Terese'yi düşün. Kim olabilir
o sert kadın? Bade işçiliği olmaz.
Bade olmaz.
Burçin Terzioğlu. Burçin olur.
Tuğba Büyükçüsün. Tuğba olmaz.
Oyunculuğu mu zaten? Serenay.
Bu arada Tuğba da olabilir ama Serenay değil.
Çünkü Serenay bir başrol yani bence.
Şey de başrol tabii de.
Serasa da başrol.
Şimdi Serenay'ı kadına koyarsak onun boyutlarında bir beyefendi bulmamız gerekiyor.
Orada da yine şey devreye, kıvanç devreye girer.
Kıvanç olur, kıvanç olur ya ama bilemedim.
Kıvanç'ın cilveli halini biz hiç görmedik ya.
Yani Behlül'de belki bir tık.
Behlül'de de öyle değildi.
Yani onda bile hani şey daha sertti ya böyle daha havalıydı falan.
Bilemedim şu an.
Mesela şey olmaz.
Neydi çocuğun adı?
Terzi'deki çocuk.
Salih Bademci.
Salih Bademci olabilir mesela Petrik.
Evet aslında.
Öyle bir adam böyle.
Hem böyle sempatik olabilen.
Yeri geldiğinde böyle sert.
Sert de değil.
Sert olmuyor gerçi.
Ama böyle zeki, sevimli.
Salih olur mesela.
Ama adam hakikaten çok sevimli.
Çok tatlı bir yüzü var.
Ve adam eskiden futbolcuymuş değil mi?
Öyle bir kariyeri de var.
Hatta futbolculuktan şeye geçmiş.
en başarılı oyuncu deniyor yani.
Oyunculuğa geçmiş.
Yakın zamanda belki başka bir filmini görürüz.
Belki yeni bir diziye başlarız. Ama şu an çok yaşlanmış.
Olsun. Yeni projesi vardı
galiba ya onun. Yok mu?
Son dönemde ben o adamı
bir şeyde görmedim. Çünkü
oyunculuk kariyerini bırakıp
Avustralya'ya yerleşmiş deniyor da.
O yüzden dedim sana. Avustralyalı mı acaba?
Bilmiyorum ki.
Şöyle deniyor. Oyunculuğu bırakmamış.
Maddi özgürlüğünü kazandıktan
sonra kendi memleketi Avustralya'da
ve bağımsız projelerde aktif şekilde
devam ediyormuş. Ya şey muhtemelen
zaten diziden kazanabilme
kadar kazandı. Tabii canım. Tüm
dünyaya satmışlardır. Hatta bizde bile aynı
anda hem Disney Plus hem Netflix'te.
Arasan HBO Max'de falan da bulursun.
Bulursun evet. Belki de vardır.
En son bu sene Scarpetta
diye Nicole Kidman'la bir dizide
oynuyormuş. Prime Video'da
ve FBI ajanını canlandırıyor.
Orada da. Olur. Sen bir
Başlarsın buna.
Başlarım da yerini tutar mı bilemedim ya.
Ya o kadar güzel mi ya?
E hadi izleyin.
Herkes izlesin de bir şeyini yapalım.
Yani bize bir o zaman Instagram hesabımızdan geri dönüşünüzü yapın.
Ve bu bölümlük bizden bu kadar diyoruz.
Teşekkür ediyorum efendim.
Rica ederim efendim.
Görüşürüz.
Kendinize iyi bakın.
Lütfen izleyin.
Yavaş yavaş izleyin bitmesin.
Ve siz de Cuma günkü haftalık bölüme bekliyorum.
Görüşmek üzere.
Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
