
Bu bölümde yazdan kışa kalan ve reytingleri bir an olsun düşmeyen yerli bir diziyi konuştuk.
Herkese iyi dinlemeler…
Transkript
Herkese merhabalar.
Vizyonda Yayında''nın yeni bonus bölümüne hoş geldiniz.
Bugün Berfin'le birlikteyiz.
Daha 17'yi konuşacağız.
Hoş geldin.
Hoş buldum.
Merhabalar herkese öncelikle.
Merhabalar.
Ben teşekkür ederim geldiğin için öncelikle.
Rica ederim.
Şimdi seni hiç tanımayanlar için bize mesleğinden birazcık bahseder misin?
Ne iş üstüne çalışıyorsun?
Alanın ne?
hangi üniversiteye bitirdin gibi gibi şeyler.
Ben 26 yaşındayım.
İstanbul Üniversitesi'nde orman mühendisliği okudum.
Şu an matematik öğretmenliği yapıyorum ekstra iş olarak.
O şekilde devam ediyorum.
Peki orman mühendisliği olarak ne iş yapıyor?
Devlet de izinlere bakıyor.
Özellikle de bu izinlerin dosyalama işlerini yapıyorlar aslında.
Hani bu gördüğünüz aslında her orman izinler.
Her şey aslında yani gördüğünüz ormana ait her şey aslında devlet koruması altında oluyor.
Yani bunlar şahsiyet olmuyorlar.
Biz onların bakımı, kesilmesi, satışı, her şeyle planlanması, programlanmasının hepsine orman mühendisleri bakıyor.
Vay be, ben gerçekten bu kadar komplike bir şey olduğunu bilmiyordum.
Evet, soruyorlar genelde. Çok merak da ediyorlar gerçekten.
Yani kimya mühendisi, biyoloji hepsi çok anlaşılır da orman mühendisi ilginç geldi bana, bilmiyorum.
Evet, bana da hep sormuşlardı. Ben de hem ilgimi çekiyorum, doğayı, ormanı çok seviyorum.
Hem işin içine girdiğim zaman da çok hoşuma gitti gerçekten.
Hani ormanda gezmek, bunların bakımlarını yapmak, onları daha güzel hale getirmek.
Peyzaj açısından da çok hoş bir görüntü oluyor gerçekten.
Keşke İstanbul'da her yer öyle olsa da yani gözümüz gönlümüz açılsa diyeyim.
Biz de Ozan bugün birazcık daha Ege'nin ormanlarına doğru gidiyoruz ve daha 17'yi konuşuyoruz.
Şimdi öncelikle bize birazcık dizinin konusundan bahseder misin?
Ana konumuz ne?
Ana konumuz Aras 17 yaşında. Küçükken bir trafik kazası geçiriyorlar ve kendisi komaya giriyor, öldüğü zannediliyor.
Öldüğü zannedilince de diğer küçük kardeşini Hakan ve Şebnem evlatlık olarak alıyorlar.
O sırada da Hakan ve Şebnem'in kendi küçük oğlu Sudabo olarak ölüyor.
Öldüğü zamanda da kadının çok psikolojisi bozuluyor.
Çok psikolojisi bozulduğu için de diyorlar ki biz bunu evlatlık olarak alalım.
Zaten bunların trafik kazasını geçirmesine sebep olan kişi de aslında Hakan.
İşleri anlaşmazlığa girdiği için.
Peki işte ondan sonra bu gençlerin aşkı noktası var diyor.
Sürekli Twitter'da görüyorum.
Böyle dehşet bir lise var değil mi?
Evet.
Ve herkes birbirine aşık oluyor.
Evet aslında ben bir izleyici olarak lise sahnelerini daha çok görmek isterdim gerçekten.
Hani bir tık daha mesela geride kaldı.
Ben liseye başladığım zamanlarda hani daha çok lise kısmını görürüz.
Hani daha eğlenceli akar diye düşünmüştüm.
Hani gençlik lisi diye düşünmüştüm.
Ama sonradan fark ettim ki aslında daha derin bir senaryo var.
ve hani daha ince işlenen bir senaryo da var
aslında. Ya 3 sezon
daha anlaşıldığı söyleniyor. Daha okul sezonlarının
daha fazla olacağı söyleniyor.
Hani zaten şu an net bir bilgi yok ama
hani tabii söylentilere göre hani söylüyorum
bunları. Hani ben bir seyirci
olarak ama daha çok böyle lise sahnelerini
görmeyi isterim açıkçası.
Yani çünkü ben mesela
daha 17 yapıp yapmakta çok kararsız kalmıştım.
Aslında yazın başından beri yapayım diyordum.
Sonra dedim ki hani birazcık tutacak tutmayacak
onu göreyim. Sonra böyle birazcık daha
zaman geçtiğinde baktım ki tuttu. Bakayım
ne mi bir kışa kalacak mı diye ama yani şu an
resmen artık kışın içindeyiz ve baya
reyting de yüksek olarak devam ediyor.
Ve şey yani normalde işte Nesli'nce
asla çok fazla dizi tutturabilen,
çok fazla başrolü de sevilen bir kadın değil ya.
Mesela bu işin içerisinde tuttu ve devam
ediyor. Hani artık onun da böyle anne
rolünü oynadığı yaşlarına geldik
değil mi? Evet gerçekten.
Ben bu dizide gerçekten kendisini çok
beğendim. Yani bence bir anne
olarak ölmüş oğlunun yerine birini koyabilmek
bence çok büyük bir şey. Yani o kadının
onunla çok düşkünlüğü, hani diğer
kızı Leyla'yı aslında bir tık daha
geride tutması bana açıkçası biraz daha
tuhaf gelmişti. Bence izleyiciler de
bunun farkında. Hani onun ona bu kadar
çok düşkün olması. Çünkü izleyici olarak diyorum ki
hani Tıvman öğrensin ve arası onu
alsın götürsün yani. Hani götürmese bile
birleşsinler istiyorum. Ama bakıyorum
hani Şebnem açısından baktığım zaman da
bir kere oğlunu kaybetmiş.
Hani onun özlemini çekiyor. Ona o kadar
çok düşkün. Onun yatağında koklayarak
uyuyor, bekliyor onu. Hani bu kadar
düşkünken onun hani bir harabe
halini görmek de istemem açıkçası yani.
Peki o
nesline partneri hakkında ne düşünüyorsun?
Meryem yakışan bir ikili olmuşlar bu arada.
Orta yaşlı çift sevenler için bence
onlara itham ediyor yani.
Evet güzel bir çiftler gerçekten.
Kötü kötüyü bulmuş diyelim yani.
Gerçekten öyle. Hakan da gerçekten
bunun hakkını verenlerden. Yani aslında
onun için Teoman önemli değil. O aksine
zaten Teoman'ı sevmiyordu. Küçüklüğünden beri
eziyeti tamamen aslında bu yüzden. Ama
karısını da çok sevdiği için ve kıyamadığı için
bence sadece ben burada
sevgiyi de değil yaşanmışlıkların onu çok bağladığını
düşünüyorum. Çok küçük yaşta
ikisi de başka bir şehirden kimliklerini değiştirerek
gelmişler buraya ve birbirlerine tutulmuşlar.
İlk başlarda çünkü kocası
Şebnem'i aldatıyor ama
ikisi de bunu sineye çekebiliyorlar.
Ortaya bir bebek düşüyor, bebeği aldırıyorlar.
Bunu Şebnem aldırtıyor.
Olaylar buraya kadar gidiyor ama bir ayrılma
bir şey olmuyor. Bence gerçekten seven
bir insan zaten aldatmaz. Gerçekten seven
bir kadın da bunu kabul etmezdi zaten.
Bence sadece buradaki şey sevgi değil, birbirlerine
olan bağlılıkları da, yaşanmışlıklar
bir aşk değil de sadece
beraber büyümek, her şeyi beraber
yapmak, artık onun sevgili
eş hayat gibi değil de tamamen
birleşik, bir ikili gibi düşünebiliriz
bence onları. Yani aslında
bir noktada doğru söylüyorsun. Demu Hüseyin
bu kadar böyle dramatik olması,
sürükleyici olması dizinin kış sezonunda kalmasını
sağladı. Bir de bence
biz mesela kışa kalan Bodrum dizilerini
daha çok seviyoruz. Daha önceki senelerde
Üç Kız Kardeş diye bir dizi yine Bodrum'da
çekiliyordu. İşte o da kalmıştı mesela.
Sen de peki sezon sonunu görebilir mi?
Yani bir sezon finali görür müyüz? Yoksa
işte Ocak, Şubat yani sezonu yarısı dediğimiz
döneme kadar zor dayanıp orada final mi yapar?
Yani ben şu an açılışı
güzel yaptıklarını düşünüyorum ama sezon sonuna
kadar dayanamayabilirler. Çünkü artık Aras
bunu öğrendi. Taman artık bir şeylerden
şüphelenmeye başlıyor. Sen hani
birisin diyor. Sen tanıdık birisin
diyor. Hani bunun imansını yapmaya başlıyor.
Yani senaristlerin bunu gerçekten
çok güzel bir kurgu yapması gerekiyor. Çünkü
Çünkü ilk başlarda hani bize ufak tefek mesela biraz daha ağır akıyordu.
Ufak tefek bize bir şeyler gösteriyorlardı.
Biz diyorduk ki nasıl anlayacaklar, nasıl yapacaklar.
E şimdi bakıyorum Aras tamamen kardeşliğe aslında bağ kurmaya çalışıyor.
Onu o bağdan kendine çekmeye çalışıyor.
Ben sezonun sonuna kadar çok dayanabileceğini düşünmüyorum.
Çünkü bir zaman sonra insanlar da sıkılacak.
Çünkü Teoman Aras'a hiç yanaşmıyor.
Babasının Aras'ı daha çok sevdiğini düşünüyor çünkü.
Kendisinin sevilmemesinden dolayı da Aras'a çok kötü davranıyor.
Aras hiç pes etmeyecek bir insan ama
bu da bir zaman sonra bence izleyiciyi artık sıkacak diye düşünüyorum.
Bir de şimdi artık böyle dizi kış dönemine kaldığı için
ister istemez yazınki bazı karakterlerin hikayeleri bitti.
Bazen hani oyuncular işte yaz işi diye kabul ediyorlar.
Hem tatil hem iş.
Ama kışa kalınca İstanbul'a dönüyorlar.
O yüzden şey mesela işte Hakan Meşler ayrılmış diziden.
Onun karakteri herhalde.
Onda şey demişler ya adam hem mis gibi tatilini yaptı.
Hem işte işini çekti, parasını kazandı.
Şimdi evine dönüyor diye.
var mı böyle ayrılmasını istediğin
ya da ayrılmasını beklediğin karakter?
Yani karakter olarak ayrılmasını
beklediğim biri yok. Aslında orası
çok kalabalık bir kısım değil.
Çünkü heyemanların ailesi var yani
şebnemler. Arası zaten tek başına.
Onun dışında bir de hani kıvırcık
çocuğun hani ailesi var. Diğer özlemler
var yani. Onun dışında başka biri yok.
Bana kalsa bence Serhat da çıkmamalıydı
diziden. Çünkü hani arası
zaten Bodrum'a getiren Serhat'tı.
Hani ölmesi biraz daha bence
saçma oldu. Hani onun birazcık daha
ortalık karıştırması gerekiyordu bence sezon sonuna
kadar devam edebilmesi için. Çünkü artık
şu an hani tek sıkıntı yaratabilecek
kişi abi dediğimiz kişi geldi
ve hani bunlara zorluk çıkartıyor. Kendi
korumasından kaldırdı. Şu an yüksek ihtimalle
sezonun geri kalanında hani arası
Teoman'dan ayırmaya çalışacaklar ve
devamında da hani abiyi biraz daha
ikna etmeye çalışacaklar. Çünkü para kaynağının
da kesilmesini istemiyorlar. Ama
bence Serhat'ın çıkmaması gerekiyordu. Hani
birazcık daha ortalık karıştırması gerekiyordu.
Çünkü onun elinde kozlar da vardı. Hani
sahte kimliği bulan da Serhat'tı. Arası
bulup getiren de her zaman Serhat'tı.
O yüzden bence çıkmaması daha iyi olurdu.
Yani bakalım belki
Serhat diyene daha güçlü bir karakter gelir.
Belki hani bu dizide kendi içerisindeki
ikon karakterlerini yaratır. Çünkü yani
başarılı olmanın ön şartı odur ya hani
hem çok kötü hem böyle herkesi izlerken
zevk aldıracak karakterler olması gerekir.
Peki bu çiftlere dönersek
ben lise sahnelerini daha çok seviyorum bu arada.
Orada hep böyle bir işte birileri aşık oluyor, birileri
ayrılıyor, işte ilk kez öpüşüyorlar vesaire.
Mesela Atay, Yaşat'ın oynadığı karakter bana çok tatlı geliyor ya.
Yani hem o çok iyi oynuyor hem çift olarak iyiler.
Ama mesela orada kadın oyuncu daha büyükmüş galiba Atay'dan değil mi?
Öyle bir muhabbet var. Ceren diye biri.
Sanırım öyle olabilir. Ben de çok detaylı bilmiyorum.
Çünkü şey Yaşat 23 yaşındaymış Ceren de hatta 30 yaşındaymıştı.
Hani ülkede işte 20 yaş bandında ya da 18 yaş bandında genç kız mı kalmadı bunları oynatıyorlar demişler.
Peki sen ne düşünüyorsun? Sende yakışan bir ikili mi?
Ben yakıştırdım ama ben aralarındaki bağı sevgi gibi göremiyorum biraz daha.
Çünkü Deniz'in şu anki Teoman'a karşı hisleri tamamen Aras'ın kardeşi olmasından kaynaklı.
Yani Aras'ın kardeşi olmadan önce bilmiyorken öyle bir ilgisi yoktu.
Hani ikisine daha sinir oluyordu.
Ama şimdi baktığımız zaman Aras'ın kardeşinin olduğunu öğrendiği için ona daha uzun bakmalar, daha böyle bir içten davranmalar.
Teoman'ınki zaten başta sadece Deniz Aras'ı sevdiği için bir yakınlaşmak istedi.
Ben Teoman'ın birazcık daha hislerinin değiştiğini düşünüyorum.
İkili olarak da bir tatlı bir çift oluyorlar gerçekten.
Hani bir şeylikleri var, komiklikleri var gerçekten.
Hani hoş da buluyorum.
Ama hani bu gerçek bir sevgiye dönüşür mü?
Onun çok arasındayım gerçekten.
Çünkü ben Deniz'in Teoman'a karşı öyle bir his beslediğini düşünmüyorum.
Hani sadece ben şu an arasın kardeşi olduğu için onun ilgisini çektiğini düşünüyorum.
Hani bir kardeş gibi bakıyor ona aslında.
Hani hiç bulamadığın bir kardeşini bulursun ve sürekli izlemek istersin.
Deniz de birazcık daha öyle bakıyor Teoman'a.
Anladım. Peki sen de senerdeki sıkıntılar ne?
Yani ben olsam, senerist olsam işte atıyorum o karakteri diğeriyle çift yapardım.
Ya da işte onunla onu anne kız yapmak yerine onunla onu anne oğlu yapardım dediğin var mı öyle ikililer?
Aklına gelen.
Ya da şey mesela işte ben olsam hani o kadar iyi yazardım ki işte bu dizi en az iki sezonu garantilerdi bu sener öyle dediğim bir şey.
Mesela işte kardeşlerin buluşması olabilir, annenin daha şefkatli olması olabilir.
Yani ben birazcık daha entrika olarak yapardım açıkçası.
Çünkü hani bizim toplumumuz da bunu daha çok seviyor.
Şu an dizi birazcık daha arasın acısından gidiyor.
Hani aslında herkes arasa çok üzülüyor ve hani bunu izlemek istiyor.
Bir yerden de Şebnem'in temanı olan o sevgisini görüp insanlar üzülüyor.
Yani birazcık da aslında acıtasyondan gidiyor.
Ama ben olsam bir karakter koyardım oraya.
Mesela Serhat'ı çıkarttıysam eğer.
Serhat, Hakan, Aras'ın babası.
O dönemlerden böyle kilit bir isim getirirdim mesela diziye.
Birazcık daha ortalığı karıştırsın diye beklerdim.
Hani Hakan'ı birazcık daha zorlasın.
Çünkü Aras çok yetersiz kalıyor.
Zaten çocuk daha 17 yaşında.
Ve bir arkası yok, hiçbir şey yok.
Onunla baş edemiyor.
Hani böyle bir sıkıntı yaşayan.
Onunla Aras'a bir destek lazım burada.
Yani birazcık daha desteği getirip entrika yaptığım zaman
en kötü ben sezon sonunu çıkartabilirdi diye düşünüyorum.
Ama Şebnem'i, Tevmon'u ben çok yerinde buluyorum.
Yani o ikiliyi izlemeye gerçekten çok seviyorum.
Biraz hastalıklı gibi bir şey aslında.
Toksik bir ilişki.
Ama aslında biz öyle şeyleri seviyoruz ya.
Çünkü totalde baktığımızda işte 2,5 saatlik bir süresinden bahsedince bir şeylerin de eğlenceli olması gerekiyor.
Evet evet.
Yani ama biraz daha Şebnem'in mesela Leyla'ya birazcık daha düşkün olmasını mesela beklerdim.
Çünkü babayla kız anneyle oğlan eşleşmiş gibi oluyor.
Ne Leyla annesine yanaşıyor ne Teoman aslında babasına yanaşıyor ama babası Teoman'a hiç yanaşmıyor.
E şimdi babası da Teoman'a hiç yanaşmadığı zaman da.
Zaten aslında baktığımız zaman Teoman ve Leyla ikiz diyebiliyorlar.
Ama bu kadar bir ayrık ikiz olamaz.
Yani biraz bir birleşik olmaları gerekiyor.
Bunun da sebebimi ben tamamen Şebnem'den kaynaklandığını düşünüyorum.
Şebnem'in Teoman'a çok üzerine düştüğü için Leyla'yı kendinden ve Teoman'dan uzaklaştırdığını düşünüyorum açıkçası.
Yani ben onların arasındaki bağı daha kuvvetli olmasını isterdim mesela.
Yani aslında hani hikayenin farklı tarafların akması için bence bu gerekiyor.
Bir de şey soracağım.
ben senin kadar diziye hakim değilim.
O yüzden bu konudaki birleşişim sensin bugün.
Sence Bodrum'un bu hikaye katkısı
ne? Yani bu hikayeyi atıyorum alıp işte
Karadeniz'de çeksen, ne bileyim bir
Güneydoğu'nda çeksen ya da İstanbul'da
çeksen. Yani yine aynı hissi
yaratabilir miydi? Yoksa işte Bodrum'un denizi
bu hikaye için çok özel gibi bir
metafor var mı burada? Sadece şu
konuda söyleyebilirim. Gençlik açısından çok
güzel olmuş. Mesela onların bir yaz
enerjisini yansıtmış, giyimlerini
hani bunları mesela yansıtmış ama
genel olarak baktığım zaman Bodrum'un
aşırı aşırı bir etkisini göremedim açıkçası.
Mesela İstanbul'a da çekebilirdik bunu.
Hani Bodrum diye özelleştirmeye o kadar da
gerek duymadım açıkçası. Sadece
hani yaz akşamlarının olması
güzel olmuş. Ama bunu hani sadece
Bodrum için değil de başka şeyler için
de okeyleyebilirdim yani.
Bu arada ben sosyal medyaya baktığımda şey gördüm.
Çoğu insan fragmanlardan hiç memnun değil.
Kurgudan nefret ediyor. İşte
en sevdiğimiz sahneyer kesiliyor falan.
Hani çok beklenen şeyler izlenmiyormuş
bölümde. Öyle bir senin gördüğün
bir eksiklik var mı? İşte fragmanda olup bölümde
olmayan, ne bileyim bölüm özetlerinde, bölüm
fotoğraflarında olup bölümde izlemediğin sahneler.
Yeterli gelmiyor bana da
fragmanlar. Hani daha heyecanlandıracak
daha farklı bir fragman
olabilirdi. Fragman olarak çok yeterli
gelmiyor. Hani başka dizilere baktığım zaman
beni daha çok heyecanlandıran, daha çok merak
ettiren diziler oluyor ama daha 17
bence de o konularda birazcık daha eksik
kalıyor. Ama bir de şey hani ekibi
kurarken zaten yapım ekibi genelde
şeye bakıyor ya hani işte yaz enerjisini yansıtabilecek
hafiflikte işler çıkartabilecek
bir kurgucu mu? İşte öyle bir yönetmen mi?
Ama hani iş kışa kalınca işte daha ciddi
oluyor reklam gelirleri, işte
oyuncuların kaşeleri derken iş daha
da büyüyor. Peki sence
ya işte bu dizi, bu karakter fazla
ya da işte bu dizi atıyorum herhangi
birinin işte annesi, babası, sevgisi
hikaye gelse eksik olur dediğin
Aras dışında bir karakter var mı?
Ya da ben yazsam şunu kesin
eklerdim. İşte herhangi bir ev olabilir,
araba olabilir. Hani çocukluklarından.
Yani Bodrum'da oldukları
için Aras'ın eski geçmişine dair
bence de bir şeyler olabilirdi ekstra.
Eklenebilirdi. Yani hani dediğim gibi
mesela birini getirmek de bu olabilir.
Sonuç olarak Aras tamam şu an yetimhanede
ama çocuğun bir geçmişi var. Bu mesela
bu çocuğun hiç dayısı, teyzesi, halası,
amcası, hiç kimsesi yok mu mesela bu çocuğun?
Niye ortada hiç kimse yok? Ya da
babasının hiçbir arkadaşı yok mu? Kardeşini
ararken bunlardan hiçbirine mi rastlamadı?
Hiçbirini mi bulmadı? Yani en azından
sonuç olarak yani şimdi mahallemizde
bile biri ölse hani bir ortada çocuk
kalsa kim onun nereye gittiğini bilir.
Yani Hakan da bu konuda tabii ki de çok
temkinli davranıyor, çok dikkatli oluyor ama
bence bunlardan da biri gelebilirdi
yani. Peki biz
orta yaşlı çiftimizi seviyoruz anne babayı
ama onun dışında mesela işte
Teoman'ı ya da arası başkaları
oynayabilse kimin oynamasını isterdin?
Ya da dizideki diğer karakterler için?
Hani işte atıyorum mesela
işte Kerem Bürsin mesela geçmişte işte
Güneş Beklerken'de oynamıştı ya
ya ne bileyim işte Tolga Sarıtaş
Güneş'in Kızlarında oynadı. Hani öyle star isimleri düşün.
Ya da şey mesela Çağatay Ulusoy'un gençliği, Aras olsaydı çok iyi olurdu falan dediğin.
Evet aslında bak Çağatay Ulusoy gerçekten buna gidermiş gibi.
Birazcık daha tip olarak yapıyorlar.
Ben Aras'ın brolü o kadar da çok kaldırabildiğini düşünmüyorum bu konuda.
Bence de daha star bir isim gelebilirdi.
Çünkü bir tık daha küçük kalıyor.
Ama o biraz yaştan dolayı değil mi ya?
Çünkü senaryoda küçükler gidip oraya Alperen Duymaz'ı koyamaz belli bir yaşlı kalası var.
Biz aslında çok alıştık bunları görmeye.
Yoksa mesela dediğiniz gibi Deniz 30 yaşındaymış mesela.
O oraya gelebiliyor.
Yani şimdi biz hep gençlik lise dizilere baktığımız zaman bizim hep bandımız 25-30 olduğu için
şimdi Aras burada benim gözümün ilk başta açıkçası çok küçük geldi.
Biraz daha gözüm şimdi alışıyor.
Şimdi diğer oyuncular da küçük gösteriyor.
Hani Deniz 30 yaşında ama o da çok küçük gösteriyor baktığımız zaman.
O birazcık hani kadınların kızların boyu bir tık daha hani ortalamanın altında kalıyor.
Mesela işte kadınlarda uzun boy dediğimiz şey maksimum bir yetmiştir.
Mesela ben de bir yetmişim ama bence ben uzun değilim.
Ama kadınların ortalamasına göre uzun kabul ediliyor ya.
Yani milyon olunca otomatik olarak yaşını göstermiyor aslında biraz da.
Evet.
Yani yoksa şey bence mesela işte Masumiyet Müzesi'ndeki Selahattin Paşalı'nın partneri.
Mesela o kız gerçekten çok küçük gösteriyor.
Evet.
Ya mesela ondan olmaz mıydı?
Teoman'a ya da arası partner.
Deniz Yerin olabilirdi bence.
Güzel de bir kız gerçekten.
Oyunculuğu da güzeldi.
Diziyi de izledim.
Beğendim de hani kadının oyunculuğunu da beğendim.
Selahattin Paşalı'yı da beğeniyorum.
Yani burada da mesela oynayabilirdi.
Çünkü o birazcık hani sakalsız olunca işte lise çocuğunu andırıyor olabilirdi belki ama muhtemelen oyuncuların tamamının kaşesinden kısmak istediler.
Oyuncu olabildikçe no name insanlara yöneldiler vesaire.
Ama Nesli Cevatzade bence ona hiç beklemedim kadar iyi oynuyor ya.
Çünkü bir röportajında şey demişti işte benim bu güzelliğimle işte ayağımda terlikli bir mahalle kadının oynamamı bekleyemezsiniz diye.
Evet bir projeyi reddetmiş sanırım bu yüzden zaten.
Duymuştum.
Ama hani ona gelen projeye baktığımızda aslında yaşı belli, oynayacağı roller belli.
İşte Badeşçil'de geçmişte demişti ya bana fakir kadın tiplemesi olmuyor diye.
Nasıl olabilir ki zaten? Herkes bu ülkede bir Hazal Kaya değil.
Mesela bana karısı Hazal Kaya, Nihal'den daha iyi adını Ferah koyduğumda olmuştu.
O kadına gerçekten fakir tipi var.
Aynen sen Nebahatçehir'e de fakir gitmiyor bence.
Mesela bu ülkeye böyle bir Aras'ın Teoman'ın işte anneannesi, babaannesi gelse
ya da bir dede rolünde işte sallıyorum Çetin Tekin'de oraya gelse gider mi sence hikaye?
Gider. Ben Nebahat Çeyrek'i de beğeniyorum.
Bana göre çok asil duruyor gerçekten.
Mesela eskiden zenginlerse, arasının eline göre zenginler,
babaanne olarak gelse ya da anneanne olarak gelse ben hiç şaşırmam.
Aksine bence güzel de olur diye düşünüyorum açıkçası.
Peki sence bu dizi eğer sezon finalini görebilirse,
yani Mayıs-Haziran'ı görebilirse ve Eylül'den itibaren işte totalde 32-34 bölümü bitirirse
Sence sezon finalinde ne olur?
Neyle bitebilir yani?
İşte Aras'ın ölmesi mi?
Teoman'ın Aras'a gidip bıçaklaması mı mesela?
Ben bu inadını Teoman'ın bir zaman sonra kıracağını düşünüyorum.
Çünkü Aras ona çok ince ince işliyor.
Hani bir yerde mesela konuşurken saygılı konuş diyor.
Teoman mesela dönüp şaşırıyor.
Yani böyle aslında bunu her seferinde yapmıyor.
İnce ince yapıyor bir şeyleri ya da ona çok şefkatle bakıyor.
Teoman'ın aslında şu an biraz daha anlamasının sebebi o.
Yani ben bir yerden sonra artık Hakan'ın ve Şebnem'in yenilmesini istiyorum tabii ki de.
Ve Aras ve Teğmo'nun mutlu bir son yaşamasını istiyorum.
Ben kavuşacaklarını düşünüyorum.
Çünkü 11 senedir kardeşini bırakmayan bir insan bence bunun sonunu getirmeden bırakmaz.
Yani bunu bırakabilmesi için bence dediğin gibi ya Aras ölecek, devam edecekler ya da bunlar kavuşacak.
Yani Aras için başka bir son düşünemiyorum ben asla.
Peki ikisinin aynı kadına aşık olduğu bir versiyon?
Aras'ın vazgeçeceğini düşünüyorum.
Aras'ın böyle bir şey yapacağını düşünmüyorum.
Yani çünkü işte hani Kuzey Güney'deki gibi aslında çok klişe bir senaryodur ama
yani baktığında hani çok da böyle gerilim arttıran, böyle şevk veren bir şey oluyor izlemek için.
Acaba kız hangisini seçecek?
Ya da işte bu ikili kızı mı daha çok seviyorlar, birbirlerini mi gibi?
Yani ben burada arasın hiç rekabete girmeyeceğini, direkt zaten kendini çekeceğini düşünüyorum.
Bence kardeşi onun için her şeyden daha çok önemli ve sevdiği kişiden bile bence daha önemli.
Bence zaten baştan Leyla'dan uzak durmasının sebebi de hep buydu.
Kendini daha çok çekmesinin sebebi de buydu.
O yüzden ben onun hiç böyle bir yarışa gireceğini düşünmüyorum ama Teoman için aynı şeyi söylemem.
Teoman aksine onu gıcıklandırmak için böyle şeyler yapar yani.
Peki bu dizinin içerisindeki sevgilileri düşünürsek.
Sence bu iş dijitalde olsaydı daha farklı şeyler izler miydik?
Daha cesur şeyler, daha sansürsüz şeyler?
Reşit olmadıkları için izleyemeyebilirdik ama...
Ama anne baba olarak düşün şebnemleri.
Evet o konuda tabii ki dijital ortamda olsaydık o şekilde olabilirdi.
Ama gençler için yine aynı şeyi çok söyleyemem.
Sanırım hani şu an 17 yaş olarak gözüktükleri için
bir de direkt yaş skalası verildiği için.
Hani şimdi normalde bir dijitalde bir şey dediğimiz zaman
üniversitede geçiyor, lisede geçiyor ama
başka ülkelerde olduğu için onların o yöre
hani hangi yaşta girdiğini yaptığını biz bilmiyoruz.
Her ülkenin sistemi daha farklı.
Ama şimdi biz de 17 diye bağırıp yapıldığı zaman
o konuda da bir tık sıkıntı çekeceğimizi düşünüyorum.
Ama ebeveynler açısından tabii daha farklı olurdu diye düşünüyorum artık.
Ya bir de şey durumu var mesela işte bir şeyler değişse laktar alınca gereksiz sahneler gidiyor, ortaya daha öz bir şey çıkıyor.
Ve mesela biz işte hep hani ya 17 yaşındakiler hani o kadar cesur şeyler çekemez diye düşünüyoruz ama ben geçenlerde Minerva Akademisi'yi bir şey izledim Netflix'te.
O da böyle işte İtalya'daki ya İtalya ya İspanya, ülkeye yalnız söylemeyeyim.
İşte bu iki ülkeden birindeki bir askeri lisede geçiyordu ve şey yani bir noktada baktım ki öğretmenle öğrenci ilişki yaşıyor.
Yani o kadar artık seviyeyi aşmışlar.
Yani bu birazcık bence bizim kendimize koyduğumuz sınırlar ya.
Bir de şey tabii ki yani bunu ister isterseniz hani farklı işte Arap ülkelerine satmak için yapıyoruz.
Yani ne kadar cesurlaşırsan işte hem Rüçük var hem hani onu Pakistan'a, Yemen'e, Cezayir'e satman zorlaşıyor.
Çünkü işte belli bir ahlaki sınır gözetiliyor.
Sen peki yani bu dizinin alıcısı olarak hangi ülkeleri görüyorsun?
Yani benim anladığım çok böyle şey bir diziyle hani geleneklere uyan bir şey değil.
İşte Ramazan bayramı kutlamıyorlar.
Ne bileyim işte yılbaşını daha henüz kutlamadılar değil mi?
Daha kutlamadılar.
Ramazan'a da sanırım denk gelmedik zaten.
Yazın başladığı için onu da bir şey yapamadık.
Ama kurbana denk geldi herhalde değil mi?
Tarih olarak.
Ona da denk gelmemiş.
Neyse bu kış sezonuna illa ki bir şey gelmedik.
Onu bir izleyelim o zaman.
O zaman bir karar verelim ama
ben dediğin gibi birazcık daha Arap ülkelerine
çünkü dizide çok fazla acıtasyon var.
Arası çok üzülüyorsun içten bir şekilde.
Bunu da onlar kaldırabilir diye düşünüyorum daha çok.
O yüzden ben daha Arap ülkeleri olur diye tahmin ediyorum.
Ya da işte Latam dediğimiz Latin Amerika ülkeleri var.
Daha böyle dramatik.
Evet, evet.
Bizim yani oralara çok güzel sattığımız diziler var.
Bence bu da onlardan biri olabilir.
Peki senin bu diziye benzer dinleyicilerimize önerebileceğin başka yerli yabancı dizi var mı?
Geçmiş olabilir, bu sezondaki olabilir.
Hani ben bunları bunları da izliyorum.
Çok memnunum dediğin.
Yani ben Altüstü İstanbul'u izliyorum şu an güncel olarak.
Onu çok beğeniyorum.
Gerçekten öneririm.
Onun da devam edileceği konuşuluyor.
konuşuluyor. O yüzden ben onu öneririm.
Onun dışında işte ATV
dizileri, Fox, Kanal D
var mı aklına gelen? Ne bileyim işte Taşacak
Bu Deniz falan gibi daha böyle tap yapan
şeyler. Yani Taşacak Bu Deniz
tabii ki de çok güzel yani. Onun izlemelerini
tavsiye ederim. Ben de onu yani beni en
çok heyecanlandıran, en çok beklediğim
gerçekten o önerim ki başta çok ön yargıyla
başladım. Karadeniz dizilerini aslında
severim ama şive konusu çok
haz etmiyorum ve fragmanlarda çok
fazla vardı. Bir ben
7. ya da 8. bölümde
başladım izlemeye ama gerçekten
ilk başta izlemediğime çok pişman oldum.
Öyle söyleyeyim yani. Taşacak Bu Deniz'i
kesinlikle tavsiye ediyorum. Alt üstü İstanbul'da
çok beğeniyorum. Bence kesinlikle izleyebilirler
yani. Ya bakalım
ne kadarı sezon sonunu görecek,
ne kadarı şey olabilecek bilmiyoruz ama
Tuzlu Kahve izliyor musun?
Yok şu an onu takip etmiyorum. Eğer
daha böyle gençlik dizisi izlemek
isteyenler varsa yabancı olarak
şu an aktif olarak güzelleştiğim
O Yaz diye bir dizi var. Onu izliyorum.
Evet. Ya ben de onu izlemeyi düşünüyorum. Üç sezonmuş ve çok üşeniyorum.
Ki şey yani ben normalde o tip şeyleri çok severim de.
Ve özellikle de işte finali bu yaz mı yayınlandı?
Evet yeni yayınlandı.
Bu yaz değil mi?
Evet. Ben şu an ikinci sezondayım.
Yani eğer romantik seviyorlarsa yani bakışmaları çok seviyorlarsa
dediğin gibi bak iki kardeş var hani ikisinin arasına dönüyor daha çok.
O tarz şeyleri daha çok seviyorlarsa kesinlikle tavsiye ediyorum.
Yani ilk gün bir 3-4 bölüm üstünsüzü izlemiştim gece.
aşırı sarmıştı. O yüzden kesinlikle
o diziyi tavsiye ederim mesela.
Ya şey mesela işte hatta
en son o dizinin filmini de çektiler
bu sene. Önümüzdeki sezonda filmi girecekmiş.
Hatta birçok kişi de öyle bir
finalden sonra ne gerek var dedi. Ve özellikle
detayına girmedim. Evet lütfen söyle
bak daha 3. sezonunu izleyemedim. Ben
2. sezondayım yani 2. sezonun sonlarındayım.
Ama şu ana kadar gerçekten
çok güzel. Yani uzun zamandır
böyle bir gençlik dizisi
arayanlara bence ilaç gibi gelir.
Ya gençlik dizileri ya dünyada işte elit kadar yani elit dizisi kadar Netflix'teki ya böyle uçuk kaçık ya da bizim ülkedeki kadar kapalı oluyor ister istemez.
Ama mesela ben Sarışın Sevdam'dan dolayı oradaki kızın yanına Sarışın olan kardeşi daha çok yakıştırdım ama hikayeyi hiç bilmiyorum.
Yani hani kimin özelliğine kim kiminle daha çok iyi uyumlanıyor hiçbir fikrim yok.
Sence?
Ben ikisinin arasındayım yani.
Sen de mi?
Evet ben de daha karar veremedim çünkü ikisinin de çok eksiklikleri var.
İlk başta daha Korn'du sanırım abisinin adı.
Yanlış şimdi söylemeyeyim çeviri şey olarak ama abisinden yanaydım daha çok.
Kodla esmer olanla saçmalam.
Evet esmer olanla daha ben yakıştırıyordum.
Ama sonra onun birazcık daha umursamaz hareketlerini, ben de çok detay vermiyorum.
O hareketleri gördükten sonra sarışın da çok kızın üzerine düşünceyi, çok gözünün içini gözetleyince
insan ister istemez diyor ki hani değer verdiğim mi, değer verildiğim mi diye ayrımına kalıyor vallahi.
Yani kız da salak değilse sarışını seçer.
Çünkü herkes esmer olabilir ama dünyada çok nadir sarışın var.
Değil mi?
Evet, evet.
Kabul ederim.
Yani şey mesela bu işte daha 17'de de sarışın olan Teoman'dı değil mi?
Evet.
Mesela Teoman bence daha ideal bir oyunculukta oynuyor.
Mesela işte Aras daha böyle hani Ali'yi de Veli'yi de oraya koysan oynar gibi geliyor bana.
Ama mesela Teoman'ın yaptığı bence daha zor bir şey.
Hani hem kötü olmak, hem acı çekmek, hem işte ailenin sevilmeyeni olmak.
evet bence de yani çok içten yaşıyor
duyguların hepsini. Biraz delirdiği
sahneler var. Bence bunları oynamak
kolay değil. Bu konuda en çok
Aras Bulut İğnemli'yi çok beğenirim. Gerçekten
delirme rollerini, o çıldırma rollerini çok
güzel yapar. Ya Teoman da inşallah onun
yolunda gider. Onda ben o işi gördüm yani.
O da o delirirken, o psikopatlaşırken
onda da bir tık daha hani o hareketler
var. İnşallah bakalım yani.
Ya Aras Bulut İğnemli'nin öyle bir
geçer zamanki bir sahnesi var. Elinde
çakmakla duruyor. Yakarım bunu.
Evet yani içeride de çok güzel oynamıştı.
Ve onu ilk kez çok gençken yani muhtemelen adam ozanlar 20-21 yaşındadır.
Tamam mı yazıya bir şey vardı.
Kolları olmayan birini oynamıştı ve çok güzeldi.
Yani çekimi çok güzeldi.
İşte oyunculuğu çok iyiydi.
Ve şey yani hani o kadar etkilenmiştim ki ve belki hani 10-15 sene vardır filmin üstünden.
Evet ben de izlemiştim.
Gerçekten beni de çok etkilemişti.
Hani onun o hayata bakışı, o kollarını açtığı sahne.
Gerçekten insana dokunan sahnelerdi yani.
Yani bakalım nasıl ilerleyecek bundan sonra onun kariyeri de ama ben gerçekten Atay için ümitliyim bir yandan da.
Bu arada senin son olarak söylemek istediğin bir şey var mı kapatmadan?
Bize tavsiye edebileceğin bir şey, yeni başlayacak ya da senin yeni izlemeye başladığın hoşuna giden?
Yani dizi olarak mı?
Tamamen sana kalmış. Dizi, film, Türk filmleri de olabilir, vizyondaki, sinemadaki şeyler de olabilir.
Yakın zamanda izlediğin her şey aslında.
Yani Tuzlu Kahve'yi izlemedim ama ben de çok merak ediyorum.
Yani kadrosu çok kuvvetli.
O yüzden onlara da tavsiye edeyim.
Tavsiyeye uyayım ben de izleyeyim artık.
Öyle yapalım.
Sen belki sen onu izleyince bir tuzlu kahve bölümü de seninle çekeriz.
Ne dersin?
Tabii ki de.
Böyle detaylı.
Çünkü benim gerçekten onu izlemeye sabrım yetmiyor.
Yani bence Şevval Sam çok kötü.
Yasemin Ergen'e çok çok kötü.
Yani sırf Bin Nur Kaya için de oturup 8-10 bölümü izleyemem ya.
Öyle bir vaktim yok yani.
Ama sen uzun uzun Türk Lirası izlemeyi seviyorsun.
Evet.
O yüzden biz tavsiyemizi edelim.
Artık kimin zahirse değil mi?
Aynen öyle.
Bakalım.
Umarım daha 17'de daha böyle 26, daha 36 böyle böyle böyle böyle devam eder.
Ve umarım daha çok insan bu işten para kazanır.
Değil mi?
İnşallah.
Umarım.
Ve daha güzel oyuncu transferleri yaparlar.
O zaman geldiğince teşekkür ederim.
Ben teşekkür ederim her şey için.
Ne demek.
O zaman buraya kadar biz dinleyen herkese teşekkür edelim ve bölümü kapatalım.
Haftalık bölümümüzde Cuma günü 2 gün sonra görüşmek üzere.
Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
