
133.bölümde hayatımın dağılan köşelerini toplamaya çalışırken aldığım kararları sebepleriyle birlikte size anlatıyorum. istemeye istemeye neden taşındım? ilk evimi bırakmanın hüznü, daraltmaya çalıştığım bi hayat düzeni ve sosyal sorumluluk niyetlerim.. bahsettiğim dizi: nobody wants this
diğer platformalara da bekleniyorsunuzz👇🌹
Transkript
Günaydın, iyi günler, iyi geceler.
Günün hangi saatinde ve hangi yılda karşılaştıysak
Bilinç Akışı podcast'ın 133. bölümüne
iyi ki geldiniz, iyi ki sizler geldiniz.
Arkadaşlar, nasılsınız?
Ben iyiyim.
Şu an taşındım ve ilk kez buradan kayıt alıyorum.
Biraz da vaktim az.
O yüzden böyle kafamda çok toparlayamadan kayda girdim.
Şöyle oluyor bakın,
Yani podcast çekmeyi düşünenler olduğunu biliyorum.
Özellikle dışarıda karşılaştığımda her yaklaşan kişi diyor ki neredeyse yazarın hep ben de podcast çekmeyi düşünüyorum.
Bunu istiyorum diyenler oluyor.
Şöyle bir şey oluyor podcast çekerken.
Öncesinde mikrofonun başına geçene kadar bir zor geliyor.
Hani spora gitmek gibi.
Mikrofonu açtığınız anda bir enerji geliyor, bir mutluluk geliyor.
Bence bunun şeyle de alakası var.
hani böyle bir şey üşenirsiniz üşenirsiniz ama işe koyulduğunuz an kendinize verdiğiniz sözü de tuttuğunuz için bir mutluluk gelir ya dünyaya
onunla da ilgisi var diye düşünüyorum şu anda da bunu yaşıyorum birden heyecanlandım
çünkü bugün hiç bölüm kaydedebilecek bir havada değildim ya o kadar çok uyumuşum ki dün geceden beri
Uyandım bir sabah sonra tekrar uyumuşum böyle 2'de falan uyandım tam olarak.
Yani en son ne zaman böyle bir şey yaptığımı hatırlamıyorum inanın.
Çok iyi geldi çok güzel dinlenmiş oldum.
Ama podcast'e bir kere ara verdim 2 hafta.
O eski düzenimize tekrar dönelim istiyorum.
Artık nasıl bir muhabbet olursa öyle bir muhabbet olacak bu bölümde.
Dediğim gibi biraz hazırlıksız oldu.
Şuradan başlayacağım.
Aslında bu bölümü onun üzerine çekeceğim sanırım.
Neden taşındım?
Neden kendi evimi kapattım?
Taşınma süreleri attığımda bunun sorulmasından bir boşluk olduğunu fark ediyorum.
Bana şey gibi geliyordu.
Sanki daha önce söylemişim gibi geliyordu.
Bilmeyenler için şöyle özetleyebilirim.
Aslında benim için çok ama çok karışık bir süreç oldu.
Şimdi benim ailem Giresun'a taşınıyor bir buçuk iki yıllığına
Oradaki evde yaşayacaklar kendi evleri kentsel dönüşüme girdiği için
Ve orada hani zaten Giresun'a çok gidiyorlar 5-6 ay orada oluyorlar diye
Bu süreçte ayrıca bir ev kiralamak istemediler
Bu okey
Sonra babam da babam kardeşim ben falan aynı ofisteydik normalde
Sonra ben işte bir yerde beyaz yakalı çalışmaya başladım
Babamla kardeşim kaldı
Şimdi babam da uzaktan çalışacağı için
Her ay gelir ama
Böyle birkaç günlüğüne falan gelir
Onların sistemi garip bir şekilde
Uzak çalışmaya çok kanalize oldu
Bayağı oturttular o sistemi
Uzaktan çalışabiliyorlar
Bana mükellefleri falan da soruyor
Babamı böyle arayıp bir iş için aradıklarına
Senin baban nasıl girasımda kalıyor
Nasıl çalışmıyor mu falan diyorlar
Ama bilmiyorum yani babam
Bence yaşına göre teknolojiye
Ve yapay zekayı çok adapte oldu.
İşini de böyle kanalize etti mali müşavirler.
Bildiğiniz uzaktan çalışabiliyorlar şu an.
Fazlasıyla detay verdiğim bir bölüm olacak belli ki.
Ondan sonra işte bunlar gire sonra taşınacaklar ya.
Ofis ne olacak o zaman? Boşa çıkacak.
Sadece kardeşim olacak ofiste.
Ve kardeşim de zaten evlenecek birkaç ay sonra.
Evlenene kadar ofiste yaşayacak.
Bizimkilerde fazla eşyaları falan depoya götürdük onların evindeki fazla eşyaları
Ofisteki iki odayı böyle ev haline getirdik tamam mı?
Ve anneme de dedi ki sen de buraya taşın
Zaten şu anki iş yerinde de evinde çok uzak her gün trafikte 3 saat 4 saat geçiriyorsun
Yazık orada kendi kendine bir şeyler yapmaya çalışıyorsun tamam mı?
Ama dedi artık bence hevesini aldın biraz şey yap hani hem para biriktir
Kendin ayrı masraf yapma hem o kadar vakit geçirme yolda falan dedi
Bunu bu arada ben bayağıdır düşünüyordum zaten
Hani bu bizimkilerin kentsel mevzusu netleşmeden önce de
Acaba ofise mi taşınsam diye düşünüyordum
Şimdi diyeceksiniz neden en baştan ofise taşınmadın
Hani aile evinden ayrı bir eve çıkmak istiyordun
Niye gidip ev tuttun
Sebebi şuydu
Babam aşırı işkolik bir insan
Ve her gün ofise geliyor
Haftada 6 gün, cumartesi bile neredeyse tüm gün burada ve benim buradaki bir odayı ev gibi yapmam, home office olması çok uygun bir şey değildi.
Yine kendi alanım olmayacaktı ve ben kendi evime çıkmayı çok istediğim için o şekilde ilerlemiştim.
Ama şu an işler değişti. Artık babam uzaktan çalışacak. Kardeşim desen birkaç ay sonra evlenecek ve muhtemelen o da evden çalışacak.
Ofiste böylece bana kalacak diye düşünüyorum
Hani kalabilir diye düşünmeye başlamıştım
Böyle 4-5 aydır düşünüyordum bunu tamam mı?
Ama bir türlü mental olarak kendimi buna hazır hissetmiyordum
Hani o kendi evimi kapatacağım
Geleceğim ofiste yerleşeceğim
Hani ne olursa olsun ailemle tekrar baya bağdaşık bir durumda olacağım
Buna bir türlü mentalim izin vermiyordu
Bir kere zaten eve o kadar bağlandım ki arkadaşlar.
Hani bir insan bir şeye neden bu kadar bağlanır?
Kendime de kızıyorum.
Bazı yerlerle ve bazı şeylerle o kadar duygusal bağ kuruyorum ki oradan kopmam çok zor oluyor.
Bu bu arada çok nadir yaşanan bir şey.
Bir şeyle çok fazla bağ kurmam çok nadiren yaşanıyor.
Ama yaşanınca da nasıl diyeyim yani böyle çok zorluyor beni.
İşte evden aylardır taşınamamız tebebim de sırf buydu.
Bakın 4 ay oldu ben bu iş yerine başlayalı, bu şirkete başlayalı.
İlk kez dinliyorsanız bir tane hukuk yapay zeka şirketinde çalışıyorum.
Marketing tarafındayım ama yine avukatlıkla bağdaşan bir iş yapıyorum.
Bu da çok zorluyor.
Avukat olarak başka bir işte çalışmamız yasak olduğu için.
Ne iş yapıyorum?
Şöyle düşünün marketinçler avukat bakış açısını bilmiyor ya hukuk yapay zeka şirketinde pazarlama ekibinin de hukuki bir dil kullanması gerekir.
Ama tabii ki pazarlama ekibi hukukçu olmadığı için bunu bilmiyor.
İçlerinde bir hukukçu olması gerekiyor.
O da benim yani yine avukat olarak danışmanlık gibi düşünebilirsiniz.
Hani o gözle yardımcı oluyorum ekibe.
Neyse 4 ay oldu ben başlayalı.
Bu arada zamanın bu kadar hızlı geçmesine artık inanamıyorum.
Yani konuyu dağıtmayayım ama 4 aydır ilk başta ofiste kalıyordum.
Ondan sonra arabayla gidip gelmeye başladım.
Her gün 3 saatten fazla bakın 3-4 saat arası zamanım yolda geçiyordu.
Artık eve geliyorum akşam.
Tamam evimi çok seviyorum, yuvamı çok seviyorum.
Ama onun tadını çıkartamıyorum.
Çünkü sabah erkenden kalkıp yine aynı yolu çekip işe gidecek olmak akşamları beni mutsuz etmeye başladı.
İşi seviyorum, evi de seviyorum ama yani çok dağılıyorum.
Bu yüzden de 4 aydır zaten düşünüyordum ama dediğim gibi mentalimi hazırlayamıyordum.
Sonra mentalimi nasıl ikna ettim biliyor musunuz?
Oturdum şöyle bir düşündüm.
Dedim ki benim bu hayatta yaptığım şeyler neler
Bir avukat olarak dosyalarımı almaya devam ediyorum
İki bir tane şirkette çalışıyorum
Üç podcast'ım var sosyal medyam var
Bu üçünden de şu an vazgeçmeyeceğim
Yani üçünden de vazgeçmek istemiyorum
Üçü de beni mutlu ediyor iş hayatı anlamında
Hangisini kalıcı görüyorsun derseniz avukatlığı ve podcast'ı kalıcı görüyorum
Hani özel sektör sonuçta şirkete hiçbir şirkete hiçbir zaman güvenemezsiniz ama sonuçta şu anda oradayım ve mutluyum ve devam etmek istiyorum.
Bunlar cepte.
Sonra dördüncü bir faktör olarak da evim giriyor devreye ve evim o kadar uzak ki merkeze ve her yere.
Hani ne ben sosyalleşebiliyorum ne bir yere kolay ulaşım sağlayabiliyorum.
Araba olmadığında bir yere gidemiyorum.
Bu yüzden bir buçuk yıldır çok yalnızlaştım zaten.
Yani çok yalnızlaştım dediğim bilinçli bir şekilde.
Kapı çaldı ya tatlı söyledim.
O geldi.
Ve şu an kendimde gurur duydum biliyor musunuz?
Çünkü dediğim gibi bugün hiç bölüm çekecek bir halde değildim.
Her şey böyle üst üste geldiği için.
Ve tatlı söyledim.
Tatlı yiyip Nobody Wants This diye bir tane dizi var Netflix'te.
O dizinin yeni sezonu gelmiş.
Onu izleyecektim.
açıklamaya yazarım diziyi. Çok seviyorum
o diziyi. Ve bölümü
çekmeyecektim. Ama
o düşüncemi aşıp bölüm çektiğim
için şu kapıyı
açmaya giderken kargo
kapısını şey kurye kapısını
kendimde gurur duydum. Sizin de
üşendiğiniz bir şey varsa lütfen kalkıp yapın.
Daha iyi hissedeceksiniz.
Şey ne diyordum?
Bilinçli bir yalnızlık diyordum. Yani bilinçli dediğim sonuçta
orada ev tutmayı
ve orada yaşamayı ben seçtim.
Çok güzel bir siteydi çünkü çok seviyordum ve fiyat performans olarak da iyi bir yerde yaşamak istiyorsanız uzak olması gerekiyor bunun.
Dediğim gibi öyle bir seçimdi.
Yalnızlaştım.
Ne diyordum ya?
Sonra yani her ne kadar kendi evimde olmayı sevsem de bir süre sonra eskisi kadar kendim gibi olamamak beni şey yapmaya başladı.
Biraz rahatsız etmeye başladı.
Yine bakın teraziye koyduğumda yine kendi evimde yalnız yaşamak mı?
Yoksa eskisi kadar çok sosyalleşmek, daha çok kolayca bir yerlere ulaşmak mı?
Yine ben kendi evimi seçiyordum hep.
Ama işin içine bu beyaz yakalı olarak çalıştığım şirket girdikten sonra düşüncem baya değişmeye başladı.
Ben aylar içinde kendimi yavaş yavaş böyle ikna etmeye başladım.
Ama en son ikna oluşum şöyle oldu.
İşte düşündüm dediğim gibi hayatımda neler var bu dört şey var avukatlık podcast şirket ve evimin uzak olması bunların dördü benim tüm vaktimi alan şeyler şu anda dedim ki birini elemem gerekiyor yani ya bu şirketten çıkacağım ya evden taşınacağım podcast ve avukatlığı zaten bırakmayacağım.
O yüzden ikisinden birini elemem gerektiğini düşündüğümde şirketin bana şu anki hayat akışımda çok fazla katkısı olduğunu düşünüyorum.
Her ne kadar geçenlerde istifa etmiş ve zor bir şey yaşamış olsam da orada süreç.
Sonuçta şu an devam ediyorum ve hiçbir sorun yok.
Benim karakter gelişimim olarak da bence bana iyi geliyor.
Onu ayrı bir zamanda hani kafamda biraz daha pişirdikten sonra içimde biraz daha hazmettikten sonra size kesinlikle anlatmak istiyorum.
Resmen böyle kendimle ilgili bazı aşmam gereken şeyleri falan oradaki iş ve insan ilişkileri sayesinde fark ediyorum.
O yüzden şirket bana şu an iyi geliyor.
Bana iyi gelmeyen şey ne kalıyor geriye?
Evimin konumu.
Sonra düşündüm dedim ki ya Zeynep her şeye aynı anda sahip olmaya çalışıyorsun
Yani bende bu şımarıklık maalesef var
Küçüklüğümden beri olan bir şey
Yani bir şeylerden vazgeçmeyi sevmiyorum
Olabilecekse sonuna kadar zorluyorum ki o istediğim şey bende kalsın
Hani benim olsun diye
Bu bazı insanlar açısından hani böyle tuttuğunu koparmak olarak da yorumlanıyor
Ama çok ince bir çizgi var
Bazen de şımarıklık oluyor.
Yapısal olarak öyleyim bence.
Annem falan da söylüyor.
Küçükken de doğduğumdan beri böyle bir şımarıklık olayım varmış.
Aynı ailede doğduk büyüdük ama kardeşimde öyle bir şey yok mesela.
Neyse bunu işte törpülemeye çalışıyorum.
Sonra annemle konuşuyorduk tamam mı?
Anneme dedim ki ya anne dedim.
Sence ofise sığabilecek miyiz?
Sonuçta siz tamam giriyorsunuz da yaşayacaksınız ama siz de arada geleceksiniz.
Geleceksiniz sonuçta siz de kalacaksınız falan dedim.
Annem de dedi ki sığmasına da da sığılır her türlü.
Hani ben her şey bir şekilde hallolur onu biliyorum.
Şu an nasıl hallolacak bilmiyorum ama her şeyin bir şekilde hallolacağını biliyorum dedi.
Ama dedi senin karar vermen lazım dedi.
Bak mesela ben dedi evim kentsel dönüşüme girdi birden.
Hani psikolojik olarak benim için de çok zordu.
Kaç yılımı hani onlarca yılımı geçirdiğim evim çok sevdiğim işte evi de çok seviyordu annem hani Muhit seviyordu, Evis seviyordu falan çok sevdiğim evim, sosyal ortamım, çevrem hani İstanbul'u çok seviyorum.
Ben dedi ona rağmen gidip de ev kiralayalım demedim.
Hani iki yıl bir buçuk yıl iki yıl hallederiz.
Hani bir şekilde idare ederiz dedim.
Ve Giresun gibi küçük bir yerde hele de köyde yaşamaya okey oldum dedi.
Okey oldum demedi de tabii ki.
Bunu ifade etti.
Ve annem de çok şey bir insandır.
Yani böyle nasıl diyeyim çok sosyaldir.
Çok gezmeyi sever.
Dolaşmayı sever.
Babamla hafta sonları falan mutlaka bir şeyler yaparlar.
Ben de dedi onlardan vazgeçtim dedi.
Hani ben babana deseydim ki ev tutalım İstanbul'da ve orada yaşamıza devam edelim.
Baban zaten bunu yapardı dedi.
Ama hani bunun gereksiz bir masraf olduğunu düşündüm şu anda.
Geçici bir süre hani bu şekilde idare edebiliriz diye düşündüm dedi.
Öyle her şey aynı anda olmuyor dedi.
Yani bazı şeylerden bazen feragat etmen gerekiyor falan dedi.
Sonra ben de oturdum düşündüm.
Dedim ulan dedim hani kaç yaşında kadın ve adam annemle babam onlar bile bu olaya böyle bakıyor.
Ben hala işte yok hem ayrı evim olsun hem istediğim bir işte çalışayım.
Hem avukatla da devam edeyim.
Hem işte sosyal ortamını sevdiğim bir şirkette çalışmaya da devam edeyim.
Hem arabayla gidip geleyim ama zaman az zaman geçireyim yolda.
Hepsini aynı anda istiyorum falan dedim.
Gerçekten de önce bir şeyleri böyle sadeleştirip önce bir şeyleri yoluna sokup sonra daha iyisi için uğraşmam gerektiğine kanaat getirdim.
Çünkü ben de genelde o süreci görmeden hani en baştan en iyisi olsun falan gibi bir kafa oluyor.
En basiten şöyle bir örnek verebilirim.
Mesela bu eve çıktım bir arkadaşım dedi ki en yakın arkadaşlarımdan birisi Zeynep dedi hemen böyle bir sürü eşya alma çünkü bu ev çok uzak dedi.
Bir bak bakalım hani sevecek misin ona göre yavaş yavaş alırsın sonra dedi.
Yok abi bende öyle bir şey yok hani bir şey yarım olmayacak.
Gittim hemen en sevdiğim eşyaların hepsini birden aldım evi birden baştan aşağı dizdim.
Ne oldu bir buçuk yıl sonra şu anda şartlar değişti ve benim bazı eşyaları elemem gerekti.
Yani bu huyumu o yüzden törpülemem gerektiğini fark ediyorum.
ve dediğim gibi hayat akışımda da evi elemeye bu süreç sonunda ben ikna oldum
dediğim gibi uzun sürdü resmen aylarca sadece akşamları giderek
veya bazen ofiste kalıp sadece hafta sonları eve giderek
boşuna kira falan ödedim hani düşün o kadar mentalimi hazırlayamadığım için
çünkü şöyle bir şeyden korktum
Şimdi ayrı eve çıktım ve aile evine geri dönüyorum gibi hissettim.
Bunu nasıl karşılayacağımı bilemedim.
Anladınız mı?
Aile evinin o sıkıntılı tarafları var ya.
Sonuçta ben bazı sebeplerden dolayı ayrı yaşamak istiyordum.
Tekrar aynı şeyleri yaşayacaksam diye endişe etmeye başladım.
Ama tabii şöyle bir şey var.
Mesela bugün gitti bizimkiler Giresun'a.
Ve birkaç ay yoklar muhtemelen.
Babam gelir birkaç gün kalır gider.
O da zaten şey kasmaz.
Kardeşimle beraberiz.
O da birkaç ay sonra evlenecek.
O yüzden biraz kafamda büyüttüm muhtemelen.
Hani sandığım kadar kötü olmadı.
Hatta tam tersi beklediğimden çok daha iyi hissetmeye başladım.
Birincisi ayrı evde yaşarken dediğim gibi çok yalnızlaşmıştım.
Böyle bazı şeylere çok üşenir hale gelmiştim dışarı çıkmaya falan.
insanlarla buluşmaya hatta artık
insanları evimde ağırlamayı çok severim ben
ona falan da çok üşenir hale gelmiştim
yolda o kadar vakit
kaybediyordum ki yani o kadar yoruluyordum ki
hafta içi
mesela bu açıdan
enerjimin yerine geleceğini burada hissediyorum
çünkü ofis merkezi
bir konumda
her yere yakın olacağım işe 15 dakikada
gidiyorum sabah
arabayla arabasız gidersem yarım saatte
metro ile ofisin içinde
olabiliyorum şirketin içinde
bunların hepsi bana daha ilk günlerden çok iyi gelmeye başladı.
Hani sabah uyandığımda o yolu çekmeyecek olmak
benim buradaki hani bu ofisin bu evin içindeki tüm olumsuzlukları tölere etmemi sağlıyor.
Ve şöyle düşünüyorum.
Diyorum ki annem de bunu söyledi işte.
Kendim de zaten düşünüyordum.
Annem şey dedi.
Bugün işte Giresun'a giderken bana yine tembihliyor.
Diyor ki işte yaza kadar senin şu kadar para biriktirmeni bekliyorum falan diyor.
Hani tamam gittin ayrı eve çıktın masraf yaptın aylık harcamalar yaptın ama diyor.
Siz bizim hani iki tane kızımız var bizim ve biz size hani evlenene kadar bakmak zaten bizim görevimiz.
Sen gidip de bu kadar hani kendini sıkıntıya sokmana veya ayrıca masraf yapmana gerek yok.
Biraz hani bundan faydalan ve para biriktir kenarda paran olsun falan dedi.
Doğru söylüyor.
Bunu duyabildiğim için bu arada çok şanslıyım bence.
Bunu nasıl diyeyim?
Duyamayan insanlar var.
Fırsatı olmasına rağmen, imkanı olmasına rağmen ailesinin bunu vermediği insanlar var.
Ki benim ailemin de bana olanak sağlamadığı zamanlar oldu.
Zaten daha önce anlatmıştım bilenler bilir.
Ama en azından şu anda günümüzde bunu duyabildiğim için şanslı olduğumu düşünüyorum.
Bu iyi açılardan bakacağım.
Hem biraz para biriktiririm.
Para biriktirmesem bile para biriktirmem gerekiyor artık.
31 yaşındayım da şunu düşünüyorum.
Ben önceden çok gezen bir insanım.
Bakın hani iki ayda bir yurt dışında bir yere giderdim.
Yani böyle bir hobim olurdu.
Spora zaten full hep hayatım boyunca hep gittim.
Hep bir spor yaptım.
O eve taşındığımdan beri bunların hiçbirini yapamadım.
Ve çok güzeldi ama bakın.
Bir buçuk yıl benim hayatımın en güzel zamanlıydı.
Hiç bir anından bile pişman değilim.
Yine de kendim olmayı özlediğimi fark ediyorum.
O yüzden dedim ki tamam Zeynep sen taşın.
Zaten tüm gün şirkettesin.
Akşam geliyorsun.
Hani buradaki düzenini ona göre kur.
Koltuğumu falan götürmedim depoya bu arada.
Mesajdan bunu soranlar oluyor.
O koltuğu bırakmadın değil mi diye.
Hayır koltuğum, televizyonum, kitaplığım, dolabım falan her şey yerli yerinde.
Sadece daha küçük bir alandayım
Ama yine de mutluyum çünkü
İşte şimdi mesela İngiltere'ye gitmek istiyorum
Bir tane arkadaşım taşındı kaç yıldır gidemedim
Spora, pilatese ve spora tekrar dönmek istiyorum
Sağlıklı beslenmek istiyorum
Yani bunun vücuduna giren şeye dikkat etmek istiyorum
Ama yolda vaktim geçtiğinde
Onunla takatim kalmıyordu
Eve geliyordum hamburger söylüyordum
Pizza söylüyordum falan
böyle bir hayat yaşıyordum.
Böyle düzenli yaşamak istiyorum.
Kenarda 3-5 kuruş biriktirebilmek istiyorum.
İyi yanlarından bakıyorum.
Yani her şeyin aynı anda olmayacağını fark ettim.
Bunu kabullendim.
Kendimdeki bu olumsuz huyu törpüledim.
Ve biraz daha elimdeki imkanlara razı olup, elimdeki imkanları kullanıp
sonuçta ailem bana bu olanağı sağlaması da çok büyük bir şey.
hayatıma pozitif şeyler katmaya karar verdim.
O yüzden böyle bir seçim yaptım.
Bilmiyorum mutlu olacak mıyım?
Sonra pişman olur muyum?
Çünkü o evi bıraktım gidip başka bir yerde ev tutsam
artık hani onun kimdir kaç katını vereceğim.
Bir de merkezde ev tutmak istesem falan düşünemiyorum.
Umarım böyle bir şeye gerek kalmaz.
Umarım burada keyifli bir şekilde yaşarım.
Dediğim gibi bazı şeyleri tölere edebilmek gerekiyor.
Kardeşimle birlikte yaşayacağımız için mutluyum
Yani çok iyi anlaştığımız söylenemez
Evle ilgili şeylerde
Ben çünkü biraz dağınık bir insanım
Ve o da çok derli toplu düzenli bir insan
O çok sinir oluyor bana o yüzden
Ama bunları da bence ileride gülerek hatırlayacağız
Hani anlık tartışmalar olsa bile
Böyle böyle düşünüyorum
Şirket dediğim gibi hani özel sektör
Güvenemezsiniz
Her an ne olacağı belli olmaz
Sadece şirket için taşınmadım ben sadece bence şu anki işim benim bu yönümü görmeme vesile oldu.
Bu olanağı kullanmam için bir sebep oldu.
Ben şu an o işten çıksam avukat olarak devam etsem de benim hayatımda bir şey kaybetmeyeceğim zaten.
Sadece ofisle evin aynı konumda aynı dairede olması sıkabilir insanı belki home office olduğu için.
Ama onda da ne yaparsın? Gidersin, kira vereceğine dışarıda çalışırsın.
Yurt dışına gidersin, iki hafta bir yerde kalırsın atıyorum.
Uzaktan halledebileceğin işlerini zaten halledebilirsin.
Böyle böyle her zaman farklı ihtimaller ve farklı çözüm yolları var.
Onları görmeye çalışıyorum.
Ama kendi evine çıkan insanların bana mesaj attığı çok oldu şu ana kadar.
Hep çünkü bu kanalda bir yalnız yaşamak, kendi evinde olmakla ilgili bir muhabbet dönüyordu.
İşte Zeynep ben de hani senden cesaret alıp kendi evime çıktım şimdi eşyalarımı düzüyorum falan diye mesaj atan hani onlarca kişi oldu.
Onlar adına çok mutlu oluyorum her seferinde.
Bu da sizin için böyle nasıl diyeyim bir demolize etmek gibi bir şey olmasını hiç istemem.
Benim kendi yaşadığım bir buçuk yıl boyunca hatta daha uzun bir süre tek başıma yaşadığım süreç bakın abartmıyorum hayatımda yaşadığım en güzel dönemdi.
Kendimi daha iyi tanıdım kendimi tanıdım bir kere ben evde nasıl bir düzendeyim nasıl bir insanım hani ne yapıyorum ne seviyorum yemek yapmayı seviyormuşum.
Kendi başımayken o kadar da ne bileyim temizlik sevmeyen bir insan değilmişim
Misafir ağırlamayı çok seviyormuşum
Hani böyle şeyleri öğrendim
Evcimen bir insanmışım bunu öğrendim
Çünkü önceden dediğim gibi çok geziyordum
Ve kendimin evcimen olduğunu düşünmüyordum
Halbuki kendi alanım olmadığı için o kadar geziyormuşum
Onu anladım
Ne bileyim yalnız yaşayınca böyle çok fazla şey öğreniyorsunuz kendinizle ilgili
O yüzden benim yaşadığım hayatımdaki en güzel dönemdi.
Şu ana kadar hayatımdaki en güzel dönem olur umarım.
Bundan sonra ben de siz de çok güzel günler yaşarız diye umut ediyorum.
O yüzden yalnız yaşamak çok iyi ama herkesin hayat yolu çok farklı.
Bazen farklı yola sapmak gerekebiliyor.
Benim de o yola sapmam gerektiği bir süreçteydim.
Çok büyük bir şey mi? Değil.
Yani insanlar nelerle uğraşıyor.
Ben her gün bakın her gün sıcak bir evde oturabildiğim için şükreden bir insanım.
Çünkü bunu yaşayamayan da çok insan gördüm.
Orta Doğu'da ülkeler gezdim.
Oradaki insanların halini gördüm.
Ülkenin yaşadığı şeylere şahit oldum.
Hani ülke olarak da bence nasıl diyeyim bazı fark etmediğimiz çok şükür sebebi olan şeyler var.
En basitinden elektrik kesintisi yaşamamamız bile şükür sebebi olabilir.
Çünkü coğrafya olarak kötü bir konumdayız ve çevremizdeki ülkelerde elektrik ve suya erişim bile her zaman çok mümkün olmuyor.
Konu nereye geldi yani?
Neyse sıcak bir yuvada olduğu için şükreden bir insanım dediğim gibi.
O yüzden de bu konuyu da çok büyütmüyorum.
Sadece bu dönemde gündemimi meşgul eden bir konuydu.
Paylaşım yaptığım için dolayısıyla sizde de merak uyandıran bir konuydu.
Sebebi böyle.
Şunu hiçbir zaman önermiyorum bu arada.
Hiçbir zaman özel sektördeki bir iş için bence çok büyük değişiklikler yapmamak lazım.
Dediğim gibi ben o yüzden değiştirmedim sadece bana bir vesile oldu
Biraz daha kendi hayatına odaklı gitmek lazım
Yani özel sektörde her şey çok fazla değişebiliyor çünkü
Veya ne bileyim evli olmadığınız bir insan için çok büyük bir değişiklik yapmamak lazım
Bunlar hep dinamik şeyler ve birden her şey alt üst olabiliyor
Bu arada o evden ancak evlenince çıkarım diye düşünüyordum biliyor musunuz?
O kadar seviyordum ki evde siteyi falan da.
Çok memnundum.
Öyle olmadı mesela.
Hani şey gibi hissediyorum bir yandan.
Herkesin hayatı ileriye gidiyorken benim hayatım sanki geriye gidiyormuş gibi de hissediyorum.
Diyorum ayrı yaşıyordum.
Şimdi kardeşimle yaşamaya başladım ve aileme ait bir yerde yaşıyorum.
Hani geri düştüm gibi hissediyorum.
Ama bunun bir ilizyon olduğunu biliyorum.
Hani beynimin resmen kötü hissetmek için yarattığı bir ilizyon bence.
Tam tersine yerden bakıp bu olanağım olduğu için minnettar olmaya çekiyorum kafa yapımı.
Ve bence oradan bakmam gerekiyor zaten.
Böyle bu aralar hayat.
Daha bir hafta olmadı ben buraya taşınalım.
Ve sabahları hızlıca işe gidebilmek.
Beş şarkıda falan işe gidebiliyorum.
dönüşte de yine 6-7 şarkıda eve dönebiliyorum
bunun tadı çok güzelmiş
hayatım boyunca hiç yaşamadım ben bunu
hayatım boyunca hiçbir zaman evimle okulum
evimle işim yakın olmadı
hep böyle yürüyerek gitmeyi çok isterdim okula
veya işe yürüyerek gitmeyi çok isterdim
bu ikisini de hiç yaşamadım
ilk kez yakın oldum şu anda iş yerime
ve dediğim gibi tadı çok güzelmiş
insanın
enerjisini değiştiriyor ya
işe bir gidiyorum daha pozitifim
böyle dün birisi geldi
yanıma sabah işte saat 9 falandı
ben böyle gülüyorum falan
espri falan yapıyordum birilerine
birisi geldi yanıma dedi ki ya Zeynep çok mutlusun ama
hani sana işle ilgili bir şey
söylemeye geldim hani şunu yapalım falan dedi
ben dedim yok ya söyle hani
sorun değil çalışalım hadi yapalım falan oldum
sabah sabah mutlu
olman da insanların ilgisini
çekebiliyor çünkü herkes o kadar
mutsuz ki sabahları işe geldiğinde
uzun yollardan, trafikten
metrodan, kalabalıktan
bu benim için şu an
her şeyden önemli mi bilmiyorum ama
birçok şeyden daha önemli
onun haricinde
dediğim gibi bu şirkete devam etmesem de yine
yürüyerek işe gidebileceğim
salona kadar yürüyeceğim, iğrenç bir şaka
mutluyum
bu sebeplerle, bakalım hayat neler getirecek
bu arada onu da çok merak ediyorum
Annemler giresun da yapabilecekler mi
Sonra bizim şu an ofisin olduğu yerinde
Kent sile girme ihtimali var
Sanmıyorum onun hızlıca gireceğini
Çok büyük bir site çünkü bu
Ve biraz
Baya merkezde olduğu için de
Çok büyük şartları var
O olanakların sağlanacağını zannetmiyorum
Ama merak ediyorum
Sonra kardeşimle yaşamak nasıl olacak
Onu çok merak ediyorum
Hiç ikimiz tek yaşamadık çünkü
işe devam edecek miyim
bu şirketle ilgili bir olumsuzluk bir sıkıntı
bir şey olacak mı onu merak ediyorum
benim açımdan şu an yok ama bilemeyiz
ondan sonra neyi merak ediyorum
bilmiyorum ya
yıl bitiyor bu yılın nasıl bittiğini hiç anlamadım
yani Kasım
Kasım'a giriyoruz
galiba yarın 1 Kasım
siz bunu 1 Kasım'da dinliyor olacaksınız
ve yine editsiz dinleyeceksiniz
çünkü cumartesi gecesi çekiyorum
editsiz dinlemenin biraz
konforsuz olduğunu da biliyorum sizin açınızdan
her ne kadar daha samimi gelse de
geçen birisi şey yazmış
hani
şapırdatma sesinden dinleyemedim bölümü
falan demiş şu an daha uzak tutuyorum
mikrofonu kusura bakmayın öyle bir şey varsa
ama bu nefes sesleri
falan normalde kesiliyor
edite gönderdiğimizde
şu an öyle bir şansım olmadığı için biraz
Dinleme konforunuzun düştüğünü biliyorum
İnşallah artık
Evimle işim yakın olduğu için
Ve daha fazla vaktim olacağı için
Çok düzenli bir şekilde
Güzel güzel
Sizin de daha konforlu dinleyeceğiniz bölümler hazırlayacağım
Mutlaka edite göndereceğim bölümleri
Geçen bölümde söylediğim gibi
İki bölüme çıkacağım bir de inşallah
Çok seviyorum çünkü
Burayı çok seviyorum
Sizi çok seviyorum
Dışarıda sizle karşılaşmayı çok seviyorum
Ya geçenlerde baro seçimleri vardı.
Baro seçiminden önce de bir kokteyl vardı.
Yani kaç kişi yanıma geldi sayamadım.
Hani adliyeye gittiğimde falan böyle şeyler yaşıyorum ve hala alışamıyorum buna.
Ama sosyal bir ortamda bunun yaşanmasına şaşırıyorum.
Ondan sonra baro seçimi vardı Haliç Kongre Merkezi'nde işte büyük bir alanda.
Orada kaç kişi geldi yine sayamadım.
Hani meslektaşlarım tarafından bilinmek beni çok mutlu ediyor.
Hani bir güven veriyor çünkü.
Sokakta yürürken böyle nasıl diyeyim ya hiç kim olduğunu bilmediğim biri tarafından bilinmekten daha fazla güven veriyor.
Bunlar hoşuma gidiyor.
Her ne kadar çekinsem de.
Sadece sizden şunu rica ediyorum.
Geldiğinizde hani Zeynep merhaba falan diyorsunuz.
O an ben şey düşünüyorum hep.
Avukat olduğunda bildiğim için karşımdakini
Ya adliyede ya baro seçimde ya avukatlarla ilgili
Bir sosyal ortamda
Kafamdan şu geçiyor
Bu kişi beni podcast'tan mı tanıyor
Yoksa benim daha önceden
Tanıdığım bir avukat ve ben şu an onu hatırlayamıyor muyum
Ve ayıp mı ediyorum
Diye düşünüyorum
O an bir endişe yaşıyorum
O yüzden yanıma geldiğinizde şey dersin
Zeynep selam seni podcast'tan tanıyorum diye
Direkt öyle bir giriş yaparsanız ben sormadan önce
Benim için çok
daha rahatlatıcı olur
çok mu şey istedim bilmiyorum ama
hani şöyle düşünün bir insan sizin yanınıza
geliyor Zeynep falan diyor
şey düşünmez misiniz
ben hatırlayamadım hani kimdi
ayıp olacak şimdi falan diye düşünmez
mısınız hani öyle düşünün
işte dediğim gibi burayı da çok
seviyorum tüm
enerjimle tüm benliğimle
avukatlık işlerime ve podcast'e
adapte bir şekilde
merkezde yaşamaya
alışarak, bunun
iyi yanlarını tadarak
yaşamak istiyorum ve şunu
düşünüyorum başka bir açıdan da
şimdi İstanbul hepimizi
çok yoruyor ya.
Beni de gerçekten artık çok yordu.
Dedim ki
tamam zaten artık
Gayretepe'de yaşayacaksın.
İstanbul'un en merkezi yerlerinden
birisi.
Bir bak bakalım. Hani bu şekilde
yaşamak nasıl bir şey İstanbul'da?
Hala da böyle bir iki yıl
geçtikten sonra hala da seni mutsuz
ediyorsa veya tükenmiş
hissettiriyorsa
daha merkezi bir yerde yaşayamazsın
zaten artık. Belki de
başka bir şehri denemelisin
diye düşündüm. Düşünüyorum.
Geçen Bodrum'a
gittiğimde işte çok etkilenmiştim
Bodrum'dan. Bunda Ceren'in de
etkisi vardı işte.
Bodrum'a taşınan avukat bir arkadaşımız
Ceren Köken.
Düşünüyorum yani diyorum ki
Hala bu kadar merkezde yaşarken bile bu şehir seni yorarsa, hem mesleki açıdan hem sosyal açıdan ve hayata bir kere geldim ve bu şekilde yaşamamalıyım, daha huzurlu yaşamalıyım düşüncen devam ederse belki de küçük bir yerde, küçük bir yere gidebilirsin, deneyebilirsin bunu diyorum.
Diğer taraftan tekrar yeniden bir şey denemeye bir şey sıfırdan başlamaya hiç halim yok.
Çünkü 4 yıldır sıfırdan müvekkil bulmaya çalışıyorum.
4 yıldır işte sıfırdan sosyal medya sıfırdan podcast şimdi sıfırdan beyaz yakalı bir işte marketing öğrenmek.
Devamlı ben sıfırdan bir şeylere başlıyorum.
Sıfırdan bir şehre taşınıp orada düzen kurmaya şu an hiç mecalim yok.
ama bir süre sonra
bir yıl sonra falan
hala bu fikirde olursam
bir gün gelip size şey diyebilirim
arkadaşlar ben İstanbul'dan taşınıyorum
bu şehir çünkü
bence artık almıyor hepimizi almıyor
zaten bu mümkün değil
geçen benim gibi işe giden birisini
izledim o taşımayla gidiyordu
3 vsait mi ne gidiyordu
3 veya 4 vsait o kızla
1.5 değil hatta 2 saatte falan
gidiyordu video çekmiş
hani diyorum ki
İstanbul'da yaşamak
ne anlamı var ki bu şekilde
ben kendi evimde de
ayda kaç kere deniz kenarına gidiyordum
kaç kere boğaz kenarına gidiyordum
şimdi mesela çok istiyorum bunu
şuradan Beşiktaş'a ineyim
Beşiktaş'tan yürüyüş yapayım bebeğe kadar
o kadar istiyorum ki bunu
inşallah Allah nasip ederse
bir tane çok sevdiğim bir arkadaşım da Beşiktaş'a taşındı
o da yürüyüş yapmayı falan seviyor
hani
bunu yapmak istiyorum
Biraz tadını çıkarmak istiyorum İstanbul'un ama hala da yoruyorsa hiçbir şey de vazgeçilmez değil ya.
Hani şimdi diyeceksiniz evlenirsin falan belki.
Artık arkadaşlar o konuyu o kadar düşünmüyorum ki.
Hiçbir şey planladığım gibi gitmediği için yani benim eski planlarıma bakarsak çok eskiye dönersek 25 yaşında evlenmiş olacaktım.
Hadi o şu an çok saçma geliyor çok erken.
30 yaşında evlenmiş olacaktım.
Veya bir buçuk yıldır yaşadığım kendi evimden bir buçuk yıl sonunda değil de evlendikten sonra çıkacaktım
Tekrar tekrar taşınmakla uğraşmak istemiyordum çünkü ev değiştirip
Ne oldu şu an tekrar taşınmakla uğraştım taşınmayı da bırakın birçok eşyadan vazgeçip depoya eşyalar göndermekle falan uğraştım
Ve hala hayatımda kimse yok hayatımda biri olması ve evlilik söz konusu değil o yüzden artık böyle şeylere göre plan yapmıyorum
Ve bilmiyorum yani
Ay ama hiç konuşasım bile gelmiyor bu konuda ya
İş odaklıyım
Sporum odaklı olmak istiyorum
Biraz da gezmek istiyorum eskisi gibi
Eskisi gibi dediğim bir iki yıl önceki gibi
İngiltere'ye gitmek istiyorum
Yılbaşında yurt dışında bir yerde olmak istiyorum
Ondan sonra
Doğu'ya gitmek istiyorum
Mardin, Gaziantep, Diyarbakır oralara gitmedim.
Aslında erken taşımış olsaydım 9 Ekim tatilinde gidebilirdim.
Gidemedim.
Başka bir Beyaz Yaka tatili varsa onda belki gidebilirim.
Bir gezmek istiyorum.
En azından sadece Mardin'e gidebilirim mesela.
Sonra Cığıma.
Böyle şeyler yapmak istiyorum.
Yine hayata tutunuyorum gördüğünüz gibi.
şu an vaktim artık hani günde artı 3-4 saat vaktim olacak
hatta eve geldiğin şey yaptığın 4-5 saat vaktim olacak
bu vakti de daha iyi değerlendireceğimi düşünüyorum
bayağıdır bakamadığım dosyalarım var
hani dosya kontrolleri yapmam lazım
tebligat kontrolleri, duruşmalar, ara kararlar
akşamları falan da onu yapmayı düşünüyorum
gündüz çünkü şirkette hiç vakit olmuyor
hani hiç rahat bir iş değil şu an çalıştığım iş
o kadar yoğun geçiyor ki tüm gün
ben bazen story atmayı
unutuyorum yani her gün story atmaya
çalışıyorum mutlaka ama bunu
unuttuğum zamanlar oluyor
o yüzden gündüz kendi işlerime
bakamıyorum ancak öğle arasında dilekçe
falan yazıyorum
ama öğle arasında çalışmak istemiyorum
artık bakın 4 ay oldu
4 aydır %80'inde çalıştım öğle
aralarının o öğle arası o kadar
insanlı bir ihtiyaç ki
bir çıkıp şöyle bir yürümek istiyorum
bir kahve içmek istiyorum
Hani akşam yapayım yapacaksam da artık avukatlık işlerimi böyle düşünüyorum.
Sonra Baro ile ilgili hayatımda hiç, nereden aklıma geldi şu an bilmiyorum da yapmak istediklerimi düşünürken aklıma geldi.
Hayatımda hiç siyasi bir şeyde yer almak veya böyle seçimlerde görev almak gibi şeyler hiç istemedim, hiç sevmem.
Yapı olarak daha böyle şey bir insanım
Anarşist demeyeyim de muhalefet bir insanım
Ama muhalefete de muhalefetim
Yani sadece bir şeylerin doğru ve ahlaklı bir şekilde yapılmasını istiyorum
O yüzden de hiçbir yere kendimi hiçbir zaman yakın hissetmedim
Kimse öyle bir şey yapmadığı için
Ama bu baro seçimlerinde Cumhuriyet avukatlarına dahil oldum
Necip abi sayesinde Necip Şenal avukat
Ona da Apleks sayesinde tanışmıştım. Kapı kapıyı o kadar açıyor ki. Benim bu yıl hayatımda tanıdığım ve tanımaktan en memnun olduğum insanlardan birisi Necip abi oldu. Bu kadar düzgün, bu kadar cömert. Cömert derken ilgisiyle, sevgisiyle, bilgisini insanlara vermesiyle, geniş kalbiyle de cömert. Ondan bahsediyorum.
bir insan tanımadım yani bir abi tanımadım çok mutluyum onu tanıdığım için
ve o cumhuriyet avukatlarına dahil oldu sonra biz de dahil olduk
müthiş bir topluluk oldu orada
herkes böyle gerçekten hani siyasi hiçbir şeye yaslanmayan
sadece avukatların avukatlık mesleğinin geleceği için bir şeyler yapmak isteyen
bir topluluk şu anda orada var olan şey
Ve ben de buna dahilim. Bu seçimi kazanamadık ama yine de yani seçime bir buçuk ay kalık girip çok iyi bir oy aldı Atakan Selanik.
Çünkü tüm kalbiyle oradaydı. Adam gerçekten adliyede falan herkesin elini sıka sıka dert dinledi.
Danışma kurulu yaptı. Danışma kurulunda ben de varım. Bana diyorlar ki sen avukatlığı bırakmak istiyordun.
Neden danışma kurulundasın şimdi? Seni nasıl aldılar oraya?
O bile bir sebep işte biliyor musunuz?
Adam şunu gözetiyor
Bu kişi neden avukatlığı bırakmak istiyor?
Bu avukatlık sisteminin içinde onu mutsuz eden ne var?
Biz bunu dinlemeliyiz ve bunu düzeltmeliyiz
Bakış açısıyla beni alıyor
Danışma kurulu kuruyor
Ve mesleğe hizmet etmek istiyor
Şimdi ben de avukatlığı bırakıyordum gerçekten de
Ve döndüm o kıyıdan döndüm bir şekilde
Tutunuyorum şu an ve mesleğimi sevmeye çalışıyorum
Çok kutsal bir meslek çünkü ve bunun değerini bilmeye çalışıyorum.
Bir şekilde de Cumhuriyet avukatlarının içine dahilim bırakmayı da düşünmüyorum.
Çünkü gerçekten çok inanıyorum.
Zaman ne gösterir bilmiyorum.
İnsanın olduğu her yerde sıkıntıları olabiliyor.
Ama bu mesleği kurtaracak olan birileri varsa onlar bizleriz ya.
Hani buna bir hizmet etmek istiyorum.
Anladınız mı?
Hani ne yapacaksın diyeceksiniz.
Bilmiyorum ne yapacağım.
Artık genel kurul falan yapılacak.
Orada konuşulur bunlar
Ama hani dünyaya gelip sadece maddi şeyler peşinde koşup
Manevi şeyleri göz ardı ederek yaşamak hiçbir zaman bana göre olmadı
Podcast'ın bile manevi bir tatminle başlayan bir şey
Hala da o şekilde sürüyor
O yüzden kendi mesleğimle ilgili de yapabileceğim şeyler varsa
Yapmak istiyorum
Orada da yer almak istiyorum
Bakalım hani bir de o sekme açıldı şu an hayatımda
bilmiyorum
yani hayatı anlamlı yaşamaya çalışıyorum
ve bunu
naçizane bir şekilde yapabildiğimi düşünüyorum
hayatı anlamlı yaşamaya çalışırken de
sosyal sorumluluk
anlamında kendimde bir
böyle bir sorumluluk hissediyorum
içten gelen bir şey bu
bu bende küçükken bile vardı
hep şöyle dua ederdim
hayatım boyunca böyle dua ettim
çok güzel para kazanayım
ve çok fazla insana yardım edebileyim
Eşim öyle bir insan olsun ki o da sosyal sorumluluğu çok sevsin
Ve biz birlikte hep iyilik yapalım insanlara ulaşalım falan diye dua ederdim
Bu duayı da bayadır etmediğimi fark ettim
Çünkü ilişkisel hiçbir dua etmediğimi fark ettim şu anda
Dua etmek de bir nasip işi bence
Senin diline gelmiyor bazı şeyler bazen
Neyse bu avukatlarla ilgili olan durumu da
Baro seçimlerini falan
Bu açıdan yakın hissediyorum kendimi.
Başka hiçbir amaç, hiçbir şey zaten siyasi bir insan değilim, yönetim bilmem ne öyle şeylerle hiç alakam yok.
Sadece sosyal sorumluluk olarak o açıdan yapabileceğim şeyler olduğunu düşünüyorum.
Bunun hayata doyduğum minnet karşılığında bir şeyleri iyileştirmek için çaba sarf etmem.
Daha topluma hizmet edecek şeyler içinde yer almam gerektiğini hissediyorum.
Bu işte avukatlık olur, çocukları olur, yaşlıları olur, her şey olabilir.
Bu sebeple bu sekmeyi hayatıma dahil ediyorum.
Hani şey diyebilirsiniz o yüzden anlatıyorum.
Ya Zeynep bunca şey varken bir de niye bu sekmeyi dahil ediyorsun?
Sebebi bu.
Bunun manevi bir yönü var ve ona inanıyorum şu an.
Ama dediğim gibi hani hayatta insanın olduğu her yerde her şey oluyor.
Şu an zaten neler duyuyoruz bilemem yarın bir gün ne olacağını.
Bakış açım bu en azından niyetim bu öyle söyleyebilirim.
Bu bölümü size anlatmak istedim.
Çünkü belki sizlerden de benim gibi böyle çok dağılan insanlar vardır diye düşündüm.
Tamam merak edenler olduğu için de anlattım da.
Diğer bir anlatma sebebim de buydu.
Hani bazen insan hayatta çok fazla şeye yöneliyor ve çok fazla dağılıyor.
Öyle durumlarda bir şeyi elemek gerekiyor ya bir şeyden vazgeçmek gerekiyor.
Bir düzene girmek gerekiyor.
Hani çok şeyle uğraşıp çok fazla sorunla mücadele edince devamlı böyle bir survive halinde olunca
hani bu her gün çektiğiniz yol bile olsa bence hayatın düzeltmeye çalıştığınız alanları bir türlü düzelmiyor.
Çünkü sizin enerjiniz zaten fazlasıyla tükeniyor, fazlasıyla harcanıyor.
O enerjiyi doğru harcamak için ve belli başlı şeylere odaklanmak, belli başlı bir alanda kalmak, daha dar bir alanda hareket etmek lazım diye düşünüyorum.
Bilmiyorum anlatabildim mi?
Yol mesela ayrı bir ev, ayrı bir evin sorumluluğu benim bu sebeple elediğim şey oldu.
Hani tabii ki çok üzgünüm çok ağladım.
Bu arada var ya o kadar ağladım ki size anlatamam.
Son gün nakliye falan geldi.
Sonra bizimkiler gitti.
Ben de evde kaldım.
İhtiyacı olan bir aile vardı.
Onlar gelip evden böyle bir şeyler vardı.
Onları onlara verecektim.
İşte buzdolabı falan gibi büyük şeyler bir de.
O yüzden araç ayarladılar.
Neyse nakliye falan gitti.
Bizimkiler gitti.
O aracı ve o aileyi bekliyorum.
Böyle yerde oturdum yemek falan söyledim
Hani son kez böyle bir yemek yedim
Çok duygulandım çok üzüldüm
Günlük yazdım
Hala günlük yazıyorum
Evet buna insanlar çok şaşırıyor
Ama yazıyorum size de öneririm
Çok müthiş bir şey
Böyle balkonda oturdum
Kartonun üzerinde
İnanılmaz şükür dolu
Ve inanılmaz üzgündüm
Sonra
O evi kapattım emlakçıya teslim ettim
Geldim ve şu anda da o ev
Sanki hiç var olmamış gibi hissediyorum
Bu huyumdan nefret ediyorum
Biraz insanlık dışı ve duyarlılık dışı
Gibi geliyor ama muhtemelen
Beynim olumsuz şeyleri
Bu şekilde absorbe etmeyi bir şekilde öğrenmiş
Bir şeyden vazgeçmek çok zor oluyor
Ama o şeyi yaşamazken
O evi şu an ben görmüyorum ya artık
Direkt unutuyorum
Direkt atıyorum ve olduğum yere
Adapte oluyorum adaptasyon iyi bir şey
Bence çok iyi bir şey
duygusal dayanıklılık açısından da iyi bir şeydir diye düşünüyorum.
Ama bir şeyin bir şeylerden bu kadar kolay vazgeçebiliyor olmak öbür uçta
hani çok zor vazgeçerken diğer taraftan da bu kadar kolay unutabiliyor olmak
bana biraz insanlığımı sorgulatıyor.
Ama dediğim gibi muhtemelen beynimin yıllar içinde oluşturduğu bir savunma sistemi.
böyle yani çok duygulandım ama okey o da bir eraydı o da bir hayatımın dönemiydi ve kapandı
artık daha az şeye konsantre olup daha verimli ve daha huzurlu bir hayat yaşamak istiyorum
verimli derken de her an bir şeyler yapıyordum ben onu da biraz azaltmak istiyorum
bu şekilde bilmiyorum gerçekten inanılmaz merak içindeyim hayatımın geri kalanında neler olacağıyla ilgili
Allah sağlıkla sınamasın hiçbirimizi.
Geri kalan her şey çözülür.
Bunu biliyorum.
Bunu defalarca kez tecrübe ettim ve bundan sonrası için de buna inanıyorum.
Biraz tevekkülle de alakalı bir şey.
Hani o tevekkül refleksini içimizde oturttuğumuzda hayatın getireceği her şeye karşı bir kucaklama moduna giriyor insan.
O moddayım sanırım.
Bu şekilde şimdi tatlı yiyip dizimi izleyeceğim.
Umarım hayatınızda bir şeyleri çözmeye çalışıyorsanız ve nereden başlayacağımı bilemiyorsanız, bunun telaşı, bunun mücadelesi içindeyseniz o kadar güzel bir çıkış yolu bulursunuz ki.
Ve bir şeyleri tölere ederek belki benim gibi, belki tölere etmenize bile gerek kalmadan hayatınızın büyük kısımlarını toparlarsınız.
Şu an ben o toparlama, daha daraltma, daha küçültme aşamasındayım.
Bir yandan şunu da düşünüyorum çünkü hani aile kurmayı istiyorum diyorum ya bu karışıklıkta, bu dağınıklıkta bunca şeyle uğraşırken, bunca şeyle mücadele ederken aile kuracak bir insan karşıma gelse bile şu an onu anlayacak bir göz yok bende.
Öyle bir takat yok
Veya aile kursam bile
Biriyle hayatımı birleştirsem bile
Oraları harcayacak bir enerjim
Ve öyle bir alanım da yok
Ya da ne bileyim
Spor yapmayı istiyorum
Ona ayıracak vaktim yok
Bunları falan hepsini bir arada düşündüğümde
Hayatımı toparlamaya karar verdim
Ve böyle bir karar aldım
Umarım hayırlı olur
Geri dönülmez bir karar değil sonuçta
İnsanlar
Benim trip de gerçekten
insanlar yaşadığı 30 yıldır yaşadığı şehri bırakıp Amerika'ya Avrupa'ya göç ediyor
taşınıyor tüm ailesini sevdiklerini bırakıp
ben aynı şehirde aynı yakada Avrupa yakasında bir evden bir eve taşınamadım ya
neyse dediğim gibi taşınırken çok zordu hani o süreçte çok zordu
ama şu an 5. günüm falan ve çok iyi hissediyorum
adapte oldum artık
böyle umarım hayatını toplamak isteyen insanlar varsa
bu podcast belki hani annemin bana açtığı bir bakış açısı gibi
bu podcast da size bir bakış açısı sunar
ve naçzane bir şekilde yardımcı olur diye umuyorum
bu niyetle çekiyorum
sizi seviyorum
haftaya görüşürüz
hoşçakalın
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
