
bu onun dünyası, biz figüranız: Sude Belkıs
11 Haziran 2025 · 1 sa 33 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Odea ile Yatırım Odaklı Podcast’i dinlemek için: Tıklayın
*
Yalnız değilsin. Terappin; zihnin ve bedenin için uzman kadrosuyla bütünsel sağlığında hep yanında.
✨ POD20 kodu ile: İlk ve tekli seanslarında geçerli %20 indirim seni bekliyor.
Kendine bir iyilik yap, bugün dinlenmeye ve iyileşmeye izin ver.
*
Bu bölüm “Odea” ve "Terappin" hakkında reklam içerir.
*
başrolde göreceğimizi ummadığımız karakterlerin hayatlarıyla hepimizi ekranlara kitleyen, bana kalırsa genç kızlığın kelime anlamına tekabül eden müthiş bi kafa ve ruh Sude Belkıs. hayranlık duyduğum biriyle evimin mavi koltuğunda yaptığım bir başka sohbete daha hoş geldiniz. never meet your hero diyenler kahramanını iyi seçmemiştir. ben tercihimden çok mutluyum.
Transkript
hoş geldin.
hoş buldum.
kiminle olduğunu söylememe gerek olmayan bir konuğum var.
ben Seda Sayan.
Nasıl gidiyor klip çekimleri?
Evet yoğun, yoğun gidiyor.
Bu yoğunlukta bize zaman ayırdığın için öncelikle çok teşekkürler.
Ben teşekkür ederim.
Nasıl gidiyor hayat?
Güzel gidiyor ya ne olsun işte.
Biraz yorgunum bugün kusura bakmayın.
Estağfurullah çok çalışıyorsun ama.
Evet.
Ya şimdi seni şu an herkes tanıyor bence.
Yani en azından bizim çevremizde.
Bizim tanıdığımız herkes tanıyor.
Herkes tanıyor.
Ama tanımayan birine kendini, Sude'yi nasıl tanıtıyorsun?
Yani genel olarak illa kendini bir tanımlama içerik üreticisiyim diyorum yani genel olarak yani ama içerik üreticisi dediğimde aklına tiktoker falan geliyor kim olduğuna bağlı yani kendini nasıl tanıtırsan tanıt karşındakinin seni nasıl gördüğüne bağlı ya bir de tiktoker diyor yani youtuber diyor yayıncı diyor ünlü şey diyor influencer diyor fenomen diyor.
fenomen doğru ya bence biraz
fenomen çok komik bence şey gibi
2015 yılı twitter fenomenleri
dönemi vardı ya onun gibi
zaten sen de niye burada olduğunu biliyorsun da
evet
hasçelikler konuşmayacağım aslında
ne?
nasıl olur ya
burası diğerlerinden daha farklı bir yer
burası başka bir yer
burada hasçelikleri konuşmayacağız
ben biraz seni gerçekten tanımak istiyorum
yani simay olarak
Sude ne yapıyor yani endişeleri ne
Bunları çok merak ediyorum çünkü ben çok küçük bir içerik üreticisiyim bence.
Yani çok daha kendi güvenli alanımdan çıkmadan bunu yapıyorum.
Bilmiyorum senin tabii bu güvenli alanından çıkıyorum der miydin şu an yaptığın şeye ya da içinde olduğun sürece ama
çok daha kapsamlı bir yerdesin yani matruşka gibi düşünsek ben daha çok bunun içinde değilim o kadar.
Daha küçük bir parçasıyım daha doğrusu.
Ve buna rağmen çok endişem var hayatla ilgili.
Yani bu nereye kadar gidecek endişesi çok yaşıyorum ve
Senin kadar çok fazla insanın gördüğü, izlediği bir şey yapan birinde de benzer tedirginlikler oluyor mu?
Merak ediyorum.
Ya aslında bu nereye gidecek endişem gibi bir şeyin olmadığı, yani hiç olmadığı yani.
Ya gittiği yere kadar yaparım.
Hiçbir şekilde artık ben buyum, artık işte YouTube'da has şeylikler yapan biriyim.
O süre zarfında oydum.
6-7 aydır oyum.
Sonraki 6-7 aydır bakarım başka bir şeyi yaparım.
kafamda yapmak istediğim bir sürü şey var
hepsi farklı farklı alanda
hepsi sosyal medyayla bağlantılı
ya onun dışında böyle
çok da böyle düşünerek
yapmıyorum yani
yani içimde onu kafamda var onu yapmak
onu yapıyorum yani
sosyal medyanın senin orayla
ilgili bir şey yapmak istediğine yani
istediğim yer burası dedirten ne oldu çünkü
çok uzun süredir hep bir sürü şey yapıyorsun
sosyal medya şimdi şöyle
bir şey var ya sosyal ya ne yaparsın
Sanat projeleri ürettiğimde de bunun sosyal medyada yansıması bir içeriye dönüşmesi her zaman oldu.
Çünkü şöyle yani birden fazla insana yaptığın şeyi gösterdiğinde bir karşılığını alıyorsun.
İlla orada like beni ve alkıştan kastım değil de geri dönüt yani mesajına dönüt alıyorsun.
Bunu da sosyal medya aracılığıyla yapıyorsun.
O yüzden sosyal medya benim için bir araç ve o aracı kullanıyorum.
Yani çok hasçalıkları konuşmak istemiyorum.
ben kastım şey yani zaten herkesin bildiği bir şey ama
hasretlerle ilgili şunu merak ediyorum
yani seni bir sürü
yerden takip ettiğim için şeyi biliyorum ben de
bu biraz böyle olmasını
belki beklemediğin bir
proje yani ama
sonuçta kafana göre yapıyorsun
hani işte sana hep
daha büyük bir prodüksiyonla bunu yapmak ister misin
sorusunda hep hayır böyle devam edecek
bu böyle bir şey bunun zaten konsepti bu
diyorsun ama şeyden etkilenmiyor musun
yani mesela işte insanların
şiplemeleri, beklentileri,
o tweetleri ya da
görmek istedikleri yani. İşte mesela
daha fazla Jaka görmek istemek, daha fazla
Nesli ile onu görmek istemek falan.
Senin bundan sonrakinin senaryosu
böyle olacağı dair etkiliyor mu?
Ya aslında bu arada bölümlerde
dikkat ettiğimiz şeyler vardı. Artık millet
Jaka'yı çok görmek istediği için alın size Jaka
falan dedik yani en son.
Tabii ki de orada onlar
ne kadar bir beklenti varsa,
şu bölümde de biraz şöyle olsa ne olur diyorsa, biz de
o oranda kendi içimizde
bu bölümde şöyle yapalım ya falan
diyoruz yani ama direkt olarak
beklentiyi karşılama
üzerine çok kurulduğunda
aynı şeyleri döndürüp durursun
döndürüp durursun çünkü insan her zaman aynı şeyleri
ister hep aynı şeyleri ister yani
dışına taşmanı istemez farklı
bir şey olmasını istemez o zaman
safe alanında kalırsın yani
bir de şey var hani
hangi birini memnun edeceğiz ya
hangi birini memnun edeceğiz bir sürü insan var
ben tabii ki de çok fazla şey
Okuyorum. Sosyal medyada hem çok karşıma çıkıyor kaçsam da beni kovalıyor yani her yorum. Bakıyorum tabii ki de yani niye onu çıtan neden onu beklentisini karşılayayım ki yani. O benim beklentimi karşılıyor mu?
ilk defa mesela dün işte hadi tamam bunu real satayım dedim
ve bir tane yorum yani işte çok sıkıldım artık bu içerikleri görmekten değil
ilk kez böyle bir şey yapmışım ve çok demoralize oldum
sonra ben de kendime aynı şeyi sordum
yani güzel şeyler duyduğunda bu seni bu kadar etkilemiyorken neden o kötü de
ben nasıl bir beklentiyi karşılayamayışa girdim diye kendini bu kadar yargılıyorsuna girdim
ama ben daha çok belki başında olduğum için
Ya hayır bu arada kötü yorum beni de etkiliyor ya sinirlendiriyor.
Ya sinirlendirirken ya böyle gerçekten bazen dayanamayabiliyorum ben de.
Hatta çok patladığım oluyor yani.
Hatta bana TikTok'ta hep şey derler.
Abla niye her yoruma gergin cevap veriyorsun?
Tamam anladık komiksin falan ama her yoruma gergin cevap veriyorsun falan.
Ama şey o da yani terslemek de değil de düz cevap veriyorum.
Böyle emojisiz falan herhalde o yüzden ters algılanıyor.
amacım terslemek falan değil de
beni de canımı sıkan sinir olduğum oluyor yani
tabi canım bazen çılgın atıyorum
ya böyle şimdi
eğlendirecek bir şey yapıyorsun ya
yani insanların zaman geçireceği
izleyeceği falan sen orada hani
kendi içinde belki bunun da bir
draması var bir hakikaten hikayesi var
özdeşim kurulabilecek çok şey var falan ama
sonuçta insanlar bunu güzel zaman
geçirmek için izliyor falan
ama bence yani benim tahminim
insanların kafasında bir Sude Belkıs
var ve full time
entertainer yani. Sen bizi sadece
sanki eğlendirmeye gelmişsin dünyaya
gibi davranıyorlar mı? Hani ben mesela
bugün şeyi düşündüm sen buraya geleceğinde.
Bu kız artık mesela hakikaten dışarıda
bir alayabiliyor mu yani?
Ya da hani ne bileyim bazen çok canın sıkkındır.
Ya da hiç özensizce dışarı çıkarsın.
Bakkala çıkarsın. Artık
bu alaylardan. Ben o da sosyal yerken fotoğraf çekiliyorum.
Hani böyle o Selçuk
yöntem gibi yakalanma durumu. Evet.
Hep yakalanıyorum. Ama yani şöyle
bir şey var. Şimdi
ben zaten birincisi
gayet negatifken de negatif
olduğumu vurguluyorum.
Small talk'um iyi insanlarla.
Ofisten ne olursa olsun insanları
eyleyebiliyorum ama tabii ki de
yani her şekilde bir performans
beklentisi oluyor insanlarda.
Sana selam verdiklerinde gülümseyerek geliyorlar
ve tabii ki de senden bir karşılık
bekliyorlar yani. O an, o dakika
sempatik bir şey söylemen gerekiyor yani.
Yapıyorum bunu. İstediklerine
veriyorum falan. O sırada eve gidince ağlıyorum.
ya yok o kadar da tabii ki canımız sıkkın
oldu oluyor da yani insanlara da
şey davranmam ya canım sıkkın diye
ne değişti son 6 ay mı
diyelim ya bir şey değişmedi
inan hiçbir şey değişmedi ya ben
benim için böyle şey
bir şey değil yani o
böyle birden olmadı yani zamanla
böyle küçük küçük büyüdüğü
için etki alanım
böyle birden aa inanmıyorum
artık her şey elimde falan gibi
bir uyanış yaşamadım yani
her şeyin elinde olması gibi
Elime değil de artık güçlerim yüklendi falan bir gecede büyücü oldum falan gibi bir şey olmadı yani.
Bana böyle normal geliyor.
O bir şeyin getirisi yani yaptığım işin getirisi gibi geliyor bana.
Çok garip gelmiyor.
Hani garantici bir hayat üzerine yetiştirilmek işte elinde bir işin olsun.
Şu an ben de freelance iş yapıyorum ve hakikaten insan bazen bir şeyin düzenli olmasını tercih edecek kıvama geliyor.
Yani işte abi ne kadar para kazanacağım benim ne kadar çalıştığımla ilgili.
Ne kadar buna zaman harcayacağımla ilgili.
Ama bazen insan gerçekten beyaz yakalı olmuyor.
Ya da memuriyeti falan kıskanıyor.
Yani bende var bu.
Hani daha 27 yaşındayım ama şeyi düşünüyorum.
Ya tamam şu an her şey benim elimde ama ben bunu ne kadar yapabileceğim?
Mesela emekli maaşı nasıl edinilir ki?
Bireysel emeklilik ne ki?
Sana şöyle söyleyeyim canım.
Ben 5 yıldır falan benim sigortam yok.
Sigortasızım.
Bağ kurumu ödemiyorum.
Ben de deniyorum.
Bir iki yam orta.
Ben şöyle söyleyeyim.
Yarınsızım yani.
Ha İda Fetiş'te bunu soracaktım.
Yani bu bence yarınsız olmakta bir beis yokmuş.
Bunu yaşadıkça fark ediyorum.
Yarınımız yok ki yarınsız olmak.
Çünkü bizde zaten bir yani garanti sunulmuyor ki ben nasıl bir güne uyanacağımı bilmiyorum.
Yani ben Deniz'le ilk bölüm çektim 19 Mart'tı.
Biz çok güzel bir güne uyandığımızı zannettik yani.
Zaten yarın olmadığı için o garanticilik yavaştan etkisini kaybetti ama bazen tetikleniyorum mesela.
Yani bir dakika ben podcast'tan ekmeğimi çıkartıyorum şu an ama bazen hiç konuşmak istemiyorum ve ya yarın bir gün konuşamazsam ya yarın bir gün beceremezsem gibi bir endişe geliyor yani ve düzensiz bir hayatın ve gücün bende olması beni çok korkutuyor.
Sende nasıl?
Ya şimdi şöyle benim iş hayatımda yani reklamcıydım.
Reklam ajanslarında çalıştım.
Sonra işte kendi tasarım stüdyomuzu kurduk.
Orada çalıştım.
Yani orada ne kadar yine freelancer falan gibi çalıştım.
Ne kadar çalışırsam çalışayım.
Yani hiçbir zaman kazancım da yetmiyordu.
Yani her zaman böyle bir hafta sonra param bitecek şekilde yaşıyordum.
Zaten İstanbul'da tek başına falan yaşadığında İstanbul'da oturuyorsan falan kira ödüyorsan
eğleniyorsun. Benim sektörüm
eğlenceli sayılan bir sektördü yani reklamcılık
iken de. Ama gerçekten paramız yoktu
yani. Mutluydum bu arada.
Şey değil. Aynısının
hani biraz daha param olan versiyonunu
yaşıyorum ama benim cidden şöyle
söyleyeyim hani 3 ay sonra
ya da 6 ay sonra. Ya param
olmayabilir, bitebilir yani. Böyle
kendimi kurtaracak kadar dünyalığımı
yapmadım yani. Çünkü o kadar kazanmadım
da zaten. Ya da atıyorum
hasçeliklerden önceydi sanırım.
Böyle baya real, yani
Hani reklamlarım falan durmuştu çünkü yayın da yapmıyordum.
Bir de o dönem ne olmuştu ya?
Bir şeyler yine gündemsel bir şeylerden dolayı marka reklamlarını çok azaltmışlardı.
Sanırım şey oldu hani lan bir ay sonra kiramı ödeyemiyorum.
Para yok.
Hiç param kalmamış.
Ondan sonra dedim ki ha para kalmadı.
Max ne olur?
Yani şu an bir ajansa girerim çalışırım.
Atıyorum her şey bitti tamam ben itibarım falan zannederim.
Ya da bir de bu yandan bütün yetimi kaybetmişim.
kamera önünde hareket edebilme eğitimi kaybetmişim
bir ajansa girerim orada çalışırım
reklamcılık yaparım falan
hadi onu da yapamadım tası tarağı toplarım
giderim köye falan yerleşirim
ya da giderim bir yerde
çalışırım yani böyle
şey bir kayıp değil yani
anladın mı benim için
çünkü hiçbir zaman maddi bir şeye
tutunmadım maddi bir
bir varlık da yaratmadım böyle
istemiyorum hatta o bana yani
sıkışmak gerçekten güçlüyor çünkü ciddi olarak
maddi olarak çok çöktüğüm şeyler oldu.
Yani çok. Birden bir vergi
borcu dan. Ulan bir baktım
sıfırım yani sıfır. Parasız olduğum
oldu yani. Şu an
Allah'a şükür. Hani ama
6 ay sonra hiçbir şey yapmazsam
hiç reklam gelmezse o para da erir yani.
Bu böyle reklam
kültürü çok değişiyor zaten de senin
sanki bunda çok büyük etkin var gibi yani
mesela neslinin reklam alması
ve onları nesli gibi yapması.
Yani şey gibi yapmak istiyoruz. Sen işte
hani burada böyle bir
manevra yaptın işte reklam sektörünün
geleceğini değiştirdin falan
bambaşka bir şey yarattın bu yoktu Türkiye'de
yani herhalde değil mi yoktu
yani buna gülmüyor musun
arada yani
ya şöyle bir şey şimdi ben gerçekten
bazı insanlar
beni böyle uzak çok tanımayan insanlar
şeyi falan anlamıyor
ben reklamcı olduğum için biraz
ajans kısmında bazı şeyleri biliyorum
yani daha doğrusu sadece reklamcılık
reklam yapma anlamında değil sosyal medyada
kitleleri nasıl yönlendirirsin
bir projeyi nasıl taşırsın
nasıl mesaj verirsin falan filan
bunları biliyorum artık bunlar bende
refleks olmuş yani
her ki has şeklinin büyümesi falan da
organik olarak güzel bir
PR yaptım yani
orada şimdi yalan söylemeyeyim
gerçekten doğru zamanda
doğru tekniği uyguladım
ve bunu böyle organik şekilde
yaptım yani yaptık
hep birlikte tabii ki de yaptık ama ben teknik
kısmını bildiğim için o yüzden güzel
gitti o tak diye büyümesi
falan. Tabii içerik de çok güzel.
Ama her iyi içerik bu kadar büyük
sıçrayışlar yaşamayabilir.
Neslihan da tabii ki de bunun için ben
buna artık reklam alırım, şöyle bir mecra açalım
gibi başlamadı ama
ben sonra ilk Neslihan'ı açtım ama dalgasını
açmıştım yani. Arkadaşlarıma şakalaşmak için
açmıştım. Sonra işte onları da açtırdım
mesela. Neslihan için hep birlikte falan.
Onlar da keyif aldı falan. Böyle
sürdüğümüz bir şeydi. Sonra tabii ki de
içerik yaparken, içerik
üreticisi olmak biraz öyle bir şey. Yani yaptığın
şeyin 3 ay sonra nereye kadar
gidebileceğini anlayarak
yapıyorum ben. Şimdi refleks olarak
böyleyim. Tabii ki de ben her şeyi
planlayıp stratejiye oturtuyorum diyemem.
Ama Neslihan'ın büyüyeceğini
biliyordum. Çünkü Neslihan'ın
büyüyecek içerikler yapıyor yani.
Yani anladım direkt reklam alacağını.
Çünkü Sude Belkıs'ın yapmayacağı
reklamları Neslihan yapabilir. Benim profilimin
yapmayacağı reklamları Neslihan yapabilir mesela.
O yüzden nitekim oradan reklammak
çok daha güzel. Çünkü reklam olduğunu söylemekten de
kaçmayayım yani böyle doğal olsun diye uğraşmana
gerek yok yani Neslihan'da
çünkü Neslihan'ın reklam yapıyor olması da bir
ilgi çekicilik evet bence de
sosyal medyada çizginin dışına
çıkmak yani sistemin dışına çıkmayı
seviyorum o yüzden
yani ben daha anarşist buluyorum
bu şeyi evet
sistemden para kazanıyorum evet ama
hiçbir ajansa paraya yedirmeden
yapıyorum patronum yok ajansım yok yani
butik dönen bir şey bu
sistem bu ve tabii ki de
ajanslar ya da diğer
influencerlar şöyle oluyordur.
Aaa ulan biz o kadar
güzel giyindik, süslendik.
Mikrofon aldık. Mikrofonla
kombin çektik. Ya bu reklamları
niye bu kız alıyor?
Falan diye olabilirler.
Evet belki bir
özelleştik zamanı başladı.
Ne dersin?
Peki iç kontrolden
çıkacağını yani senin
kontrolünden çıkmış gibi hissediyorsan
kontrolü kaybettiğin zaman zaman çünkü çok fazla
şeyi tutuyorsun elinde.
Ya evet kontrolü kaybettiğimiz oluyor.
Oluyor yani. Nasıl geri toparlıyorsun
direksiyonu? Ya gerçekten
zor bir şey. Şimdi topluluk yönetimi var orada.
Yani gerçekten bir köy
köydesin ve o köy seni
canı sıkarsa köy ahalisi seni asa
da bilir. Seni şey de yapabilir
kral da ilan edebilir. Çünkü şeyler
o tırpanlar onların ellerinde
yani ateşler tırpanlar.
Yani o denge işte. Bazen her zaman
çok iyi gitmiyor zaten. Sıçtığımız
oluyor. Arkadaşlarınla
çalışıyorsun. Çok da okey
güzel bir dinamik gibi görünüyor falan.
Yani oturup zaten şöyle bir şey sorarsan. İşin
arka planı. Sen de gel burada anlatıyorsun.
Öyle olmayacağını zaten biliyorum ama
zor değil mi? Zordur yani.
Ya ben aslında iş arkadaşlarımla
hep arkadaş oldum. Arkadaşlarımla
iş yaptım. Bu noktada benim için çok zor bir şey
değil. Ama herkese önereceğim bir şey
değil. Çünkü bir işi yönetmek
demek belki hiç
yapmayan insanlar için şu demek değil. Sen
şunu yapıyorsun. Sen bunu yapıyorsun.
Sen şöyle falan gibi bir şey dedin.
İşin yöneticisi herkesi alttan alan, yumuşatan ve birleştiren kişidir.
Yani emir veren kişi değilsindir hedi olduğunda.
Herkesin huyuna gidersin.
Çünkü orada duygusal dinamikler de var.
Millet siktiri çekip bana ne lan falan da diyebilir.
O yüzden herkesin huyuna giden, yapıcı şekilde birleştirici olmak gerekiyor.
Tabii ki de arkadaş ilişkileri duygusal olduğu için çok rahat yanlış anlaşılıp çözülebilecek, dağılabilecek şeyler.
Ve zor yani bilmiyorum.
başka yapan varsa nasıl yaptığını
bana anlatsın merak ediyorum
eğlenmek böyle bir görev haline geliyor mu
peki hani mesela işte eventlere
gidiyorsun vesaire bir şeyler yapıyorsun
bunlar eğlence bazı şeyler ama bir yerde de senin
işin ya böyle eğlenmekle
iş iç içe girince nasıl oluyor
hayatta merak ettiğim için soruyorum
ya eventlere falan gidip eğlenme
normal gençlerin eğlenme orada kimseye
bir eğlenme borcum olduğu için yapmıyorum ama
mesela kamera açıkken eğlenceli bir şey
yapmak işte o noktada şöyle bir şey var ben
eğlenmiyorsam onu yapmak istemiyorum zaten.
Çünkü şey de olmuyor.
Karşı tarafa da geçmiyor bu.
O yüzden eğlendiğim şey. Evet eğlendiğim şeyden
dengeyi kurmak önemli. Her işte
zorluk var. Ne bileyim sabahın
altısında uyanıp bir şey gitmediğim için
bu zorluğu çekmek zorundayım. En azından
istediğim saatte uyanabiliyorum.
Gibi bir şey var.
Ama haklısın ben.
O yüzden
çok bir şikayet etmek istemiyorum yani.
İnsanlar çok kolay bir şey değil.
Çok zor bir şey de değil.
Şimdi hayal dünyanı bize izletiyorsun ya en azından bir kısmını ve sonuçta bence şey gibi yapmak istemiyorum bizim Sercan gibi böyle ya işte su devizi aynı sektördeyiz o zaman şey yapmak istemiyorum ama şey yani sonuçta ben de bazen konuşacak bir şey bulamıyorum.
işte gündem beni çok etkiliyor mesela
gündem dışı bir şey konuşsam vicdan azabı
çekiyorum ama bazen başka bir şey konuşmaya
ihtiyacım oluyor falan bence hayal kurması
çok zor bir dönemdeyiz ya
nasıl hayal kurmaya devam ediyorsun
nasıl bir şey yani sıradaki yapacağın şey
biraz kafanda vardır mesela hatta belki
ondan 3 sonraki de vardır
nereden yani bu
yani ya bu üretmek
o da reflekse dönmüş
bir şey yani ben her şeyi
içeriye döndürme demeyeyim çünkü çok
Tüketime yöneltme oluyor ama onu bir esere dönüştürmeye yatkınım.
Bu gerçekten artık örgü örmek gibi bir şey yani.
Bir resim yapmak gibi bir şey benim için.
O yüzden düşünüyorum yani.
Şöyle olsa nasıl olur? Şunu şöyle yapsam, şöyle bir şey olsa falan.
Sonra düşündüğüm şeyi eyleme geçiriyorum.
Evet var ya düşündüğüm, yapmak istediğim bir sürü şey var bu arada yani.
Hazır falan kafamda böyle onların parçalarını topluyorum bir anda.
Ne bileyim boş vaktimde başka ne yapar ki insan?
boş vaktinde onları yapıyorum işte yani
cevabı az çok belli bir soru da
hani insan ben oldum
demez herhalde yani
ama olmak diye bir şey
varsa sen de ona böyle yaklaştığını hissediyor musun?
yok canım hiç düşünmüyorum
aslında olmak aslında şöyle bir şey
bir sonuca doğru gitmiyorum bir süreci
yaşamak zaten adlandırılır
sonuç adlandırılmaz bende
yani sen şu an içerik
üreticisisin içerik üreticiliği
yaptığın süre zarfında busun zaten
ya o yüzden sürece biraz
ad veriyorum sonuca değil
şu an ben işte yapıyorum
hani bir şeyler ama yarın başka bir şey de
olma ihtimali hep açık gibi aynen açık
yani şu an onu yapıyorum
çok da ad vermiyorum yani yaptığım şeyi aslında
sudebel kısık yapıyorum
çok iyi bir şey yani gerçekten
gerçekten ilham
oluyorsun yani çünkü şöyle bir şey
var yani insanların birçoğunun
aslında yapmak istediği tabii ki de kimse
yani sabah 9 akşam 6'ya 7'ye
kadar bir masada oturmak istemiyordur yani
çoğunlukla ama
bir şey yapmaktan uzaklar
yani hayat onları biraz uzaklaştırıyor
hepimizi ve benim
bence uzun süredir sosyal medyada hani görüp
abi tamam hani
Sude bunu yapıyor ve bu böyle
kıskanılan ya da ah ben
orada olsaydım gibi belki gıpta vardır
tabii de daha sanki biraz umut
veren bir tarafı da var gibi. Çok sevinirim
yani çünkü mesela ben
dün arkadaşımla oturuyordum ve
gergittim yani hani Sude
gelecek yarın. Ben onu
evime çağırabilecek kadar
yani göt var bende çünkü
o sıcaklığı veriyor. Okey ama
abi cidden ne konuşacağım? Çünkü hayatımda
hiç yüz yüze gelmedim ve ben de
bir persona çizeceğim. Peki
çizeceğim Sima'yı bırak
Sude'nin sehpesini ben tanıyor muyum
acaba? Yani ben de şu an gerginim
yani çok gerginim. Bence dinleyenler
falan diyecek. Sabahtan beri sana rol yapıyorum mesela. Normalde böyle biri
değil. Ben yani bence çok
daha rahat biriydim ama
çok kısıldı. Ne söyleyeceğimi bilemedim
falan. Ve bence burada şu da
var. Evet bir samimiyet çiziyorsun ama
bunu biri seninle karşı karşıya
gelene kadar ne kadar gerçek. Sude
gerçekten ne? Kim? En azından boyu
ne? Neye benziyor?
Boyutlu olarak evet.
Bence biraz korkutucu.
Bu arada seni anlıyorum. Bizde mesela
konuk böyle alerjik geleceği gün bizim
evde yaşanan kargaşayı görme
yani. Camdan falan bakıyoruz işte
merhaba ben Aleyna falan.
Merhaba ben Sude bilmem ne falan diye.
Böyle şeyler hani kendi aramızda konuşuyoruz işte.
Nasıl gelecek, ne diyeceğiz falan diye.
Ya da işte atıyorum başka konuklar için de hani.
Ben de hiç tanımadığım konukları alıyorum.
İlk defa gördüğüm insanlar geliyor.
Simay işte, Deniz Cengiz.
Daha önce konuşmadığım insanlar mesela.
Normal Tak diye muhabbet.
Nevişim Engin'le ben de WhatsApp'ta konuşurken nasıl konuşacağımı bilemiyorum falan.
Anladın mı?
O yüzden anlıyorum seni.
Ama bu da şey gibi.
İşin heyecanı bu yani.
Böyle işte zaten bunları yapmak.
zaten olay bunları yapmak yani
bundan kaçmamak zaten
bence o yüzden zaten çağırabildim ben de seni
ve çağıranlar da bence o yüzden çağırıyor
ya bir de şöyle bir şey de var
dün arkadaşımla konuşuyor bana dedi ki
tamam şimdi ben sudeymişim gibi benimle konuş
falan
ya şeyi
düşündüm hasçeliklere gelecek
konu da nesli yani ben nesliyi
konuşmak istiyorum birazcık galiba
çünkü umut veren tarafı da o
yani senin dediğin gibi sen nesliyi
oynayan bizim hayatımıza sokmuş
ve sonra Sude Belkıs'ta işte
ününe ün katmış değil aslında. Nesli de kendi
başına ünlü oldu. Hatta bir ara takipçisi
neredeyse seni geçmiş.
Sonra bizim şeyde 19 Mart'tan
sonra şey olduk.
19 Mart'tı değil mi? Evet. 19 Mart'tan
sonra biz duruşumuzu
belli edince Ampolovis'in Ampolovi'dik.
Nesli'ye ikiniz. Nesli'den
Sude Belkıs'tan, Belkıs TV'den
TikTok'tan. Bir küçük
bir bahar temizliyor. Aynen öyle oldu.
Dün arkadaşıma dedim
neslinin analojisini yapmak için ya çok iyi bir sosyolog olmak lazım gerçekten
ya da nesli olmak ya da neslilerle haşır neşir olmak lazım.
Bilmiyorum nesli senin büyüdüğün kız mı?
Ama büyüdüğün çevrede gördüğün benimsediğin biri olduğu çok belli.
Ve neslide bazı noktaları ben fark etmiyorum.
Bence izleyen herkes de fark etmiyordur.
Ya da herkes farklı bir şey fark ediyor ama şey dikkatimi çektiğinde beni duygulandırdı yani.
Hani her YouTube'da sen bir bölüm attığında yorumlarda biri Nesli'nin başka bir hareketinde kendinden bir şey buluyor.
Gündüğü saklaması olabilir.
Pijamasının uyumsuzluğu olabilir.
Hani random bir kızın işte DGS'ye hazırlanan bir kızın normalde sanki çok görünmez bir karaktermiş gibi olan bir kızın.
Ya başlı ana karakter sunacak bir karakter.
Evet ya bu bana çok klişe abi umut veriyor yani anladın mı?
Bu heyecanlandırıyor bence.
bu bence seni biraz belki de
şu anki konumda daha farklı
hatta bu konumun adı bilinmez bir yere
oturtuyor. İnsanlar normalde sana bakar
abi Sude de buradan buraya geldi. Demek ki
ben de yaparım diyebilir. Hayali
bir karakter nasıl
bunu düşündürtebiliyor? Bence bu çok
manyak bir şey yani. Hani
matruşka gibi ama
sen en büyüksen o bir küçüğü yani. Onun
içinde de en az seninki kadar var gibi bir şey.
Ya aslında benim nesli karakterinden
şöyle bir şey var aslında.
Birincisi ben suda belgesi olarak daha baskın birisiyim ama Nesli daha pasif birisi.
O yüzden ben Nesli'yle oynamayı daha çok seviyorum.
Benden daha farklı birisi yani diye.
İkincisi insanlar Nesli'yle kendini çok farklı görüyor ama aslında hani birebir aynısın.
Yani Nesli'nin de facto'dan aldığı çiçekli elbiseyle gittiği kafedeki çay sadım storiesiyle
senin Berşika'da yeni sezondan aldığın
bu rüzgarı harmanla çektin
maç alışırken çektin
story'nin motivasyonu aynı.
Yani seni ondan ayıran
hiçbir şey yok. Sen de hoşlanmış çocuğa
gönderme için attın o story'yi Nesli'de.
Ya insanlar böyle
çok arasına fark
görüyor. Ama sonradan şeyi anlıyorsun ya
aynı heves, aynı şeyde
Buse karakteri de aynı şekilde. Çünkü Buse daha
normi bir kız mesela. Buse'nin
şeyleri daha izleyen
birçok insan aslında Buse.
Ya da birçok insan da nesli mesela.
Ben fotoşum diyen birçok insan nesli mesela ama farkında değiller.
Çünkü nesli de kendini bazen fotoşik bir zannediyor anladın mı?
Böyle ben şeyi seviyorum.
Şu an mesela elimizde üç karakter var.
Üç tane kadın var ama aslında eğer daha fazla karakter şey olsaydı.
Daha planlanmış bir senaryo olsaydı.
Ben bunu 6'ya 7'ye de çıkarırdım.
Çünkü yani çok çeşit çeşit insanlar.
Kadınlar daha doğrusu çok çeşit çeşit.
Ben lisede falan da kız yurdunda kaldım.
Sonra böyle çocukluğumdan beri hep böyle kız arkadaşlarla çok, kız arkadaşlarım hep oldu.
Hep kız arkadaş gruplarında böyle büyüdüm.
O yüzden de hem çocuklukta hem de yetişkinlikte kadınların bakış açılarını, duygularını ve hikayeleri benim daha çok ilgimi çekiyor.
O duygu çeşitliliği çok fazla geliyor bana.
O yüzden oradan bir şeyler anlatmak, yani bu böyle komedisi de komedi olur, dramsa dram.
Onu anlatmak beni heyecanlandırıyor.
Çünkü ya ne bileyim beni heyecanlandıran şey de o yüzden bundan sonra yaptığım ya da işte Belkıs TV yayınları da aslında biraz buydu.
Yani kadın hikayeli, kadın muhabbeti.
Ama bu kadın muhabbeti şey yüzeysel medyanın sattığı kadın muhabbeti de değil.
Yani gerçekten Türkiye'de bir kadının muhabbeti.
Hep böyleydi aslında.
Şu an hikayesel bir şekilde izliyorsun.
Ama o hikayedeki, izlediğin hikayedeki anının bir benzeri zaten işte derde doğru da bizim konuştuğumuz bir olaydır muhtemelen.
Yani o yüzden aslında yaptığım her iş birbirine bağlantılı ama her şekilde kadın hikayelerine çıkan bir şey var bence.
Zaten özellikle Belkıs TV'deki şeyleri böyle İtalya'da çok yalnızlık çektiğimde çok izliyordum.
Ve yurt dışındaki herkes bunu söylüyor musun?
Erasmus'tayken yalnızlık izliyordum.
Çok saçma.
Senin Wetbed hikayesi yazıyordun sonra Audition gibi bir şeyle Zoom yaptın ya.
onlardan bir tanesi benim ondan sonra
en yakın arkadaşımdan biri oldu
aynı şehirde yaşadığım
şey oynayan mı
neydi ya
adını bilmiyorum
bir ağlamda
sanki sordun
yavuzluklu bir kızdı böyle
onu izlerken
bu kız bana çok tanıdık geliyor falan dedim
sonra çok yakın bir arkadaşım haline geldi
yani senin hikayelerinde
genel şey var bence
özellikle hasıl şeklerle bu çok bariz
erkek karakterler var ve kadınlar
hep erkekler sayesinde değil
erkeklere rağmen bir şeyler söylüyor.
Ve bu hani
vetvet hikayesinde bile böyle yani.
İki arkadaş da erkekten ötürü birbirine düşüyor.
Ya da derde doğruda da
kızların yakarışları çok ortak yani.
Senin bunu yaparken
garip bir kapsayıcılığın var bence de.
Ve belki Stevie düzleminde de
hastalıkları bir kenara bıraktığımızda
o yayınlarda falan.
Çok daha aslında hataya açık bir yerle
canlı yayın yapıyorsun sonuçta yani.
Ben şu an valla nasıl yaptım onları
cesaret ettim inanamıyorum. Onların içinde
en özlediğin ne? Yani bu
Has Çelikler döneminde belki çok
normal yayın yapmayı özledim açıkçası.
Keyifli oluyordu yani. Ben hepsini
seviyordum. Derdi doğrular daha rahat olduğu için
onları da seviyordum. Wetbed yazmayı gerçekten
çok doğal akışında yazmak
denemeydi o ve çok güzeldi.
Ama ne bileyim şu an yapmak
isterim ama bilmiyorum. Belki de yapar mıyım
bilemedim. Çok böyle şey gibisin.
Seninle konuştukça öyle
hissettiriyor. Bir hayatta çok fazla
hayat yaşamışsın gibi yani. Çok
klonlanmışsın gibi. Hani çünkü
biri sende bir benzerlik bulur o.
Okey herkes herkes de bulur ama sende
birden fazla şeyin benzerliğini bulmak da garip.
Yani Wetbet mesela gerçekten
hepimizin hayatında garip bir şekilde
olmuş bir şeydi yani. Hani cinselliği
oradan öğrenen de vardır. Aşkı da
öğrenen vardır. Hatta yıllar
edebiyatı yazı yani yazısını
geliştiren insanlar var burada yani. Ben
yazmıştım Wetbet'te yazıyordum yani.
Ve hani çok hatta şey
yıllar sonra fark ettim ki
ne kadar benzer yani o zamanlar
böyle Özgünür Yıldırım falan var işte kötü çocuk
yabancı cançurt falan. Hep şeydi
yani çok kötü bir adam var
ve onun o ne kadar böyle bir şey
eğri şeydi yani. Ne kadar
it gibi davranıyorsa o kadar aşık
o kadar seviyor falan mafya böyle.
Çok mesela
bazen arkadaşlarımla oturup
sanki vetvet hayatımızda hiç yokmuş
çasına böyle bir mit vardı
falan. Sonra bir gün bir arkadaşım
dedi ki bana yani üzerinden 10 yıl falan geçmiş
Wetbet'te ben onu okuyalım
hatırlıyor musun yabancı vardı
bir kız çok uzun paragraflar yazan
edis çağıran vardı bir kere
doğa için şöyle yapmış falan ve hani şeyi
fark ettim bir kızın
16 yaşında yazdığı o mafletik
aşk hikayesi benim
bir mit olmuş biz bunu hala
konuşuyoruz ve
toksik ilişkiyi gerçek aşk zannediyorduk
ve Wetbet'in bunda çok büyük bir
etkisi var yani
ve sen benim 25-26
teşhime tekrardan vetveti hayatıma
geri soktum ve yayını izleyen
bir sürü insanla şeyi fark ettim. Biz
çokmuşuz yani. Evet.
Sadece küçük odalarımızdan ya da nesli
gibi bazanın üstünde
okurken aslında yalnız olduğumuzu
zannediyorduk ama çok kalabalık
olduğumuzu fark ettirdin düşünüyorum. Evet.
O
topluluk, aa sen de mi
öyleydin hissi. O mesela
şey bir çözüm, bir soruna çözüm
olmasa bile sen de
öyleydin demek sen de benim gibiydin hissi
insanlara çok iyi geliyor.
Kesinlikle. Ben konuştuğum
için şeyde hissediyorum. Bazen
çok kötü hissediyorum ve sadece çok kötü
hissetmeyi konuşuyorum. Onu
canlandırabileceğim ya da
video bile çekmiyorum. Bir şey yapamıyorum.
Sadece kötü hissediyorsam kötü hissediyorum.
Bazen ben de acaba
bir şey yazdılar mı diye bakıyorum. Twitter'a
podcast'ın adını falan bir yazıyorum.
Bir gün bir şey gördüm mesela. Hakikaten
çok kötü hissettiğim bir dönemdi yani ve
bölümlerimde hep böyle çok
karamsarlık çok var falan. Bir gün işte
birisi podcast önerisi istemiş. Biri de
beni önerince TV için sahibi
demiş ki ya o kız bu aralar çok iyi
hissetmiyor. Çok iyi değil gibi yani.
Benim biraz içimi kararttı falan. Çok
üzüldüm yani. Hani
şey zannediyordum. Her zaman onları mutlu
etmen gerekiyor. Evet.
Sonra ama şeyi fark ettim. Çok iyi konuştuğumda
da insanlar hayat bundan ibaret
değil diye kızıyor. Kötü
hissettiğimde kötü hissetmemi konuşuyor.
Bir gün şey oldu mesela. Kırk yılın
başı bir ilişki yaptım. Anlattım podcast'e.
Çok hani iyi hissediyorum
falan. Birisi şey yazdı.
Valla ben de aynı senin gibi hissediyordum ama bir aya
bitmişti haberin olsun. Yani
müsaade et de yaşayayım.
Bitti gerçekten bir ay sonra
ama ne gerek vardı
bunu söylemene anladın mı? Hani bazen
ne hissetsem yaranamayacağımı
şeyden biliyorum. Çünkü hepimiz aynı anda
hissetmiyoruz. Bir gün hissettiğinde
belki bana hak verir diye düşünüyorum.
Ne peki ya? Senin hiç
konuşmak istediğin bir şey yok mu ya?
Hani konuşmayı sevdiğin bir şey.
Ben buna değinmek istiyorum dediğin bir şey.
Linç kültürü falan hani.
Linç kültürü Allah'ım yarabbim ya.
Gerçekten ne kadar konuşursan o kadar daha kötü oluyor.
Tamam o zaman.
Şöyle bir şey merak ediyorum.
Bir kere kadınsın.
Yani her şeyden daha fazla.
Seninle aynı işi yapan bir erkekten çok daha fazla cımbızlanmaya hazır bekliyor insanlar.
Radikal konuşmuyorsun bence ama günümüz Türkiye'sine göre radikalsin.
her şeyden önce kendi istediğini
bence kafasının estiğini yapan
bir insan olma ve bunu bir kadın
olarak yapma zaten çok tehdit ediyor
insanları neden bilmiyorum
ve senin sözlerini cımbızla çekmeye
çok hazır bir
tayfa var çoğunluğu erkek
ellerini ovuşturarak
düşüşünü izlemek istiyoruz
düşüşümü görmek istiyorlar
zor yani güvenmek çok zor
yeni birini tanımak çok zor
ama sen nasıl bunun içinde
hayatta kalıyorsun yani zor olsa
gerek. Psikolojini nasıl hakikaten
dirayetli tutuyorsun?
Dirayetliyse tabii bilemeyiz de. Yani böyle
çok ağlayıp zırlamıyorum
hiçbir şeye falan. Ama tabii ki de
benim mesela son birkaç ay
demeyeyim mi hatta belki bir yıldır
sivri şeyin yok diyorsun ya çünkü
söylemiyorum artık. Ama söylesem
söylerim. İnsanlarda farklı
fikirde olabilme anlayışı
yok. Zannediyorlar ki herkes aynı fikirde
olması gerekiyor. Ya da mesela
onun o fikrine katılmıyorum ama yine de seviyorum
deme kültürü de yok yani.
Yani inanılmaz.
O yüzden çok sivri açıklamalarım yok.
Bekletiyorum.
Has çekler bitsin yapacağım.
Ama şunu mesela...
Neslinin yüz elli parası çıksınca.
Aynen.
Ya şunu düşünüyorum yani.
Şimdi mesela...
Şimdi ben ben ben demek istemiyorum ama...
Benim yaptığım içeriğin aynı şekilde aynısını...
Şu an bir erkek yapıyor olsaydı...
Örnek dahi veremiyorum çünkü böyle bir erkek yok.
Acaba nasıl bir tutumla karşılaşırdı?
Yani daha belki takip sayısı daha fazla olurdu.
Daha fazla reklam alırdı.
Daha fazla izlenirdi.
Daha çok takdir edilirdi.
Bak bu su götürmez bir gerçek.
İsim vermek istemiyor ama hiçbir şey yapmadan ev ziyareti yapıp karşıma hiç yani söylediğin hiçbir şey yok.
Konuk olduğun kişiye yaptığın saygısızlıkları geçiyorum.
Söylediğin hiçbir şey bile yok.
Yanına birkaç tane insan alıyorsun dikkat çeken o insanlar bir şeyler yapsın da sana malzeme çıksın bu.
bununla delik paralar kazanıyorlar
izlenmeler kazanıyorlar bilmem ne
ve niye acaba her gün
ya da iki günde bir onun hakkında
twitter'da bir şeyler
söylenmiyor da benim hakkımda
söyleniyor acaba bir de çok çabuk unutuluyor
yani bence erkeğin yaptığı
yarattığı skandalın
burada senin herhangi bir tweet'inin
skandal olduğunu düşünmüyorum ama
herhangi bir erkeğin hakikaten skandal hareketleri
ya skandal erkek seviliyor
evet sorun çıkaran erkek seviliyor
Ama mesela atıyorum sorun çıkarmış bir erkek mesela atıyorum.
Onu duyduğunda evet onun hakkında o negatif şey aklına gelmiyor insanların.
Ama Sudebel kısmı onun için Twitter'da bir şeyler demişlerdi.
Problematik bir oga yani falan diyor mesela.
Direkt bari problematik olduğunu hedefliyor varsayarak mesela ilerliyor.
Tehdit olarak görüyor seni.
Başarını tesadüf gören görmek ya da zaten o bozacak falan.
Bozmanı bekleyen de var.
Proje bu.
Ajans projesi.
Bunun menajerleri ne? Bu kız da her yerde.
Menajerim falan yok kanka. Hepsini ben yapıyorum yani.
Ama...
Ne olur ki menajerin?
Olsa ne olur. Neyse ama...
Yapıyorsun.
Onu ben şey yapıyorum, hissediyorum.
Ama ben olduğum şeyden memnunum yani zaten.
Erkek olmaktan iyidir yani.
Hedef tahttan hasta haline gelen bir kadın olmuyor.
Bu parçadan, bu sekans bende şeyi ayılttı bir anda.
Şey yaptım kendime.
Sude geldiğinde de Sude'yi övme seansı gibi hissettirme kıza falan diye kendimle böyle aynada konuştum.
ama sonra bakınca dedim ki taşlamak bu kadar basitken otur bir seansta öv yani ne olacak?
Çünkü övülecek bir şey var.
Bunda da mütevazi olma.
Yani kendimize mütevazi olmayı zaten öğrendik yani.
Kadınlığı şanındandır da bir de başka bir kadını övmekte de ben mütevazilik yapacaksam
öyle olmamalı.
Tabii ki de.
Ya şöyle bir şey var.
Erkeğin skandalının bir de unutulmasının sebebi çok zaman geçmeden bir yenisini hemen
yapabiliyordu olmasından kaynaklı.
linçleri takarsın takmazsın falan.
Benim canım sıkılıyor bazen görünce falan.
Ya ben artık bıktım.
Sena yapılanı görünce yani.
En basit bir şey söyleyeyim sana.
Bunları ben böyle açık açık
storylerden paylaşıp falan böyle
çok şey yapmak istiyorum.
Gün yüzünde konuşmak istemiyorum ama
buraya kadar getirdiğinizde bunu dinleyin.
19 Mart sonrası 2 gün boyunca
internet kısıtlaması vardı.
Ve VPN indiriyorduk.
Ben telefonuma VPN indirmedim.
Ben telefonuma niye VPN indireyim?
Benim bütün iş hayatım buradan dönüyor.
VPN'den kaç tane insan mailini çaldırdı bilmem ne.
Ben de böyle bir sıkıntıya girmek istemedim.
Belki gün boyunca story falan atmadım.
Ama ben eylemlere gittim aktif olarak.
Evet Sara Çahane'de.
Sara Çahane'de full timedim yani.
Sadece o döneme mahsus değil.
Ben normalde de zaten eylemlere giden birisiyim.
Ama bunları hiçbir zaman çok fazla böyle şey içeriye dönüştüren birisi değilim sadece.
Bu benim hayatımın akışında olan bir şey çünkü.
yemek yemek gibi her yemeğimi paylaşmamam
gibi. Hani nedir? Belki de paylaşmam
ve teşvik etmem gerekir ama bu da
şey olmaz çok böyle reklam kokmasını
istemiyorum. Anladın mı bunu? Neyse
ve iki günün sonunda ben Instagram'ı
açtığımda bana gelen
bir sürü yorum çünkü Twitter'da
bir tane eşek beni
eşek beni
divalarınız nerede hani?
Evet ya. Bilmem ne.
Altına da böyle yorumlar böyle işte
belliydi bunlardan zaten
ve ben instagramı açtığımda bir sürü yorum
sarı torbanız hazır
size dağdan emir gelmedi mi bilmem ne
böyle yorumlar
ya şimdi ben teker teker bunları engelliyorum ve sessiz alıyorum
ve bunun üzerine konuşmuyorum
ama bu bildiğin saldırı
ulan sen evinden
ananın evinden götünü kaldırmadan
tweet atıyorsun sadece
yaptığın tek şey insana hedef
sen hedef göstermeyi politik bir duruş mu zannediyorsun
hiçbir şey yapmıyorsun
bir dikili ağacın yok ya
böyle insan
bu benim mesela en çok aldığım
saldırı ben hala
twitter'da bilmem şey tiktok'da falan filan
böyle yorumlar geliyor engelliyorum
umurumda değilsiniz engelliyorum
ben senin artık senin hayatın
umurumda değil zombi istilası
olduğunda seni ben kurtarmayacağım
çünkü ben zombi istilası
olsa biz kaçıyor olsak
sen de önümde olsan
tutup seni zombilere atarım yavaşlasın zombilere
diye anladın mı senin artık benim için
bir önemin yok
belki bir faydan olur
diye önemsizsin
engelliyorum çok haklısın
bu engelleme şey ya bu arada
instagramdaki kanalında da arada böyle
statementlar paylaşıyorsun ya çok iyi oluyor
gerçekten bundle'dan haber bildirimi
almak gibi bir şey yani bir statement
paylaşıyorsun ve aşırı aktif kullanıyorum
ve hani şey falan dediğine çok şahit oldum
yani engelliyorum
ya da tweetlerin var hani
engelliyorum görmüyor değil mi ki
ben size açıklama yapmak mecburiyetinde
miyim kardeşim? Ben bir parti
genel başkanı mıyım? Ya da ben
bir ne bileyim dernek başkanı mıyım?
Bir şey başkanı. Ben normal bir insanım.
Her vatandaş sana gelip açıklama mı yapıyor
her yaptığı şeyin? Sen ya altın
her adamın açıklamasını mı yapıyorsun birilerine?
O zaman benden de açıklama bekleme. Ben zaten neyse
ne kadarını istiyorsan paylaşıyorum
zaten. Ben senin her soruna cevap mı
vereceğim? Seni tanımıyorum bile. Senin yüzün bile yok
bende. Bir de şu da çok komik değil mi?
Ulan madem politik duruşu
bu kadar önemsenecek kadar önemli
bir insansın. O zaman niye bunca zaman
yaptığın işi küçümsemek, azımsamakla
mesai harcadılar ki?
Madem o kadar önemli biriydim.
Aynen o zaman izleseydin beni madem o kadar önemli.
Orada yani bu başka bir
motivasyon. İnsanlar bunu bir
savaş zannediyorlar. Bunu bir hedef
göstermeyi bir politik duruş zannediyorlar.
O öyle bir şey değil yani.
Kaldı ki benim gerçekten sivri bir söylemim
yok. Ben kendi politik duruşumu
ya da fikrimi, düşüncem neyse
bunu içeriğime ya da ne bileyim
En basit cümlelerime zaten açık böyle ne bileyim klasik bir storyme bile bir şekilde yediririm.
Ya da yaptığım işe bunu yedirerek zaten var ederim.
İlla tutup da basın açıklamasıyla ben şuyum, şu adı altındayım falan diye bir açıklama yapmama gerek yok.
Okuyabilen okusun.
Biraz taraf tutma hastalığı olduğu için bizde genel olarak.
Hani illa bir tarafın olmak zorunda söylemleri.
Mesela aynı anda iki şeye sahip olamazsın.
Hani mesela bir story atıyorsun.
Sana hemen ama iki gün önce bunu paylaşmıştın diyor.
çünkü ikisinin bir insanda olabileceğini
onu da paylaş şunu niye paylaşmıyorsun
yani artık
biliniyorsun okey hani
işin olarak da yani reklamlar da geliyor
vesaire yakınlıklar kuruyorsun işte
konuklar geliyor falan
birincisi şey genel yaş olarak
yani artık sonuçta
üniversite lise bunlar bitti
arkadaşlık kurmak
genel 31
yaşındaki birisi olarak zaten
30'larında artık nasıl
bir de etrafında çok insan var
Ve bence samimiyet şeyin terazisi biraz şaşmış olabilir.
Arkadaşlık kurmak nasıl senin için?
Neye arkadaş deme kriterlerini değiştiriyor?
Yani şöyle söyleyeyim.
Ben yine böyle bir son iki yıldır falan.
Yani bu benim içeriklerim çok popüler olmaya başladığından beri.
İki yıldır.
Ben insanların şey olarak düşünmüyordum hiç.
Bir fayda gütüme olarak yanaştığını düşünmüyordum.
Gerçekten iyi niyetli.
Çok iyi niyetli.
İnsanların her yaklaşana buyur ediyordum.
her gelene gir içeri diyordum
sonradan yavaş yavaş
şeyi ayıktım her gelen senden
bir parça almak ister her gelen
ya bu çünkü ben ne kadar
ben önemsemiyorum tamam mı
takipçisidir ilk etkileşimdir
bunlar benim çok böyle benim için
bir araç bir amaç değil
çok önemsediğim şeyler değil bunlar
ama diğer insanlar için öyle değil
gerçekten onlar için çok önemli olduğunu
biraz sonradan dank etti
bana artık
biraz daha o kapıları kapattım
Bir de ya istemiyorum yani çok merak etmediğim sürece insanlar o kadar konuşmam yani merak etmiyorum insanları o kadar.
O yüzden de biraz artık duruldum.
Kesinlikle arkadaş alımımız yoktur.
Buraya kadar olanlar ama şöyleyim yani iş hayatı sonuçta.
Merhaba merhaba konuşup sohbetlerim buluşmalarım tabii ki de var ama çok yakınıma almıyorum artık insanları.
Bitti artık.
Ya şöyle bir de her gelen mesela ben şeye çok değer veriyorum.
Üretme arzusuna çok değer veriyorum.
Ve gelen insanda eğer bununla gelirse bana ben çok açıyorum kapı.
Bir de gerçekten ben böyle arkadaşları için çok mesai harcayan biriyim.
Beni siktir et.
Bak bütün planımı siktir et.
Onun kafasında bir şey mi var?
Onu yapmaya hadi gidiyoruz falan.
Öyle birisiyim.
Gerçekten çok şey olurum.
Yani sanılanın aksine çok fazla arkadaşlarıma mesai veren birisiyim.
Niye sanılanın aksine ya?
Ne bileyim daha böyle şey bencil falan, egoist, narsist falan sanılıyorum.
Kendimi çok sevdiğim için.
Ama sonra.
ama bunun da böyle şey oldu
ulan o kadar mesai yaptık
yani ne sen bundan
bir gelişme gösteriyorsun bir fayda
yok bunu yani
bari mutlu mutlu evimizde
otursaydık o yüzden biraz şey oldum artık
kapattım kapılarımı artık
artık çekemiyorum yani
ya bu artık o biraz yaştan dolayı da herhalde
ya çok kaotik bu arada benim
sosyal çevrem çok kaotik
inanılmaz bir kaos yaşıyoruz biz
ya benim öyle her günüm bak
bir telefonumda bin tane cevapsız
çağrı, bin tane mesaj falan hep öyle
çok iletişimdeyim. Gün içinde
bir sürü insanla tanışıyorum. İşte işle ilgili
konuştuğum insanlar oluyor bilmem ne oluyor.
Bir sürü surat, bir sürü yüz.
Bazen hatırlamıyorum bile hani.
Ya ben bunu nereden tanıyordum falan.
Of burnout'u ne biçimdir bu hayatı?
Gerçekten kafam şişti bak.
Gemiyordum işte karşılaştıysa
beni tanımadın mı diyor. Yani diyorum ki kusura bakma
o kadar çok yüz biliyorum ki.
Kusura bakma eşleşmedi şu an isim şey
yani anı. Eşleşmedi kusura bakma çünkü
şey de dedim ki ya sosyal
gerçekten hayvan gibi sosyalim yani. Yapacak bir şey yok.
Sosyal biriyim. Hani giderim insanlarla
konuşurum. Ama biraz işte
zorlanıyorum. Arada böyle
storylerine falan görüyorum. Bir alıp başına gidiyorsun
ya işte bugün nesli oldum diyorsun.
Bir dışarı çıkıyorsun falan. Ya o çekimler
olduğu zamanlar nesli oluyorum gerçekten.
Nesli oluyorum.
Kendine böyle zaman ayırdığın en son
Ya bu kendine
yani seviyor musun her şeyi? Bu arada
kendine zaman ayırmak yine o sosyal
çevrenin içine dalmak da olabilir ama
sen genelde kendiniyle baş başa kalan
bir insan mısın? Yani ben aslında
kendime zaman ayırdığımda yine internette
oluyorum. Sorun o yani. Telefonda oluyorum.
Yani evde yatıyorum full. Atıyorum
ben evde belki 10 saat yatıyorsam da
telefondayım 10 saat ve ben
10 saat boyunca yine bir bilgi akışı
içerisindeyim yani. Bir şey yine
orada kafam dönen bir şey var. Hani sadece bir şey
izlemiyorum. Hani o izlediğim
şeyden bazen bir şey araştırıyorum.
Ha o neymiş diyorum ona bakıyorum ben.
Bazen yine insanlar bir şeyler söylüyor. Onlarla konuşuyorum.
O da bir sosyalleşme oluyor.
kendimi çok ikinci plana attığım
evet bu bana arkadaşlarım da söyledi yani bunu
kendini çok ikinci plana atıyorsun
önceliklendir kendini çünkü gerçekten kendimi
önceliklendirmiyorum hatta yaptığım
içerikleri daha çok önceliklendiriyorum
ya mesela işte
bir masaja gitmek
bir işte kuaföre gitmek falan bunları çok böyle
ertelir tatile gitmek falan bunları çok
ötelediğim neyse tam
doğum günümü falan kutlamadım böyle ağladım
hani tam sıkı yata ne yapılır böyle ama
tatilleri falan
tatil çok yapmayan birisiyim
ya da mesela bir de dans kursuna
gidecektim abi. Mesela bir türlü pazar
yazılamadım dans kursuna. Çünkü ya pazar günü
bir çekim ya da bir
arkadaşlarımla geçireceğim güzel bir gün olursa
ben kursa gidemezsem.
Mesela o yüzden kursa yazılamıyorum
devamlı için. İşte
senaryo kursuna yazıldım. Üç haftadır
girmiyorum derse.
Hep bir şey oluyor işte. Bir şey oluyor.
Yani düzensiz
olduğu için ve hep birilerine
mesela arkadaşım beni çağırırsa ben oraya gitmezsem
benim yaşadığım FOMO.
Yaşıyorsun falan.
Yani şimdi arkadaşlarla falan muhabbet etmeyi falan çok seviyorum hani.
Çok gülüyoruz, eğleniyoruz çünkü.
Tabii ki de şey isterim yani.
Bir araya gelelim konuşalım, sohbet edelim falan istiyorum yani.
Bir gün görüşmeyince şındırıyoruz falan böyle.
Sen FOMO'yu yaşadığın yerde olsan da başka bir şeyin FOMO'sunu da tutacağı bir hayat gibi duyuluyor yani.
Çok fazla şey var gerçekten.
Ama insanların tam da böyle muhtemelen tahminimce yani gıcık olduğu şeyler yani sahip olduğunu düşünerek gıcık olduğu işte hani ulan bunlar da eğlenip para kazanıyor.
Hani çünkü para ancak çok zorlanırsan kazanılır ya Türkiye'de öyle bir algı.
Evet evet sinir oluyorlar.
Sevdiği işi yaparak para kazanman ne kadar...
Çok tabii ki de.
İşte bunlara da ne para yığıyor falan.
Tabii.
Şimdi bakıyoruz.
Sadece şunu söyleyeyim.
Evet insanlar tabii ki de görüyorlar ne kadar eğlenceli bir hayal.
Ama bunlar benim internette içerik üretmemle olan bir şey değildi.
Ben internette içerik öğretmeden önce de hayatım buydu.
Yani benim hayatımın akışında bir şey değişmedi.
Ajansda çalışan bir kızken de böyleydi hayatım gerçekten.
Çeyremdeki arkadaşlarla mutlu olan, böyle hep eğlence işler yapan insanlarız yani nitekim.
Lütfen nefret etmeyin benden.
Çok gereksizliğine sahip zaten.
Lütfen nefret etmeyin.
İmanın içinde çok fazla şey var o zaman.
Evet kendinizi mutlu etmeye çalışın başkasından nefret etmek yerine.
Ama şunu anlıyorum gerçekten yani kendini sevmiyorsan hayatın kötüyse maddi olarak sıkıntı çekiyorsa bir insan direkt olarak direkt olarak en yakında kim varsa ondan nefret etmeye başlıyor.
Ona garez duymaya başlıyor.
Arkadaşı da olabilir ya da beni izliyorsa bana da garez duymaya çalışıyor.
Sude bu arada bence senin kendini sevdiğin belli oluyor zaten.
Ha ben de beni sevmeyenler.
İşte hani o yüzden de tetikleyicisin yani.
Ay bir şey sorayım.
Bazı insanlarda maalesef şöyle bir şey var ya bu bir gerçek.
İnsanlar çok sorunlu arkadaşlar.
Yani bunu dinleyen beş kişiden dördü falan sorunlu.
Bilginiz olsun.
Umarım o siz değilsinizdir.
İnsanlar sorun derken sorunlu olmak ayıp değil yani.
Yanlış bir şey de değil.
Ama öyle yani söylenen şeyi yanlış anlarlar.
Büyük paranoyalar yaşarlar.
Başkasının mutluluğundan mutsuz olurlar.
yani ya da kendisini
seven bir insana uyuz olurlar
öyle ben anlıyorum bu arada
ben mesela bir insan
beni sevmiyorsa neden sevmediğini anlıyorum
mesela atıyorum sosyal becerisi
biraz gelişmemişse bana tilt olabiliyor
mesela kız niye bu kadar sosyal
diye bak yemin ediyorum bundan
tilt olabiliyor
evet sinir olabiliyor
ama arkadaşlar ne yapayım ya
valla kurban olayım benle uğraşmayın ya
bazıları da zaten
sevemeyecek yani ki o da
o da biraz Sude Belkıs olmanın
faturası. Kendin olmanın faturası
genel olarak ya. Hayatta
sadece senin kimi sevdiğine değil kimi
sevmediğine bakmak lazım. Evet kimi sevmediğin de
senin nasıl bir olmanı gösterir.
Ne sevmediğin de. Zaten şey
çok korkutucu değil mi genel olarak?
Herkesle çok iyi anlaşabilen insanlar
beni o kadar korkutuyor ki hayatta.
Ben de yüzde yeseyim.
Yani en az birkaç kere linç yemediyseniz
benim ben bir kişiliğim var demeyin.
Bir fikrinden hatırı
gerçekten paranoyak olmalı
insan ya biraz şey deyin yani
ya ben çok herkes
beni sevsin şeyinde değilim zaten da
zor bir denge işi ya denge işi ya
gerçekten sosyal medyada denge işi
ya bir de zaten şu var
sağlıklı bir toplumda değiliz yani
hani sevmekle sevmemek şey
gibi değil ya Sude ben gerçekten
hiç keyif almıyorum senin işinden
gibi bir tweet atıp saygı sevgi
çerçevesinde bitirmiyor ki adamın profil fotoğrafında
Kaleşnikov var yani sen ne kadar ciddi
olduğunu hakikaten tahmin edemiyorsun
Ya da bir anda gerçekten sana adresini atıyor yani.
Evet.
Hani bu şey gibi değil.
O bile can sıkar anladın mı?
Ben seni çok sevmiyorum bile can sıkabilecekken.
Sen gerçekten Türkiye standartlarında yani her kimse hakikaten hayati bir tehlikesi var mı noktasında her zaman şüpheli yani.
O yüzden bu üzerine hiçbir zaman tam objektif konuşabileceğimiz bir şey değil.
Ya şimdi Sevgi ve Neffet üzerine şunu söyleyebilirim.
sevgi de nefret de yani özellikle
sosyal medyada insanları uyandırdığınız
hisseden yola çıkarak söylüyorum
gelip geçici yani bir hafta
sizi severler bir hafta sizi sevmezler
sizi sevmedikleri bir şey yaparsınız
birden o adamdır kraliçe bilmem ne
falan derler o yüzden ne sosyal
medyadan gelen sevgiye bağlanın ne
gelen nefretten dolayı çekinin
hiçbiri gerçek değil yani
tabii ki herkes tenzih ederek bazı takipçilerim
vardır hani gönüllen bir
bağları var çok eskiden beri takip ediyorlar
ve hani orada sadece izlemiyorlardı
gerçekten beni anladıklarını düşündüğüm insanlar
onlardan geçerek hani sadece seni
bir içerik tükettikleri bir içerik olarak
görüyorlarsa senden nefret ederler
severler de o yüzden
onlar çok bağlı o şey
olmamalı yani bir
yani annem
televizyon dünyası gerçekten
her kanalda çok iyi dizilerin
olduğu o dönem hani
hatırlıyorum yani çarşamba mesela
benim için muhteşem yüzyıldı
Perşembe aşkı memnunuydu.
Günler dizilerle eşleşmişti.
Hatırlıyorum yani kötü bir dizi varsa ya da annem onu sevmediyse yaptığı şey başka bir tuşa basmaktı.
Twitter'ı açıp da Kıvanç Tatlıtuğ'a sövmüyordu mesela.
Şu an dizi fanları gerçekten kafa yemiş.
Dizilere yön veriyorlar.
Uzak şehir fanları kafa yemişsiniz.
Size o kadar söyleyeyim.
Benim önüme düşüyor.
Ne alaka bilmiyorum abi.
Dizi fanları benim önüme çok düşüyor Twitter'da.
Bir de artık bol prodüksiyonlu diziler de fanların Twitter'daki tabi etlerine göre şekillendiği için.
O yüzden sordum.
hasçelikleri şekillendirebiliyorlar mı
yani gibi yani o yüzden hani işte al tamam
caka diyorsun ve çekiyorsun
okey ama bence mesela
senin kendi yapmak istediğini
hala o kadar bozabilmiş değil yani
bozmaz ya ben başka
şey belediye değiliz ki
talep karşılayalım yani sanat yapıyoruz
yani
bir şey yapmıyoruz
burada yani o yüzden
tabii ki de şey değil ya hasçeliklerin
bitmesi noktasında da tabii ki insan üzülüyor
falan ama yani arkadaşlar onun yerine
11 bölümlük
farklı bir şey denenmiş.
Orada case var. Bunun üzerine gidin
bakın bir şey denenmiş. Ve bu denenen şey
muhtemelen bundan sonra YouTube'da
bu tarz şeylerin deneneceğini de gösteriyor.
Yapılacak yani. Biz bir şey yaptık mı hemen peşi sıra
gelir çünkü.
Bekleyin. Bekleyin gelir yani.
Ben de başka bir şeyler yapamıyorum.
Ki zaten ben bir dönem bir şey
yaptım. Sadece bunun ekmeğini yiyeceğim diyen bir insanda
değilim ki. Bu zamana kadar bir sürü şey yaptım.
Denedim. Denedim yani.
Denedim yanıldım.
Denedim yayınıldım.
Bu da denediklerimden bir tanesi.
O yüzden zamanla daha farklı şeyler de gelecek.
Aynı şeyin gelmesi daha kötü bence.
Artık sen yolu açtın.
Aynaları arkadan.
Evet yapsınlar yaparlar.
Bekleyin izle taklitler ilk falan.
Peki bu işin en güzel kısmı ne?
Yorumlarına bazen sen de yazıyorsun işte.
Mesela bir hatırlıyorum bir bölümün yorumuna bir kız çok güzel bir şey yazmış.
Sen de bunun sana ne kadar motive olduğunu yazmıştın.
Hani çok iyi bir zamandan geçmediğini falan.
Orada böyle ben gerçekten hani bazen şey olur ya.
İki insanın duygusal bir anını izlersin ve bölmemek için kenarda beklersin.
Öyle bir sekans oluştu ve bence hakikaten duygusal bir insan olduğunu da saklamıyorsun zaten ama.
Bu işin en güzel kısmı ne?
Hani o yorumlar.
Ya gerçekten yani şunu net bir şekilde söyleyebilirim.
Şu an DM'lerim kapalı çünkü gerçekten sinirim bozuluyor bazen.
O yüzden kapattım kusura bakmayın.
Ama gelen yorum olabilir.
Bazen bir DM olabilir.
Çok paylaşmadığım.
Ama bir insanın gerçekten hayatına dokunmuşsam.
Yani bunun dönüşünü çok fazla alıyorum.
O insanlar var yani.
Benim için yaptığım şey herhangi bir maddiyattan çok daha fazla bir değeri var onun.
Çünkü onu bir parayla sazın alabileceğim bir şey değil o.
O benim için çok değerli.
Özellikle kızlardan falan böyle genç kızlardan falan gelen şeyler oluyor.
Açıkçası bazen şey diyorum hani teşekkür ederim.
Bu akşam rahat uyuyabileceğim diyorum yani yazdığı bir şeyden dolayı.
Evet uyudu yorumu.
Aynen.
Evet çünkü gerçekten bazen...
Çok yoruldum.
Çok usallamışım.
Atıyorum şu an yoğun şeydeyim falan böyle bazen kafam ağrıyor.
Sinirli oluyorum, agresif oluyorum.
Abi o bir tane mesaj gerçekten yani anonim.
Sıfır takip, fil sıfır takip eden, muhtemelen eski seyircinin stalklamak için açtın hesaptan bana yazdın diyen
benim için gerçekten değerli yani düşün.
Yani ki bana, beni işte oyuncular, yönetmenler övebilir.
Bu sektördeki işte bir sürü insan övebilir.
Ondan çok daha değerli bir şey oluyor bu.
O atsız kişinin özlüsü.
Sen çok fazla insanın güvenli odanızın belki.
Aa, teşekkür ederim.
İnşallah öleyimdir yani, ne bileyim.
Şey gibi hani, bir tane meme var ya böyle asker kurşunlarının.
Olsun yani.
O yüzden bilmem ne, bu işin şeyi yani.
Ya şimdi içinde olup çıkıp.
Belki işin içinde olduğum için de çok farkında değilim ama bazen böyle bir insan işine çıktığımda falan insanların bakışlarından falan böyle gelip işte selam vermeleri, fotoğraf çekilmelerinden falan arkadaşlarımla falan da böyle lan ne olmuş lan bu kadar insan lan bunlar bizi nereden biliyor falan oluyoruz böyle.
işte geçen bir festivale gittim hani
gerçekten adım başı fotoğraf çekildim ve
orada sadece fotoğraf çekilme
de değil yani gelip bana işte
bir aneksiyon mutlaka var.
Bir şey söyle bir de
bir şey paylaşıyor gelip mesela yanına
böyle bakışlarından falan
yani tabii ki de biz de içinde
anlamıyoruz. İşte böyle
herkes izlemiş lan
şu an buradaki herkes bizi biliyor galiba
falan. Zaten hani tamam sayısal
olarak da görüyorsun ama onların
hayatta karşılaştıkması manyak bir şeydir
yani. Biz için
işte diyorum ya. Şimdi ben normal
şey gibi yerde de yaşamıyorum ki
böyle hani ne bileyim. İşte özel
araçla bir yerlere gittiğim geldiğim
korumalı bir hayatta yaşamadığım için. Ben mesela
metrobüsle geldim. Marmara'ya biniyorum. Her gün
gün aşırı zaten. İşte evde Bonvenon'u
sosyalistliği yerken çocuk beni görüyor.
İşte ben senin çok yayınlarını izliyordum falan.
Sosyalistliği yerken benden fotoğraf çekiliyor falan
anladın mı? Böyle şey bir yerde
değiliz. Daha o konuma gelmedik mi?
O konuma da nasıl gelinir bilmiyorum ama.
Sanki senin çok gelesin de yok yani.
nasıl gelinir ki yani bilmiyorum
o yüzden
hayatımızın akışında
taksin içindeyim yanından geçen kız hemen el sallıyor
bana öpücük atıyor falan
ben şey gibi mahallenin umutları gibi herkese selam vererek
yolda ilerlediğim bir şeydeyim
ama güzel yani o
Allah aşkına nefret edenle karşılaşmadım
zaten
nefret edenler zaten karşılaşmazlar
akşam tweet atar
o yüzden hep güzel şeylerle
karşılaştım ve o güzel
O da bir motive eden bir şey bu arada.
Çok şeysin gerçekten.
Kız kardeşlik kokan bir şeyin var.
Ağram var.
Teşekkür ederim.
O çok keyifli.
Ya bunun olmasını isterim.
Bana herkes şey diyordu.
Ben podcast'e ne yapabilirim dediğimde bana insanlar şey diyordu.
Sude Belkıs'ı çağır.
Ooo.
Ben de böyle.
Aynen aynen.
Gelir ya falan.
Sonra Görkem diye bir arkadaşım var.
Onu sen yayınına katılmıştın.
Görkem Kozbey'in böyle Instagram'da.
Covid zamanı falan.
Live işe katıldılar.
Daha ilk.
2019 yılı daha
2021 falan
o zaman mesela izlediğimde de
sonrasında görkemde ya yaz
o mutlaka şey yapar sonra deniz
hani artık giderek yaklaşmaya başladım
sana hani aramızdaki insan sayısı
azalmaya başladı bu sefer deniz
kaldı sadece arada deniz de diyor ki
bak sudeyi çağır çok güzel konuşur
çok sohbeti şey falan ben hani şey
ya bilmiyorum ki falan
sonra konuştukça şey yani benim
avram değişti zaten başta çok şeydim yani
sopa yutmuş gibi
onlar biliyor işte
onlar biliyor
bu kız böyle konuşmuyordu falan diyecek
evet evet
bu gerçekten şey
tanınmadığın için işte
sıçtık ya hiç sıfırdan bir daha
tanışamayacağız
ne kaptıysam bugün o yani
bugün sana ne sattıysam o
bugün yine çok özellikle yorgun
bir şeyimdeydim yani
biraz baksana yatarak falan konuşuyorum
yorgundum da ekstra
biraz böyle kafasal yorgunum yani
ona rağmen ben
ben konuşmaktan her zaman
keyif aldığım bir şey zaten ben susmam yani
hatta kendimi yontmaya çalışıyorum
katıldığım yerlerde çok konuşuyorsun işte
çok söz kesiyorsun falan diyorlardı bana
bu ama senin bu karşındakinin
biraz da konuşamadığı şey
kesilmesine izin vermeyin biz Ahmet
sözü kesilenlerin
şey nedir ya hani
ben bağırıyorsam sen de
ikimizde bağırsana bana
ben baktım
demek ki söz kesiyorum o yüzden böyle kendimi
geri çektim falan yani itici de durmayalım
tabii ki de yani ben fark etmiyor olabilirim
söz kestiğimde ama hani bu kötü bir amaçla
yaptığım bir şey değil yani
ama mesela kendimi törpülüyorum o noktada
çok dinletiyorsun kendini süper bence
çok iyi yani
herkesin bir şeyi var
bu arada ben bir şey söyleyeceğim ben salağım bu arada
böyle konuştuğuma bakmayın gerçekten yarım akıllıyım
hiçbir halt bilmem normal
böyle konuşuyor. Ağızda iyi laf yapan biriyim
sadece. Gerçekten
bir yetkinliğim yok. Nasıl mı peki?
Yani bu arada şey. Bana çok
ben aşırı konuşuyorum. Bana hep şey
diyorlar işte. Babam çok
derdi. Bu da
çeneyle bir şey yapabileceğini sanıyor falan.
Şu an hayattaki yaptığım her şeyi çeneyle yapıyorum.
Ya bu arada ağzınız iyi laf yapsın.
Eliniz iş tutmasın. Yine de götürürsünüz.
Evet. Pazarlamanın altındır.
Her şey konuşmaktır. Yani şey vardı
bir TikTok'ta mı görmüştüm?
Small talk becerisi iyi olan
insanlar hayatta her şeyi yapabilir
falan diye. Karşıdaki insandan
direkt alma, enerjisini alma
bir dakika. Bu arada ben
şimdi düşündüm de sosyal
becerilerim açısından
şöyle bir şey var. Ben böyle erken yaşta çalışma
hayatına falan başladım. Mobilyacıda falan
çalıştım. Bir buçuk sene falan hep böyle
satış danışmanlığı falan yaptığım için de
biraz insanlara o
çok farklı da insanla
konuşmak zorunda kalınca. Yani biraz
işte dediğim gibi şey noktasında
işte liseden beri
işte yurtta kalmam falan
insanlarla hiç kendimi
soyutlamadım yani sosyal hayattan.
Ama sosyal kelebek işte böyle
okulun en tatlı insanı cimcimesi
falan değildim ama hep böyle
iletişimim vardı insanlarla konuşurdum
ya. İnsanlar
tanıyordum yani. Şey böyle
ama Oakford anlarda
o small talk'u yapabilmek
çok büyük bir beceri
yani. Hani small talk çünkü sadece
şey değil ki sana biri gelip de işte canım
ne haber? Ay size çok büyük hayranım
şunu çok değil ki bazen insanlar
çok garip bir şey drop atlayabiliyor
yani ve onu kaldırabilmek çok
korkunç. Evet evet yaşıyorum bazen.
Çok isterdim
o levanda izlemek gerçekten.
Çeviriyorsun falan böyle.
Küstürmemek lazım insanları. Yani
herkesin aptalca anları
olabilir. O yüzden küstürmeden
kızmadan, negatif bir şey söylemeden
çevirmeye çalışıyorum genelde ama
evet galiba ben sosyal insanım.
Dönem dönem yani ne bileyim
insan bazen. Bazen çok
içime kapanık olabiliyorum. Yani
small talk vesaire yapabilmenin
tamam keyifli bir şey. Bazen
çok bunaltıcı bir şey.
Sen sadece small talk'ı iyi yapıyor
olmuyorsun. İnsanlara bir beklenti
de yaratıyorsun ya. Şey gibi
bazen yolda yürüyor. Bazen sadece
sana yol sorarlar mesela. Çünkü öyle bir
avran vardır yani. Ya da senden
çakmak isterler falan. Small talk'ı
da iyi yapabildiğini gördüğünde
biraz suistimale de açık
oluyorsun. Sömürülmeye
Mesela şunu söyleyeyim. Ben böyle
laubaliliği falan hiç sevmem böyle.
Neşeli olduğum için insanlar direkt
bana laubali yaklaşır
mesela. O laubaliliği durdururum.
Ve bu da oluyor yani.
Kitliyor seni.
Kardeşim benim hayatımın akışına birden
girdin ve benden 10 dakika çalıyorsun.
Saat mi? İşliyor kardeşim işliyor.
Taksimetre gibi bir telefon.
Yani tabii ki de bir meramı
varsa sorsun etsin ama tabii konuşma
maksadıyla yaptığında
insan bir şey oluyor yani.
bir şekilde küstürmeden şey yapmayacağız
ama laubali hiç sevmem.
Şey var işte gületsin, kadınsın
internette komik videoların
sonuçta var. Bir de mesela nesli olarak
bildikleri için ben hani saf
bir yerden dalga geçmek
diyor. Dalga geçmek
biraz mesela şey yapıyor. Ben nesliyle
dalga geçtirtmem zaten kimseye yani.
İkincisi böyle
komik de olmuyor.
Komik olduğunu düşündüğüm bir şey söyleyelim.
Başkası adına o kadar utanmak yok.
Daha kötü bir şey söyleyeyim ama insanlar şimdi
şey olmasını istemem. Ya mesela
bana benim yaptığım şakayı söylüyorsun.
Yapıyorsun. Sence nasıl
tepki verebilirim buna?
Lan viral olmuş şaka. Ben de gülüp geçiyorum
falan ama. Çok kötü bu arada.
Hiç komik değil.
Ya da mesela şu var. Bak bu bence çok
ayıp bu arada. Bunu sakın kimse yapmayın.
Selam sabah yok. Tak diye
TikTok sesini açıp hemen
video çekmeye çalışıyor falan. Lan ne yapıyorsun?
Maske korkunç.
Evet ben maymun değilim.
Mesela bir kere sana şöyle oldu. Yani yanlış
anlamasın kimse eğer dinliyorsa
falan yanlış anlamasın. Ben Sude
Belkıs olarak oradayken benden
Neslihan Taklidi yapmamı istiyor mesela.
Ben niye Neslihan Taklidi yapan Sude Belkıs
olayım ki? Çok kötü. Mesela şey
gibi Deren Talı'yı çağırıp
maça dedirtiyorlar.
O da demesin. Çok kötü demesene.
Bana bir
keresinde bunu hep söylüyorum.
Bir tane üniversite süreçindeyken
ama içerisi bin kişi falan
şey dediler. Sandık müteahhitini
söyler misin?
dedim. Sanırım ki
lütfen söylemeyeyim dedim. Zaten videosu
var. Videosu zaten çok
iyi aslında. Özel ve komik. Aynen. Oradan dinlemişsin.
Hayır burada söyleyin falan. Alkışladılar
falan. Söyle söyle.
Ve unutmuşum da
söyleyeceğimi de bilemedim. Tam
söyleyemedim de. Çok kötü. Ve oradan
çıkıp arabaya binerken şey dedim hani bitti.
Bu hayatı bırakıyorum. Ben artık
bir ürünüm falan diye. Arabada
öyle kriz geçirdim. Ben bir ürünüm.
Ben bir ürünüm. Krizi geçirdim
falan böyle. Yani
bana istedikleri her şeyi söyle
şöyle bir şey var şunu diyebilir insanlar
ya ulan atla deve değil ya söyle işte
insanlar sevinsiz falan okey bu arada insan
sevilsin diye söyleyim ama ya ben
bir soy tarifi bir şebeksem
ya be zaten videosu komik
olan bir şeyi neden canlı istersin ki
bugün sandık müteahhitini isteyen yarın
başka bir şey ister yani
maça dedirttiklerinde gördüğüm şey direkt oydu
sonra şeyi falan anladım
bunu yayınlarda da söylemiştim hani
atıyorum Burhan Altı'nın top ne kadar zor
bir hayat yaşıyordur dedim
her gün ona yevrum falan
her gören ondan Burhan Altın
top taklidi yapmasını Engin Günaydın
diyeyim Engin Günaydın her gören
Burhan Altın top taklidi yapmasını isteyecek
falan soruşuyordum hayır hayatımız sonuna
kadar sandık müteahhit taklidi yapamam
neyse ki sonra daha iyisini üretin
Allah'a şükür bambaşka şeylerin birer oldu
falan mı kaynadı işte
bunu yapmak bence aynı anda mı
bir şeye bağlı kalmak istemiyorum o yüzden
sen kendi kendinin failisin yani
gerçekten yani çok
bugün dünün sandık müteahhitini
birinin neslisi oldu. Şu anda mesela
nesli işte hani.
Alakadarım yok dedirtecekler.
Alakadarım yok.
Ya bir de şey istedim. Ben mesela
atıyorum. Bana diyorlar ki sen şu an nesli misin?
Sude misin mesela? Kanka bir bak kıyafetime.
Sence nesli
gece on buçukta
burada dışarıda olabilir mi? Olamaz.
Bak kaşlarım açık renk. Bak kıyafetim
böyle. Nesli böyle değil.
Orada şeyi sevmiyorum açıkçası.
Nesli değilken bana nesli
sesleniyorlar nesli diye bu arada.
Hani dönüp bakıyorum ama hani nesli değilim orada.
Hani o yüzden mesela konuşmamı da daha böyle şey yapıyorum.
Nesliden en uzak yere konumladım.
Ya sen ama bölümlerde mesela bölümün ortasında biri tanışmaya geldiğinde nesliden çıkmıyorsan
Suğde'den de nesli olmasını bekleyemeyiz yani.
Ya nesliyken nesli olarak devam etmeyi çok seviyorum.
Nesli gibi konuşuyorum orada da.
Zaten karşılaşan takipçilerim diyorum ki neslihanla etiketlerek paylaş.
Hani neslihandan şey yapayım arkadaşımızsın gibi yapayım falan.
Bir kere Beşiktaş'ta hatta ben ilk neslihan olarak insan işine çıktığımda bu dördüncü bölüm şey yapıyorduk.
Genç kız kalbini çekerken Beşiktaş'taydık.
İnsanlar durdurdu falan böyle beni.
O gün full neslihanım yani.
Full neslihan olarak takıldım.
Çok güzeldi.
Roleplay yaşadım.
Bir tane fotoğrafın var ya senin Beşiktaş meydanda komünist olan arkada.
Çok güzel.
Çok iyi.
O nasıl bir günün eseriydi?
O genç kız kalbindeydi.
Genç kız kalbi çekimindeyken beni takip eden birisiymiş.
bende fotoğraf çekilmek istedi
bende çekildim öyle story'e öyle atmıştık
inanılmaz her fotoğrafta Nesli onların yanına gidip
çekilmiş gibi yapmak ve öyle görünmeyi
becermeyi gerçekten
ya çok o yüzden ben Nesli'yle
oynamayı seviyorum ama başka biri gibi olmayı
seviyorum zaten
ya herkesin içinde bir ses vardır
kendi başınayken olduğu bir karakter
biri vardır ya bazen eve gelince
süt yerini çıkartmak bile insanı
başka bir karaktere sokabiliyor
senin kafandaki bu insana
nesli gibi bir artık üç boyutluluk
oturtabilmen harika bence.
Yani ben geçen
hayatımda ilk kez saçıma fön çektim.
Yani evde böyle durup şu anda da
onu yapmaya çalıştım falan. Ve şey
abi ben fönlü halim, kırık
fönlü hani tam bir sevda.
Tam bir sevda yani ve hani
bunda kesinlikle şimdi fark ediyorum
bunun da bir etkisi var. Herkesin içinde
başka bir sen var zaten. Yani farklı
bir kıyafet giydiğinde, saçını farklı
yaptığında, makyajını farklı yaptığında
tabii ki de onun sana verdiği bir hava vardır.
Yani böyle ya da sosyal olarak gittiğin bir mekanın farklı olması da sende bir etki.
Sen psikolojisi de aynı.
Konuşman değişiyor falan.
Konuşman değişiyor.
Aile içindeki konuşmanla okuldaki iş yerindeki statünden kaynaklı olan davranışların farklı yani neticede.
Kesinlikle.
O yüzden o çeşitlilik herkesin içinde var.
Ama sadece hani kendi içinden olanı çıkarmaya çalış.
Başka birinden gördüğünden ziyade hani karakter çalışıyorsanız eğer kendi içinizde tavsiyem.
okuduklarınız başkalarının yaptıklarından
değil de gerçek hayatta
gördüğünüz insanlardan çıkarın
sadece çok fazla okuma
falan yapıyorlar ya sen de paylaşıyorsun
böyle bir etkinlik varmış falan diye
ben hiç birine henüz katılmadım
daha çok olur diye düşünüyorum ama
mesela son bölümlerde
bir de artık son bölümler olduğunu
fark ederek de izlemenin verdiği bir şey var
başta az çelikleri açıyordum yemek falan
yapıyordum artık az çelikler
yemeği yerken tadı çıkarılacak
bir şeye dönüştü. Daha dikkatli
izliyorum da mesela neslinin
bazı şeyleri almayayım
değil mi zaten falan o kendine
yaptığı ikna
beni geçen bölüm bir ağlatacak
yani o pazardaki o gözlük
konusunda alayım almayayım falan hani o
karşıdaki al derse
almaya ikna olacak ama alma derse
onu da çok güzel meşrulaştırabilitesi
karşısındakine
hayır deme hakkı tanıyarak
şey yapıyor. Hayatta kalma
şeyi aslında mekanizması bu neslinin
ve hepimizin. Mesela ben bugün
eğer o kahve içmezsem
ya zaten aslında dışarıda
ne para veriyorum ki buna diyeceğim ama
verirsem de bir kere mi daha bir daha mı geleceğim
hayata diyeceğim. Bunu bir karakterle
görmek inanılmaz
iyi hissettiriyor yani. Hani tamam
diyorsun ve nasıl desen
hani şey vardır ya seküler ailede
seküler olmak çok kolay. Sen bir de konservatif
ailede seküler ol bakalım.
Ben mesela nesli olmadım.
neslide bir şeyler görebiliyorum
ama bence nesliler
için harika bir şey yapıyorsun
yani nesliler için
dedin ya aslında nesli bir başrol
olmak için değil yani
ama onun hayatı da onun penceresinden
baktığında başrol yani
kız kendi hayatını yaşıyor
ve herkese sen istersen kendi hayatının
başrolüsün zaten mevzu
kendi gözlerinden yaşayabilmeni göstermek
çok iyi yani
seni seviyorum ama ya ben nesliyi
daha çok seviyorum ya evet
onunla ayrı bir gönül bağımız var
ben de nesliyi daha çok seviyorum
yani şey olarak
bak yine geçeriz konuyu kendine
tartışması dönüyor hani dalga mı
geçiyor karakterlerle falan
bazı insanlar bunu da söylüyor
insanla dalga içmek falan
gibisinden böyle
aslında dalga içmek değil başta söylediğim şeye geliyor
yani senin
yani nesli olmadığını düşündüğün
bir dünyada da hani senin nesli olduğun
bir durum illaki var
onu aslında göstermek
güzel oluyor. Ben de ben nesli
değilim. Ben ortaokuldayken evet
belki nesliyle ortak şeylerim vardır ama
ben nesli oynarken kendi
hayatımdan şeylerle değil gördüğüm
insanlarla aldığım çok fazla
şey var yani. Böyle direkt
olarak kendimi
insanlarda şey vardır ki acaba
nesliydi işte gerçekte içinde bir nesli
var. Onu Sude Belkıs olarak
örtmüş ve yıllarca bu hale getirmiş
falan gibi böyle kafada şeyler oluyor.
Her şey böyle o an sanırım değil.
Değil artık ama olmaktan
imtina ettiğim bir şey değil yani. Tabii ki de
ortaokuldayken o ergenlik, çocuklukta
o çocuksuluğunu
tabii ki ben de yaşadım ama
bayağı bir şeyini aslında insanlardan
gördüğüm, arkadaşlarımdan
aslında gördüğüm şeylerle birleştirdiğim
bir karakter aslında.
Yani tabi direkt olarak kendimden çıkardığım
bir şey değil yani. O yüzden
zaten dedin ya başta da
kendini Fatoş zanneden de aslında nesli.
İnsanlar farkında değil mi bu arada?
Birçok insan Buse böyle. Hiç farkında değiller
Buse olduklarının. Ama Buse
olan Buse'yim demeye zaten biraz
Buse olmak istemez yani.
Evet herkes Fatoş'um diyor ama kimse
Fatoş'u daha idealize
falan ediyorlar ama
değil. Mesela Buse'nin
nişan sonrası o çıldırması
çok herkesin vay işte abi
işte umursanmadığını anlayınca
kızlar falan. Halbuki
çok bence o şeydi hani
o patlama bir de bir mesaj ya
insanların ben işte burada
Buse'yim demesi bile çok şey söylüyor.
Buse'nin aslında hakikaten
Buse olan birinin ben buyum demeye
çekineceği şeyleri var.
Buse olduğunu kimse sevilmiyordu.
Buse çok ara bir karakterdi.
Ben de aslında Buse bence
en norm, izleyen kişinin
direkt olarak biz Buse'nin gözünden
görüyor olmamız lazım hikayeyi yaz.
Şimdi şeye döneceğim. Eğer
yazmış olsaydım ben bunu
belki bazı detaylar, çünkü sonradan
doğaçlama gelişirdi. Arkadaşlarım
katkılarıyla, onların kendi karakterlerini
beslemeleriyle tabii ki de gelişti ama hani
bir sisteme oturarak yazıyor olsaydık
bunu daha Buse'nin gözünden görüyor
Buse'nin deli bir kuzeni işte
Fatoş'a kuzeni hani böyle
onun arasında kalan bir kızın gözünden
görsek daha normal çünkü ana karakter
daha normayı olur ki
bağ kurabilsin izleyen kişi
ama Buse biraz daha orada sinsi karakter olduğu için
kimse sinsi olduğunu kabul etmediği için
Buse'ye bağ kuramadılar ama
tabii ki de onun da kendi içinde
hani sinsi olmasını bir temele
oturttuğunda, arka plan oturttuğunda
herkes de ki vay evet ben de öyle
işler yaptım. Çünkü ben de bu sevgisiz
başka bir etmenden dolayı bu
sevgisizliği yaşadığım için ben de böyle
şeyler yaptım. Anca silsiliği
daha justify. Aynen.
Artık kendi kendini daha fazla. O zaman
bağ kurmaya başladı böyle.
Ondan sonra bölümlerde de bu sene daha fazla
bağ devam etti. Çünkü artık
onu tanıdılar. İç dünyasını gördüklerinde
daha fazla. Çünkü bu işte
neslinin iç dünyasını daha çok
görüyorduk. Çünkü onun da nedeni ben
yaptığım, ben kendi elimde ben
olduğum için ister istemez daha
kolay kullanıyorum. Kendime daha hızlı erişimim
olduğu için sandarı çekerken hani
tabii ki de daha nesli odaklı gitti
ama orada amacım da şey değil
yani kendimi orta, ön plana
çıkarmak değil yani. Orada
daha kolay eriştiğim için kendi sandarımı çekmek
daha kolay olduğu için. Yoksa
esasında yani bence Buse
bir şey olsa Buse'nin üzerinden
dönen bir hikaye olurdu bence.
oynayanlar da demiştin daha önce bir katıldığın
programda galiba dinlerken
arkadaşlarım da aslında kendilerinden şey yapıyor
yani kendileri oynuyor diye ama
sen ne kadar direktif veriyorsun ya da
hani hakikaten mesela Elif Nas
senin kafandaki Buse mi gerçekten
yani yani orada ben
açık kapı bıraktık
herkes kendi karakteri
nasıl istiyorsa öyle yapsın ama
hani dedi ki Buse sen daha
sinsi ol bak şöyle ol ama
zaten ilerleyen bir yönde de ki ya Buse'ye hani bir şey
yapmamız lazım. İnsanların bunu sevmesi lazım.
O zaman o alt menü şeyi birlikte
konuşup şey yaptık. Ya da çekimlerde
doğaçlama diyaloglar ilerliyor.
Orada ama bazen artık
hani akışımız
belli oluyor. Yani diyorum ki ilk
sekansda çünkü bunu kurgularken de
sekans sekans bilmem lazım ki
eksiğim olmasın. Hani bağlayan
şeylerimiz olsun. İşte ilk sekans
şöyle olacak. İşte senin motivasyonun bu.
Sen şuna bugün sinirlisin. Sen bana
belki buradan vurursun. Sen başına şu gelmiş
falan gibi. Her karakteri
görev gibi böyle çatışmasını falan
veriyoruz ve oradan kendisi çıkarmak
çıkarıyor yani karakter kendisi çıkarıyor
ama tabii ki de hani böyle o
karıştırıcılar tam şurada bir karıştırma ekleyelim
sen şöyle de falan gibi
yönlendirmelerim oluyor ama
hani bunu sadece ben yapıyorum gibi
şey algılanmasını arkadaşlarımız
hep birlikte ortak bir şey yapıyoruz sonuçta
yani sadece
ben şeyi falan
diyorum hani instagramı daha fazla çünkü
şöyle bir şey var onlar normalde hiç kamera
önünde bu kadar uzun süreli iş yapan
bu kadar izlenen, içerik üreticiliği
yapan insanlar değil yani içerik üretme
pratiğine sahip olmadıkları için de
tabii ki de böyle yönlendirmesi
gerekebiliyor bazı noktalarda.
Yardımcı olmak maksadıyla
yaptığım şeyler var. Onun dışında hani
işte diyorum kanka hadi story at, kanka post at
bak sen şuna atalım falan ama kendileri de yapıyorlar
yani böyle bir birazcık sadece
yönlendiriyorum hani.
Ben galiba şunu söylemeden edemeyeceğim.
Aleyna Tilki sizin bir bölümünüze
geldiğinde şey gibiydi.
Abi hani Aleyna Tilki hasçeliklere geliyor.
Bu hasçeliklere ne kadar büyük bir şey olacak bu hani.
İvmek atacak falan gibi bence düşünüldü yani.
Ben de hatta oha Aleyna Tilki gelmiş diye açtım.
Ama sonra şeyi fark ettim ki Aleyna Tilki'ye siz böyle.
En azından soruldu.
Yani şey o şarkının biraz çünkü dinlenmesi herkesin kafasında çok iyi bir şarkı manyak iyi bir şarkı.
Teşekkür ederiz Aleyna'ya ama.
hani hakikaten Buse ile özdeşleşti
kafamızda. O sahneyle özdeşleşti ve
ben orada şey oldum.
Yani kendi adıma. Bu
reklam şeyinin de ya da
PR'ın da çok feci bir yer
değiştirmesi yani. Hani normalde
nedir? Abi tamam Alena'nın da
gelmesi eminim kendi schedule'ı için falan
çok iyi bir aslında şey.
Alçak gönüllülük belki bir yerde ama
günün sonunda sizinle
yaptığı bir şeyin onun da şarkısını
böyle patlatması ya da işte Caka'nın şarkısını
Çok güzel bir şey oldu orada.
Bu çok iyi yani.
Orada mesela ben, bu arada hani araya kimse koymadı.
Aleyna'nın bizi izlediğine mesajlar, DM atmıştı bana.
Ben oradan izlediğini biliyordum.
Biz aslında o rolde başka biri oynayacaktı.
O kişi oynayamadı.
Ben de zaten Aleyna'yı düşünüyordum.
Tamam acaba gel desem gelirim falan.
Evde dört dönüyorum.
Arkadaşım hep ben Aleyna'ya DM atacağım.
Kanka soracağım, soracağım, soracağım.
Hani ay gelse süper olur bilmem ne.
Nasıl olacak ki falan.
Ondan sonra ben DM attım.
Gelirim dedi.
Ve size şöyle söyleyeyim ben bir başka da gelir misin dediğim insanlar oldu işte programını uyduramayan oldu şey yapamayan oldu tercih etmeyen oldu falan ama Aleyna direkt olarak kabul etti ve işte ayarladık ettik orada sohbet ederken de Aleyna da kendi içinde gerçekten kendi müziğini yapmak isteyen ama sektörden kaynaklı kendi sesini yani kendi tarzını bu sektörün şeyinden dolayı işte baskısından dolayı çok duyuramadığı şeyler olduğunu sohbet falan ettiğimizde.
zaten gördüğümüz bir şeydi. Kendi bir stili
var ama yönlendiriliyor falan.
O da duygularıyla
müziğini yapmaya çalışan birisi ve ben
takdir ettiğim genç yaşından
beri ekranda olup hani hep
hedef tahtasında olan bir isim.
Ve sohbet ettiğimizde benim şarkım
çıktı falan dediğinde işte
ama hani beklenilen
tarzda olmadığı için
pek geri dönüşünü alamadığına dair
böyle bir konuştuk. Hani yapılan işlerde
genel olarak hani yaptığımız işlerin
geri dönüşüm konusunu konuştuğumuzda.
Dedi ki isterseniz onu kullanabilirsiniz
dedi. Ben de tam aslında o sahne
için müzik arıyordum. Bir de sen
bahsettin yine müziklerin senin
sahnelerin için ne kadar önemli olduğunu. Evet.
Kullanıyorum ben dedim yani. Evet.
Dedim ki aa dedim ben bu şarkıyı
sen denk geldim dinlemiştim. Tekrar dinlerken
dedim ki aa dedim bu şarkıyı tam bu
sahneye tak. E şimdi orada böyle
biraz kadersel bir durum da var. Gerçekten öyle.
Hani birbirimize hem böyle
biz de bağımsız iş yapıyoruz
Aleyna da kendi tarzını bağımsız olarak yürütmeye çalışıyor.
Orada böyle bir gönülsel bir bağ oldu.
Ve o yüzden de o iş gerçekten çok güzel oldu.
Orada böyle şey bir durum hani çıkar sağlayalım durumundan ziyade
gerçekten birimizin işine destek veren iki kadın olarak yaptığımız için
gerçekten o böyle kadın dayanışması gibi patladı.
Ve o şarkı da hani gerçekten Buse'yi anlatıyor şarkı.
O bizim hepimizin durumunu anlatıyor.
işte çok doğru bir meç oldu.
Biraz kadersel olduğunu düşünüyorum
o yüzden. Bizi de çok heyecanlandırdı.
Ve çok güzel bir
şeydi yani. Bence
bu hayatında yaptığı en güzel bir şeyden biriydi.
Kolab yani. Kolab da evet.
Şey gibi yani çok güzel bir düet
çıktı gibi oldu.
O yüzden bizim işe çok değerli. Biz yaparken
çok eğlenmiştik. Ekip olarak
şey olduk hani böyle. Bizim sanatçımız
şey yani müzik tarzımız Ayin Tilki.
Ayin Tilkiciyiz artık işte. Konserine falan
da gittik. Çok eğlendik böyle.
O yüzden şey noktası başka şarkılar da kullandık.
Artık mesela böyle olunca şey de oldu bizim bölümlere.
Şarkı vermek isteyenler oldu yani.
Artık bir daha kolay şey noktasında, telif konusunda daha rahatız artık.
Çünkü gerçekten bir dizide, filmde müzik çok önemli bence.
Ben de senaryo yani bu akışları falan çıkarırken, bölümde ne olsun diye düşünürken
zaten hep müzik dinleyip, yürüyüş yaparım müzik dinleyip orada.
Sahneler hep sende müzikle eşli yani.
Kafamda hep öyledir hani.
Şimdi artık müzik konusunda daha rahatız artık.
Yani reklam konusunda aynı şekilde evet bir şey açtı işte.
Kapı araladı.
Kapı araladı aynen.
Kapı araladı.
Çok iyi.
Ya gerçekten içim açıldı.
Ay umutlandım.
Gerçekten mi?
Evet evet gerçekten.
Tamam ya dedim yani neden olmasın hakikaten yani.
Her şey oluyor bak falan.
Yani işini severek izlediğim birinin bana kendi bir şeyini anlatırken kendimle ilgili ışık yakması yani çok iyi hissettirdi.
hakikaten çünkü şeye
katılıyorum. Benim
böyle abi ben bunu çok
konuşmak istiyorum ama bu beni çok konuşturacak
yani bir saat konuşacağım mesela
mikrofonum yok bilgisayara kaydediyorum
bunu kim dinler ama kimse de
dinlemesin deyip çok içten konuştuğum
bir bölüm mesela bana ilk
iş birliğimi getirmişti yani. O yüzden
hemen şey oluyorsun
dream big yani ne olur ki en kötü
ne olur yani. Mesela en kötü şey o şekilde
çıkıyoruz. Çünkü biz mesela ciddi
söylüyorum. Hiç bilmeyen arkadaş için
tekrar ediyorum. Kameranın arkasında
kimse yok arkadaşlar.
Oyun oynayan yani oyuncu olan
arkadaşlarımızdan kim o an kadroda
değil sahnesi yoksa o kamerayı tutuyor.
Size öyle söyleyeyim.
Yani ışıkçımız, sesçimiz hiçbir
şeyimiz yok. O yüzden ses yapmıyoruz. Tabii ki de
teknik olarak ekip olsa
belki size daha güzel bir şey
çıkar. Ama bizi de bir yandan
bu amatörlük geliştiriyor. Yani
diyorum ya işte abi
zengin ev gerekiyordu havuzlu ev.
takipçilerimden birine gitmek için çekim yaptık.
Şimdi biz o an araçtan
takside acılar kente giderken
birbirimize bakıp şey dedik ya biz ne yapıyoruz ya?
Nasıl insanlara karşılaşacağız?
Ya böyle bir yanlışlık bir şey olursa?
Hani bunu düşünmeden
bu bir deneyim hanımım. Yaşadık onu. Bizi geliştiriyor
bu şeyler. Ya da
şöyle bir sahne var. Abi sahnenin
iyi olması lazım. Ya bunu nasıl
yapsak ya falan düşüncesi.
Şey gibi işte. Bunlar geliştiriyor
insanı. E şimdi böyle olunca ne oluyor?
artık bir kriz yönetiminde bilmem ne de
daha rahatım artık.
Yönetebiliyorum.
İlerletebiliyorum. Beni geliştiriyor.
Bir yandan gerçekten şeyimi de geliştirdi.
Yani bir dizi yazmak
senaryo yazma şeyimi de
geliştirdi mesela bu.
Biraz kafamı açtı yani bu noktada.
Şimdi demek ne olacak? Ben ileride
yaptığım iş belki daha çok
keyif verecek size yani. Daha iyi bir şey
yapacağım belki. Bu süreçte aynı zamanda böyle
kendini geliştirdiğini hissetmene çok
sevindim yani. Çünkü diğer taraftan
tüketici noktalarını da
hem biraz konuştuk hem eminim anlatmadığın da
çok şey vardır ama yani
bilmiyorum her ne yapıyorsan
iyi ki yapıyorsun. Çünkü
bana bir iki yıl önce
yani üç yıl önce tam
ilk defa hani artık başka bir ülkede
tek başıma yaşamaya başladığımda
çok iyi gelmişti. İnsanlarla
ortaklaşmak bir yerde bunları izlemek
vesaire. Şimdi artık
hakikaten bizim
eventlerimizi abi az çelikler çıkmış onu
izleyelim öyle. Ne o?
döndürdüğümüz bir şey oldu. Benim arkadaşım
evlendi cumartesi ve
hasçelikleri izlemeden
uyumadı yani. Ertesi gün düğünü vardı
yani. Ve şey hatta
evlilik aşaması hakikaten
zormuş yani. Ve dedi ki
gerçekten ben Buse'yim yani.
Orada yani bazen
farkında olmadan hayatlarımızın
neresinde Buse nesli
Fatoş o bu olduğumuzu
test ediyoruz yani. Ben de şey istiyorum bu arada.
Buse nesli Fatoş falan filan
dışında da
daha geniş karakterlerle
yine kendimizi gördüğümüz
bir şeyler yapmak istiyorum yani.
Çok iyi. Yani iyi ki yapıyorsun.
Ya teşekkür ederim. Daha ne diyeyim artık.
Teşekkür ederim.
Seni zaten biraz bu prodüksiyona
o kadar da sallamaman yaptığın
şeyi içten yapmak
noktasındaki şeyini anladığım için
zaten evime çağırdım. Tek mikrofon
var. Kamerayı dün kuruya ile aldım
arkadaşımdan falan ama hatta
yarısında kesildi ya şimdi kamera.
bu bile bana çok kadersel geliyor yani
zaten anca senle
kamera ortada kapansa canım sıkılmazdı
yani mahcubiyet hissetmedim
yani çünkü
son bölümünde haşır uşur dinlettim
yani
ses konusunda biraz kötü arkadaşlar
çünkü bir de şöyle bir şey var
mesela bir şey çekerken kimse oyuncu da
değil orada
orada bir ses sistemi olması demek
orada bir tane daha insan olması demek
ışık olması demek arkada bir
insanda olması. Kamera arkasında 3 tane
yabancı kişinin olması demek kamera önündeki
insanların duruşlarının dahi değişmesi
demek oluyor. O doğallığı vermek
açısından maalesef bazen sessel
görüntüsel sıkıntılarımız
olabiliyor. Kusura bakmayın. Zaten
bitiyor merak etmeyin. Aynen. Bir daha
bir daha böyle bir sıkıntı olmayacak.
Merak etmeyin. Çok güzel bir
bölümdü. Ama şeyi
her şeyini sordum. Başka şey sorabilirsin yani.
Aklına varsa kusura bakmayın.
Şeyi fark ettim sadece.
Sude belki nesli olabilir ama nesli Sude
Belkıs onu ayabilir sanki.
Dedin ya hani şeyde
bana bazen soruyorlar. Nesli
misin şu an falan. Mesela hiç nesli
iken gidip ona Sude
misin diyeceklerini zannetmiyorum yani.
Sude Belkıs nesliyi
almış hakikaten içine yani.
Yapacak bir şey yok evet. Evet.
Belki de. Ya ben bu arada
normalde ya da tek başıma kendi kendime
hep cevaplıyorum sorularımı.
Yani kendime röportaj yapıyorum
yani. Ama bunu küçükken de yaparmadın
ben çok yapardım tuvalette oturduğumda
özellikle ya benim evde yani
10 saat geçiyorsam 3 saati zaten kendi kendime
konuşma böyle bütün gün kendi kendime dönüp
cevaplıyorum bir şeyler konuşuyorum
ya bunu herkes yapıyordur anladın mı yani
senin ben mesai
evet mesai yani çok iyi
ama gerçekten zaten bir saniye
bile durmadın hiçbir soruma cevap verirken
ama bence çok iyi bu yani
dedin ya hani bazen biri
hayatına giriyor ve 10 dakikanı alıyor
yok bir saniye bile boşa harcamadın
yani. İnanılmaz bir voleybolcu.
Öyle miyim ya? Düşünsel
voleybolcu. Acaba bilmiyorum çok bazen çok
uzun uzun gereksiz konuşuyor muyum
acaba diye düşünüyorum. Ama neye göre
gereksiz kime göre gereksiz? Yani
mesela bana da bazen biriyle
özellikle bölüm kaydederken
abi şurada çok mu uzattık falan oluyorum.
Sonra
üşeniyorum mesela yüklüyorum. Tam
kesmeyi düşündüğüm yer birine dokunmuş oluyor.
Evet bende de öyle oluyor biliyor musun?
Uzun diye mesela bana şey dediler
böyle çok uzun geliyor şu sahneler
kısaltı falan filan. Böyle uzun uzun
şey gibi böyle sanat
filmlerindeki uzunluklar var ya
bazen o yüzden uzun uzun koyasım
geliyor hani aşırı gereksiz şeyleri.
Bence gören
gözler için her yerde değil ya. Aynen. Bence de
katılıyorum. O yüzden hani
ben çok okeyim yani. Bu
bölümde de yani anlattığın
her şey hani değinmediğimiz
şey vardır ama değindiklerimizden
çıkartacağımı yok yani. Aldık mı?
Başta sadece çok kabızsam keserim. Yalan
yok falan. Ya bana kabız gelmedi
bu arada. Hiç kabız gelmedi.
Ben kameralar önünde çok farklıyım
belli ki. Anam. Ben hiç
öyle gelmedi. Çok
kabızlıklar gördüm yani. Bu kabız
değildi. Valla
yani çok saçma şeyler. Ya bir de
sana sorduğum ve senin
diğer insanlarla deneyimini anlattığın her
şeyi seninle ilk kez
oturan biri olarak dinliyorum ya
kendime diyorum ki sakın söylediklerine
göre şeklini değiştirme falan diye
tabii. Ay çok. Neyse.
abla hayranımsın gerçekten öyle oldum
yani
bilmiyorum bayağıdır da konuşmuyorum yayın falan yapmadım ya
o yüzden konuşasım
işte dediğim gibi bu şey noktasında biraz
sustuk yani bu artık
çok biraz skandal skandal
gördük böyle pat pat pat patlıyorduk
o yüzden hani sadece işle
yani yaptığımız iş içerikle
gündemde olayım hani bir konuşmayayım
çok bir açıklamam bir şeyim olmasın falan
diye o yüzden çok sustum
uzun süre sustum yani
işte yavaş yavaş biraz böyle bir açılalım
atalım üzerine. Suskunluğunu bozdu diye
clickbait patlatırız. Aynen suskunluğumu
bozdum ya. Gerçekten öyle oldu.
Ve şey koyacağım o
Twitter'daki anonim hesaba
saydırdığın kısmında şöyle bir
reels patlattın mı? Benim kuru öyle yani.
Biraz bazen burada kendimi tutamadığım oluyor
şimdi. Şey.
Bence otosansürün çok iyi bile.
Yaşananlara, söylenenlere bakınca
otosansürün. Ya bak anlık
bak mesela geçen ne oldu?
bir mevzuda bir şey yazmış birisi
yani gerçekten
diğeri düşmüş
diğerde yani böyle girip hususi
diyenlere bakarken gördüm
cevap verdim hay elim kırılaydı
screenshot'ını almış
twitter'a atmış
hay elim kırılaydı
ne yani
Allah Allah
o çok kötü
yani
ne yaptım ben
neden susmadım
10 takipçili anonim hesaba sövsen
ne olur sövmesen ne olur
yani cevap verdiğinde zaten
o kazanmış oluyor sen ne dersen de
cevap verdiğinde o kazanıyor zaten
çok haklısın annem de hep böyle
ne cevap veriyorsun sen
ne takıyorsun kafana
bu bana da söylenir de
tabii ki de takılır
takıldı yani ister istemez takılır
yani böyle şey değil
ben şey sanılmasın yani tabii ki de benim de
canımı sıkıyor falan ve bahsediyorum da
canımı sıkan durumlardan böyle
insanlar da şey diyor fuh ya ne takıyorsun
ya salsana ya. Kardeşim
bunlar benim saldığım kadarıyla zaten.
Merak etme. Sen salmadıklarını
bir görsen. Ben sana şunu
söylüyorum. Yani senin hakkında
bir tane tweet atılsa
sen bir yıl boyunca
bunun etkisinden kurtulabilir
misin? Şimdi bunu çarpı yüz
yap ve öyle düşün.
Hani o yüzden bunu yaşamayan
insanların bana takma ya
demesi hani kardeşim sen
biraz tak bence. Bir de şu da var
zaten. Sana çarpı yüz
söven var falan ama bir de şöyle
bir şey de çıkıyor cidden. Biri sana sövmüş
mesela. Hani laf sokmuş.
Divalarınız nerede falan. Etkileşime
kafa yiyor insanlar.
O etkileşime sönünce
bir başkası da sövesi geliyor.
Ve sana şöyle söyleyeyim. Bana
çok fazla çamur atıldı.
Bu negatif tweetler,
hedefler çok daha hızlı aksiyon
alıyor. Senin açıklama yaptığın,
doğru söylediğin ya da seni öven bir şey
hiç bu kadar hızlı etkileşim almıyor
ben mesela bakıyorum tweetlerime
yani kaç o 90 bin takipçim var
mesela benim açıklama yaptığım
tweetlerin görünürlüğü falan böyle çünkü sikti bile
bana skandal yoksa
dedikodu yoksa
geçiyorum geçiyorum
bana ilkelerinden bahsetme
bana iyi bir olmandan bahsetme
hatanı yap
açıklama bir şey yapmıyor
reaksiyon almıyor
ama mesela birine azıcık kötüle
Ama şimdi şunu da yapmak istemem insanlara.
Eleştiriniz varsa
eleştirinizi yapın tabii ki de.
Ama sadece şunu düşünün.
Senin bana yaptığın eleştiriye
ben 3 ay önce kendime yapmışımdır.
Sadece bunu unutma.
Ben 7-24 bu işin içindeyim.
7-24 bunu düşünüyorum.
Sen benden daha fazla 360
düşünüyor olamazsın.
Anladın mı? Yazan kişi bak.
Bu sana bir şey.
İkidir.
İkidir bak.
İki dur sendeyim. İyi dinle bunu.
Harikasın.
Sen de öyle çok teşekkür ederim.
Tamam sus.
Ben elçiye zeval olmaz.
Arkadaşım dedi ki lütfen Sude'ye
hayatımda tanıdığım en
yaratıcı kadın olduğunu söyle. Çünkü ben
görünce söylemeye çok utandım demişti.
Kim o? Zeki diye bir arkadaşım.
Caka'nın dublörlerinden biri.
Çok utanıp söyleyememiş.
Niye herkes hiç de söylemiyor bunu da
sana söylüyor?
neyse ben
tweet olarak atar mısın bunu
tweet olarak atar mısın
doğru
sevenlerin etkileşimi durmuyor
doğru doğru
estağfurullah yani ne bileyim yaşıyoruz işte
iyi ki de yaşıyorsun
iyi ki de biz de bir şeylerine şahit oluyoruz
ya bende soru bitmez de
terlemeye başladım
of record konuşalım
iyi ki geldin çok teşekkür ederiz
sen o kız değilmişsin de
seni ağırlamak benim için
bir şereftir. Bakalım
yani. Sen şeyini yap.
Bitiriş konuşmanı yap.
Benim her bölümü şöyle bitiririm.
Umutsuzluğa alışmayın. Yatağa
küs girmeyin derim. Arkadaşlar umutsuzluğa
yer hakikaten yok yani.
İşte hayalini kurduğumuz insanlarla
bir gün koltukta oturup konuşursunuz
yani falan.
Never meet your hero falan derler ama
it depends on the hero diyelim.
Yok ya bence öylesin. Hani şey
nereden kahraman
ilan edildiğine bağlı ama
benim açımdan bir şey üretirken kendin
olabilme noktanda senin kişisel
zorlanmalarını bilemem ama benim için
hani idealize edilen bir yerdesin
o yüzden bugün burada oturuyor olman
da benim kendi
yolumda tik attığım şeylerden
biri oldu yani ben de günün sonunda ben
oldum hiçbir zaman demeyeceğim ben belki de
ama olay azdım
diyeceğim şeylerden biri seninle oturduk
iyi ki geldin o yüzden
iyi ki çağırdım çok teşekkür ederim
bu podcastı dinliyorsanız hep dinlemeye devam edin
evet çok teşekkürler
Sude Berkıs bizlerleydi.
Görüşmek üzere arkadaşlar.
Sizi öpüyorum.
Hayal kurmaktan vazgeçmeyin.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir. Bu bölümün sesi transkript çıkarıldıktan sonra değiştiği için satır takibi ve tıklayarak atlama kapalı.
