
çoklu meslek bozukluğu (trafikte bilinç akışım)
13 Eylül 2026 · 16 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Odea ile Yatırım Odaklı Podcast’i dinlemek için: Tıklayın
Bu bölüm “Odea” hakkında reklam içerir.
128.bölümden mer ha ba dostlarım! bu hafta asla oturamadığım için podcast kaydedemedim ama youtube’a uzuun bir vlog çektim. şu an saat 03:46 ve yürüyüşte dinleyenler için vlogun trafikteki sohbet kısımlarını podcast olarak eklemeye karar verdim.. bazen elimden bu kadarı geliyor ve siz beni anlarsınız biliyorum🌝 vaktiniz olursa tamamı için youtube’a bekleniyorsunuz 💛 vlog burada📌
Transkript
Akışı podcast bölümü.
gittiğimde 60 kilometre var ya bu delilik artık o kadar yoruluyorum ki ne yapıyorsun ya dedim
ne yapıyorsun bir kendine gel ya neyle uğraşıyorsun niye uğraşıyorsun nereye varmak
istemektesin bu ay evi toparlayacağım kesinlikle karar verdim bu arada geçen vlogdan sonra
annemlerin acil taşınması gerekti şu an onların evini toparlıyoruz sonra ben kendi evimi
Anyway, sabahları işe giderken şöyle soğuk kahve yapıyorum.
Yolum o kadar uzun ki bunlarla güzel geçiyor.
Podcast dinliyorum, müzik dinliyorum.
Podcast hatta kafam almıyor, müzik dinliyorum daha çok.
Ve şöyle sefer tasları hazırlamaya başladım.
Zaten bu ay kendime dedim ki, bu ayda böyle birkaç kilo veremezsen artık iğne kullanabilirsin.
Kafayı yiyeceğim çünkü ya, insan nasıl birkaç kilo veremez ya?
Ki çok kolay kilo verebilen bir insanım.
Gerçekten biraz dikkat etsem bir haftada 3 kilo falan verebiliyorum.
Ama herhalde bunu da bilmenin rahatlığıyla bir türlü o dikkat etmem aşamasına geçemiyorum.
Bir de zaten insanın hayatı böyle çok yoğun olunca oturup da bu avlunu ne yiyeceğini, sporunu düşünemiyor ya.
Öyle bir durum da oluyor.
Bu ay dedim ki artık iğne kullan ya.
Git kullan bu ay da yapamazsan bu işi.
Ama şu an yapıyor gibiyim.
Tabii ki kullanmak istemiyorum.
Hatta size şöyle söyleyeyim.
ben sosyal medya yapmasaydım
kullanırdım. Benim az kilodaki
kullanan tanıdıklarım da var.
Herkesin vardır. Az kilo
dedim hani illa obez olmaya gerek yok yani
kullanmak için. Herkes kullanıyor.
Fakat ben onu kullandığım an
bir kere saklayamam.
Bana diyeceksiniz ki kira verdin ay nasıl yaptın
bilmem ne. Ben şey diyemem.
Dikkat ettim. İçten güzelleştim.
Çok su içtim.
Bunca yıldır yapamıyordum. Bunu şu an mı yapmaya
başladım yani? Bir de bu insanlara
da yetersiz hissettiren bir şey.
Ben yapamıyorum diye hissedecek
insanlar. O yüzden yalan
söylemem. Yani kullanmıyorum demem.
Kullandığımı söylersem de bundan
güç alıp veya motive olup
kullanacak insanlar olacağına eminim.
Çünkü ben de öyle olurum. Yani şu an Celal
Şengör'ün kullanması bana
güven veriyor. Adam bilim adamı ve
kullanıyorsa ben de kullanabilirim gibi
düşünüyorum. O yüzden kesinlikle
örnek olmamak lazım.
Ya Zeynep de kullanmış zaten. Bir şey olmaz
falan diye kullanabilecek insanlar
olur eminim ki. Öyle bir şey de
istemiyorum. O yüzden sosyal medya
yaptığım için
ve bir kişiyi bile
olumsuz etkilersem çok üzülürüm.
O yüzden kullanmayacağım.
İyi bileyim.
Hayır bence olması gereken dalga geçiyorum da.
Kendi irademle her ay
bir kilo versem 10 kilo verip
eski kiloma ulaşabilirim.
10 kilo çok olur da. Ya bir 6-7
kilo ya sadece.
Zor olmamalı ya.
6-7 kiloyu verirsin ya.
millet 50 kilo veriyor.
Valla anlamadım.
Zaten şöyle çok işlerim yok artık.
Çok yorulduğum için böyle oturup
yemek yemeye bile halim kalmıyor. Dün eve
geldim. Saat 8'de falan
geldim. Bayıldım.
Yani kalkıp da bir şey hazırlayacağım.
Bir şey yiyeceğim. Zaten abur cubur
yemek istemiyorum. O zaman da hiçbir şey yiyememiş
oldum.
Bu açıdan işe yarıyor. Bir de şöyle
dikkat etkisizliğim için. Daha doğrusu
DEP için. ADHD için.
İlaçı ben bırakmıştım ama bence kullanmam gerekiyor.
Çünkü çok zorlanıyorum.
Bu böyle hani dopamin düşük o yüzden dikkatim dağınık falan gibi bir şey değil.
Psikiyatrlık bir durum.
Psikiyatrda kullanmamı söylemişti.
Ben bir ay kullandım sonra bıraktım.
Ya bilmiyorum onunla ilgili yorumlarınızı da alırım.
Hani iyi geliyor mu size?
Ben ilaca bağlı olmak istemiyorum.
Ama en azından hayatımın bu döneminde bence ihtiyacım var.
Youtube'a program yapıyorum ya mesela.
Geçen bölümde söyledim işte.
İl suer temelli olan bölümde.
Kızın sözünü çok kesmişsiniz demişsiniz.
Gerçekten çok kesmişim.
İşte ADHD bunu da yapıyor.
O kadar sabırsız ve dürtüsel oluyorsun ki o cümlenin sonunu bitmeden konuşuyorsun.
Bunu ADHD'liler anlar beni.
Diğerleri belki bahane gibi görür ama bu bilimsel bir gerçeklik.
Beyninin nörolojik yapısıyla alakalı bir şey.
Mesela o YouTube programlarında bana çok lazım ilaç.
Konukla birebir konuştuğum zaman dikkatim çok dağılıyor.
Yani her zaman böyle bir insanla iki kişi görüşüyorsam, iki kişi konuşuyorsam, iki kişilik bir konuşmada çok zorlanıyorum.
Neyse şu anlık düşüncelerim böyle.
Yine uzun bir girizgah oldu.
Bugün şirkete gidiyoruz önce.
Ondan sonra YouTube çekimine gidiyoruz.
Sonra zannediyorum ki cezaevine gideceğiz.
Hepsini beraber yaşayıp göreceğiz.
Az önce çok saçma bir şey oldu.
Bu şarkı çalmaya başladı.
sen bir belasın. Sonra benim aklıma
birden bir sürü düşünceler uçuşmaya
başladı. Ama güzel düşünceler.
Hani böyle daha minnettar
düşünceler uçuşmaya başladı. Birden
ağlamaya başladım.
Neden? Ama niye ağladım anlamadım.
Birden o kadar duygulandım ki.
Ama yani
olumlu bir şekilde duygulandım.
Neye duygulandığımı tam olarak anlayamadım.
Bizim histerik yaşam stayla.
En azından olumlu duygulardan dolayı ağlamak, bunu anlamlandıramasam bile,
aklıma ne geldiğini tam olarak çözemesem bile çok iyi geldi.
Hep bunu merak ederim çünkü.
Mutluluktan ağlayan insanlar falan var ya, nasıl ya?
Neye, nasıl bu kadar mutlu oluyorsunuz da bu mutluluk sizin gözlerinizi doldurup ağlatabiliyor sizi?
Bu hissi hep merak ederim.
Bu arada böyle olumlu hisleri merak etmek lazımmış.
Hani bazen çok saçma bir şey görürüz.
nasıl ya, onu nasıl yaptı, nasıl böyle bir mallık yaptı falan deriz ya.
Böyle sorular sorunca insanın başına mutlaka gelirmiş.
Nasıl sorsun cevabını evren verirmiş.
Olumlu duyguları, olumlu olayları merak etmek lazımmış.
Mutluluktan ağlamak nasıl bir şey çok merak ediyorum.
Şimdi artık her sen bir belasını dinleyişimde herhalde ağlayacağım.
Öyle oluyor. Size de oluyor mu?
Bir şarkıya bir anlam yükleyince, bir duygu yükleyince o şarkı her çaldığında
yıllar sonra bile olsa
o duyguyu hatırlıyorum. O duyguya giriyorum.
Duygusal bir jelibonum.
Ve yaşım ilerledikçe daha da duygusal
oluyorum. Eskiden böyle değildim ya.
Eskiden var ya gerçekten tam bir
biçtim. Çok şeydim
böyle. Nasıl diyeyim?
Hiç duygusal değildim hatta.
Artık çok duygusalım ve bunu çok seviyorum.
Keşke önceden de böyle olsaymışım.
Ne fenasın.
Bu tişörtü bence kesinlikle alın ya.
590 TL miydi neydi?
Ben bundan 3-5 tane alacağım farklı bedenlerde.
Çünkü düz beyaz tişört bulmak çok zor oluyor.
Ve ne kadar iyi yıkarsak yıkayalım bence bir yerinde bir iz kalıyor, bir leke kalıyor, geçmiyor.
Hele benim parfümüm tüm beyaz tişörtlerime leke yaptı.
yağlı bir formülü var sanırım.
O yüzden yeni beyaz tişörtler almam lazım.
İşe geç gidiyorum bu arada biraz.
Çünkü dün çok geç gittim eve ve çok yoruldum.
Yani default bir yorgunlukla yaşıyor gibiyim şeyden korkuyorum.
Hiç hasta olmuyorum falan diyorum ama
bu yorgunluğa dünyam dayanamayacak ve böyle çat diye çok hasta olacağım diye korkuyorum.
O yüzden bugün biraz geç gidiyorum.
Dünkü program çok güzel geçti ya.
Çok hoşuma gitti.
İnşallah kurguda da güzel olur ve
bölümde güzel bir şekilde çıkar.
Siz de beğenirsiniz.
Evet arkadaşlar kanalıma hoş geldiniz.
Bugün Maltepe cezaevine gidiyorum.
Aklınızda olsun Maltepe cezaevinde
akşamları 8 ile 9.30 arasında
sayım var. O yüzden gittiniz girdiniz
ettiniz. Ondan önce müvekkilinizle
görüşme ihtimaliniz yok.
Alın bu bilgiyi ne yaparsanız yapın.
Ama avukatlar için lazım bir bilgi.
Kulaktan kulağa öğreniliyor böyle şeyler.
Şimdi diyeceksiniz ki Zeynep, cuma günü işten çıktın, kendi ofisine gittin, biraz dinlendin ve gece cezaevine gidiyorsun.
Bunları yapman için senin çok iyi bir para kazanıyor olman lazım.
Herkes böyle sanıyor ama öyle değil.
Zengin olma yolunda emin adımlarla ilerliyorum.
Hayır hayır.
Ya şöyle, benim maaşımı çok iyi falan zannediyorlar.
Ama ben marketlikte tecrübeli bir insan değilim öncelikle.
Ve serbest avukatlık yapıyorum.
Serbest avukatlıktan daha iyi kazanacağın bir maaş bence kurumsala yeni başlayan bir insan için mümkün değil.
O yüzden benim motivasyonum para değil burada.
Herkes öyle zannediyor ama öyle değil.
Zaten hiç böyle bir planım da yoktu.
Dediler ki marketing sen yaparsın işte gel bir dene.
Sonra ben gittim denedim.
Sevdim.
Ekibi sevdim.
Ortamı sevdim.
Zaten vloglardan anlıyorsunuzdur biraz.
Her şeyi çekemesem de.
Başka vloglar da çektim iş yerinde.
Onları da göreceksiniz.
İşi sevdim.
Yeni bir işi öğrenmeyi sevdim.
Ve bu işi öğrenmeyi sevdim.
O yüzden de buna emek vermek istiyorum.
Şu an devam etme sebebim de bu.
Ama özel sektör öyle bir şey ki.
Zaten bunu kurumsalda çalışanlar bilir.
Her an her şey olabilir.
Hiçbir şeyin garantisi yok.
Ben 5 yıldır serbest avukatla emek vermişim.
Artık tam ekmeğini yiyeceğim zamanlardayım.
Ve çok şükür orada da para kazanmıyor değildim.
İyiydim yani.
ve güzel bir şekilde de yaptığımı düşünüyorum serbest avukatlığı.
Sadece benim biraz kafam karışıktı.
Avukatlıktan çok bıkmıştım.
Avukatlığı bırakmak ve başka bir şey denemeyi çok istiyordum.
Bunun için karşıma bir fırsat çıktı.
Ben de o fırsatı değerlendiriyorum.
Bunun sonunda ne olur hiç tahmin edemiyorum.
Daha iki ay oldu zaten ben başlayalı.
Bir ay sonra bu iş yürüme edebilir.
Üç yıl burada da çalışabilirim.
Hiçbir fikrim yok.
Sadece ileride pişman olmamak için bu fırsatı değerlendirmek istedim.
Ve şu anda mutluyum.
Bunun bedeli olarak da akşamları, bazen geceleri, bazen hafta sonları hatta her zaman hafta sonları çalışmam gerekiyor.
Bu bedeli de ödüyorum yani ne yapayım.
30 yaşında, 31 yaşında bunu denemek bana bir şey kaybettirmez diye düşünüyorum.
İlla her zaman böyle çok iyi bir maaş almak, çok iyi bir karşılık almak gerekmiyor.
Bazen gerçekten özellikle mesela benim durumumda benim kafamda bir soru işareti vardı.
Avukatlıktan başka bir mesleği yapabilir miyim diye hep çok merak ediyordum.
Bunu hep çok istiyordum.
Bunun karşısında bir fırsat çıkması ve benim bunu değerlendirebilmem de benim için kıymetli bir şey.
Paradan daha kıymetli bir şey hatta.
Çünkü avukatlar bilir ki bazen böyle umudunuz kırılır sonra çok iyi bir tahsilat yaparsınız ve avukatlığı tekrar sevmeye başlarsınız.
Serbest avukatlık öyle bir şey.
Ama kurumsal öyle değil yani her gün o işe gidiyorsun, her gün aynı işe emek veriyorsun, belli bir maaşla çalışıyorsun.
Tabii bunun karşısında garanti sabit bir gelirin oluyor.
Ve daha stabil gidiyor hayatın.
Serbest avukatlıkta hep çok dalgalı gidiyor.
Böyle 5-10 tane danışmanlığınız yoksa.
Öyle şu an iyiyim ya bilmiyorum.
Merak ediyorum yol beni nereye götürecek diye.
Bir şekilde de hallediliyor biliyor musunuz?
İşte akşam çıkıp cezaevine gitmek bana artık koymuyor mesela.
Zaten hiç koymuyordu da yormuyordu.
Okey abi ne yapayım ben bunun karşılığında zaten arkadaşlarımla buluşacaktım mesela.
Ya da eve gidip dinlenip dizi izleyecektim.
Tamam bugün de dizi izlemem eve giderim direkt yatarım modundayım.
Okeydir ya.
Sonradan acaba deneseydim nasıl olurdu demek de neydir ki?
Şu an daha ikinci ayım ve ikinci aydan şeyi fark ettim.
Avukatlığı ben aslında seviyorum.
Onu fark ettim.
Avukatlığın ekmeğini yemediğim tek bir alan dahi yok bu hayatta.
Bunu fark ettim.
Çünkü hukuk okuduktan sonra hayata kesinlikle biraz önde başlıyorsunuz.
Bir hukuk nostyonunuz, bir hukuk bakış açınız oluyor.
Olayları daha iyi analiz edebiliyorsunuz.
Biraz da buna yatkınsanız o aldığınız eğitim sizi gerçekten öne taşıyor.
Bunun sonucunda da yaptığınız her işte olumlu bir etki görüyorsunuz.
Ayrıca şey gibi hissediyorum.
Avukatlık hep benim, o altın bilezik muhabbeti var ya.
Avukatlık hep benim kenarda garanti bir işim.
Ve ben hani para kazanabileceğim net bir alan var gibi hissediyorum.
Bunları görmek beni biraz daha hani rahatlattı.
Önceden kurumsala başlamadan önce sadece avukatlığım içinde boğuşurken ve aklımda soru işaretleri varken bu nimetlerin çok farkında değildim.
Şu an o nimetleri biraz fark ettim.
Benim için iyi oldu.
Atıyorum ben kurumsalı bıraksam, avukatlığa full fokus olacağım ben desem çok daha iyi bir şekilde geri dönebilirim.
Onu hissediyorum.
Mirkan'la çektiğimiz bölümde de biraz bunlardan konuştuk.
Orada da zaten hemfikiriz.
Biraz aklı olan her avukat zaten aynı şeyleri düşünüyordur.
Hukuk okumak, avukat olmak gerçekten baya avantajlı konumlar.
Sadece ülkede çok kötü işlediği için biz bu kadar soğuyoruz.
Ya var ya bizim şirkette hukuk yapan zeka şirketi ya.
İşte insanlar genel olarak avukatların maaşlarını falan biliyorlar bir şekilde.
Avukatlar başka ofislerde çalışsa ne kadar alır ne yapar bunları biliyorlar.
Ve şok oluyorlar.
O kadar düşük ki çünkü onlara göre ve herkese göre zaten piyasaya göre.
Ben buna çok üzülüyorum.
Ya insanların gözünde saygınlığı iyice bitiyor avukatların.
Başka mesleklerden insanlar diyorlar ki mesela ben avukatların çok iyi para kazandığını zannederdim.
Buraya girince öğrendim ki bağlı çalışan avukatlar çok az para kazanıyor.
İşte 30-40 bin lira 50 bin lira falan alıyorlar.
O yüzden saygım azaldı falan diyorlar.
Ya ne kadar kötü bu kadar saygın bir mesleğin bu kadar önemli bir mesleğin kendi elimizle hep beraber yürüttüğümüz yanlış politikalardan dolayı bu hale gelmesi ne kadar kötü ya korkunç bir şey.
Ve şöyle söyleyeyim size, düşünsenize o insanların hiçbirisi avukatlık yapamazlar. Avukatlar onların yaptığı işi yapabilir, bazılarının yaptığı işi.
Ama o insanlar avukatlık yapamazlar. Buna rağmen onlar avukatları eziyorlar. Ve haklılar.
Kurumsalla ilgili çok fazla tespit yapıyorum. Çok fazla gözlem yapıyorum. Ve doğru düşündüğümü düşünüyorum.
Bunları gördükçe de avukatların kendi kendine yarattığı bu dünyayı, mesleği itibarsızlaştırmayı, patron avukatların çalışanına değer vermeyerek oluşturduğu bu kötü algıyı kırmak istiyorum.
Keşke bir şeyler yapabilsem ve böyle bir şeyler değişebilse diye içimde çok büyük bir istek uyanıyor.
Çünkü bunu hiç hak etmiyoruz.
Sizlerin düşüncelerinizi de merak ediyorum bu konuda.
Mesaj atabilirsiniz.
Neyse ben cezaevine doğru yaklaşıyorum.
Abone olup beğenip yorum yapmayı ve hype'lamayı unutmayın.
Sizi seviyorum. Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir. Bu bölümün sesi transkript çıkarıldıktan sonra değiştiği için satır takibi ve tıklayarak atlama kapalı.
