
Odea ile Yatırım Odaklı Podcast’i dinlemek için: Tıklayın
Bu bölüm “Odea” hakkında reklam içerir.
"ya biz eurovisionda harbiden hakkımızı yediler mi? edis yeni tarkan mı? hande mi demet mi?" bu bölüm konuğum anıl ile 90'ları ucundan yakalamış 2 genç olarak "nerede o eski türkçe pop" naraları ile müzik camiasına kesinlikle yön vermeyen ama bizi çok eğlendiren bir bölüm kaydettik. kulağınıza ve türkçe popa sağlık. <3
Transkript
Herkese merhaba. Sen o kız değil misin?''in 27. bölümü biraz Sen o kız değil misin? çift mikrofonlu bir spin-off olacak aslında.
Ben biraz daha böyle artık konu kaldığım bölümleri derinlemesine konuştuğumuz konulardan ziyade sizi sohbete dahil edebileceğim yeni bir alan olarak başlatmaya karar verdim.
O yüzden bu bölümde de konuğumla birlikte aslında normal bir sohbetimize sizi dahil etmek ve sizin de böyle arkada çalarken kendi işlerinizi yapabileceğiniz bir bölüm üretmek için bugün buradayız.
Bugün de Sen o kız değil misin? çift mikrofonun ilk konuğu, bu episodu ilk defa birlikte deneyecek olduğum arkadaşım.
Aslında sizin de önceki bölümlerden eğer de sıkı bir Sen o kız değil misin? dinleyicisiyseniz tanıyacağınız, hatırlayacağınız Anı'yla birlikteyim.
Hoş geldin.
Hoş bulduk. Merhaba.
Nasılsın?
İyiyim çok teşekkür ederim.
Biz aslında bir bölüm böyle baya bir 45 dakika falan konuştuk.
Ondan öncesinde de bir sohbet ettik.
O yüzden aslında bu bizim üçüncü sohbetimiz gibi bir şey olacak.
Bize sorular gelmişti.
Acaba onları mı yanıtlasak falan diye düşündük.
Ama biraz daha böyle çıtırdan bir sohbete istiyoruz dahil etmek sizi.
Çerezlik olsun istiyoruz.
Hatta bir soru gelmişti.
Kavrulmuş kuru yemiş mi? Çiğ kuru yemiş mi? diye.
Umarım bu bir kavrulmuş kuruyemiş olur.
Böyle insanlar onu gidip geldikçe yiyip keyif aldıkları lezzetli bir bölüm olur.
Neredeyse bir sene sonra aynı koltuktasın.
Ne hissediyorsun?
Öncelikle gururlu hissediyorum.
Çok teşekkürler.
You made it.
We made it, Ro.
Thank you.
Yani evet, güzel başladık.
Çünkü sen benim sen o kız değil misin olmadan önce ilk bölümü, ilk konuşmamı attığın insansın.
insansın. Yap bunu ya
Şirin işte. Bak görürsün.
Kızım sen reklam alırsın.
Lardan buralara geldik.
Start from the bottom, now you're here.
Now yeah. Kesinlikle.
Kesinlikle ve sen de
iki bölüm buradaydın. Aslında hani birçok bölümü
editledin falan ama iki bölüm konuk olarak
buradaydın. Ve bir
Anıl Yarımca personası gösterdin.
Ortaya koydun. Bir sene
içerisinde bu persona da neler değişti?
Yani bir şeyler değişti mi daha doğrusu?
Ya aslında bu persona da
yani o persona da
baya bir şey değişti. Çünkü zaten
sonrasında da belirtmiştim.
Ada ben ayrılmak istiyorum bölümünde.
Çünkü aslında biraz şeydi orada bahsettiğim persona.
O dönem hala
yapıyor olduğum bazı şeyler de vardı ama birçoğu da
aslında
bir süreci anlatıyordum orada. Yani üniversitenin
birinci yılı örneğin.
O üniversitenin birinci yılındaki anıldı.
Ve onun davranışlarıydı.
Yani o aslında
yani geçen seneki anılı değildi
tam olarak. Bazı yine eski şeylerden
Birkaç senenin birikimli Anıl'la gelmiştin aslında.
Evet. Geçen seneki Anıl'dan da birçok şey değişmiştir çünkü birçok şey değişti. Pandeminin tam ortasında falanlık şu an birçok şey değişti.
Benim hayatım değişti. Başka bir ülkeye gittim vesaire tekrardan buraya geldim.
Ama yine de değişmeyen şey bizim dostluğumuz işte. Kesinlikle fist bump.
Peki geçtiğimiz bölümlerde, o iki bölümde sunduğun personelde hoşuna gitmeyen, keşke söylemeseydim dediğin şeyler.
Şu an hatırlamıyorum ama bazı şeyler söyleyince şu an bile bazen aslında geriliyorum.
Dinleneceğine hep inanıyordum ama bir yandan da gerçekten bu kadar dinlenebileceği için gerildim.
Bu arada bizim senle bölümümüzün baştan sona olarak 2000'den fazla kişi dinlemiş.
Bu belki o kadar da sandığımız kadar toksik olduğunu göstermiyor.
Çünkü toksik insana kulak vermen zordur.
O yüzden yani you made it.
Ama ben sana da atmıştım bir tweet üzerine çok konuştuk.
Ben böyle bir gün Twitter'da sen o kız değil misin hakkında yazılanlar var mı falan diye bakarken
bir dinleyicimin şey yazdığını gördüm.
İşte sen o kız değilmişsin adı ben ayrılmak istiyorum bölümünü dinledim.
Yine aynı hata yaptım.
Diğer şeyi 10 dakikadan fazla dinledim diye.
Yani o dinleyici şu an karşımızda o zaman.
Ona bunu nasıl telafi ederdin?
Bugünkü benden bahsederek.
Kesinlikle o zaman.
Bu senin için bir hayatta matematiğe sınırlı.
Yani aslında o zaman da öyleydi.
Yani ben sana sonrasında söyledim.
Ben çünkü yani bahsettiğim bazı şeyler o zamanlar nispeten daha toksiktim.
Ama bu yani çok büyük bir toksiklik değil yani.
Çıtır toksikliklerdi.
Çıtırdan.
Ve yani hani biraz da.
Ama hoşuna gidiyor demek ki de senin de yani bir şeyini, top rank'in bir şey oldu sanki.
Evet ya çünkü mesela şu an yani mükemmel erkeğe yakınım baya.
Yani o şeye.
Ama mükemmel erkeğe zaten ulaşmak zor.
Hani yakın olmak hep daha iyidir yani.
ulaşmaya çalışmak seni biraz.
Yani şu an bir sene önceye göre
mükemmel hareke daha yakın olduğunu düşünüyorum.
Bayağı bir seneler
bazen çok fazla şey değiştirebiliyor.
Öyle mi? Öyle bu yaşlarda.
Bakalım göreceğiz.
Ama bu bölüm ben seni
ilişkilerden ziyade biraz bizim
yani sonuçta biz neredeyse
4 senedir arkadaşız bu arada.
Ve hani 4 senedir sürüyorsa
bu arkadaşlık demek ki
bir şeyler var yani kimyamızın tuttuğu
ve ben de onu biraz göstermek istiyorum.
Çünkü ben de neredeyse işte bütün bölümler hep böyle duygusal, daha içsel, metaforik konuştum.
Ama biraz daha beni o arkadaş ortamında daha ciddiyetsiz, daha böyle bir şeylerle dalga geçen tarafıma görsünler istiyorum.
Ya da işte nelerden konuşuyoruz.
O yüzden bugün ben sorulan soruları değil de kendi kafamızın estini konuşalım istiyorum.
Bence de Hakan Taşıyan'ın da dediği gibi hep müdaavimler bilir.
Ben alıntı yapmayı çok severim.
Hakan Taşer'in de dediği gibi
hadi yapalım öyle kafamıza göre bir şeyler.
O zaman hadi yapalım.
O zaman bölümün adı da budur.
O zaman sen o kız değil misin?
Hadi öyle mi?
Hadi yapalım öyle kafamıza göre bir şeyler.
Hadi yapalım öyle kafamıza göre bir şeyler
bölümüne hoş geldiniz.
O zaman Anıl başlayalım.
Şimdi ikimiz de seninle tekrar
o baba ocağına döndük.
Sonbahar geldi biraz sıkıntılar falan
ve gerçekten aydınlığa birbirimizden başka
kimsemiz yok.
bana biraz böyle
günlerinden bahset ne bileyim
mesela şu aralar sene en çok oyalayan şey ne
ya da ne bileyim biraz müzik
film bunları falan konuşalım istiyorum
bize bir şeyler önler mesela
önlerim yani aslında son
bir buçuk yıl yani pandemi bende birçok şey
değiştirdi yani zaman yönetimi
çok sıfıra indi bende
yani günlük rutinlerimi çok gün içine
yayıp
sanki film veya başka şeyler yapmak için
zamanım yokmuş gibi bir hisse kapılıp
hiçbir şey yapmadan bitirdiğim günler olmaya başladı ve
muhtemelen bir çoğunuzda da bu değişimler olmuştur ya da
muhtemelen şu an çok hissetmişsinizdir yani söylediğim şeyi.
Yani tam olarak ne söyleyeyim ilgili?
Öyle kafana göre bir şeyler yani.
Yani şey mesela şimdi tabii biz bunun öncesinde bir 45 dakika konuştuğumuzda
ben de nerede ne konuştuğumuzu çok hatırlamıyorum ama
yani o dediğin şeyi ben de yaşıyorum çünkü
Ha şöyle ben mesela pandemi zamanı birçok yapamadığım, ertelediğim şeyi yaptım.
İşte ne bileyim ortamımı yükselttim, işte spora başladım falan filan.
Ama hani şu an mesela düşününce üzerimde böyle bir okulda yok ya, üzerimde bir sorumluluk olmayınca ben de her gün bugün şunu yaparım deyip birçoğunu yapamadığım oldu.
İşte podcast yapmak bana bir şey ürettiğimi hissettirdiği için bu ara peşi sıra bölüm kaydediyorum.
Ama kıyaslayınca çok uzun süredir bu okulun olduğu döneme nazaran falan ne kitap okuyorum ne film izliyorum.
Böyle bir sıkıntım var.
Ama bu dönem şeyimi çok genişletti.
Aşırı müzik dinliyorum.
Çok fazla müzik dinliyorum.
Müzik ve şarkı hangisi?
Bunu bir ara düşünmüştüm.
Şarkı dinliyorum mu müzik dinliyorum mu denir diye.
Şarkı böyle şey gibi değil.
Ama birisi şey demiş.
Müzik söylüyorum demezsin.
Şarkı söylenir, müzik dinlenir demişti.
evet
belki de evet çünkü ne bileyim
klasik müzik klasik şarkı değil
var ya nasıl yakaladın
budur
şimdiden bak şimdiden
o toksik şeyi üstünden
atıyorsun kaç tane toksik
erkek klasik müzik biliyor ki yani
doğru
yani evet bence de öyle ama şarkı kulağa böyle şey geliyor
mesela
proje
denir ya mesela yapılır biter
müzik daha böyle hayatın içinde olan ve sürekli
bir anda başlayabilen bir şeymiş gibi
yani şuna vurmak
buna başlatabilirmiş gibi
peki bu aralar ne dinliyorsun?
çünkü biz seninle her buluştuğumuzda müzik üzerine baya konuşuyoruz
ve mutlaka konu ezele falan geliyor
bu aralar ne dinliyorsun?
ya ben bu aralar çok müzikle dinlememeye başladım
ya böyle şey oldu
ya bunları baştan söyleseydin
yok ya şöyle
sen benim ne kadar sıkı bir müzik
dinleyicisi olduğumu bilirsin
her canradan
şeyler dinledim ama bu ara böyle bir şey oldu
böyle hani hiçbir şeyi
yapamamama durumu var ve böyle
yani o daha önce de konuştuğumuz garip şey
böyle 2000'ler popo
falan dönüyorum böyle dinleyecek hiçbir şey yok
işte Serdar Ortaç böyle
2016 dinle albümü falan
ben böyle bir tane
şey okumuştum internette işte
Anxiety'e yaşadığında
sürekli eski dinlediğin müzikleri
ya da eskiden dinlediğin dizileri
falan izlemeye dinlemeye başlarsın.
Çünkü aşinalık hissi ararsın diye.
Mesela ben Özlem Buara, son Barbara
Suzy'n falan sürekli izlediğim
dizileri izliyorum ve ben de senin dediğin gibi
sürekli dinlediğim müzikleri dinliyorum.
Mesela yeni bir şarkı keşfetmek
çok zor geliyor bana.
Peki, Türkçe pop'tan
favori nedir?
Ben sanki biliyor gibiyim.
Biraz şaşırtıcı.
Genel olarak da belki zamanında
biraz nispeten hakkı
verilmiş olsa da ben hala gerçekten
yani hiç kimsenin o yeterli değeri
vermediğini düşünüyorum Hande Yener'e.
Niye gidiyorsun?
Ciddiyim gayet. Hiç beklemiyordum
Hande'ye. Ama cidden öyle. Çünkü hatta
yani bu zaman şeyine bakarsan
bunu da Şokopop'ta
izlerimde öğrenmiştim. Genel kültür
desem var. Her şey var.
Mükemmel erkeğim. Hayır yakınsın.
Yakınım.
Çünkü gerçekten mükemmel erkek olsaydın
Demet Aka'nın her ne kadar
politik duruşu yanlış olsa da
Hande Yener'den daha iyi olduğunu bilelim.
Ama Hande Yener aslında birçok şeyi göze alarak, yani çok fazla değişik şey denemiş ve aslında popülaritesini azaltacağını bile bile yapmış.
Ama sana bunu hissettiren ne yani Hande Yener'de?
Şokofop'ta izlediğin mi yoksa hani mesela müziklerin de seni etkileyen ne var hani?
Ya müziklerini etkileyen ben biliyorsun biraz daha şeye daha yakın soundda müzikler severim.
Elektronik müzik özellikle yani.
Ha evet bak o konuda Hande Yener şimdi mesela.
Çünkü ben de mesela Alaturka çok severim.
Arkada böyle bir darbuka olsun.
Böyle yaylılar girsin.
Hani o keman götürteceğiz.
Ben o yüzden mesela dağdeme takılıncıyım.
Ya ben işte hem onu
ya böyle şey işte bazen şey olur ya
mesela çok saçma bir şeydir.
Ulan hani hep aynı şeyi dinliyorsun
farklı şey yap derler.
Ya da böyle bir türkücülere neden
biraz böyle şey olur.
Ya aslında çok iyidir ama bazı
commercial türkücüler
böyle hani şey girelim.
Bu adam zaten bir şey bilmiyor falan gibi.
Böyle bir...
Bir stereotipi var aynen.
Öyle şey yapanlar, yargılayanlar olur.
Mesela Hande Yener
bunun çok dışına çıkmış bence.
Ya da denemiş en azından. Ve gerçekten o dönem
bir popülarite kaybı da olmuş.
Çünkü mesela Kim Bilebilir Aşkı
bence inanılmaz bir şarkı.
Ve klibiyle falan da öyle.
Tüm proje olarak düşünülecek.
Klibiyle hatırlamıyorum ama sözleri vurucu bir şarkı gerçekten.
Yani sound, kullandığı semplar falan.
Bütün albümler de çok iyi.
O kadar iyi bir şey hatırlattın ki bana.
Hani seninle bölüm yapacağımı paylaştığımda gelen sorular vardı onlara göz attık.
Hani bir tanesi şey demişti.
Bir dinleyicim şey yazmış.
Ben aşık olup olmadığımı anlamıyorum.
Çok yoğun şeyler hissediyorum ama sanki bu aşk değilmiş gibi.
O zaman ben ona Hande Yener ile cevap vermek istiyorum.
Kim bilebilir aşkı?
Aşktan ölene kadar.
O yüzden eğer hissetmediysen daha aşık olmamışsındır.
Hande Yener çok büyük bir kredi tak ediyor burada.
Ama Belt and Hande'ye nere karşı beslediğim bu duyguları Gülşen'e karşı besliyorum.
Evet.
Gülşen inanılmaz bir duruş yani. Gülşen bir sanatçı falan değil. Bir duruştur, bir ideadır bence.
Bence de.
Favori Gülşen şarkı mı?
Of of.
Benim kesinlikle şey, Beford Check.
Aha, öyle bir şaka.
Yükseldim birine o kendini biliyor falan.
Çok iyidir yani.
Ama Erasmus'tayken bir arkadaşım çok yoğun bir şekilde Gürşen'in bir tane şarkısını dinliyordu.
En Sevdiğim Yanlışım.
O da çok güzel bir hayatındaki o main aşkı kaybedip bir daha hiç öyle aşık olmayacağını bilmek gibi bir şarkı.
falan diyor yani. Ben de
yalnız değilim elbet titriyor birileri
üzerime falan. Hani
çok başarılı bir şarkı. Ama
tabi Gülşen deyince aklına bir off off gelir
yani. Ama bence Eurovision'a
katılsa net birinciliği diye oynayacak
sanatçılardan bir tanesi. Bu arada
ben geçen sene bu dediğin
şeyi biraz düşündüm üstüne.
Eurovision'la alakalı. Çok iyi değil mi?
Boşlukta böjeler düşünmüyor biz.
Ama sonunda düşündüm ve
gerçekten bence şey bir nokta var
Eurovision'la alakalı.
baya böyle 80'lerden falan
başlayıp dinlemeye başladım
yani çok işte başarısız dönemler
sürekli zaten kaç ülke katılıyor
hatırlamıyorum da 28 falan herhalde
ya da 17-18
hep sondan sonucu değiliz ama bir önceki
falan
ve gerçekten de çok da iyi şarkı
ya da ne bileyim Eurovision kazanacak
sebebi değil iyi şarkılar ama
ama ne zaman gerçekten bir star katılsa
ve genelde mesela çok
mesela örneğin o dönemleri düşününce
biz biraz küçük olduğumuz için belki
çok daha uzaklıkta, mesela Can Bonama dönemine.
Ama hep böyle bir
no name sayılabilecek
isimler katılmış.
Ve o dönemler çok başarıları
olmamış. Ama mesela ne zaman
zaten bu Sertab Erener
katıldığı senede sanırım şey bir hikayesi var.
Bir önceki sene
bir şeyler oluyor,
haksızlık yapıldı falan düşünülüyor galiba. Sonra
böyle Yu-Gi-Oh'daki gibi
böyle Sertab Erener kartını koyup böyle
birinci oluyoruz falan. Sonra işte
Bir Osmanlı Tokadı'dır o zaman.
Osmanlı tokadıdır.
Ama biraz iliminaat sayesinde oldu yani.
Olabiliyor, o dans zaten başlayacağı.
O dans olmasa kazanamadık.
Ama sen şey biliyor musun?
Serta Perenler, Everybody the Tarkin'e katıldığında kostümlerinin olduğu valiz kayboluyor.
Ve revizyonu atıyorum hani 1-2 gün var.
Ve o dans ekibiyle birlikte bir kumaşçıya gidip random kumaşlar alıp işte taşlar alıp sütiyenleri falan kaplayıp kostümlerini kendileri dikiyorlar.
Yani tamamen bir Bence Küllerinden Doğuş hikayesidir.
bence ya bu
birincilik biraz Türk Hava Yolları'na da
yazabilir. Yani kaybolmasaydı.
Evet ama
şöyle düşünüyorum. Şimdi Türk Hava Yolları'na
gidip gitmedikleri de bir
şey. Soru işareti ama
belki o valiz hiç
kaybolmasaydı Sertab Erener
Erevizyon için bu kadar çabalayıp
o birinciliği almayacaktı.
Çünkü gerçekten bazen her şey hikaye ya.
Hikayenin nasıl olduğu
mesela o şarkının Demir Demirkan
tarafından yazılması da bence bir
etkisi var. Çünkü Sertap Eren'e
aşık oldu adamın yazdığı şarkıyı
söylüyor yani. Bunun da ben etkisi olduğunu
düşünüyorum. Ama
bence bir sonradan da birinci
olabilecek çok potansiyelimiz vardı ve
hakkımız bence de yendi.
Milliyetçilik değil gerçekten.
Müziğe kulak verince bence
hakkımız yendi. Evet. Ama
Eurovision'un sonrasında da var. Böyle şu an
çok tehlikeli sulara gireceğim ama
neyse girmeyeyim.
Ne kadar tehlikeli olduğunu da bağlı.
Çünkü yani önceki dönemde belki politik şeylerdi ama mesela şu anda aslında doğru kelime politik doğruluculuk değil ama Netflix'te de bazı insanların birçok insanın eleştirdiği şey de olan şey Eurovision'da da oluyor.
Örneğimiz 2018 İsrail'in yani çok büyük yanlış anlamaya.
Yani hiç zannetmiyorum herhangi bir bakanın dinlediğini o yüzden.
Yani bazı şey örneğin o dönem vücudunuzu sevin, body positivity çok konuşulan ve çok öne çıkarılan bir şey.
İşte bence çok güzel olmayan bir şarkı sırf oradaki imge o şarkıyı söyleyen kadın body positivity göstergesi olduğu için birinci oluyor.
Tabii canım bu şey ki yani bu Oscar'dı yani Oscar mantığı.
Mesela şu an Oscar'da eğer azınlıksan yani azınlık üzerine bir film yaptıysan Oscar'ın garanti yani gibi bir şey.
Revision da şu an öyle ama bence bizim Revision'u yakaladığımız dönem bence o kadar şey değildi.
Hani o kadar politik doğruculuk yoktu işin içinde.
Çünkü bu kadar azınlıkların sesi çıkmıyordu ve hani şey gibiydi gerçekten sanki ya ben öyle düşünüyordum küçüktüm ve şey zannediyordum.
ülkeler bir araya geliyor
dostlar birbirine 12 puan veriyor
ve işte biz de Türkiye'nin
gücünü gösteriyoruz ben gerçekten
hani milliyetçiliği revizyonda öğrendim
yani
bence mesela o geçen sene o tüm
o zaman
şeyini izleyince de farkettim
aslında bizim çok da sevdiğimiz şey
kazanmak falan böyle en iyi şarkı değil
çünkü Eurovision dönüyor şu an
katılmıyoruz ama o 3-4 günlük
bir hype oluyor her gün bunu konuşuyor
Bunun üstüne konuşmak yani o heyecan.
Çünkü entertainment dediğin şey öyle bir şey.
Aynen Euro Cup'tır.
Voleybol maçı da öyleydi benim için yani.
Ben hiç oturup voleybol maçı izlemem.
Türkiye'yi Paso'yu izledim yani.
Yani yılbaşı gibi bir şey.
Kesinlikle.
O beni üzdüyor biliyor musun?
Bütün dünya eğlenirken biz evde ders çalışıyormuşuz gibi falan hissediyorum katılamadığımız için.
Benim tek avantajım şu olmuştu.
Måneskin bu sene birinci olduğunda ben İtalya'daydım.
O yüzden biraz o şeyi yaşadım yani.
Keza Euro Cup'ı falan da kazandık diyorum ben.
İthalya Ateşi.
Hani keşke biz de öyle olsaydık yani ama
ben mesela sonrasında da benim favorim zaten favori gruplarından biri Mor ve Ötesi.
Mor ve Ötesi bence çok güzeldi.
Ama yabancılara entertain edici bir parça kesinlikle değildi.
Manga güzel olabilirdi.
Manganın hakkı yendi gerçekten.
Böyle düşünüyorum çünkü
Tam, nasıl desem, aralarda 9-8'lik darbuka falan var. Aslında Türk ezgilerini de yansıtıyor.
Bence onu da hak yendi.
Can Bonomo'yu o zaman hiç beğenmemiştim.
Yaşım büyüdükçe onun da biraz sanki hakkını biz de yedik yani. Biz de onu pek desteklemedik gibi düşünüyorum.
Fena değildi bence Can Bonomo.
Ama şeyi hatırlamaya çalışıyorum. Can Bonomo 2013 miydi 2012 miydi?
12. Biz 12'den sonra, Can Bonomo'dan sonra katılmadık zaten.
2012 galiba Eurofya ya da Euphoria'nın kazandığı.
O zaten bence tarihin en iyilerinden biri.
Hayır o zaten evet.
Bence zaten canlı olmanın mümkünatı yok birinci olması da hani yine de biz de çok destek olmadık hani bizim temsilcimizdi.
Yani sosyal medya çok yeniydi o zaman.
Mesela bence Kenan Doğulu çok başarısızdı.
Şey kitap şekerim çok kötüydü.
Ama yani bir formül var bu yemek gibi.
Hadise'ye de bak sürekli böyle...
İyiydi bak şimdi benim o konuda fikrim çok farklı senden.
Ben A.S. çok beğenmiştim.
Yok ben beğendim beğenmedim açısından değil de formülden mesela.
Düm tek tek.
Araya böyle İngilizce olsa da şey kitap şekerim kulağa çok cringe geliyor olabilir.
Ama formüle çok uyan bir şarkıydı mesela.
Beni en çok yaralayan şey şu mesela.
Hiçbir zaman o dönem küçüktüm İngilizcem yoktu ve şey kitap şekerimin neler dediğini bilmiyordum.
Ama sonra düşününce çok rahatsız edici.
Düm tek tek bence çok iyiydi.
Hadise vokal şeyine uğradı.
azizliğini. Çünkü
kadının o dönemki vücut
yapısı, dansöz kıyafeti çok böyle
şey, Türk şeyini
Avrupa gözündeki Türk'ü yansıtıyordu.
Ama ben sonradan okudum. İşte
hadisenin gerek kıyafeti, gerek
vücut yapısı falan. Epey
bulilenmiş o dönem. Hatta
hani Kültür Turizm Bakanlığı falan da
biraz karşı çıkmış.
Mesela ben onu duyunca hadisenin gözüme
daha da devleşti. Ve bence dün tek tek
başarılıydı. Hatta bir biraz
diğer ülkelerin ne kadar başarılı olduğuyla da
ilgili birinci yönün ne kadar
kazanabileceği ama bence
Türkiye'yi en iyi temsil eden şarkılardan bir tanesi.
Türkiye'yi temsil ediyor.
Darbuka, dansöz,
romantizm, balık etli bir kadın,
kırmızı falan.
Türkiye'ydi yani. Peki
97? Dinle.
Kesinlikle. Yani
inanılmaz bir parça. Çünkü
arkadaki ney?
Şey çalıyor arkada ney?
Üflemeli bir şey çalıyor ya başlangıcı.
Hasan Allah'ım.
Yani çok iyiydi.
Gerçekten çünkü şey
öyle bir ezgi ki
sanki ilahi gibi başlıyor
ve çok başarılı. Spotify'a geldi
bu arada. Böyle şey bir şarkı.
Sen bunu çok mesela tecrübe etmişsindin.
İtalya'dayken ya da ben de
başka ülkelerdeyken. Böyle şey olur.
Bazen mesela oturursun işte.
Otururken arkadaşlarına böyle bir şey.
Onlar kendi ülkelerinin şarkılarını falan açarlar.
Dinle tam öyle
dinleyin lan böyle bir şey var falan.
Evet bende.
Biraz müzik görün.
Ama bunun en kötü şeyini biliyor musun?
Hype'ınla böyle arkadaşlarının bir şey izletiyorsun.
Ve asla senin kadar hype'lanmıyorlar.
O çok üzücü.
Ama hani bizim o konuda bence Avrupa'da tek kurtarıcımız da Tarkan.
Kiski saçıyorsun.
Kartlar da dağıtılıyor tekrardan böyle.
Ama ben bu arada şey dedim ya.
Çünkü ben çok önceden dinlemediğim için çok bilmiyordum.
Yeni yeni böyle bir dinleyeyim falan.
Gerçekten çok başka bir seviyemiş.
Ve şeyi hissediyorsun.
Biz çok küçüktük belki ama birçok şey aslında bulunduğu konjonktürle bağlantılı olduğu için o dönem böyle çok şey böyle hani inanılmaz bir Türkiye varmış falan hissine ya da çok böyle globalleşiyormuş.
Çünkü zaten genel fikir de buydu hani globalleşen dünya falan.
Tam onun hype'ıyla böyle sanki bir yere kadar gitmiş inanılmaz bir şeymiş.
Ya böyle şey gibi hissettiriyor bu devrim arabaları filmi vardır ya böyle.
Evet evet.
Olacakmış bir şeyden dolayı olmamış.
Evet.
Belki ikinci deneyiş olsa olacak olan bir şey tam olmamış.
Yani ben hani mesela Tarkan'ı şuan böyle dinlemek değil yani Tarkan'ın kliplerini izlemek, şarkı sözlerine bakmak, enstrümanlar hani o kadar vurucu ki mesela şey Tarkan'ın bir tane fotoğrafı var böyle bir çekim zaten düşük bel pantolon crop top ben yani zamanın Harry Styles'ı adım Harry Styles kim ya inci kolye taktın sen şey mi oldun ikon mu oldun yani adam Tarkan'ın bir fotoğrafı var tişörtüne şey yazıyor wine me dine me 69 mi yazıyor adam fotoğrafları bayağı
Basında yani ne bileyim.
Zaten şey Tarkan bence Türkiye'ye erotizmi getiren adamdır yani.
Franskisi Türkiye'ye getiren adamdır yani.
O yüzden yani bence bir neslin fantezisi oldu.
Hani kazağın içine kızı atıp da kazağın kafasından öpüşmek falan.
Tarkan yani bambaşka bir insan.
Bir de o dönem Tarkan'ın kliplerini ve genel Tarkan'ın vibe'ını görünce aslında unuttuğumuz bir şey var.
Ya da bilmiyorum biz aydın olduğumuz için bu daha gözümüze çarpan bir şeydi.
Çünkü çok aydın bir şehir.
Belki kesinlikle.
Ya mesela şeydi düğünlerde gözlemliyordum bunu.
Yani o an gözlemlediğim an az değerlendirmesini bir 15-20 sene yaptığım bir şeydi.
Çünkü mesela öyleydi hani ne bileyim babamlar işte onun amcası ya da başka birileri.
Düğünlerde mesela edilen danslar böyle mesela erkeklerin yaptığı danslar işte Tarkan ya da başka bir şey çalar Ankara'da ya da başka şeyler.
nispeten filmden gözüken danslar
yapılıyordu ve kimse mesela bunu
ulan sen filmden hareketler yapıyorsun
ayırdın falan.
O aralar mesela çok normalleşmiş
durumdayken biz aslında yani şu an
belki de dinleyicilerden bazıları
bizden de küçük yaştalar.
Ve hiç görmedikleri bir şey. Yani hep böyleydik
gibi düşünebilirler ama
böyle değildik.
Ya şey zaten bu
biz Eurocup'a giderken hani
Kıraç'ın en fes
parçası çok kötü yani şimdi
hani çünkü
sen Türkiye'yi arkaya bir
yeşil ekrana bir Türk bayrağı koyarak
ve o asker şehit
kolesi takarak ne denir onu
madalyonu takarak
bunu gösteremezsin yani
her şeyden önce biz oraya asker yollamıyoruz
kimse savaşa gitmiyor yani futbolumuzu
göstermeye gidiyoruz ve
entertainment yani ama
Tarkan zamanında o bir oluruz
yolunda da hani o sokakta
yaşlılar, gençler, sevgililer
yine Tarkan Düşükber pantolon giymiş
her şeye rağmen.
Mesela Tarkan'ın kliplerine baktığımda da
hangi şarkısı hatırlamıyorum.
Tarkan mesela
şey oynuyor hani
roman bir müzisyen
rolünde böyle darm kaçalıyor kızın peşinde
gidiyor mahallede kızın
peşinde falan. Hani aslında bu bile
bir kültür. Cennet mahallesi
kıvamında bir şey ama bu Türkiye'nin
kültürdür. Şu an neden bütün insanlar İstanbul'da
balata gidip fotoğraf çekiliyor yani.
Çukur'dan ötürü değil ki. Orası bir hayat.
Yani bu hayat realite.
Gerçekten o renkli evlerin arasına asılmış
çamaşırlar, müzisyenler,
çingene kavramı bu Türkiye'nin
bir parçası ve Tarkan
mükemmel bir şeydi yani. Ve hani
gerçekten zaten Tarkan'ın
Britney Spears'in de aday olduğu bir ödülde
ödül töreninde ödül kazanması
çıkıp bütün Avrupa'ya
kis kis söylemesi bence.
Yani o günler umarım yine gelir.
Ama işin kötüsü
Tarkan bence bu arada Atatürk gibi bir şey yani müzik sektöründe.
Çünkü hani hep bir şeyler değişsin diye bir Atatürk bekliyoruz ya.
Bence bir şeyler değiştirirse yeni de bir Tarkan'a ihtiyacımız var.
Peki o Edis mi?
Bence değil ya.
Bence de değil.
Yani o Tarkan, yeni Tarkan özlememizden dolayı bunun Edis olmasını çok diledik.
Ve hala da diliyoruz ama o değil ya.
Belki de ne bileyim şu an olmayacak.
Belki de birkaç yıl sonra olacak.
ve çok farklı
bir şekilde olacak. Çünkü bence ne bileyim
birçok insan o jenerasyona göre
mesela Tarkan Almanya'dan gelmedi
ve orada ne bileyim farklı
imkanlarla
karşılaştığı için belki
bazı şeyler kolay olmamıştır ama
sonuçta oradan bir şeyleri Türkiye'ye
getirdiği kesin. Evet ama
mesela şu an günümüz nesli
birçok şeye
çok kolay iliştiği için ve ben gerçekten
hani bu olayı farklı bir noktaya
çekmek oluyor ama hep
farklı ülkelerde bulunduğum zaman da öyle.
Gerçekten biz inanılmaz bir seviyedeyiz.
Buna ben de katılıyorum.
Çünkü çok büyük bir challenge'dan geliyoruz.
Ve yani başka ülkelerdeki
yaşıtlarına tanışınca biz
birçok anlamda, kültürel anlamda kendimizi
çok daha geliştirmiş durumdayız onlara göre.
Yani şey çok garip geliyor bana bazen
durup düşününce. Siyaseti
bu kadar biliyor olmamız. Gerçekten
ben özellikle Erasmus'ta
çok farklı ülkelerden insanla tanışınca
gerçekten bakanlarının
hangi bakanlıklara sahip olduklarım falan bilincinde değiller ve düşünüyorum da.
Olmalarına da aslında o kadar gerek yok bir şeyler yolunda gidiyorsa.
Biz her şey hakkında çok fazla bilgiye sahibiz.
Hani belki yarım yamalak ama her konu hakkında konuşabiliyoruz ve özellikle o İngilizce bariyeri Türkiye'de o kadar yüksek ki.
Ve bunun bence Türk'ün gücünün en under, ne denir, underrated görüldüğü, underestimated edildiği yer Türkiye.
Mesela İngilizce konuşuyorsun, adam ken yerine kan dedin diye seni böyle taşlıyor falan.
Ama yurt dışında şakıyorsun yani çünkü üstünde o baskı yok.
Bence o yüzden hani bence zaten biz bu yüzden Eurovision'a da Eurocup'a da savaşa gider gibi gidiyoruz hani çünkü üzerimizde hep bir challenge şeyi var.
Yeleği var yani.
Bir de ben yani şeyde de mesela çok şanslı olduğunu düşünüyorum.
Yani mesela Danimarkalı birini düşün mesela İzlandalı falan.
İzlanda bot.
İzlanda diye bir yer yok.
İzlanda diye bir yer yok.
Ya şey mesela
ya orada ne tabii farklı
genel mainstream müzik
şeyleri de vardır ama mesela böyle bir
mesela elektronik müzik falan
mesela İzlanda'da böyle müzik deyince birçok insan
hakkına ne bileyim. Ne geliyor?
Bir şey geldi mi? Kuzey ülkelerinde
biraz daha mesela farklı bir elektronik
müzik tarzı oluyor ama mesela
onları çok yansıtıyor
ama mesela tek bir şey.
Yaptıkları şey mesela gaz gaz falan. Ama bizde mesela
yani müziğini
harmanlayabileceğin o kadar fazla
kültürel. Çünkü Türkiye
gerçekten içinde sanki 4-5
ülke barındırıyormuş gibi.
Çünkü çok major farklılıklar
var birbirinde. Zaten benim mesela
beğenilen şarkılar listem falan da öyle
yani. Gerçekten ben 2 gündür
durmaksızın Ebru Yaşar Ateş'ten
gömlek dinliyorum. Onu kapatınca da
Tuğçe Kandemir Ehellerim Kırılay'da
dinliyorum. Hani bir de
şöyle bir şey var. Mesela
normalde bunlar işte dalga sınavı. Mesela
Sefon'un bilmem mi de. Şimdi Twitter'a giriyorum.
Herkes şarkıyı
vuliliyor. Diyor ki iğrenç bir şarkı.
Siz bunları başımıza getirdiniz. Siz bunları
ünlü yaptınız. Ama herkes ezbere
biliyor. Ben de ezbere biliyorum yani.
Hani inanılmaz bir şeyi
var. Bağımlılığı var. Türkiye'deki
müziklerin. Artı sample mı falan ama
bağımlılık yapıyor yani.
Yani evet bazı o
sana daha önce vermiştim. O Mero'daki
o 5 saniyelik kesit.
Ama mesela bence Ezhel'i de başarılı.
Çünkü ezelde herkes şeyler işte şu kadar enstrüman çalıyor, farklı şeyler.
Çünkü ben bunu şeyde de birçok kez şey yaptım.
Mesela gelmeden önce burada değilken şeyi dinliyordum mesela.
Kıvırcık Ali 3. Gurbet.
Mesela şuan gülüyorsun ama mesela gerçekten inanılmazmış ya hani.
Çünkü şeymiş biz böyle ulan zaten mainstream, tam olarak mainstream bile değil.
Türkiye falan diye geçerken böyle bir yaşın büyüdükçe falan böyle
Kıvırcık Ali inanılmazmış falan diyorsun böyle.
Yani bence de o çok garip bir eşik.
Mesela ben işte şey var ya ben böyle seviyorum.
Doja Cat dinliyorum işte spor yaparken falan.
İşte oturuyorum sürekli işte Harry Styles'ın kliplerini, live edisyonlarını falan izliyorum.
Ama sonra bir şey beni Cem Karaca tamirci çırağı demeye öyle bir çekiyor ki durduramıyorum kendimi.
Ve bence Türkiye'deki mesela şöyle şu an hani TikTok'ta falan da işte bu eskiye dönüşte desiniz şu ayetlere TikTok çekmeler falan meşru oldu.
Okey ama hani Türkiye'de bu bir kısır döngü ne yaparsan yap herkes bir gün 2000'ler Türkçe popu bir dönüyor bir dinliyor.
Mesela ben lisedeyken 2000'ler Türkçe popu dinlediğini söylemek utanç kaynağı gibi bir şeydi.
Hatta böyle lise son, üniversite bir Spotify başladı falan.
Spotify'da insanlar arkadaş aktivitesini kapatıyordu.
Şeyde de bu böyleydi bu arada.
Ezel, Ayis Ezel'ken insanlar benim arkadaşlarım falan Spotify aktivitesini kapatıyordu.
Aman bana rapçi derler.
İşte ben o tayfadan değilim.
Şimdi insanlar oturup Ezel'in ne kadar international bir sanatçı olduğunu falan tartışıyor.
Hani Ezel mesela benim yurt dışındaki bütün arkadaşlarımı dinletip
Bizde böyle adamlar var falan dediğin bir karaktere dönüştü.
Ve şunu fark ettim ve dinliyorum.
İşte bundan 5-6 sene önce Türkçe pop utanılacak bir şeyken şimdi herkes Twitter'da, Instagram'da Türkçe popu güzelliyor.
Hatta bence Türkçe pop dinlemeyi bir personal trait olarak da kullanıyorlar.
Belki keyif almadan bile dinliyorlar popüler olduğu için.
Buna çok eminim yani.
Evet o konuda hayatı öderken.
Benim de mesela ezel, müptezel hikayem de öyleydi mesela.
Çünkü yani rap'i mesela ortaokula falan dinliyordum.
Sonra çok büyük bir ara verdim.
Dinlemeye ve böyle şeyde hala dinleyen arkadaşlarım var da
aga loser mısınız falan gibi bir şeyde takılırdı.
Çünkü tüm kızlar rock dinliyor.
Ve seni rap dinlemem böyle şey anladım hani loser gibi karşılanıyorsun kızlar tarafından falan.
Keko yani.
Yani baya öyle bir ara vermiştim.
Sonra o arada da böyle ara ara bir şeyler görüp dinliyordum ama
çok uzaklaşmıştım yani.
Çünkü bence o dönemki sound
Gerçi çok da çok iyi şarkılar var
Şimdi bir şey yapmayayım ama
Yani hikaye şöyleydi
Bir arkadaşım vardı o da demişti ki işte
Bir böyle çanlı sesi yaptım dinle falan
O da böyle baya cool şekli biri falan
Bir baktım böyle
İşte Ezel falan
O zaman değiştirilmemiş bile olabilir
Çünkü daha albüm çıkalı bir hafta falan olmuştu
Yani böyle 2017 Mayıs falan herhalde
Böyle dedim ki
Ya bu niye Ezel koymuş ki falan
Hani böyle hiç yakıştıramıyormuşum falan
Herhangi bir şeyle dinlemiştim.
Alo muydu ya da hangisi de hatırlamıyorum.
Çünkü o dönem ben hani işte beden bujiler falan.
Çünkü rapten çok uzaklaşmamıştım.
Sadece Türkçe rapten uzaklaşmıştım.
Ve dinleyince böyle şey oldum.
Oha hani Türkiye'de biri böyle bir şey mi yapıyor falan hani.
Yani 5 dakika falan sürdü.
5 dakika önce böyle çok ya ezel mi ya falan derken oha ezel falan oldu.
Bir de şey de beni rahatsız ediyordu mesela.
bence insanların biraz saklamasına sebep olan şey de oydu.
Ezel işte Şehrimin Tadını yayınladığında herkes işte
abi müziğin geldiği nokta bu mu,
sosis salan bunları mı konuşacağız falan ama
kim sana müziğin öğretici ya da destansı ya da şiirsel olması gerektiğini söyledi ki yani.
Öyle bir şey olmaz zorunda değil.
Ki şu an Ezel'in geldiği noktaya bakınca yani
seninle az önce dinlerken Mayri'ye dedik ki hani
abi sözleri inanılmaz iyi falan.
Hani bunu da yapar bunu da yapar ki bence ben şu an Ezel'in biraz yaptığı müzikle mentalitesini anladığım için mesela bana şehrimin tadı da kısmen politik geliyor.
Alo da öyle.
Yani belki politik değil ama bir underground yaşam tarzından bahsediyor.
O işte o Ankara sokaklarından o işte kötü sokak dediğimiz yaşantıdan bahsediyor.
Bu da Türkiye'nin bir realitesi.
Hani gerçekten ona işte adam mançize düşmeyi sosis salama anlatıyor ama anlatıyor.
Bu bir realite yani.
Hani ben o yüzden seviyorum ama ben de şeyi hatırlıyorum.
2017 hatta 16 bile olabilir.
Arkadaşım müptezelden şeyi, küveti dinletecek bana.
O zamanki flörte atmış.
Çok büyük bir şey bu falan.
Şok oldum.
Çünkü adam açık açık seks falan diyor yani.
Hani şok oldum.
ve çok utandım.
Sonra
yavaş yavaş dinlediğim
şarkıları anlamaya başlayınca
yabancılarda da özellikle
yabancılar bu Dirty Talk'u
bin yıldır falan yapıyor şarkılarda.
Hiç aşırı bir
şarkısını dinlerdim spor yaparken.
Bundan yedi sene önce falan. Ve şarkıda şey
diyordu, Her pussy tastes like a pineapple.
Ben bunu hiçbir zaman
düşünmedim. Ben bu şarkıda
bisiklete biniyordum.
gaza geliyordum, spor yapıyordum falan.
Sonra dedim ki yani
şimdi Ezel'in küvetteki
kıza yazdığı
yani tabi cesaret yönetimi bilmiyorum ama
tahminimce bir hanımefendiye
yazdığı küvet
Aşırın Herposi Tesla Gepaynafı'nın yanında
köroğludur anladın mı?
Yani hani
Mevlana'nın şemse mektubudur.
Çok başarılı. Sonra dedim ki yani
bu inanılmaz
bir şey. Küvet bence
Türkçe yazılmış
en iyi sexting'dir.
Dirty talk'tur.
Üstüne de gelmez yani.
Ama yani dirty talk demişken
tamam dirty talk denmez ama
çok kapalı bir şekilde
Sezen Aksu sözlerinin
Sezen Aksu'yunu izliyorum. Bitmiştir yani.
Yani dönemin şartlarıyla.
Ya gerçekten. Hani
ben
sen onu daha önce fark etmiş miydin?
Ben söyleyince mi fark ettin? Ben ara ara
mesela geçen gün Aşkın Dürrengin'in
bir şarkısı falan radyoda çalıyordu.
Onda falan da birçok şarkıda aslında
Çocuk olduğumuz için anlamıyormuşuz ama
Ama ben annemlerin ya da işte
O jenerasyonu da dinlerken
Seni istiyorum'un ilk kırk saniyesini
Çok ateşli ve yalnız bir geceyi
Anlattığını fark ettim düşünmüyorum
Çünkü ben şöyle bak
O dönem işte
Bir tane çocukla çalışıyorum
Ona böyle ödev yaptırıyorum falan
Oraya gideceğim
Kandil, kandil simidi almışım
Gidiyorum böyle
Ve Sezen Aksu Seni İstiyorum çıktı Şapılda
Ben de babacığım bağlamak için de eğildim ve kaldım.
Çünkü kadın olabilecek en şiirsel şekilde mastürbasyon anlatıyor.
Dün bütün gece seni düşündüm yanarak falan.
Ellerim tutuştu.
Hasretini okşayarak.
Adam, çok adam diyorum pardon.
Sezen Aksu bizim klitorist dediğimiz kavramı hasret olarak şairane bir şekilde kağıda kaleme dökmüş.
Yani helal olsun.
Çok iyi.
Ama tabii mesela var mı senin şey, bu şarkı bana yazılsaydı dediğin?
Benim kafamda diss de var.
Oha, demiş. Yok galiba yani. Düşünmedim.
Bence bir düşün yani. Özellikle mesela benim, Ezel İmkansızım, Ezel Felaket, Ezel Küvet, Bana Yazılsın çok isterdim.
Başka birkaç tane daha vardı aslında bu şarkılar bana yazılsa dediğim.
Şu an çok hatırlamıyorum ama tapuçta ezel var yani.
Düşünmedim ben bunu bir düşünüyorum.
Bunu bir düşün. Hani bazı şarkılar gerçekten ulan nasıl yazıldı falan.
Mesela Edis'in geçen bir tane röportajını gördüm.
Bir önceki ilişkinden öğrendiğin şey neydi?
O da demiş ki en son ilişkin bana bir daha ilişki yaşamamayı öğretti.
Şimdi mesela Edis'in şarkılarını yazdığı kadın da olabilirdin ya da erkek de olabilirdin ama
bunu söylemesine sebep olan eski ilişkisi de olabilirdin.
O yüzden bence bir sanatçıyla birlikte olmak çok riskli bir şey.
Düşünsene yani, şimdi şöyle düşün mesela.
Ezel'le sevgilisin tamam mı?
Ve işte o zaman Ay Ay Sezel yani böyle işte underground böyle nargile kafelerde falan çıkıyor böyle bile.
Sonra Rolex alıyor falan.
Ve sonra... Lan Çilem sen de.
Ama şey yani ve senle mesela hiç romantik bir şarkı yazmıyor tamam mı?
Tamam sonra senden bir ayrılıyor. Çat yayın imkansızım felaket falan.
Çok ben depresyona girerdim yani çok çok etkilemedim.
Dağda Kötüsü var.
Toksik erkeklerin şahı.
Ya toksik değildir de.
Şimdi adamın arkasından konuşmayayım.
Weekend.
Mesela Weekend'in de şey vardı işte Call Out My Name.
Evet.
O albümün de adıydı galiba.
Evet şarkısı da var.
Oradaki işte hangi şarkıydı ya?
Ya şarkıyı hatırlamıyorum da işte mesela.
Orada aslında Bella'dan ayrılıyor.
Selena Gomez'den bahsetti değil mi?
Evet, işte,
''Lips like Angelina, ass like Selena.''
Çok üzücü.
O daha da kötü bir şey yani.
Çok üzücü.
Hani ayrılıyor ve diğerine götürüyor.
Yılda mesela şöyle düşün, Justin Bieber'ın ''Cold Water'' diye bir şarkısı vardı.
Çok ünlü değil, ya ''Sori'''i biliyorsun ama mesela.
Mesela soruyu Selena Gomez'e yazmış tamam mı? Cold Water'da işte şey diyor, eğer sen hani boğuluyor olsaydın bir saniye bile düşünmeden o suya atlardın gibi bir şey.
Mesela bunları Selena Gomez'e yazmış. Peki şu an kimle evli? Hailey Bieber'la. Hailey Bieber'a hangi şarkı yazmış? Yummy.
Hani çok hızlı çalmadın mı? Tat kaçırır yani.
Üzücü çünkü hani kocan da olsa bu tabii biraz kalp kırıcı olabilir. O yüzden bir sanatçıyla birlikte olmak zorlayıcı.
Mesela ben Sen O Kız Değil Misin kariyerimden sonra birçok erkek için bir tehdit unsuru olmuştum.
Çünkü düşünsene 20 Aralık bölümü eski şiirlerim falan.
Hani şey Taylor Swift mesela şey demişti.
Kendimi bu arada nasıl Taylor Swift'e bağlı.
Taylor Swift mesela şey sevgilerinden ayrılırken ona şey diyenler oluyormuş.
Hani ben neyle de şarkı yapacaksın demişim de falan.
Mesela bana olmuştu.
Şimdi benle ilgili de konuşacaksın değil mi diyen
Konuştum bu arada
O yüzden
Bana da
Ayrılınca benden konuşacak mısın diyen
Ya da görüşmeyi kesince
Ya da benim sinirimi bozacak bir şey yapınca
Bundan podcastta bahsedecek misin diye çekinenler oldu
Bahsettim pişman da değilim
Yaşatmasalarmış
Biz buraya dersimizi paylaşmaya geldik
Ama
Sanatçılarla evet
bende bir şey olduğum için
public ne denir
figür olduğum için
kime bulaşacaklarını hissetsinler
kesinlikle çok doğru
şey yapıyor musun ben onu çok yapıyorum
mesela
yola çıkacağız ama 20-25 dakikalık
bir yol falan ne deneyeceğim
çok önemli benim için çünkü o benim
hayal kurmam için biçilmiş bir 20-25
dakika ve benim oraya çok kaliteli
5 şarkı sıldırmak lazım
yol bir metafor mu
Olabilir ama hani böyle bir şey şarkıya kafamda klip çekme hastalığı ya da mesela kafamdaki senaryoda bir şey eksikse şarkıyı başa alıp yeniden senaryolaştırma oluyor mu sende?
Ya çok nadir ama benim genelde senaryolaştırdığım şeyler biraz daha ambient tarzı şeyler olduğu için hani vibe ile örtüştürüyorum ama böyle kafamda bir şey yapmıyorum.
Mesela şarkı dinlerken ne düşünüyorsun? Ne kuruyorsun kafanda?
Çünkü benim hep şöyledir.
Mesela şarkı dinliyorum işte.
Ama böyle şey bir şarkı hani...
Comeback story'li bir şarkı. Tamam hani işte...
Taylor Swift dinliyorum mesela. Eski sevgilisini böyle baya Rusluyor falan.
Hani şey diyorum işte...
Çok güzelleşmişim tamam mı işte. Master'ı falan halletmişim.
İstanbul'a dönüyorum böyle. Götleri yakıyorum falan diye böyle...
Hayal kuruyorum.
Ama mesela çok duygusal bir şey dinliyorum.
İşte Lidlisting ya da Adel falan açıyorum böyle.
Hemen balkona çıkayım sigara yıkayayım şarkının hakkını vereyim.
Mesela sigaranın bitişine göre bile şarkı ayarlıyorum.
Eskiden çok oluyordu bende.
Belki de daha çok keyif alıyordum.
Ben aynen çok yani mesela şu an ne yapıyorsun müzik dinlerken?
Çünkü ben kendime artık biraz rahatsız olmaya başladım bu durumdan.
Belki de ben bunu çok kötü bir yere evirdim.
Ya şey oldu çünkü çalışırken müzik açayım arkadan'a dönünce böyle şey oldu.
Kıymetini kaybettin.
Evet kıymetini kaybettim.
Daha çok hissederek dinleyeceğim bir şeyden çok arkada bir ses olsun böyle MTV Spor gibi.
Buradan hareket dinleyiciler hemen seksistlik yapayım.
İnanık olsun bu arada ya.
Hemen seksistlik yapayım demeseydin böyle kalacaktım.
Çok teşekkürler.
Bir 10 dakikada toksik değildim çünkü.
Aynen bir şey.
elini titredi yani.
Yani öyle bir yere evirdiğim için
biraz böyle eskideki
gibi böyle şarkıyı hissederek
dinleme şeyi biraz azaldı.
Benim hayatta en çok üzüldüğüm şey
neydi biliyor musun yaşarken?
Mesela çok mutluyum tamam mı?
Hani ilişkim olsun ya da olmasın.
Hani sevgililik anlamında.
Böyle çok mutlu olduğum bir an düşün.
O hüzünlü şarkılara
hakkını vererek acı çekerek
dinleyemediğim için çok üzülüyordum.
Çünkü ben bir şarkıyı dinlerken böyle ciğerim sökülüyor gibi ağlamak.
Evet.
Ağladığın şarkı.
Bilmiyorum.
Kıvırcık Ali.
Ama bak gerçekten Kıvırcık Ali 3. Gurbet'te o şey oldu.
Balkona çıkıp böyle bir sigara yakıp ciddi ciddi.
Peki bu şey yurt dışındayken mi?
Yurt dışındayken böyle bir de şey işte bir tane söz var şarkıda.
İşte buralarda şuralarda malamat olduk.
Ben hemen googledim malamat ne böyle.
Kulağa biraz saçma geliyor.
Harbi geliyor.
işte böyle şey yani hani
orada burada böyle perişan olduk, bittik
değersizleştik falan gibi
tam da böyle zaten bulunduğum yerde
böyle çok kapalı havalı bir
ülke. Böyle işte balkona çıktım
falan işte trafik akıyor böyle
sanki hani inşaatta çalışamışım gibi
tribe girdim böyle malamot olmuş gibi
yurt dışında böyle
çünkü bazen hani modda değilsen
bile gerçekten o şeyi
yani kendi kendine
o şeyi yaşamak istiyormuş gibi
kendini bir moda sokuyorsun falan.
Kesinlikle. Benim o Erasmus serüvenimde ki muhtemelen bu Spotify 2021'in özetinde falan da kesin çıkacak.
Sürekli ve sürekli Türk arkadaşlarımla, buradan Eray'la Berkay'ı çok öpüyorum.
Oturup sadece ve sadece Gökhan Türkmen Sen İstanbul'sun dinliyorduk.
Ve hani saat, gerçekten saatlerce. Bir saat böyle arkada Gökhan Türkmen Sen İstanbul'sun.
Sonra o bitiyordu işte
Bir şarkısı daha vardı şu an adını unuttum
Aşk mıydı
Onu dinliyoruz işte
Sonra Ebru Gündeş'in
Bir tane
Sen de unutmuşsun
O çok hareketli canım
Şey
Neydi ya çok başarılı bir şarkısı ama unuttum
Gönlümün Efendisi
Bunları falan böyle dinliyorduk
Ve ben onlarla böyle biraz daha işte
O Gülşen en sevdiğim
yanlışım bunları falan dinlemeye
başladık. Mesela ben şey
falan dinliyordum yani. Haktan vazgeçtim.
İşte popstar
Erkan üzdünüz beni yıllar.
Hani gerçekten hissediyordum. Çünkü
ulan hani iki adım atsan
ardında da parti veriyorlar.
Biz mutfakta oturmuşuz böyle.
Şeyiz hani o damar
şarkıyı dinleyip mesela. Herkesin
hayatında niye bilmiyorum. Bir yıldız
dil ve erası var. Niye yıldız
dil ve evresi yaşıyoruz?
Ama yaşıyoruz yani. Ama bence çok
Güzel bir çeşit değil. Düşünsene sen Amerika'da oldun.
El Klepto'na falan mı?
Moda giyeceksin.
Bu doğru tabii. Peki şu soru
sana gelsin.
Sana hiç hayatta
Ebru Gündeş, sen Allah'ın bir tutusun
deneten biri oldun mu?
Yok. Gerçekten oldu.
Ama Ebru Gündeş
fırtınalarda ben daha az böyle
gönül hoplatmışlığım vardır yani.
Sana oldu demek.
Evet. Biraz
değinmek ister misin? Hani nasıl nasıl?
Çünkü şey olur ya hani mesela bir an yaşarsın ya da içinde bir şeyler böyle kelebeklenmeye başlar ve bir şarkı patlar böyle kafanda.
Hani ne oldu da sen Allah'ın bir lütfusunu düşünür oldun?
Şu anki aşkı da hoş konu.
Yalnız eksiği ki toksik oldun hani bunu ilerleyen cümlelerden toplamak lazım.
Yani yani toksikten daha çok bir aşk böceği ne çok daha yakınım yani sen de biliyorsun.
Sendeki toksiyi ya da aşk adamını ortaya çıkartacak kişiye bağlı mısın?
Evet. Bir aşk böceği varsa aşk böceğim.
Toksik varsa biraz daha aşk böceğim.
Ne varsa toksiksin peki?
Ben çok toksik değilim bence.
Çok toksik biri varsa yarım aşk böceği gibiyim.
Yarısı da toksik.
Tamam öyle toksik değilim hiçbir zaman.
O kadar da çıtırdan yani.
O kadar da şey değiliz yani.
Tamam. İnan artık.
Yani hani
Şey olmalı tabi
Bunu dinleyin falan
Ama mesela onu dinleyince
Açık hoşuma aklıma geliyor yani
Ama çok iyi yani
Yani benim şey vardı
Sürekli
Mesela benim için şey çok önemli
Arabaya bindiğimde
Özellikle de böyle hoşlandığım birisiyle isen falan
O yolculuk boyunca dinleyeceğim
Şarkılar çok önemli benim için
Hele ki o telefon işte
O USB'ye bağlı bana verildiyse
şey oluyorum hani panik. Kendimi gösterme
fırsatı falan. Ve
inanılmaz derecede
Zeynep Bastık
Ben Her Mevsim Yazım dinlediğim bir dönem
olmuştu. O böyle benim çok
içimi kıpırdatıyordu. Ama
benim için böyle dinleyince
aşık hissettiğim, huzurlu
bir aşk hissettiğim Yalın Cumhuriyet
yani. Aa evet.
Bu da onlardan biridir. Kesinlikle. Ve
şeyi
düşünüyorum. Ben böyle baya hani
Türkçe pop dinleyip çok ağladığım falan da olduğu için eski Türkçelerden.
Neler var diye düşünüyorum mesela.
Mesela şey biliyor musun?
Adamın adını unuttum şu an ama.
Berksan değil.
Elveda diye bir şarkı var.
Çok böyle...
Elveda deme bana mı elveda mı?
Suçumuz neydi bizim feryadım tanrıya.
Sana son sözüm gülüm elveda.
İnanılmaz bir parça.
Çok damar.
Aynen.
Çok damar bir parça.
Onu mesela dinleyip
Bağıra bağıra söyleyip
Aşk arası çekmek
Ya da Emre Altun Aşkı Kıyamet
Yani Emre Altun'u neden biz sıcaklığa
Hatırlıyoruz ki
Emre Altun Aşkı Kıyamet bir şeydir
Yani bir tap noktasıdır bence
Başka düşünüyorum
Benim bir tane playlistim var oradan biraz bakarak
Şey yapacağım
O zaman tapıcını alalım
O ne lan
Türkçe pop en iyi üç
Aaa tapı üç
Kapişini anladım lan.
Şey 6 ay İtalya'da kalınca hayat böyle kahveleri üzerine akıyor anlıyor musun?
Bak benim böyle bir playlistim var.
Mesela ya Sezen Aksu zaten çok da.
Bir de şu var.
Bence herkesin.
Şimdi şöyle bence iki tip insan vardır.
Duygusal Türkçe pop erasını Yıldız Tilbe olarak yaşayanlar ve Sezen Aksu olarak yaşayanlar.
Ben Sezen Aksu olarak yaşayanlardanım.
Sen?
Bilmem ama Sezen Aksu.
Ben Yıldız görüyorum sende.
Yok ya. İkisinde de çok... Ama mesela hangisinin daha çok müziklerini biliyorsun desen Yıldız Sebebi.
Peki şey, senin o eran ne?
Ya benim o eranda neler dinliyordum acaba ya? Gökhan Türkmen'e falan çok sarmıştım. Böyle 2011-12'ler.
Ya mesela Gökhan Kırdar, Üstüme Basıp Geçme.
Hemşerimiz.
Kesinlikle. Aydın. Aydın. Bu arada Gazipa Şebebi ilkokulumdan da mezun. Aydın Lisesi'nden de mezun.
O bunları yazmış ben podcast işte.
Tarkan İnci Tane mesela.
Ama Tarkan'ın en inanılmaz derecede underrated şarkısı Gitti Gidelidir.
Ve Simgel'in Yankı biliyor musun?
Çok başarılı bir şarkı.
Gitsin git sonuna kadar.
İnanılmaz bir parça bence.
Tan Taşçı'nın çok underrated olduğunu düşünüyorum.
Çok başarılı olduğunu düşünüyorum.
Fettahcan Mandalinalar aslında Umut Vadeden bir şarkı.
Neden benim bu kadar kalbimi kırıyor bilmiyorum.
Ama bu insanlar işte Yalın, Tarkan, bazen işte Tan Taşçı.
Bu arada Toylar Işık'ta da sağ olsun az şey yapmadı bizi üzmedi.
Ama Barış Akarsu, Barış Akarsu Gözlerin mesela.
Ben lisede
Barış Akars gözlerini deyip
Ağlıyordum yani
Bu insanlar işte beni parçalayan
Sanatçılar
Varsa böyle bir senin tapuçun
Bir alalım ben düşüneceğim çünkü
Böyle hüzünlü falan
Tapuçum yok galiba
Senin müzik de tapuç
Çünkü genelleştiremem
O zaman çok zorlayıcı olur
Türkçe popta diyeyim hadi
Bir numaraya
Kır zincirlerini koyalım
Top değil
trans bazlı ama.
Bence Krizincilerini de Cinematic Universe'un çok kalitede kliplerinden birini vermiştir yani.
Krizincilerini güzel. İki.
Yine Tarkan Oluğ'u ödüyorum sanırım. Çünkü ben o şeyi çok seviyorum daha önce de konuşmuşuz.
Fransız derken de mesela outdoor bölümlerini çok seviyorum.
O da New York'ta geçtiği için bir de böyle jean üstündeki tişört de böyle çok casual öyle saçlar dağınık falan işte böyle bir aşağıya sarkıyor falan.
Yani onu ikiye koyabilirim.
Sen daha baya şey yapıyorsun.
Hani genel olarak böyle hani klibini de aurasını da.
Güzel. Üç?
Üç.
Bir dönemin en ilerinden olan kim bilebilir aşkı ilk koyabilirim.
İşte bak.
Bu da üç.
Çünkü Hande Yener'e yer vermemek çok dikkatli.
Abi inanmıyorum. Şimdi ben nasıl yapacağım? Benim top 3'üm düşünüyorum.
Türkçe pop değil mi?
Evet.
Tamam düşünüyorum.
Benim de bence birinci kış güneşi.
Yani kış güneşi çok etkiliyor beni.
İkinci olacak olacak.
olacak. Çünkü
ben, benim hayatta hep şeydir.
Ben ilişkinin bitişini de
severim. Çünkü sana böyle bir
ulan çok güzel olacağım işte
küllerimden doğuracağım falan. Demet
Akalın'dan ötürü ben olacak olacağı da
ekliyorum. Sadece Demet Akalın'ın
politik duruşu o şarkıyı üçe
atmamı sebep olabilir.
İkinciyi seçeceğim.
Çok zorluyor ama Sezen Aksu yapacağım galiba.
O yüzden benim
galiba seni istiyorum. Yani benim
Kış Güneşi Seni İstiyorum ve Olacak Olacak
tapuçumda
aşırı kötü bir tapuç olduğunu hissettiğim için
biraz tadım kaçtı ama
benimki kadar iyi değil ama
seninki daha iyiydi gerçekten
o zaman ben bu bölümü
sonunda galiba
Hande Yener Kim Bilebilir Aşkı ile
bitirmemiz gerektiğini düşünüyorum
bölüm adını, bölüm sonu şarkısını
belirleyici bir rol oynadığın için
çok teşekkür ederim
ben teşekkür ederim bu şansı bana verdiğin için
Evet yani umarım iyi kullanabilmişsindir.
Bunu geri dönüşlerle biraz göreceğiz.
Ve umarım yanlış şeyler söylememişimdir.
Çünkü artık çok büyük bir kitleye yayıldın.
Artık biraz öyle.
Biraz sözlerine iyi bakman gerekiyor.
Belki arkadaşımız da buna bağlıdır.
Her şey bu bölümden sonra belli olacak.
Sürçülisan yaptıysak affola.
Yaptın zaten çünkü sürçülisan ettiysektir o.
O zaman Anıl'la hadi öyle yapalım kafamıza göre.
Hadi yapalım öyle kafamıza göre.
Bir şeyler bölümünde.
biz kafamıza göre bir şeyler yaptık.
Dileriz eğlenmişsinizdir.
O zaman umutsuz
alışmayın.
Yatağa da küs girmeyin.
Kendinize iyi bakın.
Görüşmek üzere.
Altyazı M.K.
Sanki seni bilirler
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir. Bu bölümün sesi transkript çıkarıldıktan sonra değiştiği için satır takibi ve tıklayarak atlama kapalı.
