
eylül bahar ile bi' sohbet: bazı şeyler biter
25 Mayıs 2025 · 43 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Odea ile Yatırım Odaklı Podcast’i dinlemek için: Tıklayın
*
Yalnız değilsin. Terappin; zihnin ve bedenin için uzman kadrosuyla bütünsel sağlığında hep yanında.
✨ POD20 kodu ile: İlk ve tekli seanslarında geçerli %20 indirim seni bekliyor.
Kendine bir iyilik yap, bugün dinlenmeye ve iyileşmeye izin ver.
*
Bu bölüm “Odea” ve "Terappin" hakkında reklam içerir.
*
canım arkadaşım Eylül ile, aylar sonra bir arada, en son buluştuğumuz yerde sohbet ettik. bazı şeyler biter. sohbetimiz baki olsun. hoş geldiniz
Transkript
Naber Eylül?
Selamlar, iyilik senden.
Ben de iyiyim, hoş geldin. Uzun zaman olmuştu seni.
Hatta sen o kız diyeyim size ilk kez ağırlıyorum.
Evet.
Bir bölüm çekmiştik seninle ilişki durumu karışık için çok da sevmişlerdi.
Aslında burada da yine ilişkileri konuşacağız kendimizle, yeni bir ülkeyle, yeni bir chapter'la vs.
Seninle de görüşmeyeli uzun zaman oldu.
Yani biz de ilişkimizi aslında uzak mesafeden sürdürüyorduk.
Ya evet haberimiz var büyük bir yöntemde.
Nasıl hissediyorsun?
Türkiye'desin tekrardan yani bir tatil bir aradasın.
Evet.
Ben master için gittim Londra'dayım.
Hala devam ediyor.
Daha doğrusu derslerim, sınavlarım falan bitti.
Tezimi yazıyorum şu anda.
Bilmeyenler için klinik psikoloji masterına gittim.
Ve çok mutluyum böyle bir şey yaptığım için.
Çok zor bir gidişti.
Çünkü ilk defa farklı bir yerde yaşayacaktım.
İstanbul dışında.
Üç dışına çıkmış olmakla aynı şey değil bu yani.
Farklı bir yere taşınmak sen de biraz biliyorsundur.
Çok gergin gittim.
Yapacak mı, yapabilecek miyim? Hayatta kalabilecek miyim?
Yani abartı gibi gelebilir ama gerçekten böyle sorularla gittim.
Ama şu an Türkiye'de olmak da çok iyi geldi.
Çok uzun süredir gelmemiştim Türkiye'ye.
Bir iki günlüğüne gelmiştim, birkaç günlüğüne annemleri görmek için.
Onun dışında hep Londra'daydım yani. Kaç aydır? Yedi aydır falan.
Türkiye uzak mesafe ilişkisi sürdürmek için çok iyi bir ülke değil bence.
Çünkü seni sürekli gündemde tutacak şeyler veriyor hayatına ama diğer yandan da uzaktasın ne yapabilirsin yeni bir hayat kurmaya çalışıyorsun ama sürekli kafan Türkiye'de falan zor bir süreç gerçekten.
Evet çok gözüm arkada yani giderken o kadar değildi.
Hani tabii ki problemler vardı ama hani oradayken daha fazla şey yaşandı ve hani böyle bir suçluluk da oluyor Türkiye'de olmamakla ilgili.
Bir yandan hani çok içinde değilmişim ve yeterince katılamıyormuşum gibi bir his oluştu bende.
Geldiğimde de herkes biraz daha normale dönmüş bir şeye geldim.
Tabii ki her şey devam ediyor.
Yaşayıp biraz daha en azından sindirmiştik yani.
Evet.
Yok kesinlikle hiçbir şey çözülmüş demek için söylemiyorum ama aynen.
Biraz daha durgun bir politikaya geldim.
Ben o zaman sana biraz yani arkadaşım olarak senden de şeyi dinlemek istiyorum.
Çünkü ben de yurt dışına taşınma sürecimde bunu da anca da hep söylemiştim bölümlerimde.
İnsanın aslında tıpkı böyle bir bavulunda bir kilo hakkında olması gibi mental bavulunun da bir sınırı var bence.
Yanında neyi, hangi insanları, hangi duyguları götüreceksin.
ve sen de bavulun çok boş gitmedin aslında Londra'ya.
Neler vardı bavulunda?
Nasıldı onları boşaltmak?
Doluydu evet.
Yani biraz şeyi fark ettim.
Yani o bavul gözümde çok büyümüş.
Aslında o kadar da şey götürmemişim bir yandan.
Öyle bir şeye farkını alıp getirdim.
Bir de uzaklaşmak.
Şimdi bavulumda neler vardı biraz ondan bahsedeyim önce de.
Bir OKB benim obsesif kompülsif bozukluğum vardı ve yeni bir tedaviye başlamıştım.
İlaç almaya yeni başlamıştım.
O özellikle beni çok geren bir şeydi.
Büyük bir yer kaplayan bir noktadaydı.
Çünkü hani OKB'yi hani ne kadar biliyor herkes bilmiyorum ama
hani çok güvensiz hissettiğin ve her şeyin tehlikeymiş gibi algılandığı bir bozukluk
ve sürekli bununla savaşıyor beyin öyle bir.
Evet. Yani OKB ile biraz mücadele etmek için konfor alanında olman belki daha lazım ve sen yeni bir ülkeye gidiyorsun.
Biliyor musun aslında tam tersiymiş.
Öyle mi?
Evet. Aynen.
Yapayım ben diplomamı?
Hayır hayır. Saçmalama hayır.
Ya şöyle hayır o kadar oturtmuşum ki konfor alanına.
Ben ancak burada çıkabilirim bu işin içinden diye.
Çünkü her şey o kadar korkunç gözüküyordu ki gözümde dışarıdaki her şey.
Bu eski ilişkim de olabilir.
Annemlerin dışında bir başka bir şehirde yaşamak da olabilir.
Bunlar hep bana kötü gelecek şeyler gibi gözümdeydi.
Çünkü tehlike hani.
Beynim öyle algılıyordu.
Ama tam tersine bunların yapabilmek böyle bir derin nefes aldırdı bana.
Yok ya hani.
Her şey aslında üstesinden gelinebilir.
Evet ve hani tabii ki ilaçın da etkisi olduğunu biliyorum.
Hani ben tek başına uzağa gitmenin şey yaptığını düşünmüyorum.
Ama çok büyük bir destekleyici.
Hani şunu görmek, beyne şunu öğretmek.
Ya hani okeysin bir şey olmuyor.
Tehlikede değilsin.
Tehlikede değilsin.
Yani tehlikede de olabilirsin.
Ayrı konu ama hani bu annenlerin yanında olmakla, ilişkinle işte bilmem neyle ilgili değil yani.
Tamamen kafandaki şeyle ilgili.
Ve hani düşünerek de tehlikeyi engelleyemeyeceğini, ruminate.
Türkçesini tam şey yapamıyorum ama takıntılı bir düşünce şeyi vardı bende.
hani tehlikeyi sakıntılı bir şekilde düşünmek, engellemek için.
Böyle bir şeyin olmadığını.
Sen aslında böyle baya suyun kenarında duruyordun ve su ne kadar soğuk olabilir,
suyun içinde ne olabilir, ne kadar derin olabilir ve atladın içine.
Evet atladım ve iyi ki atladım.
Yani hani su güzel geldi.
Baş atıyorsun.
Baş atıyorum, evet kesinlikle.
Hani bu şey gibi insanlık için küçük benim için büyük bir adım ama gerçekten öyle.
Ama işte küçümsenmek gerekiyor.
Herkesin gerçekten senin uzaktan ben başkasının sorunlarını bu kadar büyük göremiyorum ama herkes aynı o duygu yüküyle yaşıyor kendi zorluklarını aslında.
Benimki de öyle bir yerdeydi.
Hem uzun bir ilişkimin ardından ben Londra'ya gittim.
O ilişkiden çıkarak gittim yani.
Hem de bu işte OKB ile gittim.
Bu ikisi hep beni böyle bir strese soktu.
Orada bunlarla nasıl başa çıkacağım.
Yok çok güzel geldi.
Yani her şeyin üstesinden gayet de geliyorsun.
Gayet de hayatta kalıyorsun.
Hiç de bir şey olmuyor.
Üzülünce de bir şey olmuyor.
Bu arada üzülmemek de değil yani.
Üzülmek tam tersine.
Kesinlikle ya.
Bu da benim yani ben de bir ayrılık atlattım ama.
Hani sen hakimsin.
İnternette.
Yani seninle FaceTime'da konuştuğumuz üzere ama zaten benim ayrılığım tam FaceTime'da konuşup halledilecek bir şeydi.
Yok canım niye?
Daha kısa daha hani abi olay akışı bu ve hani senin de bilgin olsun şeklinde anlatmıştık.
Öyle anlattım.
Gerçekten.
Hayır ama bence sen proses etmiştin o yüzden.
Evet aynen yani biraz ayrılık atlatmaları da ben konuşmak istiyorum seninle.
Yani hani biz yakın arkadaşız ama diğer yandan da senin aslında bilinen bir ilişki yaşamanın da.
Benim hiç bu deneyimlediğim bir şey değildi.
Benim ilişkilerimi arkadaşlarım bilir ama seninkini bir de hiç sokakta belki seni gören,
seni hiç tanımayan insanların daha az çok bildiği, bilebileceği bir ilişki.
Bunu bitirmek nasıl bir şey?
Bu mesela sence tırnak içinde normal bir ayrılıktan daha farklı mı?
Ben öyle yaşamadım ama bunu genellemek için söylemiyorum.
Benim ilişkim evet biraz daha göz önündeydi, biraz daha herkes biliyordu ama
Tabii ki ben farkındayım ki kimse aslında bilmiyor hiçbir şey yani ilişkimle ilgili.
Çok hani her ilişki dışarıdan böyle tatlı bilmem ne gözükür.
Ben tatlı değil demek için de demiyorum bunu.
Sadece ilişkinin o getirilerini o iki kişi dışında çok bence kimse bilmiyor.
Arkadaşlar bile bilemiyorken sosyal medyadakilerin bilmesi neredeyse imkansız.
Aynen yani ben onu düşünerek bir ayrılık yaşamadım.
Yani göz önünde olduğunu düşünerek öyle bir şey niyeyse aklına hiç geçmedi bile yani hani neredeyse.
Sadece ayrılık genel olarak çok zor bir şey.
Yani çok zor bir şey.
Bu seninkini sen de mi biraz küçümsedin gibi.
Ya benimki şöyle.
Çok benim kararımla olmayan bir ayrılık değil.
Hani bir oturup çünkü partnerinle aslında konuşursun.
Nasıl ki ilişki kolundan tutup da başlamıyorsa aslında o şekilde de bitmemeli.
Benimki çok aslında unprofessional bir bitişti.
Hatta belki de benim atlatmamı kolaylaştıran da buydu.
Çünkü bence ayrılık da ne kadar değer gördüğünü ya da ne kadar insani bir muamele gördüğünü gösterme şansı yüksek bir şey.
Ama ben onu çok deneyimlemeyince de daha sarkastik yaklaşabiliyorum.
Hatta hani ben ne yaşadım ya falan diyebiliyorum ama senin çok uzun bir ilişkiden bahsediyoruz.
Bir de ben çok bodosuna soracağım.
Ben mesela senin fotoğrafların altına işte özledim, aşkım, cartrut yazmaya her girdiğimde en az bir iki tane abla ayrıldınız mı yorumu görüyordum.
Bu tetikleyici bir şey mi ya?
Değil.
Açıkçası.
Tetikleyici bir şey değil.
Bilmiyorum ben o sosyal medyayı ve insanların ben yaptım bunu yani insanları ben hayatıma dahil ettim.
Yani bunu severek de yaptım zaten hani.
Ve bunu bilerek de yaptım hani.
dahil ettiysem insanlar dahil olacaktı
yani hani o yüzden
sonuçları nakatlanmak
gibi bir şey hani. Evet ama hani o kadar
negatif de hani değil
zaten bence hani
bu benim arkadaşımın beni uzun
zaman görmeyen bir arkadaşımın ayrıldınız
mı demesinden çok farkı değildi
benim için öyle söyleyeyim çok tetikleyici
değildi. Ben zaten
içimde çok yaşayacağımı
yaşayarak hareket ettiğim
için sonra başka
tetikleyiciler etkilemedi beni.
Tetikleyici sadece benim içimde ve
düşüncelerimle alakalıydı tamamen.
Öyle söyleyeyim.
20'li yaşlarında çok uzun bir ilişki
yaşamak nasıl hissettiriyor sana?
Dönüp baktığında nasıl bir şey?
Ben şunu düşünüyorum yani
senin genelleyerek sorduğunu düşündüğüm
için değil ama hani bunun gerçekten
benim deneyimim olduğunu
altına çizmek istiyorum yani bu
herkes için farklı.
Kimi böyle bir ilişkiye ihtiyaç duyar, kimi
böyle bir ilişkiye ihtiyaç duymaz.
Benim de ihtiyacım vardı.
Belki işte karşıdaki insanın da ihtiyacı vardı bilmiyorum.
Ve yaşanması gerekiyordu ve yaşandı.
Ben böyle bakıyorum.
Yani yaşadığım her şeye böyle bakmaya çalışıyorum.
Çünkü yani bir kararlar veriyorsun hayatın boyunca.
Bunlar da bir şeye hizmet ediyor yani.
Hani sonuçta düşünüp karar veriyorsun.
Ya da o anki ihtiyaçlarına göre düşünmeden karar veriyorsun.
Önemli değil.
Pişmanlık o yüzden hani çok yaşamak istediğim değil.
Tabii ki pişmanlık olacak.
hani yapacak bir şey yok ama çok da
mantıklı bir duygu olduğunu düşünmüyorum pişmanlığın.
Çünkü hayatımızdaki
yanlışları da bir şekilde
öğrendiklerimizle o anki
ihtiyaçlarımız doğrultusunda yapıyoruz.
Her şeyi aklamak için değil bu tabii ki.
Anladın ama.
Ben bu yanlış yapma olayını çok
olumlanmaya başladım zaten hayatımın son
döneminde. Çünkü bence
yanlış yapmak denediğinin
göstergesi ya. Manyak
iyi bir şey yani. Çok kıymetli. Hani mesela
bir sınava hazırlanmak gibi
bir sürü yanlış yaparsın.
Netlerin çok düşüktür ama okey çünkü
deniyorsun, çabalıyorsun. O kağıdın
o sınavın başına geçiyorsun. O yüzden
ya bir de yani biz
hataları olan annelerin
babaların çocuklarıyız. Hataları olan
insanların arkadaşıyız.
Hataları olan siyasetçilerin
yaşadığı bir ülke, yönettiği
bir ülkede yaşıyoruz vesaire.
Hatasız zaten bir toplum, bir insan
düşünmek de çok zor ama şey iyi
bence. Yani barışmak kelimesini de
çok kullanmayı sevmiyorum çünkü hani
her şeyden önce neden küssiyim
ki zaten hatalar yapılır
ben yani 20'li yaşlarımda
hata yapmayacaksam ne zaman yapacağım
gibi de düşünüyorum sadece
şey yani benim hayatımda
hiç böyle çok uzun soluklu bir ilişki
olmadı ve hani beni biliyorsun
ben ilişki insanıyım aslında
biraz şöyle de tartmıyorum
kesinlikle mesela kısa süren ilişkilerim
oldu genellikle ama hani hiçbir
zaman kısa süren ilişkinin
ayrılık acısı da çok kısa sürer
denemez bir şey gerçekten.
O yüzden de çok uzun sürmüş bir ilişkide
çok sancılı biter diyemeyiz herhalde.
O kısmı görmedim ama
7 yıl falan hani anladın mı senin ilişkin
ve çok
değişimi içinde bulunduran bir
yaş aralığından bahsediyoruz. 20'ler.
Böyle bir değişimi
bir partnerle paylaşmak nasıl bir şey
senin için? Nasıl bir deneyimdi?
Güzel bir deneyimdi. Ben
güzel bir ilişki yaşadım.
Güzel bir ilişki yaşadım ve
yanımda o zamanlarıma
tanık olan birinin
olmasından çok mutluyum.
O kişinin olmasından da çok mutluyum.
O önemli yaş aralığını
o şekilde atlattığım için de çok mutluyum.
Çünkü zaten
benim için zor bir yaştı.
Bir yaşlardı.
Herkes için zordur
20'li yaşlar ama ben böyle
içim içinden çıktım diyeyim.
İlişki olmasaydı ölür müydüm? Hayır
tabii ki. Herkesin
dediğim gibi ihtiyaçları farklı.
Ama ben yaşadığım şeyle
gurur duyuyorum açıkçası.
Evet uzun bir ilişki.
Böyle uzun bir ilişki yaşamaktan da
çok mutluyum. Böyle bir deneyim yaşadığım
için de çok mutluyum.
Bence bu çok kıymetli çünkü birçok insan
ilişki bittikten sonra
yaşadığı birçok şeyi
inkar daha kolay atlatmalarını
sağladığı için mi bilmiyorum ama
zaman kaybıydı gibi
atlandırmaya çok müsait bence bizim
yaş aralığımızda yani.
Anoftada olmaman bence manyak iyi.
Evet ya bir de şöyle bir şey var insanlar bir şeyi bitirince bu bir ilişki olabilir bir ne bileyim seçtiği meslek olabilir neyse onu bitirme kararı alınca bence iki şey oluyor.
Bir önce bir suçlu bulmaya çalışmak oluyor yani hani bu şey bitti atıyorum ilişki olsun bu suçlusu neydi neyi kötü gitti niye bitti kim yüzünden ne yaptı şunlar mı yanlıştı hani anladın mı?
Ama bazen de bir zaten herkes sürekli yanlış yapıyor ve hata yapıyor.
İlişki zaten birbirine tolerans göstermek ve bu yanlışlarla birlikte yaşamayı öğrenmek zaten.
Öncelikle ve suçlu da olmak zorunda değil.
O iki kişi birbirine vereceğini vermiş ve artık bu noktada verecek şeyi kalmamış olabilir.
Bu kimsenin suçu olmayabilir.
Vermek istemeyebilir artık.
Bu da bir suçluluk değil bence.
Hani bu hayat yani anladın mı her şey sürekli bitecek başlayacak bitecek başlayacak hiçbir şey hata değil öncelikle.
Aynı ilişki bile belki tam bir sonu olmadan kendi içinde o aralıkta bile zaman zaman yükselip azalan bir şey aslında.
Evet evet.
Bazen gıcık olursun.
Hatta dün şeyi konuştuk ya seninle terapisine gıcık olursun ya bazen.
Evet evet.
Biz ikimiz de 7 yıllık terapiden geçen yani sen tamamladın ben hala geçiyorum.
Tam 7 yıl.
Yani hiç mi olmadı terapistimiz arada bir kıl kaptığımız?
Tabii ki.
Ne anlamıyor beni dediğimiz.
Tabii ki insan sevgilisi içinde bunu düşünecek yani.
Tabii ki.
En yani sevgili dediğimiz kavram genel olarak herkesin o hayatında en önemli noktaya koyduğu insan sonuçta yani.
Ve şunu diyecektim.
İkinci şey de hani bir suçluyu aramak, hata aramak var.
İkinci şey de diyelim atıyorum bir ilişki olsun ve bunun artık şöyle sana işe sana hizmet etmediğini fark ediyorsun ve bitiriyorsun ve diyorsun ki ah ben nasıl böyle bir zaman kaybettim demin dediğin şeye gelecektim hani zaman kaybıydı gibi.
Hayır şu an böyle bir karar verebilmenin sebebi zaten o ilişkiden ya da o yoldan neyse o geçmendi bence.
O yüzden hani belki çok toksikti, çok kötüydü bilmiyorum.
Hani her şey olabilir, çok iyi olabilir.
Ama hiçbir şekilde yani hani zaman kaybı olarak hiçbir şey değil.
Şu anki sen olmanın sebebi zaten o geçmişinde yaşadığın şeyler olduğu için.
O pişmanlığın da çok bence bir şeyi yok, yararı yok diyeyim.
Zaten bence pişmanlık nasıl desem baskın tadı olan ama temeli oluşturmayan bir malzeme.
Yani ilişkilerde genellikle hani tabii her ilişkinin dinamiğine göre değişir ama bence biraz pul biber gibidir yani pişmanlık.
Bir ağzını yakar ama günün sonunda sen ben pul biber yedim demezsin.
Bilmem ne yemeği yedim biraz acıydı dersin yani.
Bence yani kulağa sağlıklı geliyor gerçekten ama şu yönden sağlıklı geliyor.
hiç sağlıksız bir parçası olmamasıyla
değil şayet sağlıksız bir parçası
varsa bunu onun doğal
akışında kabul edebilmen bence
kıymetli bir de
biraz bu soruları şu yüzden de soruyorum
şeyi fark ettim insanlar çok
bir girdi ve çıktı bekliyor yani
evet dediğin gibi sen ilişkini biraz
sosyal medyada paylaşıyorsan biliniyorsa
belki o ayrıldınız mı sorusu seni
çok da rahatsız etmiyor çünkü bu aslında bir sonuç
insanlar bu meraka sahip
olabilir ama şu var
insanlar da çok net bir cevap bekliyor.
Hani bir komplo teorisi bekliyor.
İşte bu böyle olmuş, şu şöyle çok kötü kavga etmişler.
İşte onu aldatmış falan.
Hani her şeyin böyle olmak zorunda olmadığında
şu yönden söylemek lazım.
Sadece senin ilişkinin noktasında değil
insanlar da kendi ilişkilerini bazen sanki bitirmek için
çok radikal bir şey olmasını bekliyor.
Evet.
Zaman kaybı da burada başlıyor.
Evet evet kesin.
Gayet bir zaman kaybı diyeceksek.
hani belki de çoktan bitmiş
bir şeyi inatla
ama bitmesi için hiçbir sebep yok ki
diye sürdürmek
esas kayıp ve kaybettiğin şey zaman
olmuyor aslında. Kendinden
bir şeyler yitiriyorsun. Evet. Belki ona da
biraz cevap olur diye bunu sordum. Evet.
Eylül'ün ilişkisi bitti ama bunun için
illa bir komplo teorisine gerek yok.
Bazen bir şeyler biter. Biter
yani ve bu da hayatın bir parçası
ve dediğine
hem katılıyorum hem de şöyle katılmıyorum.
Dedin ya
eğer şayet bir şeye zaman kaybı
diyeceksek o radikal
şeyin gelmesini bekleyip öyle
bir şeyleri bitirmek belki zaman kaybıdır
ya da bitirmeyi beklemek.
Bir yandan bu da değil aslında. Yani
düşününce o zaman hiçbir şey hata değil
gibi bir şey zaman kaybı
değil diye diyeceğim ama gerçekten
öyle bence hayata bazen
çok fazla
bence anlam yüklüyoruz.
Paydacı bakıyoruz biraz. Hem paydacı bakıyoruz
hem de böyle çok hikaye. Hani
hikayeleştirmeye çalışıyoruz.
Ben yok hani girl
bana anlatıyorsunuz.
Benim öyle bir sıkıntım var.
Bu sıkıntı da değil. O da hani
şiirsel bir bakış yani.
Ben ona kötü diyemem.
Ben sadece öyle o kadar
hikayeci belki bakmıyorum.
Ama bu belki baksam daha iyi olur
bazı yönlerden hani bilmiyorum.
Ama o da bir zaman kaybı değil bence.
Yani belki de o sürede
onu öğrenmen gerekecek. Yani bir şey olmayacak
galiba ama mutsuzum hani.
Bir de bir akçen almalıyım.
Aynen.
Sonra da onun sonucuna varacaksın.
Halbuki o da bir zaman kaybı değil.
Bunu öğrenmen ve ondan sonraki ilişkilerinde de buna göre hareket etmen gerekecek.
Ve bunu öğreneceksin gibi bakıyorum biraz.
Sen, ben şeyi merak ediyorum.
Senin uzun bir ilişkin olmuş muydu?
Ne kadardı?
Ya ben lisedeki ilişkimi saymıyorum mesela.
Lise boyunca bir ilişkim oldu aslında.
Onu çok saymamamın sebebi de hani gerçekten ne o kişiyi artık hatırlıyorum hakikaten ne de kendimi o ilişki içerisinde anımsıyorum.
Üniversitede oldu böyle yaklaşık bir iki yıllık neredeyse bir buçuk yıllık bir ilişkim oldu.
O vardı bir de Napoli'deki erkek arkadaşım ama o böyle bir iki yıla yedirilmiş ama çok kesitler olan çok on off ilerleyen bir ilişkiydi.
O yüzden benim açımdan yaşaması ve atlatması oldukça uzun ama ilişki baktığımızda totalinde çok uzun olmayan bir ilişkiydi.
Galiba en uzun ilişkim yaklaşık bir buçuk iki yıllık üniversite 1 ve 2'deki ilişkimdi.
Anladım. Peki senin, istersen kesersin de şeyi merak ediyorum.
Bazen böyle şakasına da söylüyorsun.
Hani ben birini bulabilecek miyim, ben şöyle birini bulabilecek miyim dediğini duyuyorum.
Hani bunda bir ne kadar ciddisin? İki gerçekten bulamayacağını düşündüğün oluyor mu kendine göre birini?
Hani ne hissediyorsun o konuda? Hani o şakaları yaptığında aslında ne düşünüyorsun?
O tamamen aslında şey yani ikimizin de...
Yok yok.
Mesleğine de bakınca bence biz hani mesleki olarak da biraz şakaların...
Anlamaya çalışıyoruz ya.
Ya evet biraz şöyle şakayla onu aslında acceptable yaptığım ama aslında duygularımı söylediğim bir şey.
Gerçekten zaman zaman bulamamak ihtimali üzerine düşünüyorum.
Sadece yıllar içerisinde şöyle bir evrilme yaşadım.
Hatta yılları geç son belki 6 ayda son bir yılda net bir şekilde şunu yaşadım ki bulamamak hala bir ihtimal.
Ama eskisi kadar korkutucu değil.
Çünkü önceden bulamayışım ya da bulamama ihtimalim bir şeyleri kaçırma korkumdan,
Okumdan acaba ben mi yetersizim?
Ben mi olmam gereken yerde değilim gibi sorulardan doğuyordu.
Zamanla şuna evrildi.
Evet ben günün sonunda yalnız olabilirim.
Ama bu yalnızlık tercihi bir yalnızlık olacak.
Yani şunu da fark etmemi sağladı biraz.
Tabii bunda yine mesleğin de çok etkisi var.
Bir ilişki yapmak o kadar zor değil bir şey.
Yani mutlaka her zaman birini bulabilirsin.
En kötü ihtimalle tabii ki bunu asla şey yapmıyorum, önermiyorum.
Rol yaparsın.
Birine uygun davranırsın ve yine bir ilişki kurabilirsin.
Olay ilişki değil aslında ya da.
Kurmakta ya da bulmakta bir beysi yok.
Ben zamanla bulamama şeklimde yetersizlikten,
yo aslında ben oldukça yeterliyime giden bir yolculuk izledim ve süre oldum.
Bundan sonra ben yalnız olacaksam bu yalnız kaldım, kimse beni tercih etmedi değil,
ben kriterlerimi düşürmedim anlamına gelecek.
Yani ben şu an mesela yalnızım ve daha geçen gün eski sevgilimle karşılaştım bir konserde ve bana dedi ki sen ne yapıyorsun?
Nasıl gidiyor ki? Onun bir ilişkisi var şu an falan.
Hani ben hep onu gördüğüm bir senaryoda çok tetiklenirim diye düşünürken ona bakınca zaten neden birlikte olmadığımızı da anladım yani.
Ve şey oldum ona da söyledim.
Benim şu an hayatım bu dönemde yalnız olmam gerekiyor.
Bu yalnız yaşamayı, İstanbul'u, arkadaşlarımı böyle doya doya içime çekmeyi, bir partnersiz yaşamayı deneyimleme zamanımdayım.
Ben şu an gerçekten bekar olmak için çok doğru bir dönemde olduğumu düşünüyorum.
Çünkü ben bir partnerim olunca ona çok odaklanıyorum.
Ve şu an hayatımda odaklanmam gereken çok fazla şey var ve bunların tadını çıkartmak istiyorum.
Hatta belki zamanla bu bana şunu da öğretecek.
Demek ki ilişkin olduğunda sadece ona odaklanmamalısın Simay.
Hayatta hala bir sürü şey oluyor.
O yüzden evet hala bulamama ihtimalim olduğunu düşünüyorum ama bu artık şey bir ihtimal.
Beni içine alacak korkunç bir bulaşıcı hastalık gibi değil de bu simayı şu an kaldırabilecek biri yok belki de.
Belki de.
Doğan bir şey o yüzden sağlıklı bir yerde.
Evet yani yetersiz ya da nokta nokta değilsin yani tam da olman gerektiğin yerdesin aslında.
Yani bir de biraz ben şeye de inanıyorum hani şans.
Evet.
Yani hani buna şey bir yerden değil yani ya dini ya da herhangi bir şey ama gerçekten şans yani bazen de çıkmıyor karşına o kişi.
Aynen öyle.
Belki çıkmayacak belki çıkacak ya bilmiyoruz.
Tabii ki korkutucu bir insan bir belirli bir şey istiyor hayatında.
Hani partner de gerçekten çok yardım edici bir şey.
Bunu geçen de konuştuk sen de söyledin.
Hani hayatında insan bir o yardımcı gücü istiyor senin her şeyi paylaşan.
Durumluluğu şöyle biraz paylaşan.
Evet destekleyen hani ama sürekli tabii ki arkadaşların da var ayrı ama hani o...
Ortak bir hayat kurma.
O senin insanın oluyor ya hani o senin kişin ve hani birbiriniz için tabii monogami için konuşuyorum ama hani ikiniz birbiriniz için hayatınızı paylaşan kişiler.
İnsan böyle bir şeye ihtiyaç duymasında hiçbir torun yok bence.
Hani şunu şu da bence çok güzel bir bakış açısı değil.
Bence yani tabii ki.
Yalnız olmalıyım.
Yalnız kalmayı tamamen öğrenene kadar bir ilişkide olamam.
Böyle diyen arkadaşlarım var çünkü.
Ben ona katılmıyorum.
Yalnız kalmakla, yalnız kalınca ölmediğini ve okey yapabildiğini bilmek güzel bir şey.
Bunu öğrenmek gerekiyor, buna katılıyorum.
Ama yani ilişki de illa senin o gelişmini negatif etkileyecek bir şey değil.
Tam olunca mı ilişkiye başlayacaksın?
Her şeyi o zaman tam hazır olduğumuzda yaparsak o zaman hiçbir zaman bir kere gelmez bence.
Yani hani bu hamilelikle ilgili de bir arkadaşımla konuşuyorduk çocuk yapmakla ilgili.
Yani tam huzur olunca anne olmak.
Belki de hiçbir zaman insan hiçbir şeye tam huzur olmayacak yani.
Ben şey eklemek istiyorum.
Sen anlatırken çok aşırı hoşuma gitti.
Yani kendimi böyle o yalnız hayatım hani yalnız boşuma evde yemek yaptığım anları falan düşündüm.
Mesela ben yemek yapmayı çok seviyorum.
Makarna yemeği aşırı seviyorum.
Ne güzel.
Ve şöyle bir şey var.
Yani belki bir partnerimin hayatımda olması şöyle bir şey olurdu.
Ben yemeği yapacağım o bana makarnayı getirecek.
Hani belki de o işte makarnayı oluşturuyor.
Bir paket makarna.
E o yok.
Peki ben makarna yemekten niye vazgeçeyim ki?
En kötü ihtimalle tırnak içinde söylüyorum bunu.
Hamurunu kendim yoğururum.
Baştan yaparım.
Evet belki tek başıma olduğum için daha fazla zaman harcamış olurum.
Daha fazla emek harcamış olurum.
Ama yediğimden vazgeçmek zorunda değilim.
İstediğimi hala tüketebilirim.
Ve belki de onu tek başıma yapmak.
daha da büyük bir haz verecek.
Yani ben şu an gerçekten aslında bir partner olsa ne güzel olur da dediğim bir andayım.
Çünkü hayatım çok radikal değişiyor.
Bir anda İstanbul'a geri taşındım.
Hala İtalya'da şu an pause ettiğim bir hayatım var.
Tez yazıyorum.
Bir yandan iş hayatının içindeyim falan.
Böyle hala o gençlikle yetişkinlik arasında bir yerde preslendiğimi hissediyorum.
Ve şu an bir partnerim olsa bana Simay dur bak ben de buradayım.
belki benim de getirdiğim opsiyonlar
olabilir gibi bir şey dese var ya şu an çok
rahatlarım ama yok
ne yapacağız
yani o yapalım edelim
kolektifliğine
insan çok ihtiyaç duyuyor ama ben de günün sonunda
diyorum ki abi yok
ne yapacağız yaşamayı durduralım mı
evet belki daha zorlu
daha sancılı geçiyor şu an hayatın
ama bunu romantiz etmek için
söylemiyorum ama günün sonunda
bu bana şunu dedirtiyor
ben yaptım demek de çok güzel
Biz yaptık demek ayrı bir lezzeti var.
Ben yaptım demek de süper lezzetli.
Ve o yüzden bunu da hani çünkü biliyorum benim dinleyicilerimde hem romantiği var, ilişki bulamayacak mıyımı çok benim gibi yaşayan var.
Onlara böyle ilerikten bir ses olsun istiyorum.
Hayır arkadaşlar tekil bir hayatta baya lezzetli yani.
Çok keyifli.
O şey var ya bazen ilişkideki insanlar bekarlığı özlüyor.
Bekarlar bir ilişkiyi özlüyor.
kıvırcık saçlar, düz saçlar
anladın gidiyor yani
hani insan öyle bir şey biraz ya
hani insanın doğasında hep
sahip olmadığı şeyi istemek
var ya. İlişkinin de
evet bir sürü getirisi var ama bir sürü götürüsü
da var yani bu ne kadar iyi bir ilişki
olursa olsun sen sürekli
hayatındaki o kişi için
fedakarlıklar yapman gerekiyor ama
öyle bir kişi karşına çıkıyor ki bu
fedakarlıklar çok hoşuna gidiyor. Evet.
Belki de sen o kişiyle
makarna yapmak evet
şu an diyorsun ki ah işte şöyle bir kişiyle
makarna yapsam çok işte güzel olur
falan işte tamam yalnız da zevk alıyorum
ama bu çok daha zevkli olur
belki de hayır öyle birini
bulamayacaksın ve bulduğun kişi
makarna yapmaktan nefret ediyor
yani çok küçük bir örnek
veriyorum da yani hani
hiçbir şey beklediğimiz gibi olmuyor ya
hani biz anlamlandırıyoruz
şu şöyle olacak bu böyle olacak ve ben
şeyi de fark ettim ilişkide
de yani o kadar çok
katman, o kadar çok şey var ki
yani
mesela kafamda işte şöyle şeyler
şöyle biri olsun
işte ne bileyim şöyle zevkleri olsun
yemek yapmayı sevesin
atıyorum yani tamam mı bir kişi
düşündüğün şunları olması gerekiyor
ama sana öyle biri
denk geliyor ki onlar var ama sen
bir özelliğini nefret ediyorsun
ya hayat hani anladın mı
böyle bir şey yani insan ilişkiye
girdikçe şeyi öğreniyor
sevmediği özellikleri de böyle
ay galiba bir dahakinde böyle bir şey
hiç istemiyorum. Evet. Şu düşündüğüm
şey o kadar da önemli değilmiş.
Bir de mevzu. Anladın mı?
10 kriterin varsa ne kadar
çoka tik attıysan o kadar kabul
edilebilir olduğu değil. Hangi maddenin
tik olduğu çok önemli. Evet.
Çünkü maddelerden biri mesela politik
görüşüdür. Diğeri
ayak yapısıdır anladın mı?
Ya da ten rengidir. O kadar alakasızdır
ki birbirinden. Şimdi sen şey
diyemezsin ki abi hepsini tikledim
ama politik görüşümüz hiç vermiyor. Mesela bu benim için
tahammül edilemez bir şey. Ama benim de
mesela çok arkadaşım var.
Tabii bu konulardan çok arkadaş değiliz artık ama
politik görüşü tamamen
çok zıt partneriyle diyor ki ya biz çok politika
konuşmuyoruz. O yüzden ben
bununla yaşayabiliyorum. Ama bana sorsa
herhalde ayağa kaldırırım
yani apartmanı falan onunla kavga etmekten.
O yüzden mevzunun
ne kadar fazla şeye tik attığınız
değil. Bazen gerçekten ne kadar elzem
şeylerin sizin için tamamlandığı da
olabiliyor. Ama dediğim şunu demek
istedim aslında. Politika biraz ekstrem bir
örnek belki. Hani şu an hem içinde
bulunduğumuz durumdan dolayı hem de
genel olarak politika çok
şey bir şey. Kişiliğin böyle
çok ortasında bir şey ama
şunu da biraz demek istedim. Yani
senin kafanda bazen aşırı
elzem gördüğün şey
ayak yapısı değil bu belki ama
ya atıyorum
kimi için giyim çok önemlidir
yani hani anladın mı? Olabilir. Şöyle
giyinmiyorsa, şöyle dikkat etmiyorsa
önemli benim için olmaz.
Ama öyle bir noktaya geliyorsun ki
ya bu
o kadar önemli değilmiş. Hani ben farklı
bir şeye özem görmüşüm
aslında. Hani bu o kadar çok oldu ki
bana. Hani o
maddeleri tekrar tekrar
yapılandırmam gerekti. Ve
karşına o işte o
maddede olmayan şeyleri
o kadar seviyorsun ki bazen karşındakinde.
Senin madden o insanın kendisi
oluyor. Onu da ben istiyorum.
Ben mesela son partnerimle başta tipini çok beğenmemiştim mesela.
Sonra paylaşımlarımız onu gözümde çok devleştirdi, çok yakışıklılaştırdı falan.
Sonra öyle bir hareket yaptı ki, geçen bana fotoğrafını göster dediğinde mesela dedim,
Eylül bakamıyorum dedim, o noktaya geldim.
Yani o bile çok büyük bir örneği aslında.
İnsanı davranışlarından, hatta sana hissettirdiklerinden ayırmak hiç mümkün değil.
o kadar iyi hissettirir ki
ben şuna çok inanmıyorum işte
abi ne kadar güzel kadınların yanında
ayı gibi adamlar. Bilmiyorsun ki sen
o ayı gibi adamın ona neler hissettirir. Ya da işte
hemen böyle orada çok daha
faydacı bir şey arıyorlar. Bu para
olabilir, ün olabilir, başka
şeyler olabilir. Ama işte bazen
olmuyor yani. Çünkü ben şunu gördüm.
Sadece bende değil.
Yakın arkadaşlarım da mesela
benim son partnerimden
tiksinme noktasına geldi. Yani öyle bir
davranış sergiledi ki çünkü
arkadaşlarım bile bana
Simay ben tahammül edemiyorum yani
ana sayfada bile görmeye hani
sileceğim diyecek noktaya geldiler çünkü bu şey
arkadaşlık da böyledir
arkadaşına böyle o neredeyse
aşk kadar sevgi duymak biraz aslında
paylaşımla ilgilidir. Başta belki
çok dikkatini çekmez ama zamanla
arkadaşının güzelliği, kahkahası
aurası seni içine alır. İlişki de
biraz böyle yani.
Zaman vermek lazım ardından.
İnsanı sevmek yani hani anladın mı?
o insan olduğu için. O maddeler
o kadar önemsizleşiyor ki
ama o kadar istiyoruz
ki o şeye uysun bazen.
O kadar fazla bence
seçeneği kaçırıyoruz ki.
Sırf o odaklandığımız şey.
Sen bana çok diyorsun zaten. Evet diyorum sana.
Bir de Simay'ın şeyi diyorum hep
yani hani kendini hiç
korumuyorsun. Yani
bir yandan güzel bir şey
çünkü hani çok açıksın o yaşadığın
her şeye ama bir yandan da
çok üzülüyorsun yani.
hani ve hani bazen baktığımız
zaman şeyi görüyorum yani
o çocuğu sen yanlış tanımışsın
atıyorum mesela hani anladın mı ve
bu kadar savunmasızca güvenilir mi
yani değil mi hani bu kadar
bodoslama eleştir ya ben yapıyorum
eleştir yani
yani evet aşık
oldun belki hani ben illa
çok kötü bir şey yapmışsın demek istemiyorum ama
hani biraz aşık
olsan bile kendini koru
annem bayılacak sana
konuşmadan sonra ehilürle güzel konuşur
ben de mesela biraz fazla koruyorum kendimi
hani onu fark ediyorum
ortasına bulmak çok
evet zıttız
gerçekten ben böyle çok
biraz benim o zaten o KBM'in
de böyle olmasının göstergesi
temkinlisin çok
temkinliğim ve çevreden gelen şeylere
çok korkuyorum belki
ailem beni çok fanusta büyüttü
bilmem ne bilmiyorum sebepleri bir sürü şey
olabilir yani hani ailemi de
suçlamıyorum kesinlikle bu arada.
Ama hani belki bu sebeplerden
belki başka şeylerden, mizacımdan
ben çok koruyarak gidiyorum kendime.
Ve her an bu da çok
yorucu oldu benim için mesela.
Yani hani her an o kişi bana
bir şey yapabilir modunda yaşıyorum.
Uzun bir süre. Tersini
artık tamamen kanıtlayana
kadar. Ve bu da çok yorucu
oluyor. Hani ikimizin tam böyle ortası.
Evet ortası. Çok bir anı verebilsek
özellikle daha da güzel olur.
Bir tane sorum var sana.
bir arkadaşının bir partnerine çok kötü
davrandığını gördün.
O insanla ilgili düşüncen, arkadaşınla ilgili
düşüncen etkilenir mi? Nasıl
şekillenir? Merak ediyorum.
Şey gibi düşünüyorum ben bunu
biraz. Evet.
Ama şöyle.
Yani zaten ilişkiler
çok hayatın bir parçası. Yani o
kişinin çok büyük bir parçası zaten.
Böyle bir örnek oldu
çünkü şu an onu böyle kafamda biraz da
düşünüyorum. İlişkide sevgilisine
İlla negatif davranması da değil bu arada.
Fazla mesela ona dependent ya da çok bağımlı olması mesela bunları da görünce hani kesinlikle düşüncelerimin böyle aa bu böyle biriymiş.
Ben de bu arada senin gibi böyle aşırı bok gibi davranan birinin arkadaşı olmadım.
Evet bu da bence çok iyi bu arada.
Aynen şu ana kadar.
Bir daha seçimlerimiz olmuş yani.
Ama işte dediğim gibi bir gözlem yapabildiğim durumlar oldu.
Hani çok yakından bana yakın olan kişinin aşırı bağımlı, aşırı ona göre, aşırı beklentili davrandığını gördüm oldu ve biraz böyle üzüldüm mesela hani arkadaşım için.
Hani böyle bir şeye ihtiyaç duyuyor.
Hani bu onunla ilgili negatif düşündüğüm anlamına gelmiyor.
Ama ya o kadar range ki hani her şey olabilir.
Bu kötü davranıyorsa belki ben onun yakın arkadaşıysam sebebini biliyor olabilirim.
Hani bu sana kötü davranan kişiyi aklamak için değil ama bir yandan her şeyde patoloji ve şeytani bir şey de yok ya biraz biliyorsun.
Hani bu kimseyi aklamak için değil.
Sen kendini koruyacaksın her türlü.
Sana bok gibi davrandığın gerçeğini değiştirmiyor bu kesinlikle.
Ama ben arkadaşıysam biraz da anlayabilirim sanki hani.
Ama uyarırım.
Yani değil mi?
Biz öyle yaparız ya.
Aynen.
Bir de burada o tırnak içinde biraz o kişiyle ilgili de bir şey söylüyor ya yani nasıl bir insan olduğu, nasıl davrandığı, durumları nasıl idare ettiği falan.
İster istemez senin de kafanda bir skor tablosu değişebiliyor yani.
Ben bazı arkadaşlarımda ilişkisine bağımlılığı benimde mesela.
O ilişki bittikten sonra bana olan bir bağımlılığa ya da başka arkadaşlara olan bir bağımlılığa dönmüştü.
ve ben mesela o arkadaşlıkta biraz daha kendimi çekme ihtiyacı hissettim.
Çünkü birinin bu kadar bağımlı olduğu bir nesne olmak istememiştim.
Yani iyi ya da kötü o tavır onunla ilgili çok şey söylüyor bence.
Ama bunu biraz da şu yüzden söylüyorum.
Dün konuşurken yemek masasında da
sen galiba içerimine gitmiştin mesela annene konuşuyordun.
Yani bazen gerçekten mesela bir ilişki biter.
Çok kötü bitmiştir ya da taraflardan birine çok hak verirsin.
ama bugünün sonunda o
diğer kişinin insanlığının
açıklamaya yetmiyor. Tabii ki.
Yani belki ilişki de çok kötüydü
ama harika bir insan.
Ya da çok kötü bir insan ama harika
bir ilişki yaşatabiliyor. Evet. Benim
şöyle bir örneğim oldu. Sen konuşurken
aklıma geldi. Demin aklıma gelmemişti.
Çok yakın bir erkek arkadaşım vardı.
Çok seviyorum. O da beni seviyor.
Yani erkek arkadaşım değil.
Yakın arkadaşım.
İlişkilerde nasıl olduğunu çok bilmiyordum.
Sadece 2-3 yıllık bir arkadaşlığımız boyunca hiç ilişkisi olmaması.
Dikkatini çekmiş.
Dikkatimi çekti evet.
Sonra ben çok sonra öğrendim bazı kızlara nasıl davrandığını ve şok oldum Simay.
Yani hani bu ekstrem bir durum mu yoksa yaygın bir durum mu bilmiyorum.
Ama o kadar değişti ki düşüncelerim o çocukla ilgili.
Ve biraz da açıkçası şey koydum mesafe koydum.
Çünkü laftan anlayacak biri de olmadığını anladım.
Yaşananları değerlendirdin.
Evet hepsi birlikte oldu bir anda.
Ve dedim ben bu kişiyle mi arkadaşım?
Çünkü yaptığı şeyler hani böyle ekstrem yani.
Evet.
Demek istediğim buydu.
Kadın düşmanlığı neredeyse yani.
Sen de isteriz.
Şimdi aklıma geldi benim de.
Tam aynen buydu yani.
Bizi de etkilemesi normal.
Biraz bunu anlatmaya çalıştım.
Ben mi acaba çok beklentiye giriyorum falan diye.
Ve tabi bana kalsa çok isterim yani benim eski partnerim arkadaşları aforoz etsin taşlasın.
Neyse yaşayıp görelim diyelim.
Yok daha fark etmemişlerdir bilmiyorlardır.
Kim biliyor ki?
Herkes şey diye düşünüyor olabilir o kendi şeyini anlatıyor.
Aynen.
Bu var ya hep.
O bize kendi şeyini anlatıyor.
O belki hani gerçekten çok kötü bir zaman geçiriyordu.
Aynen.
Herhalde de böyle olur zaten.
Evet hani tabi ki salak mısın yani?
Yani yine de düzgün davranabilirsin karşındakine.
Bu ayrı bir konu ama arkadaşları sadece o kötü da geçirdiği zamanı ve o kötü halini görüyorsa suçlamayada bilirler belki.
Bilmiyorum.
Yani ben çok lafımı esirgemeyi hayatımın son çeyreğinde çok öğrendim.
Eskiden de böyle.
3-4 yıllık başıma gelen beni travmatize eden şeyleri bile belki yeni yeni konuşabildim ama çok iyi geldi.
O yüzden çok sevdiğim söz vardır yani.
Haklının acelesi yok.
Bugün olur yarın olur bunları da konuşuruz.
Ceza almaya da bilir kimse.
Yani bu da seni bence zaten bir sene sonra bulabilmeyi düşüneceksin.
Zaten bence intikam bekleyerek yaşanmıyor.
O seni böyle çok olduğun yere sabitliyor.
Sen hayatını yaşayacaksın.
Zaten olması gerekenler olur.
Zaten karşıdakine illa bir ceza ya da bir karma beklemek de manasız.
Çünkü insan kendinin karmasıdır.
O yüzden sen iyi bir insan ol, iyi bir hayat yaşa.
Yani seni bulur.
Bu arkadaşlık da kendini bazen gösterir.
Bazen yolda sana gülümseyen biriyle hissedersin karmanın seni bulduğunu ve iyi hissedersin.
Bazen de bir şekilde hatta ben şöyle düşünüyorum kötü insana karşısına çok insanlar çıkarak bile hayat karma yaşatabilir.
Sürekli iyiye maruz kalarak o hatayı anlaması da mümkün.
O yüzden anlamaya da bilir biliyor musun?
Yani hani acı çeksin ya da çekmesin.
Yani hani sen biraz bencil her şeyin dengesi önemli.
Tabii ki bencil ol demiyorum.
Bu şeyden de çok hoşlanmıyorum.
Bencil ol, kendini sev.
Sen en önemlisin.
Bir yandan bence bunlara gerek yok.
Çünkü zaten biz yeterince kendimizi önemsediğimizi düşünüyorum ben.
Sonunda.
Benim açımdan sonunda.
Bence öyle değil.
Bence zaten kendini önemsiyorsun.
Sadece öğrendiğin yanlış yollarla bunu kuşatıyorsun.
Bence zaten ben seviyorum Simo'yu.
Demek de olacak bir şey değil.
sen kendi korumayı farklı şekilde öğrenmişsin.
Biraz zedelenerek.
Bence.
Evet ya o senin için korunmak değilmiş, farklı bir şeymiş.
Ben senin hani herhangi birinin
kendini hiç önemsemediğini düşünmüyorum.
Bunun amaç olduğunu düşünmüyorum.
Tamamen sağlıklı yöntemleri bulabilmek,
kendini iyi hissettirecek yöntemleri bulabilmek
zaten kendini sevmek.
Yoksa aynen karşına geçip ay.
Ben çok güzelim.
Ben değiyorum her şeye.
Her şeye değiyorum ama
Ben işte şöyle değerliyim böyle değerliyim ya zaten bence belli değil mi sürekli kendimize göre hareket ediyoruz zaten.
Yani hani bence öyle bir amaç olmamalı diye düşünüyorum.
Tam tersi birilerine iyilik yapmak bence kendinden önce başkalarına biraz şey yapmak daha amaç olabilir bazı durumlarda.
Evet faydacılık o biraz ben onu kendimde çok gördüm hayatım boyunca.
Şu an aynen.
Aynen yani çünkü kendinle ilgili de çok şey öğreniyorsun.
Başkalarına bir şeyler vermeye çalışarak.
Ben kendi tüket demiyorum ama hani denge diyelim.
Eylülden Mayıs'a çok büyümüşüz bence.
Büyüdük.
Evet.
Büyüyoruz.
İyi ki geldin.
Sen de iyi ki geldin.
İyi ki geldim gerçekten.
Galiba ben bu böyle bir şey diyeceğim.
Bazı şeyler biter.
Bazı şeyler biter.
Evet kesinlikle.
Hayat.
Hayat aynen.
Eylül Bağrı dinlediniz.
Hoş geldin, hoş gidiyorsun. Son söz senin.
Pek diyecek bir şeyim yok.
Kendinizi koruyun ama çok da korumayın.
Aynen.
Ortaya bulunsunuz.
Aynen bulun işte.
Umutlu da alışmayın, takip üstü girmeyin.
Öptük sizi.
Ve gençleri serbest bırakın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir. Bu bölümün sesi transkript çıkarıldıktan sonra değiştiği için satır takibi ve tıklayarak atlama kapalı.
