Transkript
Ağacı Bilime Dair Her Şey podcast bölümü.
İzlediğiniz için teşekkürler.
Su bulamazsak idrar içmeli miyiz?
İddia, hiçbir şekilde suya erişimin olmadığı bir durumda idrar içerek günlerce hayatta kalmak mümkündür.
Gerçek mi? Gerçek ne?
İdrar içmenin zarardan çok fayda sağlayacağı durumlar yok denecek kadar azdır
ve dolayısıyla çok susamış olmak idrar içmek için yeterli bir gerekçe değildir.
Hatta bazı uzmanlar ölüm kalım çizgisinde olma halinde bile bu yönteme başvurulmaması gerektiğini vurgulamaktadır.
Örneğin Amerikan ordusu tarafından yayınlanan saha yönergelerine göre ölüm kalım durumunda bile idrar tüketimine başvurulmamalıdır.
Benzer şekilde hayatta kalma uzmanlarının neredeyse hiçbiri zor durumlarda idrar tüketimini önermemektedir.
Kimi zaman idrar çok zorda kalındığında bir müddet daha uzun hayatta kalmak için bir yöntem olarak önerilmektedir.
Buradaki mantık aşırı susamış birinin idrar içmesinin kısa dönemdeki faydasının zararından çok olacağı yönündedir.
Ne var ki idrar %95 oranında su olmasına rağmen deniz suyuna nazaran bile daha az su içerisine sahiptir.
Dolayısıyla idrar içmek sizi rehidre ettiğinden daha hızlı şekilde dehidre edecektir.
Bu da susama hissinizin daha da fazla artması da sonuçlanacaktır.
Özellikle de uzun süre sus kalmış kişilerin idrarı, sağlıklı ve su içmiş kişilerin idrarından çok daha yoğun miktarda iyon içermektedir.
İngiliz diyetetik derneğinden Helen Andrews şöyle diyor.
Kendi idrarınızı içmenin hiçbir sağlık faydası yoktur.
Hatta bana kalırsa kişiye ciddi zararlar bile verebilir.
İdrarınızı vücudunuza her koyduğunuzda gerisin geri dışarı çıkacaktır ve hatta her seferinde daha da yoğun olacaktır.
Bu, sağlığınız için iyi değildir ve sindirim kanalınıza zarar verebilir.
Bir yerde mahsur kaldığınızda vücudunuz bünyesindeki suyu olabildiğince tutmaya çalışacaktır.
İdrar içmek deniz suyu içmek gibidir.
Tabi ondan daha bile tatsız olacaktır.
İddianın kökeni
Suya erişimin mümkün olmadığı durumlarda bile vücuda sıvı girişi sağlamanın yollarını arayan insanlar, insanın kendi vücudu tarafından üretilen en yüksek hacimli sıvı olan idrarı içebileceklerini düşünmektedirler.
Buna bağlı olarak idrar tüketimi, acil durumlarda başvurulabilecek bir yöntem olarak ileri sürülmektedir.
Bilgiler
Kısa vadede idrar içmek, hayatta kalma şansını arttırır mı?
2008 yılında Çin'in Süçüen Nil'inde meydana gelen ve 69.000'den fazla insanı öldürüp 100.000'lerce kişiyi yaralayan 8.0 büyüklüğündeki bir depremde
Xin Peiyun isimli bir adam suya hiçbir erişimi olmadığı halde idrarı içerek 146 saat boyunca göçük altında sağ kalmayı başarmıştır.
Benzer şekilde 127 saat filminde de konu olan Aaron Reston'da bu 5 günden uzun süre boyunca hayatta kalabilmek için idrar içmiştir.
Tarihte en uzun susuz kalma rekorunun insanlar için 18 gün olduğu iddia edilmektedir.
Ancak sağlıklı bir insan en fazla 7 gün susuz yaşayabilir.
Özellikle de göçük altında kalmak gibi yüksek stresli orsamlarda ve veya hastalık halinde bu süre sadece birkaç güne düşmektedir.
Dolayısıyla 5-6 günlük bir süre özellikle de zorlu şartlar için sıra dışı bir süredir.
Bu olaylardan yola çıkarak insanlar su yerleşiminin kesinlikle imkansız olduğu durumlarda idrar içmenin hayatta kalma süresini 1-2 gün bile olsa arttırabileceğini ki bunun da kurtarılma şansını dikkat edeyen miktarda arttıracağına ileri sürmektedir.
Vinces Rahsanes şöyle yazıyor.
Hayatı tehdit edecek düzeyde dehidrasyonla yüzleştiğinizde idrar içmek bir miktar makul olabilir.
Çünkü geçici faydaları risklerinden fazla olabilir.
Ancak bu son çare olarak görülmelidir.
Çünkü dehidrasyon ağırlaştıkça böbreklerde idrar üretmeyi bırakacaktır.
Öte yandan bu kişilerin hayatta kalma nedeninin idrar içmeleri olduğu net değildir.
Zira bu bir çeşit hayatta kalma yanılgısı olabilir.
Göçük altına can verenlerin büyük bir kısmı idrarlarını içmiş ama buna rağmen kurtulamamış olabilir.
Dolayısıyla sadece geride kalanların hikayelerinden yola çıkarak genel geçer yorum yapmak yanıltıcı olacaktır.
Eğer idrar içmeyecek olsalar bu kişilerin bu kadar uzun süre hayatta kalıp kalmayacağını bilmenin bir yolu olmadığı hatırlanmalıdır.
Dolayısıyla kontrollü bir deney yapmaksızın idrar içmenin hayatta kalma süresini arttırdığı net olarak söylenemez.
İdrar ile ilgili olarak genel bilgilerimiz çok özel durumlar haricinde acil durumlarda bile idrar içmenin faydalı olmadığını göstermektedir.
İdrarın içinde ne var?
İdrarın %95'inden fazlası sudur.
Geri kalanı ise üre, klorür, sodyum, potasyum, kreatinin ve eser miktarda diğer çözülmüş iyon ile inorganik organik bileşikten oluşmaktadır.
İdrarın sterilitesi
İdrarla ilgili genel algı, bir atık olmasından ötürü pis olduğu yönündedir.
Bu, büyük oranda hataldır.
Dış gıda olanın aksine, idrar büyük oranda steril bir sıvıdır.
Yani bakterilerden büyük oranda arınmıştır.
Ne var ki daha önceden de anlattığımız gibi, idrar tamamen steril değildir.
Yapılan çalışmalar, sağlıklı insanların idrarında 33 cins, hasta veya ilaç kullanan insanların vücudunda 77 cins bakteri tespit etmiştir.
Bunların ezici çoğunluğu zararsız bakterilerdir.
Dolayısıyla aşırı nadir idrar tüketiminde faydadan çok zarar sağlamaları pek olası değildir.
Ancak kimi durumda idrar içinde, idrar yola enfeksiyonlarına neden olan,
Akinabaculum scali gibi bakterileri veya Erococus urina gibi idrar ve kalp hastalıklarına neden olan tehlikeli patojenlerde bulunabilmektedir.
Ayrıca idrar kanalının kendisi büyük oranda steril olsa da idrar vücudu terk ederken hızlı bir şekilde kontamine olabilmektedir.
İdrar tüketiminin tehlikesi.
Ancak bu sorunsuz bir yöntem değildir.
İdrar kan dolaşımı sırasında böbrekler tarafından süzülen ve vücutta gereğinden fazla bulunan maddelerin vücuttan atılmasını sağlayan bir atıktır.
İdrarınızı geri içtiğinizde böbreklerin vücuttan atmaya çalıştığı maddeleri olduğu gibi vücuda geri almış olursunuz.
Bu döngüyü birden fazla kez sürdürdükçe böbrekleriniz halihazırda süzmüş oldukları malzemeyi süzmeye çalışacağı için ekstradan çalışmak zorunda kalacaktır.
Belli bir sınır aşıldığında böbrekler süzme işlemini daha fazla sürdüremeyecek ve kandaki iyon miktarı tehlikeli düzeyde artacak veya böbrek iflası başlayacaktır.
Bu nedenle idrar tüketimi uzun soluklu bir yöntem olarak görülemez.
Özellikle de hasta olanların ve ilaç alanların idrarlarını içmesi tehlikelidir.
Çünkü bu kişilerin idrarı sağlıklı bir kişinininkinden çok daha farklı nitelikte olacaktır.
Ve bu içeriğin sindirim kanalına verilmesi ciddi sağlık risklerini doğurabilecektir.
Benzer şekilde göçük altında kalma gibi riskli durumlarda bile idrar içmek tehlikeli olabilir.
Çünkü eğer kol veya bacak gibi bir uzvunuz ezildiyse kaslarınızdaki fiberlerden kanınıza potasyum ve fosfor gibi elementler sızabilir.
Ve bunların idrarınızda yüksek yoğunlukta bulunması ve bunu tüketmeniz halinde akut sağlık problemleri baş gösterebilir.
Bir sahte bilim olarak idrar terapisi.
İdrar, antik çağlardan beri şifalı olarak görülen ve bu nedenle çok farklı coğrafyalarda,
çok farklı inançlar çerçevesinde insanlara tüketilmesi önerilmiş bir insan atığıdır.
Ancak modern bilim çerçevesinde idrarın iyileştirici bir tarafı olmadığı bilinmektedir.
İdrar tüketimine dayalı olan idrar terapisi bir sahte bilim türüdür ve bilimsel hiçbir dayanağı bulunmamaktadır.
Tam tersine iddia terapisi gören çocukların vücudunda E. coli, Shigella ve Salmonella gibi çok tehlikeli patojenlere rastlanmıştır.
Beynimiz yeni bir dili duyarak, deneyerek ve konuşarak öğreniyor.
Dünyada 1 milyondan fazla ailenin kullandığı NoveKit'te 4 ile 12 yaş çocuklar ana dillerini öğrendiği gibi oynayarak, konuşarak ve yanlış yaparak İngilizceyi profesyonellerle deneyimliyorlar.
Haftada 2 ve üzeri seans için Evrim Agacı.
15 koduyla %15, 3 ve üzeri seans için Evrim Agacı.
30 koduyla %30 indirimini kullanmayı unutma.
Detaylara bölüm açıklamasından ulaşabilirsin.
Ayrıca ilk seansta ücretsiz.
You're gonna need a bigger world.
Yatırım dünyasında neler oluyor?
Uzmanlar ne diyor?
Ekonomi gazetecisi Zeliha Saraç, Odea ile Yatırım Odaklı Podcast'te uzman konuklarıyla gündemi, piyasaları ve yatırımın farklı alanlarını ele alıyor.
Yatırıma dair merak ettiklerin Odea ile Yatırım Odaklı Podcast'in yeni sezonunda.
Şimdi Spotify'da dinle.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
