
Neden her gün yemek yemek zorundayız? Bedenimiz yediklerimizi ne yapıyor? Peki neden sadece çikolata, şeker ve kurabiyeyle beslenemiyoruz?
Bu bölümde minik kaşiflerle birlikte bedenimizi çalışan bir makine gibi düşünüyor ve yiyeceklerin bize nasıl enerji verdiğini keşfediyoruz. Proteinlerin büyüyen kaslarımıza, sağlıklı yağların beynimize, sebze ve meyvelerin ise vücudumuzun savunma sistemine nasıl yardımcı olduğunu konuşuyoruz.
Üstelik bölümün sonunda minik kaşifleri küçük bir görev bekliyor: Sofradaki yiyeceklere bir beslenme uzmanı gibi bakıp her birinin bedenimizde hangi görevi üstlendiğini bulmak!
Hazırsanız bu kez keşif rotamız uzay değil, kendi bedenimiz!
Yeni keşifleri kaçırmamak için podcastimizi takip etmeyi unutmayın 🎧
instagram: @cocuklaricinpodcast
Transkript
Şimdi keşif zamanı, burada sorular hep farklı.
Hazırsan başlıyor bu kez, çocuklar için geliyor bu podcast.
Merhaba minik kaşifler ve çocuklarının sağlıklı büyümesine özen gösteren sevgili ebeveynler.
Minik kaşiflere hepiniz hoş geldiniz. Ben Pelin.
Gökyüzünün derinliklerinden sonra bu hafta rotamızı bambaşka bir yere çeviriyoruz.
Tam olarak kendi bedenimize.
Bugün uzun zamandır listemde bekleyen ve bazı minik kaşiflerinde merak ederek annelerine sorduğu o önemli sorunun peşine düşüyoruz.
Sahi çocuklar biz neden yemek yemek zorundayız?
Oyun oynamak varken neden sofraya oturup farklı farklı yiyecekler tüketiyoruz?
Neden her gün sadece çikolata, şeker ya da kurabiyeyi yemeyiz?
Gelin bugün bir beslenme uzmanı gibi düşünmeye çalışıp yediklerimizin bedenimizde ne işe yaradığını birlikte keşfedelim.
Hadi arkanıza yaslanın, kulaklarınızı açın.
Çünkü içimizdeki o muhteşem sisteme doğru yola çıkıyoruz ve keşif başlıyor.
Çocuklar, yolda hızlı giden bir otomobil düşünün.
O arabanın hareket edebilmesi için deposunda ne olması gerekir?
Tabii ki yakıt.
İster elektrikle çalışsın ister benzinle.
Yakıtı bittiği an araba yolda durur ve tek bir tekerleği bile dönemez.
Üstelik sadece yakıt koymak da yetmez.
Arabaya yanlış veya kirli bir yakıt koyarsanız motoru tıkanır ve bozulur.
İşte bizim bedenimizde aynen böyledir.
Koşarken, zıplarken, okulda ders dinlerken, hatta gece yatağımızda uyurken nefes alıp kalbimizin atması için bile bedenimizin kesintisiz bir enerjiye ihtiyacı vardır.
Yemek yemek bedenimize ihtiyacı olan o temiz ve kaliteli yakıtı koymaktır.
Ama arabalardan farklı olarak bizim bedenimiz sadece hareket etmekle kalmaz.
Aynı zamanda her gün büyür ve kendini yeniler.
Doğduğunuz ilk günü hatırlamıyorsunuz ama o zamanlar boyunuz annemizin iki kolunun arasına sığacak kadardı.
Şimdi ise yürüyebiliyor, merdivenleri ikişer ikişer çıkabiliyor ve her geçen gün uzuyorsunuz.
Peki kemikleriniz nasıl uzuyor?
Kaslarınız nasıl güçleniyor?
Bedenimiz trilyonlarca küçük hücreden oluşur.
Bu hücrelerin boyunuzu uzatabilmesi, saçlarınızı uzatması,
hatta düşük dizinizi sıyırdığınızda orayı yepyeni bir deriyle onarabilmesi için gerçek yapı malzemelerine ihtiyacı vardır.
Tıpkı sağlam bir ev inşa etmek için sadece kaliteli tuğla ve çimento gerektiği gibi güçlü bir beden inşa etmek için de doğru besinler gerekir.
Yediğimiz her bir doğal besinin bedenimizde üstlendiği çok net bir görev vardır.
Peki nedir bunlar?
Mesela kas ve boylu gelişimi için proteinler çok önemlidir.
Sabah yediğimiz yumurta, gün içinde tükettiğimiz yoğurt, süt, peynir, balık, et veya mercimek.
Bunlar vücudun temel yapı taşlarıdır.
Kaslarınızın güçlenmesini sağlar, boyunuzun uzamasına doğrudan katkıda bulunur.
Bedeninizde bir yara olduğunda orayı hızla iyileştirenler işte bu besinlerdir.
Özellikle yumurta büyüme çağındaki bir çocuk için doğanın sunduğu en eksiksiz protein kaynaklarından biridir.
Bir diğeri ise beyin gelişimi ve odaklanmamızı sağlayan sağlıklı yağlardır.
Ceviz, zeytin, zeytinyağı ve balık gibi besinler beyninizin en büyük destekçisidir.
Yeni bir oyun öğrenirken, okulda bir şey dinlerken ya da bir bilmece çözerken beyninizin bilgileri hızla işlemesine ve hafızanızın güçlü kalmasına yardım ederler.
Tabi bizi hastalıklara karşı koruyan sebze ve meyveleri de unutmamak lazım.
Ispanak, brokoli, havuç, domates, portakal ve elma gibi rengarenk sebze ve meyveler.
Bunlar vitamin ve mineral deposudur.
Bedeninizin bağışıklık sistemini yani mikroplarla savaşan savunma mekanizmasını çalıştırırlar.
Gözlerinizin net görmesini, cildinizin sağlıklı kalmasını ve kolay kolay hasta olmamanızı sağlarlar.
Peki kaşifler, madem yakıta ihtiyacımız var.
Neden sadece canımızın istediği şekerleri, çikolataları ya da paketli gıdaları yiyemeyiz?
Çünkü şeker arabaya konulan sahte ve biraz kalitesiz bir yakıt gibidir.
Şekerli yiyeceklerin içinde kemiklerimizi uzatacak kalsiyum, kaslarımızı geliştirecek protein ya da beynimizi besleyecek vitaminler, yağlar bulunmaz.
Beden bunlardan büyüme için tek bir tuğla bile üretemez.
Üstelik çok fazla şeker tüketildiğinde iki önemli sorun ortaya çıkar.
Birincisi diş sağlığımız.
Ağzımızda doğal olarak bulunan bazı bakteriler şekeri çok severler.
Şekerli yiyecekler dişlerimizin üzerinde kaldığında bu bakteriler asit üretir ve dişlerimizin sert tabakasını eriterek çürüklere yol açar.
Dişlerimiz çürüdüğünde canımız acıyabilir ve yemekleri rahatça çiğneyemeyiz.
2. Enerji dengemizdir.
Basit şeker kana çok hızlı karışır.
Önce kendinizi bir anda aşırı hareketli hissedersiniz ama bu durum çok kısa sürer.
Vücut o kalitesiz şekeri hemen tüketip bitirince bu kez kendinizi normalden çok daha yorgun, dikkatsiz ve keyifsiz hissedebilirsiniz.
Gerçek bir yemek, örneğin sebzeli bir et yemeği, yanında bir kase yoğurt ve bir dilim tam buğday ekmeği ise depolumuzu tüm gün boyunca dolu tutar.
İşte böyle minik keşifler.
Yemek yemek sadece karnımızı doyurmak değil, büyüyen bedenimize hak ettiği en kaliteli yakıtı ve malzemeleri vermektir.
vermektir. Bedenimize iyi baktığımızda o da bize güç, sağlık ve neşe verir. Şimdi bölümümüzü
kapatmadan önce bu sefer size ufak bir görev veriyorum minik gelşifler. Bugün sofraya
oturduğunuzda tabağınıza bir beslenme uzmanı gibi dikkatle bakın. Tabağınızda kaslarınızı
büyütecek bir protein var mı? Beyninizi besleyecek ve bağışıklığınızı koruyacak renkli sebzeler
Hemen yanınızdaki anne ya da babanıza dönün ve tabağınızdaki yiyeceklerin bugün bedeninizde hangi görevi üstleneceğini anlatın.
Bir sonraki keşfimizde görüşmek üzere.
Merakla kalın, hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
