
Odea ile Yatırım Odaklı Podcast’i dinlemek için: Tıklayın
*
Yalnız değilsin. Terappin; zihnin ve bedenin için uzman kadrosuyla bütünsel sağlığında hep yanında.
✨ POD20 kodu ile: İlk ve tekli seanslarında geçerli %20 indirim seni bekliyor.
Kendine bir iyilik yap, bugün dinlenmeye ve iyileşmeye izin ver.
*
Bu bölüm “Odea” ve "Terappin" hakkında reklam içerir.
*
Düşmanımın düşmanı dostum mudur bilemiyorum ama eximin exi ile ortak bir travmada buluşmanın yarattığı bi dostluk mümkünmüş hakikaten. Eğer siz de aynı elemandan mağdursanız bize ulaşın. Konuşacak çok şey var. Canım dostum Can, iyi ki geldin. Neşemize sağlık.
Transkript
Herkese merhaba. Sena Kız Değil Misin'in yeni bölümüne hoş geldiniz.
Aradan çok uzun bir zaman geçti ve epeydir benden çok ses seda duymadığınız farkındayım.
Her bölümü de böyle benzer bir girizgahla açmayı sevmiyorum ama ne yalan söyleyeyim aslında bu süreci çok iyi anlattığım bir bölümü kaydettim.
Ama bir türlü başına geçip de onu paylaşmaya enerjim yoktu.
Ama bugün uzun bir süreden sonra konuklu bir bölümle ve belki de çok da tahmin etmeyeceğiniz bir konuk türüyle karşınızdayım.
Öncelikle hoş geldiniz. Uzun zaman oldu özleştik.
Bugün sevgili arkadaşım Can benim konuğum.
Hoş geldin.
Hoş buldum.
Nasılsın?
İyiyim Simay sen nasılsın?
Ben de iyiyim.
Bize birazcık kendinden bahseder misin?
Sonra yavaştan böyle biz bir nereden tanıştık, nasıl yollarımız kesiştiğine de gelelim ama önce bir ben de seni tıpkı bütün dinleyicilerim gibi bir sıfırdan tanımak çok isterim.
Güzel tanıtayım.
Öncelikle merhaba o kızlar.
Ben Can, 25 yaşındayım.
İstanbul'da yaşıyorum yaklaşık 6 senedir.
Ve aslında 6 senedir buraya taşınmış olmamla birlikte işte burada kendi kendime bir hayat kurdum bir genç yetişkin olarak.
Gerek romantik anlamda deneyimler yaşadım gerek işte yeni arkadaş çevreleri iştir vesairedir.
Hayatta kalmaya çalışıyorum hepimiz gibi.
Yani çok böyle şimdi Simay'ın ben dinleyicisiyim bir süredir.
Podcast'ta okey hani dinleyici olarak çok okey ama şimdi burada böyle konuşmak falan hafif bir gerdi.
Kendi sesimi duymak falan bir noktada ASMR'a dönecek mi bu falan gibi bir yerdeyim.
Keyifliyim ama bugün bunu yapacak olmamızda çok da tatlı bir tanışma hikayemiz var bence.
Evet bence de yani her şeyde bir hayırın çok iyi bir sonucu olduğumuzu düşünüyorum aslında buna güzel bir örnek olabiliriz.
Sen o kız değil misin ne zamandır biliyorsun?
Öncelikle bizim karşılaşma ve tanışmamıza çok yakın mı yoksa öncesi var mı?
Onu da merak ediyorum.
Sen o kız değil misin'i ben biliyordum.
belki 3-4 senedir falan aslında
ama böyle çok açıp dinlediğim bir podcast değildi açıkçası
senin bu mor ve çizimli bir kapağından falan
işte geçen de eski bölümlerinden bir tanesini dinledim ve orada
tamam ya ben bunu hatırlıyorum Simaymış falan gibi bir yerde
çok böyle bir podcast dinleme alışkanlığım olmadığı için
ama aslında beni seni dinlemeye iten ve işte aslında yollarımızı kesiştiren
bir konumuz var
evet ortaklaştığımız
ortaklaştığımız bir şeyimiz var
Evet. Bugünün aslında sebebi de bu burada olmanın. Yani bu tabii yaşadığımız şeylerin çok önemli ya da isimlerin çok vazgeçilmez isimler olmasından değil de bizim hakikaten bir şeyleri yaşayış şeklimizin çok derinden olmasının da bir sonucu bence.
Belki dinleyicilerim, sıkı dinleyicilerim, gerçi çok eski bir bölüm olmamasından mütevellit belki yeni dinleyicilerimin de bildiği, bileceği bir bölümüm var benim eski sevgilim artık bir başkasının problemi diye.
Orada Basri geçen eski sevgiliyle bizim aslında ortaklaştığımız nokta yani bu insan bizim Can'la ortaklaştığımız nokta.
Bu insan aynı zamanda Can'ın da eski sevgilisi.
Evet arkadaşlar yünelim bir spektrumdur.
Buradan da bu kamu spotunu verelim.
Bu bölümde zaten aslında kesinlikle benim dinleyici kitlemin öyle olmadığını bilmekle birlikte burada konuşacağımız şey hiçbir zaman bir adamlık dersi değil.
Aslında hakikaten yaşanılan şeyin belli bir noktada bir tık insanlık dışı belki olması, bir tık duygularımızın harap olması ama günün sonunda bunun bizi nereye ve karşı tarafı nereye getirdiğiyle ilgili olacak.
Biz kısacası aslında bu kadar edebi bir girizgâh bile ne kadar gerek var bilmiyorum ama biz aynı insanın mağdurları olarak bugün toplandık.
Bir nevi aslında burada şeytan taşlayacağız diyebiliriz.
O yüzden tekrardan hoş geldin. Umarım silahını kuşanıp gelmişsindir Can'cığım.
Hiç merak etme oradayım.
Bizim tanışmamız bir buçuk sene oldu galiba.
Ben İstanbul'a yeni taşınmıştım Mart ayında.
Can ile bizim aslında bu insandan da bağımsız ortaklaştığımız arkadaşlarımız vardı.
Mesela benim çok yakın arkadaşlarım Can'ın liseden tanıştığı insanlar.
Yine çok yakın bir arkadaşımla başka bir tanışıklığı var vesaire derken.
Aslında zaten ismem bildiğim birisiydi.
Hatta ya burada çok eski sevgili eski sevgili demek istemiyorum.
Ona bir isim verelim.
Yani herhangi bir isim olabilir.
Bilmiyorum sesçimizin bir tavsiyesi olur mu?
Bize böyle sevmediğin bir adamın ismi varsa şunu kullanın da bütün bölüm ona sövün dediğin o isim de olur.
Şimdi bana da denk gelmesin ama sizi dinleyip.
Yok yok gelmez.
Aynen geliyormuşsanız yine de listeyi alıyormuş falan.
Sonra üçümüz bir bölüm çekiyormuşuz.
Var mı aklına gelen bir isim böyle?
Şunu kullanın bütün bölüm o isme sövün dediğin.
Berk diyelim ya.
Berk mi diyelim?
Tutturmadım değil mi öyle bir şey?
Yok yok tutturmadın.
Güzel ama.
Güzel Berk yani aranızda Berk varsa çok da ofende olmasın.
Bu ailenizle çözeceğiniz bir problem ama yani Berk de hakikaten kaypaklık yapacak bir enerji veriyor değil mi?
Yapmıştır mutlaka birimizde.
Bir şey söyleyeyim mi? Bana yapmış olabilir bir Berk yani.
Var ya.
Vardır değil mi?
O zaman Berk diyoruz.
Hadi dedik.
Berk ile benim tanışma sürecim ilk etapta biraz arkadaşça olduğu için ya ben öyle zannediyorum.
Ama çoktan yani adam böyle sinsi sinsi yaklaşıyormuş beni avlamaya.
O zaman senden bahsetmişti zaten.
Benim Can diye bir sevgilim olmuştu ve hani ben onu da çok üzmüştüm falan diye.
Ve ben o hikayeyi dinlediğimde bu benim aslında Berk ile de ilk kavgam olmuştu.
Yani bir insana bunu nasıl yaparsın?
Çünkü ben hayatımın çok uzun bir noktası romantik ilişkilerde hep Can olduğum için...
...seni o hikayede çok kolay relate etmiştim.
Nereden bileceğim ki adam bana şey yaptı yani dur dur sen hiç relate etmeye çalışma.
Bekle ben sana yaşatırım dedi ve yaşattı sağ olsun ama...
Ama o zamandan seni zaten bildiğimde böyle bir Instagram'ına bakmıştım ve ortak hesapları görünce şaşırmıştım.
Ama sonra bir buçuk sene öncesinde işte Can beni takip etti ve ben de o kaçınılmaz mesajı attım.
Bizim ortaklaştığımız bir şey var galiba diye ve biz sonra arkadaş olduk.
Ama tabii bütün bu olanları, yaşananları ve aslında senin de bu ayrılık sürecinde Berk'le yaşadıklarını bir de senin pencerenden de dinlemek ve dinleyicilere de anlatmak isterim.
Anlasınlar isterim.
O yüzden söz sende.
Güzel.
Ya şöyle aslında tabii benim deneyimim çok daha eskiye dayanıyor.
Senin görece belki yeni sayılabilir.
Evet evet benim iki yıllık bir geçmiş.
Senin iki yıllık benim yaklaşık bir dört dört buçuk sene kadar oldu.
Şimdi eski sevgiliyi herkes stoklar.
Bence şimdi eğer oturalım doğru konuşalım bu noktada.
Aynen öyle.
Artık bunu tartıştığımız bir yerde değiliz.
Ben de tabii ki eski sevgilimi ara ara stokluyorum.
Bir de hani piştik yaptığı için hani merak ediyorum hayat kötüye gitsin istiyorum.
İstiyoruz yani evet.
Ne yapıyor bu geri zeka falan gibi bir yerden.
Baya böyle tek tek stokladığım postlarını falan.
Sonra tabii görüyorum bir şeyler.
Okey falan.
Sonra seni gördüm.
Dedim ki bu kim falan.
Sonra dedim ki okey ya bak bu kızı bizim çocuğu da çözer.
Bizim oğlunu da çözer bu falan gibi bir yerden.
Aşırı sevindim.
Çünkü tabii ne bilmiyorum ne kadar detay veriyoruz.
Ama yani ortak eski sevgilimizin eski sevgilisi de bu ilişkiye dahil olduğu için.
Her zaman oradaydı.
Her zaman oradaydı.
Biz sonradan geldik tabii ki.
Biz hani bizim haddimiz değil bu arada.
Değil de yine görmüş oldum seni ve böyle okey ya bak sonunda kurtuldu o toksik pattern'ından falan.
Bak bu kız çok tatlı falan.
Bu bizim oğlunu da çözer gibi bir yerden gerçekten.
Aşırı sevinmek falan.
Ve ben de o noktada bir tık benim de hikayem burada bitti.
Ve hani okey süper ben de artık dışarıdayım.
Hani onlar mutlular falan.
Çünkü benim sorunum biraz hani tamam muhatabım olan eski sevgilim ama dışarıdan onun eski sevgisinden o kadar büyük bir müdahale vardı ki.
Ben böyle hani onu da ekstra aşmaya çalıştığım bir yerdeydim.
Yani bir insana yapabileceğiniz en kötü ve en değersiz hissettirebilecek şey bence.
Yani en azından bu anlamda dürüst olmasını ben artık bekliyorum.
Neyse sonra işte senin podcastini dinledim.
Ortak arkadaşlarımızdan seni tanıyordum falan.
Ve artık anladım tabii stalklamaya devam ettiğim için.
Onlar da ayrıldı falan.
Ve ben o dönem şeyi çok net hatırlıyorum ayrılık serisini geçirdiğimde.
Ya biri olsun ve benim yaşadığım deneyimi benzer bir yerden yaşasın.
Belki kötü bir dilek gibi de duyulabilir ama öyle bir yerden değil.
Anlaşılmak istiyorsun aslında.
Anlaşılmak istiyorum.
Çok yakın arkadaşlarım var.
Ailemi anlatıyorum.
Anneme anlatıyorum arkadaşlarım anlatıyorum tabii ki ama aynı kişiden mağdur olmak daha anlaşılmış hissettiriyor.
Ve ben seni o gün takip ettiğimde böyle şey bir yerden yani Simay'ın yanında olmak istiyorum şu an.
Çünkü ne hissettiğini ben çok iyi anlıyorum ve yanında olursan beraber daha güçlü çıkabiliriz bunun içinden.
Çok böyle hani kız kardeş bir birleşmeyle aslında seni takip ettim falan ve sonra olaylar geçti.
Burada aslında shout out to Berk'in de eksi diyelim.
Ona da bir isim verelim ben istiyorum.
Herhangi bir kadın ismi vereceğim.
Kimse alınmasın gücenmesin.
Çünkü isimden bağımsız bu benim hakikaten.
Ben beni tanımadan sevmemek çok zor yaptığım bir şey.
İnsanlara kıl olurum bu arada ve severim.
Yani negatif duygularla yaşamayı ben seviyorum.
Onların beni böyle zaman zaman hatta bir dakika ya deyip silkelendirdiğini de hissediyorum ama.
Ona da ne diyelim Berk ve ne olsun?
Hadi Irmak olsun.
Hadi.
Irmak olsun.
Şimdi Berk'in hayatında Irmak diye bir figür.
Zaten çok uzun yıllar vardı senden de önce benden de önce ve Irmak aslında benim ilişkimin Berk'le bitmesinde bir yapı taşıydı.
Yani hatta ben benimle eski kız arkadaşından ötürüme ayrılıyorsun dediğimde ben aslında orada bir delirme saçmalama artık kafada kuruyorsun damgası da yedim.
Ama sonra hakikaten Irmak'a dönünce delirmediğime sevinmekle birlikte kandırıldığım için çok üzülmüştüm.
Ve baktığımızda ırmak senin de Berk'le ilişkinde yine ana rollerden bir tanesiydi ve sürekli aslında seni güvensiz hissettiren yapı taşlarından biriydi.
Şimdi normalde aslında bir eski sevgilinin hayatına devam ettiğini ve yeni biriyle olduğunu görmenin hakikaten can sıkıcı bir tarafı var.
Burada senin Berk ile benim sevgili olduğumu fark ettiğinde o kadar da canını sıkmayan şey de aslında ırmağın varlığı.
Çünkü bir eski sevgilinin seni bırakıp tekrar eskisine dönmesi o kadar yaralayıcı ki bu kez artık yeni birini bulmasında bile telkin oluyorsun aslında teselli buluyorsun.
Neyse neyse en azından yeni biri diyorsun.
Normalde ben yeni sevgiliye de bir gıcık olurum.
Kendimi bir kıyaslarım.
Ben neyi eksik yaptım abi falan derim.
Ama biz öyle bir yara yaşadık ki hani belki sen şeyi düşündün yani.
Neyse ya belki de iyileşiyor.
Çünkü onun hakikaten biraz sıkıntılı tarafıydı ya o aşamadığı ilişki.
Aslında yani biz de sonuçta peygamber değiliz.
Dünyanın en iyi kalpli insanları değiliz.
Bizim de içimizden hinlik, kötülük zaman zaman illaki geçiyordur ama artık orada öyle bir yara var ki.
Sen Berk'in yeni bir ilişki yapmasında bile bir oh çektirtmiş sana.
Bu detayı da dinleyicilere vermek istiyorum.
Çok isimlerde kaybolalım da istemiyorum ama ırmak hakikaten bizim canla her masamızda bir konudur.
Yani bir üçüncü sandalyedir aslında.
Ona da buradan selamlarımı iletiyorum.
Çünkü biliyorum dinlediğini, kulağına gittiğini.
O da eski dinleyicilerimdendir sağ olsun.
Ama böyle bir podcaster olmak da iyi yani anladın mı?
İnanılmaz bir güç var elinde.
Tabii tabii aynen.
Dinlesin bakalım ırmakta nasıl hissettirdiğini dinlesin isterim.
Senin nasıldı Berk'le ilişkin peki anlatmak ister misin?
Ya benim Berk'le ilişkim hiç aklımda yokken gelişen bir şeydi.
Yani ben belki cevap bile vermediğim bir yerdeyken kendimi bir noktada ilişkide buldum açıkçası.
Yani aslında benzer bir yerden orada da sen çok arkadaş gibi başladığınız falan gibi.
Benim de çok öyle yani biz bir dating app'ten tanıştık.
tanıştık ve işte date'e çıktık.
O zamana kadar hani Berk'le bir
ilişki yaşamak falan benim hiç aklımda olan bir şey
değildi. O kadar yükselmedim de çocuğa yani
ama öyle bir lağ bombladı ki yani.
Bir de ben 21 yaşında, 20 yaşında
küçücük bir Lübunyayım, Taşra'dan gelmişim.
Yeni yeni date'e çıkmaya başlamışım falan.
Benim için hani oha ben seviliyorum galiba
falanını ilk böyle keşfettiğim.
Hani görünmenin de ötesinde bir şey var.
Görünmenin de ötesinde kesinlikle yani.
Artık o bütün yaşadığın temaslar
falan hani inanılmaz büyük anlamlar ifade
etmeye başlıyor senden falan. Bir de hani şimdi
eğer oturuyorum doğru konuşayım bu masada onu boklamaya geldik
ama zeki bir çocuk yani. Kesinlikle.
Zekice yapıyor bunları. Kesinlikle.
O da tehlikeli olan. Ve
bence en tehlikelisi bütün
bunları zekice yaparken
araya serpiştirdiği minik
hatalarla sana aslında
o kadar da akıllı olmadığını
aslında onun da tökezlediğini hissettirdiği
bir yerden sempatini de kazanıyor.
Çünkü ben genelde karşıma çok kolay kolay
çok zeki adamlar görmem.
Gördüğüm zamanlarda da kendimi biraz
Intimidating hissederim yani bir tık böyle karşısında çok rahat etmem.
Hani mesela çok zeki bulduğum çok sevdiğim adamlar var.
İşte Ozan Akyol'un mesela çok büyük hayranıyım ama eminim karşıma çıktığında ben bu insanı iki kelam edemem.
O yüzden Berk çok zekice davrandığı stratejik şeyleri çok da strateji olmadan yapıyormuş stratejisiyle de çok inanılmaz bir environment bir fanus da yaratabilen bir adam.
Bugün bunları kendi de fark etmiyor olabilir.
Çünkü bir manipülatörün ilk mağduru kendisidir zaten.
İlk kendini manipüle ettiği için aslında ben bütün bunları bir taktik olarak bile yaptığını değil.
Önce bu mağduriyete kendini inandırarak sonra bizi de içine çekebildiğini de düşünüyorum.
Çünkü çok iyi yalan söyleyenler artık yalan söylemiyordur zaten.
Söylediği şeyin içinde yaşıyordur.
Berk bunun çok iyi bir örneği.
Kesinlikle ve ben böyle manipülasyonla işte aile evinden sonra ilk defa tanıştığım şey falan yani kişi falandı.
Berk miydi? Berk mi demiştik?
Berk diyoruz.
Ve bir noktada gerçekten öyle bir manipüle edinmiştim ki ben şu an acaba hissettiğim şey gerçek mi?
İyi sorgulamaya başlamıştım of course yani.
O kadar iyi bir manipülatör olduğu için.
Ve şöyle bir şey vardı.
Ben ona rahatsızlığımı dile getirecek kadar bile şey hissetmiyordum kendimi bir noktada.
Doğru hissetmiyordum.
Hislerimin doğru olduğunu düşünmüyordum.
Ya da onun beni ikna etmeye çalıştığı şeyi, o kapatmaya çalıştığı, inandırmaya çalıştığı fanusun içerisinde de yaşamaya okeydim.
Benim o yüzden çıkmam onun içerisinden çok uzun sürdü.
Çünkü hala da hani seviyor bence ama işte onun problemi eskisi ilgilisi.
Hani aşacak ve bana gelecek gibi bir yerde.
Ama yani ben öfkelenmeye bu ilişki içerisinde çok geç başladım.
Yani ben bir senede falan öfkeliyim yani bu çocuğa.
Onun öncesinde hep daha üzüldüğüm bir yerdeydim.
Ona acıdığım bir yerdeydim.
Hani böyle perihim gibi bir yerden değildi yani.
O da işte bu paternini çözecek, yıkacak ve hani artık hani düzgün ilişkilenmeye başlayacak gibi bir yerden.
Ama sonra baktığımda günün sonunda 25-26 yaşında bir insan yaptığı davranışlarının arkasında duramayacağı şeyleri yapmaması gerektiğinin ya da onların sorumluluğunu alıp bunun karşısına bir öz eleştiri verip ya Can özür dilerim ben sana böyle böyle bir şey yaşattım gerçekten hani kusura bakmayıp galiba bekliyorum şu noktadan sonra ya da artık kendine en azından böyle bir standart koyabilen insanlarla beraber olmak istiyorum.
Ve hani tamam çok küçük bir yaştaydım belki okey ama hala daha geri dönüp baktığımda benim hayatıma girebilecek bir insan bile değildi o normalde.
Ben onu hayatıma almazdım zaten.
Zaten burada bir boşluktan bir durumdan yararlanmak gibi bir tarafı da var.
Ben seninle bunu ilk buluştuğumuz zamanlarda da bunun dalgasını geçmiştik.
Keza stüdyoya gelirken asansörde de dedim yani çok da farklıyız aslında.
Hani ne noktada biz bu adamın tipi olduk da bizi seçti diye düşünüyorum.
Çok farklıyız çünkü ama fark ediyorum ki bence kesinlikle iyileştirmeye yönelik o anaç tarafımız birinin o böyle yaralı ve sürekli hata yapan tarafını iyileştirmeye yönelik hamlelerimiz ki bence hani bunu sana hem yakınlığımızın sonucu olarak hem de senin de terapiye düzenli giden birisi olduğunu bilerek söylüyorum ki aslında bu da bizim kendi paternlerimizle ilgili.
Yani bizim de derinlerde bir yerde sanki sevgiyi ancak onu elde etmek için bir şeyler yaparsak ya da defolu bir sevgiyi alıp kendimiz evde onu yamar ya da düzeltirsek hak edebilirmişiz gibi bir inançla Berk aslında bizim sevme patternlerimiz içinde bulunmaz bir Hint kumaşıydı.
Aslında hayatımıza girebilecek bir adam bence de değil.
Bunu bir göt kalkıklığıyla ya da ayrılıktan sonra ben çok iyiyim edasıyla Serta Perener'in o şarkısı gibi işte umurumda değil iyi ki bitti gibi bir yerden söylemiyorum.
Bu beni de çok yaraladı.
Ama baktığımızda aslında bence biz de biraz kendimizin de kurbanı olduk.
Yani bu adam da bizim hassas noktamızı bilerek oradan hayatlarımıza dahil oldu.
Senin taşradan gelmiş ve İstanbul'da açıkça kendini yaşayabilen bir insan olman keza aslında hassasiyetlere sahip bir durumdu.
Benim zaten podcastimden random bir bölüm dinleyen insan o.
Ben bu kızı ayakta uyuturum çok rahat der yani.
Bunu yaptı bence.
O yüzden şimdi sen konuştukça neden bizi seçtiğini de anlıyorum.
Hakikaten bir seri katilin aslında maktullerine bakıp nerede ortaklaştığını anlamak çok da zor değil.
Evet kesinlikle.
Bir de şöyle bir şey var.
Tüm bunları anlayabiliyorum geri dönüp baktığımda.
Kendi paternlerimi görebiliyorum.
Onun yaşadığı şeyleri görebiliyorum.
Ve hani davranışlarının nereye dayandığını az çok tabii ki tahmin edebiliyorum.
Ama günü sonu artık şöyle bir yere gelmişsin.
Bana ne ki?
Bundan bana ne yani?
Yaptığın şey götlük.
Ve bunun sorumluluğunu al yani.
Ve 25 yaşındasın.
Bunu değiştirebil...
Yani dediğin gibi hepimiz farklı backgroundlardan geliyoruz.
Çeşitli travmalarımız var ya da çeşitli patternlerimiz var.
Bunları yıkmak ama senin sorununda olan bir şey.
Bunu şöyle bir üsttencil bir yerden yaklaşmıyorum.
İşte sizi toksik bir yere hapseden ilişkilerden çıkın.
Orada kalmayın.
Bunun ne kadar zor bir şey olduğunun çok farkındayım.
Bunu şu an yapabiliyor olduğumu da iddia etmiyorum.
Ben de.
Ama en azından ben şu an toksik bir şeyin içerisindeyim ve orada kalmayı tercih ediyorsam da
elimdeki şartlarla o insana sunabileceğim en dürüst şeyi sunmayı tercih ediyorum.
Ve bak kanka özür dilerim.
Ben de böyle böyle işliyor şu anda.
Ya kusura bakma ama düzeltmeye çalışacağım ya da çalışmak istemiyorum bunu düzeltmek.
Yani sen hala daha o ilgiyi her seferinde gelip alabileceğin bir kanalı sömürüp sömürüp sömürüp sömürüp gitmek.
Yani bana açıkçası çok böyle insancıl da bir şey gelmiyor.
Bunu bir insanın neden yapabileceğini de anlamlandıramıyorum kafamda.
Hakikaten böyle bir boşluk var yani.
Kötü bir insan olmak ya da belirli travmalara sahip olup onu bir davranış bozukluğu haline getirmek değil.
Ya bu benim gerçekten anlamlandıramadığım bir şey.
Bu baya aslında kolonicilik gibi bir şey.
Gibi bir şey aynen.
Yani senin potansiyelini görüp, senin topraklarının ne kadar bereketli olduğunu görüp kimse keşfetmeden orayı yağmalamak.
Halbuki aslında çok daha iyi şeyler yeşertebilirdi.
Ama şimdi şu da bir gerçek.
Biz Berk'in bizde hassas ve içeriye sızabileceği bir açıklığa zaten sahip olmasaydık bu insan zaten hayatımıza sızamayacaktı.
Yani ben benim hayatıma giren bazı erkeklerde de gördüğüm bir pattern şu ki bazı erkekler özellikle aslında kendi liginin üstünde olduğunu düşündüğü bir insanla birlikte ise o insanı pohpohlamayı, o insanın seviyesine çıkmayı ya da o insanı kendine de geliştirmek için bir challenge olarak görmeyi değil de o insanı belli noktalarda aşağıya çekmeyi tercih ediyor ki hiçbir zaman senin gözün açılmasın.
Çünkü senin gözün açılırsa ilk terk edeceğin şeyin o olduğunu düşünüyor.
Ve aslında baktığımızda Berk'in ikimizi de şimdi oraya da geleceğim. Berk'in ikimizi de terk ediş şeklindeki ortaklık bana biraz ne gibi geliyor biliyor musun?
Biraz daha devam etseydi zaten bizim yanımızda hissettiği o kompleksler kendini belli edecek ve muhtemelen bu ilişkiyi bitiren ya da soğuk yapan uzaklaşan taraf biz olacaktık.
Ve günün sonunda zaten bunlar bana fazla insanlardı. Bir de beni terk ettilerin aşağılık kompleksini yaşamaktansa bak ben böyle kalifiye birini terk ettim demeyi de çok sever bazı erkekler.
Bak ben kimleri ortada bıraktım.
Çünkü ben hala o mesajları silmiyorum. Hala bak iki sene oldu karşıma çıkalı bu insan benim.
Hala telefonumun bütün mesajlarını dönem dönem temizlesem de Berk'le olan mesajları silmiyorum.
Çünkü o kadar manipüle edildim ki yaşananların gerçekliğini benim bile sorguladığım bir dönem oldu.
Ve iyi ki de silmemişim hatırlarsan seni bana anlattığı ses kaydını sana dinletmiştim.
Mesela orada anlattığı şeye kattığı o şairhanelik işte Can diye bir çocuk vardı ve ben o sırada ırmakla ilişkimden çıkmıştım ve bitik bir haldeydim.
Ve Can beni böyle hani resmen besliyor, uyutuyor, sarıp sarmalıyor ve bana bakıyordu.
Ve benden tek bir şey rica etmişti.
Şu an ben arkadaşlar Berkin size şeyini yapıyorum.
Prediction'ını yapıyorum.
Acting yapıyorum.
Ve Can benden tek bir şey rica etmişti.
Beni lütfen salak yerine koyma.
Eğer ırmağa geri döneceksen bunu da benden saklama dedi.
Ve ben ne yaptım biliyor musun?
Bak bunu da hani bu tonlamayı da yapma be kanka anladın mı?
Hani bunu da yapma yani.
Hani sanki şey gibi Patti Smith'ten kendi kitabını Storytel'den dinliyoruz böyle.
O tonlamaları daha iyi bilir falan.
Böyle şey yapıyor.
Ve ben ne yaptım biliyor musun?
Bir gün ırmak beni aradı.
Çok kötüyüm gel dedi.
Ve ben kalkıp gittim.
Hani Demet Akın'ın çok sevdiğimiz sözü vardır.
Ki kendisiyle çok da anlaşabileceğimi düşünmüyorum ama bazen gerçekten iyi sözler söylüyor.
Bilmiyorum belki burayı sonra stüdyo bunu koymamı müsaade eder mi bilmiyorum ama.
Ne geleceğini o kadar iyi biliyorum.
Bak gay severim ama İbni Aslı.
Aynen yani orada da demiştim hani gidersin abi.
Bazen eski sevgilin arar hele de çok uzun bir geçmişin var birlikte büyümüşsünüz.
Kaç seneden bahsediyoruz yani.
Bunlar lisede tanışmış insanlar.
Yine çok sevdiğim bir sözdür.
Başımıza ne geldiyse köklü liselilerden geldi diye.
Hani anlayabiliyorum bazen eski sevgilini arar, kötüdür, kalkar gidersin.
Zaten gitmemek ayıptır bence.
Ona orada da demiştim, gidersin gitmesine de burada en büyük şerefsizlik aslında geri dönmemek.
Yani nasıl dönmüyorsun?
Bir insanı nasıl o koltukta seni oturur vaziyette bırakıp beklerken gidiyorsun?
Nasıl geri gelmiyorsun?
Orada da çok öfkelenmiştim aslında.
Ama ne yalan söyleyeyim, ben onu orada azarladığımda döktüğü gözyaşı,
Bundan ne kadar pişmanlık duyduğu, hayatı boyunca sana yaptıklarından dolayı kendini affetmeyecek olmasını falan söylemesi bana ne hissettirdi biliyor musun?
Benim hayatıma giren erkekler genellikle benimle bir şey yaşarlar.
Hani böyle bir ne bileyim ya aldatılırım ben ya bir hata yaparlar ya bir şey olur.
Böyle bir duvara toslarlar.
Sonra çok pişman olurlar.
Çok büyük bir ders çıkartırlar.
Ama artık yarattıkları enkazı toplamak istemedikleri için bana dönüp derler ki yani yaşattığım şey için üzgünüm ama hani ben gidiyorum.
Ve benden çıkarttıkları derslerle de yeni ilişkilere başlarlar.
Bu hiç sekmedi şimdiye kadar.
Ben hep böyle onların sanki topluma erkek kazandırma rehabilitasyon merkezi gibi onları alıp rehabilite ettiğim ve sonra topluma kazandırdığım bir fabrika gibi hissetmeye başlamıştım.
Ve ilk kez Berk karşıma bana hali hazırda bir başkasının ve maalesef senin kalbini kırarak ve bundan çok büyük dersler çıkartmış bir adam olarak geldi.
Ve ben de zannettim ki evet buradaki can kişisine çok üzgünüm ama galiba ben de sonunda kendi toksik ilişkisini yaşamış,
bundan dolayı birine maalesef bir acı çektirmiş ama sonunda da vicdan azabı çekip ders çıkartmış bir adamla birlikteyim
ve artık galiba ben de bu dünyada cenneti yaşayacağım dedim.
Too soon.
Çok erken konuşmuşum.
Benim perspektifimden böyleydi.
Ve bunu da yine söylemek istiyorum ki sen bana Berk'in sanki iki haftada yaşanmış hızlı bir roller coaster gibi anlattığı bir ilişkiydin ama sonra biz seninle buluşup konuştuğumuzda aslında bu yıllarca sürmüş.
Sürmüş bir şey aynen.
Çok da dinay bir yerde zaten yani kendisi.
Beni ona dair en korkutan şey bu.
Yani ki...
Müthiş bir inkar mekanizması var.
Çok çok inanılmaz iyi çalışan bir inkar mekanizması var ve ben gerçekten inandığına da inanıyorum yani öyle düşünüyorum.
Böyle olaylarla handle etmek için geliştirdiği bir şey değil ya da bilmiyorum artık neyse.
Çünkü seninle de ilgili hani şimdi ben senin deneyimin üzerinden konuşmak istemiyorum ama hani baya şey bir yerde olduğunu hatırlıyorum.
Ben seninle geçirdiğim zamanı hatırlamıyorum.
Gözümü kapattığımda yanımda senin olduğun anlar yok bende falan gibi.
Bizim birbirimizin terk edilmesi cümlelerine bu kadar hakim olmamız da çok tatlı.
Bunlar Berk'in bana söylediği şeylerdi.
Belki bazı dinleyicilerim hatırlar ama böyle bir İtalya'da gelmesine üç gün kala.
Bana bir mesaj, mesaj bile değil arama.
Ben işte seni hatırlamıyorum.
Sanki gerçek değil gibi geliyor falan.
Ve ben de bundan bir hafta önce Türkiye'deydim zaten.
Ziyaret etmiş ve sürpriz yapmıştım.
Şok ediciydi.
Yani ben gerçekten şey de çok üzücüydü.
Herhalde bu çocuk bir psikos geçiriyor ve olabilir.
Ama bir insanın sanki beni sevdiğini zannetmesi bile ancak delirmesiyle mümkünmüş hissi çok kırıcıydı.
Çünkü Berk benim son cebimdeki parayla oynadığım bir iddia gibiydi.
Yani onunla ekmek bile alamazdım ve tek yapacağım hani bir bahis oynayıp belki kazanmayı ummaktı ve hakikaten son paramı ona harcamış oldum gibiydi.
Ama ben bu tarafı hem çok detaylı anlattığım konuştuğum için hem de dinleyiciler de biraz seni de dinlesin istediğim için
Senin anlatmak istediğin kadarıyla aslında senin Berk ile o dinamiğini dinlemek istiyorum ki bana anlattığı hikayeyle hem örtüşen hem de aslında sakladığı tarafları da senden dinlesinler.
Yani biz ilişkiye başladığımızda ilk üç haftası falan tabii inanılmaz güzel gidiyor.
Ben bütün arkadaşlarıma bahsediyorum falan.
İşte hayatıma biri girdi çok tatlı inanılmaz güzel gidiyor her şey falan.
Ben zaten işte seninle de ortaklaştığımız bir şey o hayatı dışarıdan gelen kişiye bakım vermek.
Ona çok güzel bir ilişki sunacağım ve ona yaşadığı bütün kötü şeyleri unutturacağım.
Ve işte çok tatlış bir yuva kuracağız birlikte romantizasyonunla.
Tabii kendim zaten çok da küçük de bir yaşta olduğum için.
Şu anda olsa yine yapabileceğim bir şeyken.
O zaman tabii düştüm.
Ve bizim ilişkimiz başladı ama ya 3 hafta belki 4 hafta gibi bir süreden sonra boka sarmaya başladı.
İşte eski sevgilisi ırmak konuya da ayrı oldu bir noktada falan.
Ve ben bir gün kendisi beni çok uzun süredir hala ilişkinin içerisindeyken henüz ayrılmamışken.
Bir süredir böyle az yazıyor, ghostluyor falan.
Ve benim de bir sonraki gün bir dans gösterimim var.
Yaklaşık bir senede böyle hazırlandığım bir temsil için.
Çok sıkı bir prova sürecinden sonra bir sonraki gün dans gösterimim var.
Ve ben onun eski sevgilisiyle benden habersiz bir şekilde biz hala sevgiliyken Ankara'ya gittiğini gördüm.
Storylerden falan.
Storylerden falan ve kendisi bana storylerini gizlemiş.
Ben tabii ki fake hesabımdan stalkluyorum falan yani.
Bak sevgilimi ilişkinin içerisindeyken fake hesabımdan stalklamak zorunda bıraktı.
Gören gözler için.
Kesinlikle.
Yani böyle bir ilişkinin içerisindeyim ve yani sanırım böyle ilk ansiyete hatamı falan orada geçirdiğimi hatırlıyorum.
Böyle o zaman ablamla beraber yaşıyoruz.
Ben böyle hani abla Berk falan dedim.
Sadece ablam öldü mü falan dedi yani hani.
Ve ben kendimi odaya kapattım falan.
Ve ona o kadar uzak hissediyorum ki kendimi yani arayıp ona hesap soracak yakınlıkta bile görmüyorum ona kendimi.
Böyle bir haddim olmadığını inandıracak kadar beni dışarıda bıraktığı bir ilişki artık son bir haftasında.
Ve Barış ile bir arkadaşımla buluştum.
Dedik ki sen bir sezondur çok ağır bir prove sürecindesin ve yarın gösteriye çıkacaksın ve şu an berbat haldesin yani.
Senin böyle bir şey sormaya hakkın var ona dedi ve ben onu aradım.
Sen ne yaptın zannediyorsun falan gibi bir yerden.
Pıstı.
Sonra biz işte o İstanbul'a geri döndü.
Biz buluştuk ayrıldık falan ama yani benim ona karşı duygularım asla bitmedi.
Sürekli işte onu düşünüyorum ona yazmak istiyorum falan.
Yazıyorum cevap vermiyor falan.
Sonra bir noktada yaklaşık ayrıldıktan biz 6 ay sonra falan bana böyle şarkı yapmış.
Ünlü olamamış o rockstar
Bana da podcast yapmıştı
We love creative men
Keşke öyle olsa bir bacım
Hiç de değil de neyse
Onun yani ürettiği şeyi sıçalar
Ya bu teknolojinin eline gitar alıp
Akdeniz akşamları söyleyen erkeklere
Geçirttiği evrim sürecini seviyorum ben
Sadece başkası adına
Utanmak denilen duygu da keşke
Aynı boyutta ekseriyetle
Büyümesi ama işte yapacak bir şey yok
Keşke keşke ve gerçekten yani
O dönem tabii buna dehşet düşüyorum falan.
Ah beni unutamamış falan gibi bir yerdeyim.
Bizim böyle belki iki sene iki buçuk sene falan on off devam eden.
Ama bu offların hepsi aslında ırmak.
Irmak tabii ırmak geliyor ve biz off'a düşüyoruz gibi bir yerdeyiz.
Buluşuyoruz falan çok güzel gidiyor iletişimimiz.
Sonra bir hafta on gün sonra yine yok oluyor falan.
Ve ben hani bir noktada artık dedim ki Skerda yani.
Ben bunu nereye kadar devam ettirebilirim ki?
Bu çocuk bende değil belli ki.
Tabii ki bunu böyle üstten bir yerden söylemiyorum.
Bu deneyimi yaşamak hem kolay bir şey değildi hem buraya gelmek kolay bir şey değildi ama bir noktada onunla bullshit'ini gördüğünde daha konunun seninle alakalı bir şey olmadığını da görüyorsun ve kopmak daha kolaylaşıyor galiba.
Asıl benim en çok olduğum şey sana benden bahsetmiş olmasıydı.
Ben birine böyle bir şey yapsam açıkçası yani ona potansiyel olarak sevgili olarak partner olarak gördüğüm bir insan ya da arkadaş olarak bunu söylemeye utanırım galiba bunu anlatmaya utanırım.
O bir günah çıkartma ama çünkü yarın bir gün kulağıma geldiği bir vakitte düşünebileceklerimin çok farkında olan biri olarak ilk benden duysun ve haliyle bir gün kulağına gelse bile zaten benim söylemiş olduğum açıklığından benim tarafımda kalmaya devam etsin bir önden aslında ne denir tedbirini alma ihtiyacı ki neyin tedbirini alıyorsun?
Yani hayatın boyunca bir çelik yelekle gezmek seni elbette bir şeylerden korur ama bu sana hayatın boyunca hep bir saldırı altında olacağın gerçeğini hissettirecek.
Kendine yaşattığı şey bu aslında.
Yani biz onun anlık olarak mağdurlarıydık ama bence o hayatı boyunca kendinin aslında en büyük mağduru, maktulü olacak diye de düşünüyorum.
Ve yani sizin, şimdi ben de seninle biz oturduğumuz hep böyle buluştuğumuz anlarda bu küçük detayları da konuştuğumuz için bir de şeyi ben hatırlıyorum ve söylemek istiyorum dinleyicilere.
İzleyicilere senden ayrıldıktan sonra sizin Büyük Ev Abluka'da konserinde karşılaşmanız ve sana seni tanımıyormuş gibi.
Tabii.
Geçebilir miyim?
Tabii.
Yapması.
Omzuma dokunur.
Aynen.
O sinematik an.
Aynen.
Yani seviyor.
Sahne yaratmayı seven birisi.
Çoğu ya zaten kafasının içinde yaşadığı için çok öyle bir yerde.
Yani her an sinematik ve işte kötü çocuk bir yerde de olduğu için.
Aynen.
Aynen.
Yani kardeşim ya bir noktada tamam o dönemler bunu belki ben de romantize ediyordum.
Onun içerisinde kalmayı da belki tercih ediyordum falan ama.
Şimdi artık hani biraz burayı da konuşabiliriz yani ondan evrildikten sonra ondan koptuktan sonra hayatımızda erkeklere bakış açımız nasıl değişti?
Yani senin de benzer bir yerde olduğunu biliyorum.
Artık hayatında sen de kendine belli bir standart sağlamaya başladıktan sonra artık okulun bitmeye başlıyor, işe çalışmaya başlıyorsun, hayatını değiştiriyorsun, belki taşınacaksın vesaire vesaire gibi artık kendine belli bir standart koyduktan sonra başta gördüğün bullshit'i direkt anlıyorsun yani.
Ve kardeşim teşekkür ederim ama benim Facebook'ta pilates dersim var oraya gitmem gerekiyor falan gibi bir yerde olduğun için.
Tabii artık böyle insanlara daha kolay şey yapabiliyoruz.
Ama benim anlamadığım kısım şu.
Bu insanın ırmakla hala 15 yaşındaki ilişkiyi yaşatıyor olmaları beni şoka düşürüyor.
Yani ben kendimle ilgili bir kısımdan baktığımda o ilişkiden çıkarttığım en büyük ders bir insanı gerçekten kendini sevdiğinden daha fazla sevemezsin zaten.
Yani ya da sevmemelisin.
Ona iyi gelebileceğin ya da o ilişkiyi sürdürebileceğin sevgi onun maksimum kendisini sevdiği kadar.
Eğer o kendisini çok da sevmeyen.
Bunu bu arada şey bir aradan da söylemiyorum.
Herkesin kendisiyle ilgili problemleri olabilir, değiştirmek istediği şeyler olabilir, özgüvensizlikler olabilir.
Ama artık kendini sabote etmeye başladığın bir yerdeysen ve bu artık ergenlik gibi bir yerde değil de yetişkinlik hayatında da hala bu aynı yanlışları.
İşte kaç kere yapıyordu aynı yanlışları ve ırmak.
Vallahi ırmakla yani.
Yani bunu devam ettirme.
8 senede herhalde bir 10-15'i var.
Var ve hani nereye kadar?
Şimdi yine ayrılar.
Şimdi yine ayrılar.
Aynen oraya da geleceğiz.
Ve yani sana da söyledim ne zaman birleşecekler acaba.
Hiçbir umudum yok yani bana ne yani?
Ben bunu yani ben gerçekten ayrılık sürecinde çok kötü oldum.
Çünkü hani inanamadığım bir ortada bırakılıştı.
Bir de ben de yani böyle artık love bombing'i ayırt edebildiğimi düşündüğüm bir yerde.
Hani bana hep ben İtalya'da yaşadığım dönemde İtalya'ya geleceğim seni görmeye geleceğim falan diyen adamlar çok oldu.
Hatta bir tanesi geldi ve buna rağmen yürümedi.
Gelmenin de artık her bir anlama tekabül etmediğini anladığım bir yerdeyken.
Berkin hem Şubat hem Mart'a iki tane İtalya bileti hazırdı mesela.
Bana ben seni tanımıyorum, ben seninle ne yaşadığımı hatırlamıyor gibiyim, bana çok yabancı geliyorsun dediğinin bir gün öncesinde biletini erkene çekmişti bu insan daha fazla zaman geçirebilmemiz için.
Ve ben sonra sonra orada yaşadığı şeyin bir psikoz değil aslında ırmak olduğunu hissettim.
Muhtemelen ırmak yazdığı, ulaştığı bir şey oldu ve orada zihni çelindi.
Ve baktığım zaman şimdi burada ben her zaman bir insanın eski sevgilisiyle ilgili nasıl konuştuğuna dikkat ederim.
Ve her zaman orada aksi ispatlanana kadar eski sevgilinin tarafında durmaya daha çok meyil ederim.
Burada şöyle bir taraf var.
Bu taraf dinleyen insanlarda ne düşündürür bilmiyorum.
Çok politik gelebilir, çok sivri bir düşünce, radikal bir düşünce gibi gelebilir ama neticesinde bahsettiğimiz noktada biz aslında hem benimle hem seninle sevgili olmuş birisi olarak kimseye bir cinsiyet, cinsel yönelim atamam ama biseksüel bir insandan bahsediyoruz.
Ve maalesef bana şöyle hissettirdi bu ilişki. Biseksüel insanların straight ilişkilerinde bir kadın ve bir erkek olarak yönettikleri ve sürdürdükleri ilişkilerde partnerinizin kendi cinsiyetinden birisiyle ilişki yaşamasını siz pardon ama ne hakla sanki bir deneyim ve onu parka salmışsınız.
Sonra o dolaşıp kakasını çişini yaptıktan sonra tasmasını geri takmanız için size gelecek bir köpekmiş muamelesini siz çekerek hem homofobik bir şey hem de partnerinize çok büyük bir saygısızlık yaptığınızın farkında mısınız diye öncelikle buradan bir sormak istiyorum.
Yani ırmağın bu noktada özellikle seninle olan ilişkide çok daha fazla dahil olması çünkü bende bunu çok yapamadı ırmak.
Ben bunun maalesef şuradan kaynaklı olduğunu düşünüyorum.
Çünkü bende bir kadınım o da bir kadın.
Beni daha tehditkar bir yerde görürken seni sanki Berk bir arkadaşına yatıya kalmaya gitmiş gibi senin yanındayken istediği zaman arayabildiği ben kötüyüm gel ben iyi değilim gel ya da şey neydi o?
Sevgilin canla mısın? Yani oradaki o sarkazmın biz kokusunu alırız yavrum hani senin o yaptığın sarkazmı biz yarattık zaten.
Ve bunun ne kadar söz konusu senin eski sevgilin aşamadığın duygular kendi toksisiten de olsa bunun homofobik olduğunu anlamamak ve bu insanların köklü üniversitelerde okuması bana Türkiye'nin geleceğiyle ilgili çok karamsar şeyler düşündürtüyor.
Ve bu insanların aslında şu an güncel hayatlarında tırnak içerisinde bir politizasyonda durmaları da bir politik bilinci olduklarını savundukları ve bir hareketin içerisinde rol aldıklarını da görmek bana ekstra acınası hissettiriyor.
Yani sen daha içselleştirdiğin fobi üzerinden bir açılım yaşayamamışken neyin hak savunuculuğunu yapıyorsun?
Bu bana zaten başta çok sarkastik geliyor.
İkincisi kesinlikle yani beni sevgiliden saymamak gibi bir durumu vardı.
Bence Berk'in de birazcık şöyle bir bakış açısı vardı.
Her ne kadar onu ilişkimizi romantize ettiği ve böyle işte şiirler yazdığı, şarkılar yazdığı bir yerde de yaşasa kafada brocap bir ilişkimiz var gibi hissettiriyordu bana.
Bunu bana başka bir arkadaşım söylemişti.
Yani biz işte böyle sanki heat it right'i çekiyoruz falan.
Hani hiç de öyle bir yerde değiliz.
Ya ben en azından ama.
Hani böyle kavga ediyoruz falan sonra işte bir şeyler yaşıyoruz.
Çok yoğun erotik şeyler falan.
Bir şeylerin güzel olması için önce kavga etmen gerekiyor.
Ama yani kesinlikle dediğim gibi o isterleştirilmiş homofobinin içerisinde ben çok tükenmiştim.
Bu zaten hani Lubunyalar içerisinde kendi isterleştirdiğim fobiyle kendini hayatta kalmak, kendini hayatta var etmek çok zor meseleler yani Simay.
Gerçekten bunun üzerine çok ciddi kafa yorma, çok ciddi terapi süreçlerinden geçmen gerekiyor.
Türkiye toplumunda doğup büyüyüp bilibunya isen.
Dolayısıyla bir de dışarıdan kurutmaya çalıştığın romantik ilişkilerde, kendini en seyf hissetmen gereken yerde,
kendini en yalın bir şekilde açabildiğin bir yerde, içten içe böyle içini oyan bir fobiyle karşılaşmak
gerçekten bütün güven algını yıkıyor ve ben zaten hani 4,5 senedir de yalnızım.
Hiçbir şekilde ilişkilenmedim sonrasında.
Hala kurmaya çalıştığım şeyler var ondan sonra.
Ama günün sonunda kendime iyi gelebileceğimin ve o bullshit'i de görebildiğim için şanslıyım galiba.
Öyle bakmak istiyorum.
Yani bence o elemanın hayatta yapabileceği maksimum şey zaten ikimizin tanışmasına vesile olmak.
Yani başka da bir vasfı olabileceğini düşünmüyorum şu noktada.
Yani bir de tabii ki de insan kendini keşfetmek ve bir şeyleri denemek isteyebilir ve bunlara başlangıçta çok aşina olmayabilir, eline yüzüne bulaştırabilir.
Ama bunun yönelimle tam bilgisi olduğunu düşünmüyorum.
Çünkü ben mesela sisetero bir kadınım ama sisetero bir kadın olduğum için ilişkilerimde...
Ha tamam benimki zaten olması gereken ya.
O yüzden ben sıkıntı yaşamıyorum gibi bir şey yok ki.
Yani sen ilk kez kendi cinsiyetinden biriyle ilişkilendiğinde bunu eline yüzüne bulaştırmayı normalleştiriyorsan...
...o zaman aslında toplumun straight olmak normal olandır düşüncesini tescilliyorsun kendi içinde.
Ve senin en büyük düşmanının daha güçlü olmasına neden oluyorsun.
Yani ben galiba sadece bu noktadan onlara acıyorum.
Genellikle böyle şeylerde eski sevgiliye dediğim gibi çok bir öfke duymam.
Onun da aşamadığı süreçleri çok iyi anlarım.
Ama galiba bütün bu hikayede bir şekilde beni etimle kemiğimle kendisinden iğrite ettiren şey ırmak oldu.
Ben şöyle düşünüyorum.
Seninle buluştuğumuzda bir şeyler daha da böyle şekillenince aslında burada bana Berk'in ulaşmasının da yine ırmaktan bağımsız olmadığına dair komplo teorileri kafamda kurdum.
Belki öyle değildir ama mesela Irmak'ın podcast'imi takip ettiğini fark ettiğimde Berk bana kendi podcast'ini atıp ilk tanışmamızda yani ilk bana mesajı.
Ben de podcast'a başladım dinlemenizi çok isterim dediği bir bölüm vardı ve dinlediğimde bölümün içinde bir yerde benden de bahsediyordu benim podcast'imden.
Ve bana nasıl hissettirdi bütün bu taşlar yerine oturduğunda biliyor musun?
Irmak'la yine herhangi bir sebepten ayrıldılar.
Irmak da muhtemelen beni dinliyordu ya da bir yerde belki adım geçti bir konu geçti.
Ve beni bir target olarak belirledi Berk. Podcast yaptığı bir şekilde dikkatimi çekti. Akıllı bir çocuk beni elde etti.
Ve günün sonunda bir şekilde ben sanki onun ırmaktan aldığı bir intikammışım gibi hissettim.
Bak ben senin dinlediğin podcast'ın yapan kişiyle sevgili oldum. Onunla görüşüyorum.
Bak o benim podcast'imi takip ediyor, paylaşıyor gibi bir yerden. Ben sanki onların o boktan savaşının içinde arada kalmışım gibi hissettim.
Ve ilk bölümü paylaştığımda eski sevgilim artık bir başkasının problemini paylaştığımda bana bir dinleyicim daha mesaj attı.
Bu benim de başıma geldi bu kişi Berk mi diye.
Yani bizim şu an bildiğimiz kadarıyla bile Türkiye'de bunu yaşadık.
Türkiye'de tek bir kişiye ait soyadı var.
85 milyon insanız ama Berk nasıl bir adamsa 3 kişiye aynı şeyi yaşatmayı becermiş.
Ve üçünde de ortak nokta ırmak.
Ve bu noktada hani şey diyorsun değil mi?
Bari birlikte olun da başkalarının artık canı yanmasın yani.
Birbirinize kapağı atın ve çıkın gidin yani milletin hayatından.
Hani bize kendimize özgü bir ayrılık bile yaşatmadı.
Evet benim en çok canımı sıkan şey buydu zaten.
Yani ben o boktan lise dramasının içerisinde bir taraf bile olamadım.
Yani hani o arada gerçekten hani dayak yiyen adam muamelesi gördüm.
Durduk yere ölen adam.
Durduk yere ölüm adam gerçekten ve hani ya bu kadar yoğun bir duygu yaşarken bunların nasıl hiçbirini kendime ait hissedemiyorum şu anda.
Bu benim canım aşırı yakıyor.
Aynen.
Sustainability goes so hard we even thrifted our breakup.
That's so true.
Kesinlikle.
Yani zor arkadaşım.
Ne diyebilirim ki?
Peki o zaman biraz şeye gelmek istiyorum.
Şimdi tabii nereden bakarsak bakalım biz de aslında ortak bir eski sevgili üzerinden hatır sayılır bir süredir burada çatır çatır konuşan iki insanız.
Ben reçele katıldığımda ve başka bir eski sevgilimden de orada bahsettiğimde tabii ki yorumları okudum.
Çok yani %90 çok güzel yorumlar gelse de o %10'un ne götü yanmış falan da yorumları tabii ki de dikkatimi çekmedi değil.
Bunu da buradan söylemek istiyorum.
Yani ben bunun zaten 6 senedir her bölümümde çok büyük bir savunucusuyum ama dünya ne zaman daha iyi bir yer olacak biliyor musun?
İnsanlar bir derdi açık açık konuştuğunda ona hassas ya da aşamadı demektense başkalarına neden bir başkasının önüne aşması gereken bir engel çıkarttığını sorguladığınız zaman dünya çok daha yaşanılası bir yer olacak.
O yüzden biz iki tane gayet çıtır, başarılı, sen çok güzel şeyler olacak şimdi cings etmeyelim, söylemeyelim, ben bambaşka bir yola gidiyorum falan derken biz hayatında belli bir noktaya gelmiş insanlarız ve bence bu anlamdan insanlara hayatınızı ancak geçmişinize tertemiz bir sayfa çekerseniz hayat ilerler gibi bir inancın da karşısında duran çok iyi iki örnek olduğumuzu düşünüyorum.
Bu bölüm benim muhtemelen favori bölümlerimden biri olacak.
Çünkü evet biz belli ki belki bize yaşattıkları noktasından aşmadık.
Ve to be honest ben hiçbir zaman da aşmayacağım.
Bunu söyleyeceğim.
Yarın bir gün çalıştığı insanlarla ortak bir iş yaparsam karşıma çıkarlarsa siz de şöyle bir yavşakla çalışıyordunuz valla diyeceğim.
Ya da yarın bir gün karşıma çıkarsa ben böyle Hisar Üstün'ün oralarda birkaç kere arkadaşımla dolaşırken şey demiştim.
Biri karşıma çıkarsa ve ben bir anda üstüne doğru koşarsam beni tutma tamam mı?
Çünkü gerçekten ben bir noktada şeyi hissettim.
Benim bir tokat atasım var, bir vurasım var, bir suratına tüküresim var.
Şimdi bu noktada benim eylemlerimden ziyade bana neden bunu hissettirdiğini sorgulamazsa insanlar ya da dinlemezlerse haksızlık olur.
O yüzden bu bölümü çektiğimiz için mutlu olmakla birlikte biraz birini hala stoklamanın,
nasıl yaptığını, ne yaptığını görmek
istemenin o insanda takılı kalmakla
ilgisi olmadığı noktasını da
biraz konuşmak isterim ve bizim
stalk deliliğimize de gelmek isterim.
Çünkü aslında bizim Berk'ten de
büyük ortaklaştığımız noktası
stalkumuz. Hatırlıyor musun? Ben ara ara
arkadaşlar Can'a mesaj atıyorum. Abi galiba
Berk'le Irmak ayrıldı falan diye
ve hani amacım şey, nereden
anladığımı listelemek. Can
direkt bana şey diyor, aşkım evet ikinci
fotoğrafta birlikte olanını
Dump'dan çıkartmış. Hani
Böyle bir yerdeyiz.
O yüzden bu stalk'u da biraz konuşalım.
Bizim gibi stalker dinleyicilere de deli ve yalnız olmadıklarını, belki deli olabilirler ama en azından yalnız olmadıklarını bir hissettirelim isterim.
Bence çok yanlış lanse ediliyor stalker'lık zaten.
Yani tamam bu creepy bir yere ulaşmadığı noktada.
Stalk yapmak dünyanın en doğal dürtüsü yani.
Şu noktada yaşadığımız çağıyla da alakalı bir şey bu.
Önce şeyden bahsetmek istiyorum tabii ki.
bu biri sana bir şey yaşattığında
senin dediğin gibi önüne
aşman gereken bir engel koyduğunda ve
sen bunun üzerine konuşup deneyimini
paylaştığında ve suçluyu
point ettiğinde bu neden hani
senin aşamadığın bir şey haline geliyordu
ben çok uzun süre kendime
bu soruyu yönelttim. Sen aşman gerekiyor galiba
yaşandı bitti abi takma koy
göte gitsin falan. Ama sonrası senin
bu öfken bana o kadar güç
verdi ki yani bence şu noktada
iyi bir arkadaşlık yürütüyor olmamızın
sebebi bu. Yani senin bende
açtığın yer. Benim her zaman
böyle geri dönüp baktığımda
Simay bana öyle bir pencere açtı ki
ben kendimi affettim artık gibi
bir yerdeyim. Çünkü işte o self-sabotaj
pratiğin çok gelişmiş olduğunda
okları hemen kendi üstüne döndürmeye
çok yatkın oluyorsun. Bu pratik çok gelişmiş
oluyor artık sende. Senin normalin oluyor.
Sen yaptın. Sen açıp da bıraktın. Sen yaptın. Sen daha iyi
bir ilişki çıkartabilirdin ortaya. Daha iyi
bir ilişki sunabilirdin. Bak orada öyle
söylemeyebilirdini sürekli düşünmektense
hayır bu herif götünteki
bana böyle bir şey yaptı ve ben bunun karşısında mağdurum.
Ve mağduru suçlamak değil, faili point etmenin artık benim iyileşme sürecimde de çok daha faydalı olduğunu
ve herkese de bunu tavsiye ettiğim bir noktadaymış noktada.
Noktadaymış noktadam.
Stalka gelince de ya tabii ki dürtüsel bir yerden onu sadece işte ne yapıyor, ne ediyor
ya da işte hayat umarım çok kötü gidiyordur gibi bir yerden de değil sadece.
Yani sana hayatında belli bir dönem bir şey yaşatmış insanı merak ediyorsun.
Ve bu dünyanın en doğal dürtüsü gibi hissettiriyor bana.
Bunu böyle stalkersın çünkü aşamadığın ayaklarına girmenin bence yani en azından söylüyorum kardeşim.
Evet ben eski sevgimi stokluyorum.
Yani gece uyumadan önce işte yorganın altına girip stoklayacağımı stokluyorum.
Bu dürtüyle de barışığım.
Ve yani adam olsaydı düzgün bir ayrılık yaşatsaydı biz de hala birbirini takip eden ya da en azından bloklamadığı için ara ara merhaba merhabası olabilecek insanlar olsaydık.
Sen böyle bir düşmanlığı yarattıktan sonra ben eğer kendi toprağımın sınırlarını 3-5 asker dizip de dikip de senin tarafını gözetletiyorsam bunun sebebi sensin.
Ben ilk başta hiç zaten silahlanalım dememiştim.
Mesela ya ben bu detayı o bölümde de anlattım ama bir kere daha söyleyeceğim.
Yani Berkin biz birlikteyken bir de bakın arkadaşlar şimdi bizim de hani tamam lav bombingi belli bir yerde yemişiz ama yediğimiz lav bombingin ne kadar profesyonel olduğunu şöyle söyleyeyim.
Ben sürekli Berkin storylerindeyim.
Hani storyleri dersiniz şimdi birine gizlemiştir.
Sen kendini avut dersiniz.
Postundayım ya dump atmış.
2024 biterken 25'e girerken ve hani caption'un da şey yazıyor.
Bu sene aşık oldum falan ben varım fotoğraflarda.
Ben hala buna inanamıyorum.
Adam fotoğrafın açıklamasını aşık olduğumu zannettim diye değiştirdi ya.
Hani kanka sen.
Beni böyle çırılçıplak soyup tutsaydın ve benim üstüme bok fırlatsaydın yani.
Yani bu daha az aşağılayıcı olurdu sen.
Ve ben gülümzüyorum fotoğrafta böyle şey olur ya.
Şimdi tatlısı hamburger yemişsiniz.
Aynen aynen böyle fotoğrafla duruyorum falan.
Ve hani bari fotoğrafta olmayayım anladın mı?
Hani aşık olduğumu zannettim yazıyor ve ben orada şeyim.
Ben aşık olduğumu zannettim aptal benim falan gibi duruyorum korkunç.
Yani sonra fotoğrafın altındaki bütün işte çok tatlısınız yorumlarını sildi.
sadece sanırım ünlü olduğu için
Deniz Özevi'nin yorumunu bıraktı önce.
Sonra onu da sildi.
Sonra benimki kaldı orada kabak gibi.
Sonra onu da sildi.
Sonra fotoğrafı sildi.
Sonra tabii biz ben çıktım yani takipten
belki bütün bunların üstüne ama ben öyle engellemem falan.
Sonra bizim Can ben orada zaten anladım
bizi hala Berk'in deli stalkladığını.
Çünkü biz Can'la bir gece bir takipleştik.
Herhalde ertesi gün falan çat diye bloklandık yani.
Şey Berk bizi blokladı.
Ve hani her yerden yani Spotify'dan
blokluyum ben. Instagram'dan
zaten blokluyum. Valla fotoğrafı
çıkıyor WhatsApp'ta.
Ama hani o galiba
blokla ilgisi yok. Belki numaramızı
silmemiştir. E tabii. Yani insan
her zaman kendini aşındıracağı bir kapıyı
açık bırakmak ister.
Onun dışında beni bir süre daha
ırmak stokladı bu arada. Herhalde
insan tabii ki bir köpeğinin tasmasını
salınca ulan bu gelmeyecek mi acaba
diye bir kolaçan etme ihtiyacı duyuyor.
Irmak bir süre daha beni bir izledi.
Sonra da ben ırmağı engelledim. Yani dedim ki sen belli ki sen o kız değil misin? Yani maalesef bunu kadınlarla ilgili asla söylemeyi sevmiyorum.
Söylemem de ırmak bu konuda bir istisna. Ya kızların kızı olmak denilen şey bu hayatta bence bir karakter özelliği.
Ve sen günün sonunda hadi diyelim kendi içinde bir homofobin vardı da cana bu anlayışı gösteremedin.
Bana da gösterememen artık senin bunun homofobiden de öte kötü bir insan olduğuna ilgili.
Yani benim de mesela çok hikayesi derin bir ilişkim var ama bu insanın bir sevgilisi var şu an yıllar oldu biz biteli ben o insanın kapısını aşındırmıyorum.
Allah korusun yarın bir gün bir vefat olur bir bir şey olur yani hayat bu her zaman yazar arar halini hatırını sorarım ama ben hiçbir kadına ben müsaade ettikçe ilişkisini yaşayabiliyormuş güvensizliğini hissettirmeyeceğim.
Ve bunu Irmak sana da yaptı bana da yaptı ve kendine de yapıyor
Yani sen belli ki bırak Girls Girl olmayı sen o kız değilmişsin de adam akıllı dinlememişsin
Çünkü dinleseydin bunu yapmazdın dinlememişsin
Senin benden alacağın dersi ben hak ettiğini de düşünmüyorum
Engelledim karının adını bile storylerimde görmeye tahammülüm yoktu ve engelledim
Şimdi yarın bir gün insanlar beni story'sinde paylaştığında bunun story'sinde niye siyah ekran çıkıyor diye düşünsün dursun bakalım
Böyle düşünüyorum
Evet çok katılıyorum. Artık o ilişki zaten bir ilişki olmaktan çıkıp kendilerinin belirli alanlarını tatmin etmeye geldiği için.
Bizi orada stalklamak ya da işte ben onların mesela bu ilişkilerinin o bokta ilişkilerinin artık çok doğal pratikleri.
Biz mesela bunu burada konu edindik bunu konuşuyoruz ama onlar bunu yaşamaktan o kadar memnunlar ki belli ki.
Bu zinciri kırmaya dair hiçbir çabaları yok. Tabii ki şimdi onların deneyimi üzerinden de şey yapmayayım ama yani.
Belli ki yok ve şimdi bu konuyu böyle mesela saçma sapan bir politik zemine çekmek istemiyorum ama bu göz göz olmanın da savunduğun bir şeyle, savunduğun bir politik duruşla da alakası olduğunu düşünüyorum.
Tabii ki de.
Ben bir feminist duruşla alakalı olduğunu düşünüyorum.
Aynen. O feminizmini içselleştir.
İçselleştir lütfen. Kesinlikle. Yani queer feminist bir yerden ben sana yazdım mesela bunu yani. Biraz da politika konuşmamız gerekirse.
Aynen.
Yani çünkü her şey öncesinde bir mağdur var orada ve ben mağdurun yanında olmalıyım.
Yaşadığı deneyimi onunla paylaşmalıyım.
Ona iyi gelmeliyim.
Birbirimize iyi gelebiliriz'in bir birleştiriciliği vardı ama karşı tarafta bunun tam tersi.
Hani sen şimdi git biraz onun canını sık sonra ben seni alacağım zaten yanıma falan gibi bir bakış açısında olması evil yani.
Hani sanki bazı insanlar da şey olur ya yani bence öyle olması gerektiğini düşünüyorum.
Allah korusun şimdi benim bir partnerimin geçmişinden birisi bir kadın bir erkek fark etmez bana gelip senin zamanında şu anki sevgin bana böyle böyle bir şey yaptı dese ve bu manipülasyon psikolojik şiddet gibi bir şey içerse ben aksi kanıtlanana kadar bu insanın yanında olurum.
...partnerimi karşıma alır ve bana aksini kanıtlamasını beklerim.
Ve buradaki sinyalin karşı tarafın benim ilişkimi baltalamak için değil...
...beni korumak için yaptığı bir şey olduğunu da bilir ve müteşekkir olur.
Burada Irmak'ın yaptığı şey...
...onun erkek arkadaşı birisini istismar ediyor ve Irmak şey diyor...
...canım ben sana inanmıyorum.
Benim sevgilim öyle bir şey yapmaz.
Çünkü neden yapmaz diyorsun?
Çünkü aynısını bana da yapıyor.
Yavrum senin aslında buraya üçüncü konuk olarak gelmem...
Ve bizim seni muhtemelen rehabilite etmemiz lazım.
Sen kendini sırf başkalarının kalbi kırılıyor ve günün sonunda sana dönülüyor diye.
Sen kendini sadece başrol zannediyorsun.
Şimdi ben 98'liyim.
Belk de benden sanırım 2 ya da 3 yaş küçüktü.
İşte bizim de bir zevkimiz küçük alanlar.
Ben böyle Arda benim çocukluk arkadaşım.
En yakın arkadaşım ki Can'ın da arkadaşım.
Arda beni artık kurtarmaya o halden İtalya'ya geldi.
Kopenhag'dan.
Ve ben böyle kendi içimde şeyi meşrulaştırmaya çalışıyorum.
Ya sonuçta bunlar da çocuk ya hani küçükler daha falan. Kaç yaşındalar dedi. Ben o zaman 26 olmuştum. Berk de 24. Dedim 24 yaşındalar.
Simay dedi sen 24 yaşındayken İtalya'da yüksek lisans yapıp çalışıyordun. Ben Harvard'daydım. Yani bu insanların 24 yaşında hala lisans okuyor.
Hala bitirmeye dair bir arzu göstermiyor ve hala dönüp dolaşıp birbirlerine gidiyor olmalarının hiçbir açıklaması yok.
Bu insanların o okulu bitirmemesinin bile ben sebebinin ne olduğunu düşünüyorum biliyor musun?
Hadi size bir analiz kasayım.
Çünkü o köklü üniversitenin ismi de hayatlarından çıktıktan sonra kendilerini tanımlayacak hiçbir şey kalmayacak geriye.
Yani üzücü.
Zaten hala o eski işte arkadaş ortamının o köklü liseden gelen arkadaş ortamının hissettirdiği şey de bu.
Yani biz köklü lisedeyiz ve işte hep beraberiz.
Şu anda da işte ne bok yersek yerin birbirimizin yanındayız.
Çünkü biz bir aileyiz falan gibi yerde.
Dediğim gibi artık okuduğu okulu hayatında başardığı tek etiket olarak gören birisiyle zaten şu noktada gerçekten ortaklaşabileceğimiz bir yer de yok.
Arda'nın söylediği şey çok doğru.
Ben de çok benzer hissediyorum kendimi.
Yani aynı kulvarda değiliz zaten.
Benim hissettiğim bir şeyi, onun bana yaşattığı bir şeyin karşısında benim hissettiğim şeyin derinliğini anlayabilecek bir potansiyelde de değil.
Kendini oraya hapsetmiş belli ki ve çıkmaya dair hiçbir çabası yok.
Dolayısıyla zaten ne kadar ortaklaşabiliriz sorguluyorum.
Orada mükemmel bir delizyon var ama.
Yani mesela biz dediğim gibi yani ben de canlı çok iyi stalkerlarız.
Berk bizi tabii engelledi.
Hesabını da kilitledi.
Fake hesaplarımızdan da bakamıyoruz artık.
Ama bizim tabii derin analiz dehlizlerinde dolaşışımızın sonucunda işte Berk'in post sayısının azalması bile tahminleri güçlendiriyordu.
Sonra Irmağan sağ olsun hesabı açık.
Böyle Mevlana sal bir sen de gel bir yerden.
Bakıyoruz onu stalkluyoruz.
Fotoğraflar eksiliyor, damplardan siliniyor.
Bu da komik mesela.
Ve orada şöyle bir delüzyon var.
Şimdi bakın arkadaşlar çok basit bir şey söyleyeyim size.
En basitinden.
Bunlar tabii köklü liseden çok uzun ve geniş soluklu arkadaşlıklar içerisindeler.
O yüzden ayrılsalar da zaten birbirlerine dönüp dolaşıp geliyorlar falan filan.
Okey hani aynı ortamlarda buluşuyorlar.
Bakın en basitinden 2025 yılına girerken Berk'in hayatında ben vardım.
2026 yılında yeni yıla girerken ve kutlarken ırmak şöyle bir şey yazmıştı
Her sene olduğu gibi bu yıla da sizinle girmeyi çok seviyorum
Yani böyle bir delüzyon da var
Geçen sene benleydi ve sen her sene birlikte olduğunuzu zannediyorsun
Ondan önce muhtemelen birkaç yılbaşı seninleydi zihnen mental olarak ya da
Orada bir yalanlama bir delüzyon var
Yani bakın bir şeye yani hani çok klişe ama çok iyi bir sözdür.
Aynı ormanda bir ağaca iki kere rastlıyorsan kayboldun muhtemelen.
Ama sen dönüp dolaşıp aynı yere gelmeni kaderden ibaret zannediyorsun.
Ya dostum değil.
Değil.
Eğer bir kader varsa muhtemelen bu kader bizim için ve bizi sizden korumak için sizi sürekli karşı karşıya getiriyor.
Yani her sene birlikteyiz.
Ay birlikte büyüdük.
Birlikte büyümedin.
Çünkü her yeri döndüğünde ilişkini kaç yaşında olursan ol, 15 yaşındaki gibi yaşamaya devam ettiğin sürece bu sana büyümek gibi hiçbir zaman hissettirmeyecek.
Anlayamadığın bir toksisite.
Ben örmakla bir yerde ortaklaşa gönüllülük yapıyordum.
Benim oraya girdiğimi anladığı an bir sonraki toplantıya Berk'in odasından katıldı mesela.
Ya ben bunu niye kıskanayım ki?
Ben sana aksine rahatsızlık verdiğimin farkındayım.
Ve çok üzgünüm ama senin o kaderin olduğunu ve dönüp dolaşıp birbirinize döndüğünü zannettiğin ilişki hakkında Berk'in nasıl konuştuğunu duysan muhtemelen üç gün odadan çıkamazsın.
Hayatının en kötü ilişkisi, parmakla gösterilen bir kötü örnek, biz insanların bir ilişki nasıl olmazının en büyük örneğiydik lafları ve dönüp dolaşıp bu insanın sana dönmesi.
Yani bir bağımlının yoksunluk çekmesinden daha öte bir örnek gelmiyor aklıma ve çok acınası.
Çok ve bu ilişkinin içerisinde hala kendilerini var edebilmeleri de bana çok şaşırtıcı geliyor.
Yani ben bu kadar farkında olmadıklarını da düşünmüyorum bir noktada.
Yok ya bu bir persona bir hikaye.
Bir persona değil mi?
Kesinlikle yaşatmaya çalıştıkları bir şey.
Tabii tabii şey var ya ya yoğurt tartmayı çok basit bir şey zannediyorlar ama bu bir sanat diyen bir adam var ya yoğurdu kesen.
O hesap abi hiçbir şey yapmıyorsun aslında sadece anlatarak pazarlamaya çalışıyorsun.
Ve hani yaptığın tek şey boş boş boş laf salatası hiçbir şey yapmıyorsun.
Yani bak tek bilmek istediğim şey.
Berk'in bir tane tişörtü vardı.
I love my girlfriend yazıyor ve benim fotoğrafım var üstümde.
Onu ne yaptı?
Hani bir gün böyle hisar üstünde yürürken bir tane delinin üstünde göreceğim falan diye çok korkuyorum.
Çöpeme attı ne yaptı falan diye düşünüyorum mesela.
Ya da eşyalarımı geri verdi.
Bir sürü şey yeri vermemiş.
Ne yapıyorsunuz abi?
Annemin ördüğü balaklığaları ne yapıyorsunuz?
Çantaları ne yapıyorsunuz yani?
Hani beni hayatından girmemişim gibi bir yok sayacaksan her şeyimle silmen lazım.
Onu da yapmıyorsun.
Benim anlamadığım, anlayamayacağım ama bir tık da acıdığım bir taraf var.
Ve ne yalan söyleyeyim.
Ben böyle bir paternin içerisinde tekrardan senin kapını mesela aşındırabileceğini düşünüyorum.
Benden korkuyor.
Bunu da konuştuk seninle.
Aynen.
Bence benden çok korkuyor.
Çünkü bir kadının bir erkek üzerinde bir de konuşan falansa cancellama gücünün bir Lubuni'ye göre daha keskin olabileceğini düşünüyor bence.
Kendisiyle senin kendinle olduğun gibi bir tanışıklık ve yakınlıkta olmadığı için senden o yırtıcılığı beklemiyor bence.
O yüzden senin kapını çalabilir diye düşünüyorum.
Belki orada da benden korkuyordur ama.
Berk biz senin canı gece 3'te LinkedIn'den stokladığını görüyoruz.
Evet çünkü premium'umuz var.
Evet o yüzden her şeyin farkındayız.
Hani Irmak senin de haberin olsun.
Senin manita gece LinkedIn'de.
Mesai de.
Bakıyor ya.
Ya benim sadece orada çok üzüldüğüm şey hemen ben de LinkedIn Premium'u aldım bana bakmamış.
Aşkım.
Bana bakmamış.
Sana götür yemiyorum ya.
Olabilir evet.
Evet böyle bir durumu var.
Peki klojere ihtiyacım var mı son olarak?
Aşkım.
Ya benim klojerem şu noktada hani vatan emniyette falan biter.
O yüzden hiç gerek yok bence.
Arkadaşımızı aldılar diye story atacağız.
Yani closure.
Closure? Hayır yok.
Ben o closure yapabilmek için de bir karakter bekliyorum artık karşımda.
Ben o kişinin de nasıl bir closure yapacağından çok emin olamıyorum.
Dolayısıyla ihtiyacım var.
Ama sen ihtiyaçlıyım.
Ay yok be.
Bitti değil mi?
Yok yok yani şöyle.
Ben hayatlarımızın çok daha farklı olduğunu zaten şeyde anladım.
Döndüm kendi evime çıktım ve bir hayat kurdum.
İstanbul'da kaldığım bütün süreyi çok psikolojik anlamda da verimli kullanabildiğimi düşünüyorum.
Ben onunla olmaya devam etseydim çok domestik bir insan olur.
Birçok hayalimden feragat ederdim.
Çünkü Berkin o hayallere eşlik edebilecek gücü çok yoktu.
Yani maddi manevi olabilir.
Hala okuyordu çünkü.
Ben de böyle noktalarda kendi hayallerimi minimize etmeye maalesef meyilli bir insanım.
Onu yapmadım.
Ve aramızdaki boşluk, aramızdaki gap, swag gap giderek açıldı.
Bana terapistim karşılaşmaktan korkmuyor musun dediğinde ben hayatımda ilk kez gayri ihtiyari bir şekilde şey dedim
Bizim karşılaşabileceğimiz hiçbir yer kalmadı
Yani Berk benimle karşılaşabilecek yerleri afford edemez
Bu affordu sadece maddi bir yerden söylemiyorum bu arada ben de fancy yerlere gitmem
Manevi bir yerden de afford edemez
O nedenle şunun farkındayım birçok noktada bizimle karşılaşmaktan korktuğunun farkındayım
Neden korktuğunu düşünmesi gerekiyor bence bu insanların bizimle karşılaşmaya dair.
Irmağın benimle karşılaştığında neden beni hiç tanımıyormuş gibi yaptığını sorgulaması gerekiyor.
Benim bir klojre ihtiyacım yok ama bazen ben de gerçekten atan emniyetin içini görsek nasıl olurdu diye düşünmüyor değilim söz konusu Berk olduğunda.
Ama Allah'a havale ediyorum.
Onun karması kendisi.
Çok şükür bizim hayatımızdan sadece belki birkaç sene alabildi ama o olup bu hayatta yaşamak ne zor bir şeydir.
sabırlarımı buradan ona iletiyorum.
Keşfiş olsun.
Aynen öyle.
Valla benim söyleyeceklerim bitti.
Daha doğrusu yani daha çok konuşurum ama
bir tuvalete gitmem lazım.
Ve hani Berk'le ilgili söyleyeceğim şeyler bittiğinden değil
sadece hani yani çişim gelse bu adam için
beş dakika daha durmam noktasına geldiğim için
biraz da sonlandırmak istiyorum.
Zaten boşaltacağız artık.
Aynen aynen artık bitti yani.
Senin söylemek istediğin bir şey var mı son olarak?
Benim söylemek istediğim önce teşekkür ederim.
Çok tatlı bir konuşmaydı bence senin burada mikrofonun karşısında konuşmak.
Yani kısa bir tavsiye vereyim.
Bence hayatınıza girebilecek potansiyel adamlarda yaptığı aksiyonların sorumluluğunu alabilecek kadar karakterli olmalarına özen gösterin.
Bunu görmeye çalışın.
Böyle bir içgörü geliştirmeye çalışın kendinizde ki kendinizi koruyabilin.
Küçük de bir tavsiye olsun.
Bu bölüm yine bence aynılar aynı yerenin çok net bir özeti oldu.
Biz bir şekilde yan yanayız.
Onlar da yan yana.
Şu an ayrılar ve bizim de kalbimiz çok kırık.
Ama bir daha ne zaman barışacaklar diye ben bir iddiaya girelim isterim seninle.
Hadi.
Bakalım inşallah tamamını erdirirseniz de biz de altınımızı takar.
Bu hikayeden çıkar gideriz.
Hakikaten ya.
Benim klojarım bu olurdu mesela.
Aynen aynen.
Ya ben orada bile hani bir evlenseler falan hani keşke senden olsaydı tarzı bir foto gelir mi gelir diye de düşünüyorum açıkçası.
Bir şeyi çok tekrarlıyorsanız çok bir şeyin içerisindeyseniz dönüp dolaşıp aynı insana gidiyorsanız o insanın size ne verdiğini değil muhtemelen sizin hayattan neleri alamadığınız için aynı yerde tekrarlayıp takılı kalıp durduğunuzu düşünmekte fayda var.
Bu da benim size son tavsiyem olsun.
Ben şunu düşünüyorum.
Hani bir tane mit vardır ya ben de onunla bitireyim.
Hırsızlar böyle bir eve girip de evde çalınacak bir şey bulamayınca salona sıçarmış.
Hani en azından böyle bir problem yaratmak için.
Ben Berk'in hayatıma girip bir şekilde hani böyle aradan benim hassas bir anıma denk gelip içeri sızdı.
Ama içeride kendine oturacak bir koltuk buramayınca bir şeyleri darmadağın edip gitti.
Sıkıntı değil ben yeniden toplarım.
Ama beni buraya almazlar diyerek orayı destroy eden biri olarak kalmak onun da galiba en büyük cezası olacak.
Bakalım inşallah seneye mezun olursun çünkü atılacaksın okuldan onu da hatırlatayım.
Bizim bölümümüz böyleydi.
Bütün Berk'lere ve ırmaklara bir yastıkta kocaları dileğiyle.
Çünkü sonra bizi çok konuşturuyorsunuz.
O zaman umutsuz alışmayın.
Yatağa küs girmeyin.
Bizden bu kadardı.
Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
