
Bazen hiçbir şey değişmiyor gibi geliyor. Ama geriye dönüp baktığında, aslında çoktan yola çıktığını fark ediyorsun. Bu bölümde sonuçlardan çok harekete, küçük adımlara ve yeni bir hayat kurarken yaşamayı unutmamaya konuşuyoruz.
Instagram: @hayatdeneylerii
Transkript
Herkese merhabalar, ben Merve. Hayat Deneyleri'ne hoş geldiniz.
Bu bölümde de yine başladığımız seriye devam etmek istiyorum.
Çünkü anlatmak istediğim gerçekten çok fazla şey oldu.
Hadi gelin başlayalım.
Öncelikle şunu söyleyerek başlamak istiyorum.
Henüz istediğim yerde değilim ama artık başladığım yerde de değilim.
Neler oldu kısmına gelecek olursak, şimdi tek tek başlayayım.
Öncelikle iki tane intervjuudan kabul aldım.
Size bahsetmiştim, hatırlıyor musunuz bilmiyorum ama
bir telefon görüşmesiyle mülakat olmuştu.
O mülakatın sonucunu bekliyordum ve epey bir zaman aldı açıkçası.
Ve şöyle düşünmeye başladım.
Tamam demek ki bu da olmayacak.
Ama bu benim kesinlikle demoralize etmedi.
Çünkü sanırım bir tık daha hazırlıklıyım artık olmamasına.
Hatta belki çok fazla hazırlıklı olmuş olabilirim.
Çünkü beklentimi biraz düşürdüm.
Gördüğüm kadarıyla işte mülakata çağrılma vs.
ama sonuç alma kolay olmuyor.
Bunu da kendime hazırladım dediğim gibi. Her neyse o telefon mülakatının sonucunu bekliyordum ve haber geldi işte sizi görüşmeye bekliyoruz diye.
Görüşmeye gittim. Nasıl geçti? Çok iyi geçmedi bence. Yani çok farklı sorular sordular. Zaten çok benim alanım değil.
Yani laboratuvar işi ama hayvanlarla alakalı çalışmalar yapıyorlar.
Ben daha çok insanlarla yani protein üretimi zaten birazcık olsun bahsetmiştim.
Kanser çalışması üzerine araştırmada bulunmuştum.
Bu yapılan laboratuvar işi bir tık daha farklı ve sordukları sorular da tabii ki hayvanlara yönelik.
Çalışmalarını okudum mu, bilinçli miyim bu tarz şeylere yöneldiler haklı olarak.
Ama ve lakin harika değildi.
Yani beklentim ve düşük olduğu için evet bir tık moralim bozuldu.
Ama yapacak bir şey yok yani gerçekten.
Devam edeceğiz hani böyle geçmeye belki de devam edecek.
Böyle olmaya devam edecek ama sonuç alana kadar bu işin peşini bırakmak yok.
Neyse bunu bu arada hala bekliyorum.
Henüz bir gelişme olmadı ve bir haftayı geçti.
İlginç bir şekilde henüz bir geri dönüş almadım.
Normalde bana geçen hafta haber vermeleri gerekiyordu ama bilmiyorum.
Belki de olumsuz sonuçlandığı için.
Söyleme tenezzülünde bulunmamış olabilirler.
Kendilerine mail atarım.
Çünkü böyle de oluyor maalesef.
Her neyse sonra işe gittim.
İşte bir mail geldi.
Ve mailde de daha doğrusu aramışlar.
Açamadım çabuk çalışıyorum.
Aradıklarını bile duymamıştım.
Baktım telefon işte sizi aradık ulaşamadık böyle böyle cuma günü müsaitseniz işte sizinle mülakatı davet ediyoruz.
Ve hiç beklemediğim bir pozisyon gerçekten hiç beklemediğim bir pozisyon.
Benim birkaç yıl içerisinde olmak istediğim pozisyonlar arasında görünce çok heyecanlandım ve çok mutlu oldum.
Tabii ki hemen evet dedim saatini sordum vesaire ayarladık ve o gün geldi çattı.
O gün gelmeden önce de çok heyecanlı olduğum için elime geldiğince hazırlık yapmaya çalıştım.
Ama yine günlerimi vermek istemedim.
Evet bu istediğim bir pozisyon.
Evet gerçekten çalışmak isterim.
Ama bazı şeyler sadece benimle alakalı değil.
Orada bütün sorulara çok güzel cevap versem de.
Bazen enerji meselesi, bazen vizemin ne zaman biteceğiyle alakalı olan sorular.
bazen başka birinin daha deneyimli olması ki ben daha yeni mezun oldum.
Yani gibi gibi birçok sebepten dolayı maalesef eline biliyorum.
Evet elimden geldiğince hazırlık yapmaya çalıştım ama günlerimi dediğim gibi vermedim.
Bu mülakatta sadece şunu yaptım.
Elimden geldiğince pozitif ve güzel bir şekilde gitmeye çalıştım.
Kendime yeni bir kombin oluşturdum.
Bu bir nevi o mülakatı aldığım için kendimi ödüldü
Çünkü uzun zamandır da bunlardan da bahsediyorum
Takdir etmeme, hep yetersiz görme, eleştirme
Bunlar bende aşırı fazla var
Ama o mülakatı almak bile bence büyük bir başarıydı
Özellikle benim için çünkü beklemediğim bir roldü
Beklemediğim bir pozisyondu
Kendime dediğim gibi güzel bir kombin oluşturdum
İçinde kendimi iyi hissedeceğim
giderken böyle mutlu hissedeceğim bir kıyafetler, mülakata uygun bir kombin.
Gittiğime de ortam küçük bir klinik.
Hoşuma gitti enerjisi, ortamı.
Direkt zaten oradaki asıl kişiyle, yetkiliyle konuştum.
Çok fazla normalde mülakatı iki kişi yapıyor.
Ya da ben bu zamana kadar hep öyle denk geldim.
Ama burada sadece o yetkili kişiyle direkt mülakata alındım ve fena değildi.
Ya muhteşem geçmedi açıkçası.
O enerjiyi hissedebiliyorsunuz.
Muhteşem geçmedi.
Ama ve lakin gerçekten orada bulunmak bile benim için büyük bir başarıydı.
Şöyle düşünmeye başladım.
Emeklerimin karşılığını alıyorum.
Hani yani o sonuçlanmadı dediğim gibi.
Muhtemelen olmayacaktı açıkçası.
Neden?
Çünkü onlar da geçen hafta haber verecekti ve şu an bu podcast'ı çekerken pazar günü ve henüz hiçbirinden haber gelmedi.
Şöyle düşünüyorum demek ki olumu sonuçlanmadı ama ve lakin yapacak bir şey yok.
Hani gerçekten yapacak bir şey yok.
Yani bu biraz meşakkatli bir yol ve bu yolda da bu şekilde ilerlemeye devam edeceğim.
Ama ve lakin yaptıklarım henüz bunlarla sonuçlanmadı.
Elimden geldiğince aktif olmaya, iş arama sürecini en verimli şekilde geçirmeye çalıştım bir yandan da çalışırken.
Aktif olduğum kısım nerede oldu? Bir networking gecesi vardı ve ona katıldım. Giderken aşırı yorgundum çünkü gündüz saati restoranda çalıştım.
Restorandan oraya geçtim ve gittiğimde gerçekten pilim bitmiş gibi hissediyordum. Sadece tek istediğim uyumaktı.
Bir de arkadaşlar bence o yorgun hissetmemin sebebi insanlarla işte mezun oldum şöyle oldu böyle oldu derdimi anlatmak, güzel bir enerjide bulunmak ve o enerji vasıtasıyla güzel bir iletişim kurabilmek.
Hani karşıdaki kişiyle sonuçta benim istediğim bir şey var.
Belki onlar da bir eleman arıyor.
Belki onların aradığı kriterlere uyan bir profil çizeceğim.
O yüzden enerjimin yüksek, her şekilde iyi bir izlenim bırakmam gerekiyor konuştuğum insanlarla ki o gecenin bir anlamı olsun.
O networking gecesinin bir anlamı olsun.
Fark ettiğim şey ona o kadar enerjim düşük ki bir yandan da korkuyorum.
Daha önceden de bahsetmiştim.
Bu networking gecelerinde ya da industry night diye bahsetmiştim.
Çok fazla yetkili insan var.
Çok fazla işte şirkettir, işte profesyonel insanlar.
Onlarla iletişime geçerken zaten ayaklarım geri geri gidiyor.
Belki ne konuşacağımı bilemem de aptal durumuna düşelim diye.
Ama bunun dışında da dediğim gibi kendini yani bir şekilde iyi pazarlaman lazım.
Ben şöyleydim, bunları yaptım, işte şu kadar iyiyim.
Ki maalesef gerçekten ben bu cümleleri çok kullanabilen, kurabilen bir insan değilim.
Ha şunu söylerim işte.
Background'ım bu.
Şu kadar işte tecrübem var hemşire olarak.
İşte burada şu an bu şekilde çalışıyorum.
Biyoteknolojiden mezun oldum.
Şu projeyi yaptım vs.
Bunları söylerim ama işte eğer onlardan herhangi bir pozisyon duyarsam kendimi hiç o an yani şey yapamam.
Şöyle yiyeyim böyle yiyeyim vs.
diyemedim bu zamana kadar ama umarım ki bu da değişir.
Çünkü demem lazım.
Çünkü orada özgüvenli olup ben bu işin altından kalkabilirim mesajını vermeniz gerekiyor.
Her neyse dediğim gibi yorgun olmama rağmen insanlarla konuşmaya başladım.
Ve fena geçmedi.
Gördüğüm kadarıyla insanların enerjisi benim enerjimle çok uydu.
Bayağı uzun sohbetler ettik.
Konuştuğum kim olursa olsun.
Sanırım 4 standa gittim ve 4 standın 4'ünden de gerçekten çok güzel bir enerji aldım.
Uzun sohbetler ettik.
Hatta bana yardımcı olmak istediklerini söylediler.
Hemen LinkedIn'den işte bağlantı için istek gönderdim.
Hepsi de çok istekliydi.
Kendi hikayelerini anlattılar.
Ben hatta işte bir tanesi background'ımı vs. söyledim.
Biraz tedirgin olduğumdan bahsettim.
Hani aradan artık zaman geçiyor vs.
Bu sohbetleri ederken ne kadar zaman geçtiğini söyledi. Dedim işte iki aya artık oldu.
Dedik ki yani benim sürecim şöyleydi, böyleydi, şu kadar bekledim.
Altı ay o beklemiş mezun olduktan sonra.
İlk iş tecrübesini edinmek gerçekten kolay olmamış onun için ve sabırlı olmamı nasihatini verdi.
Gerçekten saygı duyuyorum. Bir de o da bu şekilde bu yollardan geçtiği için beni çok iyi anladığını hissettim.
Ve bana gerçekten çok yardımcı olmak istedi.
Şöyle yaptım, böyle yaptım.
Her işe şöyle açık ol.
Sadece işte şu pozisyona sakın şey yapma.
Çünkü onunla uzun uzun konuştuk.
Hangi pozisyonları istediğimi vs. söyledim.
Onları söyleyince işte gayet iyi işler olduğunu,
hani beni destekleyici konuşmasına rağmen
bir tık daha, daha da şey pozisyonlara bakabilirsin.
En azından laboratuvar istiyorsam,
işte saatlik işlere de bakmam gerektiğini vs.
Ayrıca gerçekten konuşmayı geldi.
O enerji, o yorgunluk, o korkaklık diyeyim artık böyle bir kenara kaldı.
Çünkü karşımda benimle konuşmayı istekli enerjiler gördükçe ben de daha çok şöyle de olur mu, böyle de olur mu?
Ve bu kişi hani diğerlerine geçmeden bu kişi işte geceyi bitirdikten sonra işte networking gecesini bana sabahına
çünkü biz orada bu arada bağlantı isteği göndermiştim o da kabul etti sağ olsun hemen
sabahında bana şey yazmış.
Merve böyle böyle
şöyle bir açık pozisyon var.
Başvurmak istersen sana
göndermek istedim. Yani o kadar
mutlu oldum ki. Hani
burada bu arada arkadaşlar olur olmaz
gerçekten bilmiyorum. Ama
o enerjiyi karşınızdaki
insana vermiş olmanız bile
beni çok mutlu ediyor. Bu tarz şeyler
beni aşırı mutlu ediyor. Çok
motive oluyorum. Büyük bir
destek hissediyorum. Bilmiyorum. Hani
dediğim gibi sonuç değil de
o süreçteki yaşadıklarım, bu tarz yaşadıklarım beni aşırı motive ediyor.
Ve hep şey diye düşünüyorum.
Demek ki çok yakınım.
İş geliyor demek ki yakın.
Her neyse böyle güzel bağlantılar edindim.
2-3 tane daha görüştüm böyle iyi enerji aldığım
ve LinkedIn'den yine bağlantı isteği gönderdiğimiz ve kabul edilen kişiler oldu.
Ve gerçekten bence networking gecesi çok başarılı, çok iyi geçti.
hem enerjimi çok yükseltti hem böyle güzel sohbetler edebildim ve motive edici şeyler duydum.
Background'ımı duyup, okuduğum bölümü duyup, yaptığım projeyi duyan o şirket, o profesyonel insanlar
özellikle bir tanesi asla boşta kalmayacağımı vs. söyledi ve çok motive edici bir şekilde konuştu.
Gerçekten çok iyi geldi.
İyi ki gitmişim, iyi ki de kendimi bu arada zorlamışım çünkü çok yorgun hissediyordum.
Bir tarafım şöyle diyor, gittiğinden zaten bir şey çıkmayacak.
Gittiğinden zaten bir şey çıkmayacak.
Böyle sürekli bir şey kaçmaya yer arıyordum.
Ama ve lakin gittim, konuştum ve dediğim gibi sonucu enerjimi yükselten bir akşam oldu.
Bir böyle güzel gelişmeleri oldu işle alakalı.
Bence son benim motivasyonumu şöyle tavan yaptıran şey de daha yeni çok güzel bir geziden döndüm.
Hafta sonuna birkaç günlüğüne daha doğrusu hafta sonundan biraz daha fazlaydı.
Daha yeni Sydney'den döndüm ve bu da beni aşırı motive etti.
Hiç iş düşünmediğim, hiç sorumluluk düşünmediğim bir geziydi.
Yanıma bilgisayarımı da almadım çünkü bilgisayarı aldığımda iş başvuruları yapmak işte çok fazla yapılması gereken şey var bana göre.
Dedim ki bu süreçte sadece geziye odaklanmak istiyorum.
Güzel bir konser ayarlanmıştı zaten ta gitmeden önce.
Ve bilmiyorum belki bilenler biliyordur.
Harbour Bridge.
Buranın, Avustralya'nın en yüksek köprüsü.
Orada tırmanış gerçekleştirdim ve o kadar iyi geldi ki.
Kendimi orada o kadar özgür hissettim ki.
Öyle yani böyle şu an çok motive hissediyorum.
Çok iyi hissediyorum kendimi.
Bir küçük mola çok iyi geldi.
Kesinlikle yenilenmiş.
tekrar böyle son gaz %100 bataryayla yola devam şeklinde hissediyorum.
Kapanışa geçerken artık toparlamak istiyorum cümlelerimi.
Şunları eklemek istiyorum.
Belki bu yeni hayat serisi yani henüz dışarıdan çok farklı görünmüyor.
Ama ben o hayatın içine doğru hareket etmeye başladım bile.
Yani ilerlemeyi sadece sonuçlarla ölçersem yolun büyük bölümündeki kendimi başarısız hissedebilirim.
Ama size bahsettiğim gibi o konuşmalar, bir mülakattan davetiye almam bunların hepsi aslında birer başarı.
Sonuca doğru yakınlaştığımı hissettiren şeyler ve doğru yolda olduğumu da hissettiren şeyler.
Yani belki şu an sen de bir şeyi değiştirmeye çalışıyorsun.
Daha önceden de söyledik ve konuştuk bunları.
İş olabilir, şehir olabilir, belki ilişkin olabilir ya da kendin.
Ve hiçbir şey olmuyor gibi geliyor olabilir şu an.
Ama şunları sormak istiyorum.
Son bir ayda ne yaptın? Hangi ortamlara girdin?
Kimlerle konuştun? Neye başvurdun? Neyi ilk kez denedin?
Bir ay önceki halini yapamayacağın neyi yaptın?
Çünkü belki de sorun ilerlemiyor olman değil, ilerlemeyi yanlış yerden ölçüyor olman.
Ben hala yeni hayatımı kuruyorum.
Hala istediğim işe sahip değilim.
Hala birçok şey belirsiz.
Ama artık şunu söyleyebilirim.
Başladığım yerde değilim.
Belki bu dönem bana bunu öğretiyor.
Yeni bir hayat bir günde kurulmuyor.
Önce küçük küçük hareket etmeye başlıyorsun.
Sonra bir gün geriye dönüp baktığında aslında hayatının çoktan değişmeye başladığını fark ediyorsun.
Sanırım ben şu an o farkındalığı yaşadığım dönemdeyim.
Umarım severek dinlediğim bir bölüm olmuştur.
Kendine çok iyi bak.
Sevgiyle kalın.
Hoşçakalın.
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
Derken şunu da hatırlatmak istiyorum.
Instagram'dan da beni takip etmeyi unutmazsan çok sevinirim.
Görüşmek üzere.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
