
Atomik Kurumsal Alışkanlıklar: Şirket Kültürünü %1 Değiştirmek
22 Ekim 2026 · 7 dk
PlatformlardaSpotify
Şirketinizin kültürünü gerçekten nerede ararsınız? Duvarlarda yazan değerlerde mi, yoksa her sabah toplantıya girildiğinde, bir hata ortaya çıktığında, geri bildirim verildiğinde ve karar alınırken tekrar edilen küçük davranışlarda mı?
Bu bölümde bireysel alışkanlıklardan kurumsal alışkanlıklara geçiyoruz. Kültürün yalnızca büyük strateji toplantılarıyla değil, organizasyonun her gün tekrar ettiği mikro davranışlarla nasıl oluştuğunu sorguluyoruz. “%1 daha iyi” fikrini sihirli bir performans formülü olarak değil, küçük ve sürdürülebilir iyileştirme zihniyeti olarak iş hayatına uyarlıyoruz. Çünkü bazen kültürü değiştirmek için büyük bir dönüşüm projesinden önce küçük bir toplantı alışkanlığını değiştirmek gerekir.
Öne Çıkanlar:
• Kurum kültürü nerede yaşar: Söylemlerde mi, günlük davranışlarda mı?
• Küçük kurumsal rutinler zaman içinde nasıl büyük kültürel örüntülere dönüşür?
“%1 daha iyi” yaklaşımıyla toplantı, iletişim, geri bildirim ve karar rutinlerini yeniden düşünmek.
Transkript
Şirketinizin kültürünü görmek istiyorsanız duvardaki değerler manifestosuna mı bakarsınız?
Yoksa pazartesi sabahı yapılan ilk toplantıya mı?
Çünkü bir kurumun kültürü yalnızca ne söylediğinde değil, her gün neyi tekrar ettiğinde saklıdır.
İş Hayatını İyileştir podcast kanalına hepiniz hoş geldiniz.
Ben Elif Vardar Solak.
İşlerinde Atomik Alışkanlıklar serimizin 3. bölümündeyiz.
Önceki bölümlerde büyük değişimlerin neden küçük başlayabileceğini konuşmuştuk.
Yavaş yavaş ölçeyi büyütelim istiyorum.
Bireyden ekibe, ekipten kuruma geçelim.
Çünkü alışkanlıklar yalnızca insanların değildir.
Kurumların da alışkanlıkları vardır.
Düşünsenize, toplantılarınız gerçekten tam saatinde mi başlıyor?
Bir problem çıktığında önce çözüm mü aranıyor yoksa suçlu mu?
Yeni bir fikir geldiğinde ilk tepkiniz nasıl deneyebiliriz mi oluyor
Yoksa biz bunu daha önce denedik gibi bir başka türlü tepki mi oluyor?
Bir hata olduğunda insanlar bunu rahatlıkla söyleyebiliyor mu?
Bunların hiçbiri değerler kitapçığımızda yazmayabilir.
Hatta yazmaz.
Ama tekrarlandıkça çalışanlara çok güçlü bir şey öğretirler.
Burada işler böyle yapılır.
İşte kurum kültürüyle alışkanlıklar tam burada buluşuyor.
Bu haftanın kahve sorusuna bakalım.
Kahvelerinizi aldınız mı?
Bugünkü sorum şu.
Şirketinizde kimsenin yazmadığı ama herkesin bildiği böyle bir bizde işler böyle yürür kuralı var mı?
Toplantılar bizde hiçbir zaman zamanı da bitmez.
Yönetici görmeden hiçbir karar alınmaz.
Fikir sorulur ama sonunda yine aynı kişiler konuşur.
Ya da tam tersine bizde sorunla gelen en az bir çözüm önerisiyle gelmek zorundadır.
Bir hata olduğunda önce ne öğrendiğimize bakarız.
Sizin kurumunuzun yazılı olmayan cümlesi nedir?
Onu aklınızda tutmanızı rica ediyorum.
Çünkü o küçücük cümle kurum kültürünüz hakkında duvardaki onca değerden daha fazla şey söylüyor olabilir.
Şimdi kültürü değiştirmek istiyorsak nereden başlayacağız?
Kurumlar genellikle büyük hedefler koyar.
Daha çevik olacağız.
İnovasyon kültürü yaratacağız.
Çalışanlarımız daha fazla inisiyatif alacak.
Geri bildirim kültürümüzü güçlendireceğiz.
Bunların hepsi çok değerlidir.
Sorumuz şudur, pazartesi sabahı neyi farklı yapacağız?
Çünkü inisiyatif istiyorsanız bunun günlük bir davranış karşılığı olmalıdır.
Psikolojik güven istiyorsanız hata olduğunda verilen ilk tepkinin bir karşılığı olmalıdır.
Yenilikçilik istiyorsanız yeni bir fikir geldiğinde duyulan ilk cümlenin bir karşılığı olmalıdır.
İşte atomik kurumsal alışkanlıklar burada başlar.
Büyük kültür hedeflerini küçük, gözlemlenebilir ve tekrar edilebilir davranışlara çevirmek.
Bir şirket düşünün, değerleri arasında katılımcılık, inisiyatif, işbirliği yazıyor.
Ama toplantıya giriyoruz, yönetici konuşuyor, soruları yönetici soruyor, kararı yönetici veriyor.
Problem çıktığında herkes yöneticiye bakıyor.
Sonra yönetici bu ekip neden hiç inisiyatif almıyor diyebiliyor.
Peki ekip gerçekten inisiyatif almıyor mu?
Yoksa toplantının tekrar eden yapısı ekibe sessizce şunu mu öğretiyor?
Kararı sen verme, bekle.
İşte kültürün görünmez öğretmenlerinden birisi budur.
Görünmez öğretmen.
Tekrar.
Ne tekrar ediliyor?
İnsanlar yalnızca ne söylediğimizi değil, kurumda tekrar tekrar ne olduğunu öğrenir.
Şimdi kurumsal %1 nerededir?
Bir önceki bölümde %1 fikrinden bahsetmiştik hatırlarsanız.
Hani şöyle söylemiştik.
Şirket her gün %1 gelişse yıl sonunda 37 kat verimli olur gibi bir matematiksel iddiada bulunmuyoruz demiştik hatırlıyorsunuz.
Kurum kültürü böyle çalışmıyor.
Ama %1 bize çok değerli bir düşünme biçimi veriyor.
Bütün kültürü bir gecede değiştirmeye çalışamazsın.
Kritik bir davranışı bul, oradan başla.
İnisiyatif mi istiyorsun?
Yönetici çözümü söylemeden önce sorsun.
Siz olsaydınız nasıl çözerdiniz?
Geri bildirim kültürü mü istiyorsun?
Ayda bir büyük görüşmeyi beklemek yerine haftalık toplantının sonuna da 2 dakikalık geri bildirim ekleyin.
Öğrenen bir organizasyon mu istiyorsunuz?
Bir hata sonrasında ilk sorunuz kim yaptı olmasın.
Buradan ne öğreniyoruz olsun?
İşte bunların hiçbiri tek başına kültürü değiştiremiyor.
Ama tekrarlandıklarında çalışan deneyimini değiştirmeye başlayabiliyor.
Belki de kurumsal dönüşümün en küçük birimi stratejide değil davranışta saklıdır.
Liderin davranışı da kültürü öğretir.
Burada liderlere küçük bir ayna tutalım istiyorum.
Çünkü inisiyatif alın deyip her kararı kendimize soruyorsak,
hata yapmaktan korkmayın deyip hata olduğunda suçlu arıyorsak,
Fikirlerinizi söyleyin deyip bize katılmayan biri olduğunda yüzümüzü değiştiriyorsak çalışan hangi mesajı öğrenir sizce?
Duvardaki değerleri mi yoksa her gün gördüğü davranışı mı?
O yüzden liderler olarak da kendimize sorabileceğimiz çok güçlü bir soru var.
Ben her gün hangi davranışı tekrar ederek nasıl bir kültür öğretiyorum?
Kurumsal yüzde bir deneyi yapalım mı?
Teoriyi bıraktık.
Kahve sorumuza geri dönelim.
Hatırlıyorsunuz değil mi?
Bizde işler böyle yürür.
Böyle bir cümle vardı.
Peki yalnızca 3 soru soralım.
Bu kültürü hangi küçük davranış besliyor?
Bunun yerine hangi davranışı görmek istiyorum?
Bu yeni davranışı hangi mevcut rutinin içine yerleştirebilirim?
Örnek olarak bizde toplantılarda hep aynı kişiler konuşur.
Bütün toplantı kültürünü değiştirmeyin.
Bir sonraki toplantıda karar vermeden önce herkesten bir görüş alın.
Bizde çalışanlar çözümü yöneticiden bekler.
Yöneticinin ilk cevabını değiştirin.
Peki sen olsaydın ne yapardın?
Bizde hatalar konuşulmaz.
Toplantının sonuna tek bir soru ekleyin.
Bu hafta neyi farklı yapmayı öğrendik?
Fark ettiniz mi?
Büyük kelimeleri davranışlara çevirmiş olduk.
Katılımcılık, herkesten görüş almak.
İnisiyatif, çözümü vermeden önce çözümü sormak.
Öğrenme kültürü, hatadan sonra öğrenme sorusu sormak.
Şimdi siz de kurumunuzda güçlendirmek istediğiniz tek bir değer seçin ve sorun.
Bu değer, pazartesi sabahı bir davranış olsaydı ne görürdüm?
Bir hafta, tek davranış, tekrar, tekrar.
Çünkü kültürü değiştirmek bazen yeni bir değer yazmakla olmaz.
Eski bir tekrarı değiştirmekle başlar.
Bugün atomik alışkanlıkların merceğini bireyden kuruma çevirdik.
Belki de cebimize tek bir cümle koymamız yeterli olacak.
Kurum kültürü yalnızca ilan edilen değerlerle değil, tekrar edilen davranışlarla yaşar.
Ben Elif Vardar Solak. İş hayatını, kendimizi ve dünyayı hep birlikte iyileştirmek dileğiyle.
Kendinize çok iyi bakın. Görüşmek üzere.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
