
Odea ile Yatırım Odaklı Podcast’i dinlemek için: Tıklayın
Bu bölüm “Odea” hakkında reklam içerir.
129.bölümde 30 yaşımı uğurlarken bu yıl hayatımda değişen şeyler, yalnız kalışlarım, kalp kırıklıklarım ve vazgeçişlerim üzerine uzuun bi Bilinç Akışı’nda kalalım istedim. 💛 Bu yaşımın en büyük iyi ki’lerinden biri sizlersiniz. Benle burda beraber olduğunuz için çok teşekkür ederim herrr birinize🫂
Transkript
Doğum günümdü diyen Bülent Sertaç'ı anladığım dakikalardayım.
Bir tane tweet vardı hatırlayanlar vardır.
Bülent Sertaç ile Şarapova aynı karedeler.
Bülent Sertaç en önden izliyor Şarapova'yı tenis maçında.
Birisi de şey yazmış.
Bülent Sertaç Şarapova'yı en önden izlemeyi hak edecek ne yaptı yazmış.
Bülent Sertaç da altına yorum atmıştı doğum günümdü diye.
Ve o yüzden doğum günümdür lafı ikonik bir laf haline geldi.
Evet arkadaşlar, Bilinç Akışı Podcast'ın 129. bölümüne iyi ki geldiniz, iyi ki sizler geldiniz.
Saatlerimiz 12'yi biraz geçmiş durumda.
Bugün benim doğum günüm.
Kaç yaşına girdiğimi hala hesaplayamadığımı fark ettim.
95'liyim, 2026 Eylül'deyiz.
30 bitti, 31 mi oldum?
31 bitti
32'den gün aldım galiba ben
Arkadaşlar
Ben galiba 32 yaşından gün aldım
32
Küçükken 32 yaşındakileri
Teyze diyordum
Ve şu an hiç teyze hissetmiyorum
31 yaşındayım demek de
Kulağa hiç hoş gelmiyor
30 iyiydi ya
32 de güzel
33 de güzel mesela
Bana şey gibi geliyor sanki
32-33 çok güzelmiş gibi geliyor
31 biraz daha böyle
Ara bir yaşmış gibi geliyor
Neyse ona veya böyle gece 12
Geçmesine falan çok takılmıyorum da
Geçen haftada bölüm atamadığım için
Bugün hem bana bir hatıra
Kalsın hem de size
Hafta arasından bir selam
Vereyim istedim
Ve editsiz bir bölümde
Buluşuyoruz
Direkt sabah sizde olacak
İnşallah
Şöyle yapıyorum ben siz ne yapıyorsunuz bilmiyorum doğum günlerinizde ama her yıl mutlaka çok böyle çok aktif bir Twitter kullanıcısı olduğum için geri dönük tweetlerimi okuyorum
Bir yıldır neler yazmışım falan diye 2010'dan beri Twitter kullanıyorum çünkü 16 yıldır
Tabii sizin şu an gördüğünüz hesap benim son bir yıldır iki yıldır falan aktif kullandığım hesap da ondan önce düşünsenize 15 yaşından beri aktif olan bir Twitter hesabım var.
Hatta o Twitter hesabı hacklendi. Hacklendi diyeyim yani tamamen kaybolmadı ama birinin eline geçti sonra hesabı geri aldım ama aktif kullanamıyorum.
Tweetlerimi okuyabiliyorum
Aktif kullanamıyorum
Twitter'a mailler attım mesajlar attım dönmedi
Geçen birisi şey demiş
İsrail'cim İbrahim'ce yazarsan dönüyorlar demiş
Oturdum chat tipti İbrahim'ce çevirdim bir de
Belki işe yarar diye öyle mail attım
Hala geri alamadım
Anyways geri dönüp tweetlerimi okudum her yıl olduğu gibi
Günlüğüme şöyle bir baktım
Geçen yıldan bu yıla neler değişmiş diye
En çok gözüme çarpan şey
Geçen yıl yazmışım ki
Bu arada Çağatay Ulusoy'la aynı gün doğduğumu iftiharla söylemek isterim
Bir yerlerde beni beklediğini biliyorum Çağatay
Senin de doğum günün kutlu olsun
Geçen yıl yazmışım ki
İlk kez bir 23 Eylül güzel geçecekti
İğne olmadı falan gibi bir şey yazmışım
Neden yazdığımı hatırladım sonra
Birisi sebepli yani daha doğrusu o dönem birisi benim canımı sıkmıştı
Ben de herhalde o yüzden böyle bir kötü hissetmişim
Birisinin canımı sıkmasına ve doğum günümü biraz böyle buruk geçirmeme izin vermişim
Şu an mesela bu yıl hiç öyle bir şey yapmadığımı fark ettim ki
bakın pazar günü
şey atamama
böyle atamama sebebim gerçekten
acayip canımı sıkkındı.
İş yerinde çok kötü bir
kaç gün geçirdim.
Burayı yakalayamamış olanlar
için bir şirkette
marketing departmanında
işe başladım.
Ama bu şirket hukuk yapay zeka
şirketi. O yüzden ben aslında
marketingde yine avukatlıkla
ilgili bir şey yapıyorum. Şöyle
Ve düşünebilirsiniz bunu çok soran olduğunuz için buradan ufak bir söyleyeyim.
Şimdi hukuk yapay zeka şirketi olduğu için ve marketingde çalışan insanlar doğal olarak avukat olmadığı için,
hukukçu olmadığı için onların bir hukukçu gözüne ihtiyacı oluyor.
Bir avukat gözüne ihtiyacı oluyor.
Ben de orada onu sağlıyorum.
Öyle söyleyebilirim çok kaba bir şekilde.
Yine avukatlıkla bağdaşan ve baya ilgili bir şey yapıyorum yani marketingin içinde de.
Ama tabii daha yaratıcı bir alan.
Neyse öyle bir şirkette işe başladım.
İki ay oldu.
Bazı şeyler zor oluyor işte ya.
Normalde serbest avukatlık yapıyorum beş yıldır.
Ve kurumsalda çalışmak bir zor geliyor.
Bazı şeyler gözüne batıyor.
Avukatlarda da şöyle bir şey var genel olarak.
Mesela bir şey gözüne batınca hani sen ona arkanı dönüp gitme ihtimalin
Daha düşük diğer insanlara göre, diğer mesleklere göre.
O yüzden bazı şeyler gözüne battığında söylüyorsun veya rahatsız oluyorsun, bir şey düzeltmek istiyorsun.
Ama kurumsal hayat benim anladığım kadarıyla tölere etme işi, görmeme işi, arkanı dönüp gitme işi, çok kurcalamama işi.
Bu açılardan biraz zorluk yaşıyorum.
Ve birkaç gün önce istifa ettim.
İstifa ettim gerçekten çünkü ya çünkü şu bazı şeyler çok rahatsız etti beni ve abi yöneticimle de biraz kötü bir şekilde tartışmış bulundum.
Ondan sonra onun üzerine ani bir kararla istifa ettim. Bizim dramalar. Sonra yöneticimle tekrar konuştuk ve toparladık bir şekilde devam ediyorum.
İstifam kabul olmadı değil ne denir
Orucum kabul olmadı gibi oldu
İstifam baştan butlan oldu
Ben de aynı bir karar verdiğim için zaten
Neyse ki bir şekilde toparlayabildik
Ama yöneticimle tartıştığım şeyden
Şunu fark ettim
Her zamanki farkındalıklarımız devam ediyordu
Ya ben ilk kez böyle bir yerde çalışıyorum ve bazı şeyleri ilk kez yaşıyorum
Yöneticim ilk kez bu kadar büyük bir şirkette yöneticilik yapıyor
O da bazı şeyleri ilk kez yaşıyor
Sonra tekrar konuştuğumuzda bunu fark ettik
Dedik ki tamam sen de bazı şeyleri ilk kez yapıyorsun
Ben de bazı şeyleri ilk kez yapıyorum
Böyle sorunlar olabilir
Ama daha açık iletişimle daha birbirimize konuşarak birbirimize belki önerilerde bulunarak bunu aşabiliriz gibi bir yere geldi muhabbet.
Bunu çok sık düşünmeye başladım bu yıl.
Özellikle mesela bir şeyler insanlarla ilgili falan da gözüme takıldığında veya kendime karşı acımasız olduğunda diyorum ki
Ya tamam sen de ilk kez yaşıyorsun bunu.
Sen de bu yaşa ilk kez geldin.
Veya bu yoldan ilk kez geçiyorsun.
O yüzden bu kadar hani kendine karşı hırpalayıcı olma veya insanları mesela artık hiç hemen yargılamıyorum diyebilirim.
Yani bunu hep göz önünde bulunduruyorum.
Bu insan bunu bilerek mi yapıyor, bilinçli mi yapıyor?
Daha önce elli kere yaptı mı atıyorum veya o yoldan geçmesine rağmen bu dersi alamadı mı ve beni yıpratıyor mu?
Yoksa o da işte bu olayda olduğu gibi ilk kez bu yoldan geçiyor ve samimi mi?
Hani bunu sorguluyorum biraz.
Kendime bunu daha az yapıyorum insanlara yaptığımdan.
İnsanlara karşı bence daha şefkatli yaklaşıyorum o noktadan.
Nacizane bir şefkatten bahsediyorum.
Kendime daha acımasız oluyorum.
Geçerlerde birisi mesaj atmıştı.
20 yaşında falanmış sanırım.
Yani 20-22-18 öyle bir şey.
Değil mi gözümde?
O 18-22 yaş herkes aynı yaşta zaten.
Şey demiş.
Ya demiş Zeynep ben bir hata yaptıktan sonra kendime çok kızıyorum.
İşte ben bu hatayı niye yaptım?
Bunu yapmamalıydım.
İşte çok yanlış bir şeydi bu falan filan.
Böyle kendime çok yükleniyorum demiş.
Hiç hata yapmamak istiyorum.
Düzgün bir şekilde yaşamak istiyorum falan demiş.
Mesela onu anlatırken de aklıma geldi.
Ona da söyledim.
Abi ilk kez 18 yaşında oluyorsun sen.
İlk kez 20 yaşında oluyorsun.
Yani sen çoğu şeyi şu an hayatında ilk kez yaşıyorsun.
Atıyorum bir arkadaşınla büyük bir kavga ediyorsun.
Ve belki de daha önce hiç yakın bir arkadaşınla büyük bir kavga etmedin.
Hani onun yükünü sırtına bu kadar bindirmeye gerek yok.
Hani dersen ki 18 yaşında ben bu hatayı yapıyordum.
20'de de yaptım, 25'te de, 30'da da yaptım.
Aynı hatayı 50 kere yaptım dersen,
okey otur o zaman kendini sorgula, kendine yüklen ve
hani o takkeyi önüne al muhabbeti var ya,
ben niye hep aynı hataları yapıyorum diye düşün.
Ama bir kez başına gelen bir şeyde kendine o kadar yüklenmen aslında gerek yok
Öz şefkatin de ucu kaçmamalı bence
Günümüzde bence bu da biraz abartılıyor
Kendinize öz şefkatli olun, kendinize çok merhametli olun
Her konuda o kadar merhamet de iyi bir şey değil
Biraz insanın kendisine de objektif bir şekilde bakabilmesi gerekiyor
Ama işte o dengeyi iyi kurmak lazım
Çoğu şeyi ilk kez yaşadığımızı fark etmek ve hem birlikte çalıştığımız, birlikte vakit geçirdiğimiz
İşte hayatımızdaki insanlara karşı bunun tolerasyonunu göstermek
Hem de kendimize karşı da bence daha yumuşak olmak lazım
Şey diyecektim işte böyle çok kötü birkaç gün geçirdim
Gerçekten ben de üzüldüm yani ki haklı olduğumu düşündüğüm yerler vardı ama yani üzüldüm sonucunda.
Fakat mesela bugün oturduğumda şu an doğum günüm ve işte bu doğum günümde güzel geçecekti ama bu sefer işte yine kötü geçti.
Yine kötü hissediyorum demiyorum.
Hani bunu dış bir etmene bağlamıyorum.
Geçen yılki kafamla dış bir etmene bağlamışım ve birinin benim canımı sıkmasına ve doğum günümü buruk geçirmeme izin vermişim.
Şu an mesela o noktada olmamak beni mutlu etti.
Diyorum ki tamam demek ki sen en azından bir yıldır bu konuda bir gelişme göstermişsin.
Şu an daha kendi merkezindesin gibi çok kişisel gelişim lafı söylemek istemiyorum.
İstemiyorum.
Kendi eksenindesin diyeceğim.
Yani aynı şey çıkıyor.
Ama öyle yani gerçekten daha bütünsel bakıp anın getirdiği kötü hisslere odaklanmayıp
genel olarak hayattaki böyle daha pozitif şeyleri görmeye bence alıştım son bir yılda.
Çok daha fazla alıştım bunu zaten fark ediyorum.
Mesela size de hep söylüyorum ya şükretmek en ufak şeylere dahi şükretmek.
Bu benim hem mentalime çok iyi geldi hem de bence bunu yaptıkça karşıma çıkan şanslar, bereket, tek para anlamında demiyorum hani sevgi de bir bereket ya atıyorum arkadaşların, ailen.
ya da fırsatlar hani bunları da bence çoğaltıyor.
Çoğalttı yani.
O yüzden bu konuda çok kendimden razıyım.
Hayata şükretmek ve şükretmek için büyük şeyler beklememek,
uyumadan önce böyle kalbimdeki o minneti hissetmek noktasında
çok şükür ki buna da çok şükrediyorum bunu fark ettiğim için
güzel bir noktada olduğumu düşünüyorum.
Bunu size nacizane bir şey önerebileceksem
Kendinize bunu belki alışkanlık edinmenizi önerebilirim
Çünkü bu biraz da şey bir şey
Fake it till make it diye bir şey var ya
Gerçek olana kadar öyleymiş gibi yap
Belki ilk başta zoraki zoraki böyle
Çok şükür ne kadar güzel bir yağmur yağıyor
İnşallah bereketli olur falan demek atıyorum
bunu bir zaman sonra
yapa yapa aklına geldikçe
yapa yapa bir zaman sonra refleks
haline getirip beynin de
onları görmeye başlıyor
mesela işte oturuyorum ben şimdi
mutfağın ışığı açık
böyle yukarıdan bir ışık açık olur ya
davlumaz ışığı gibi
şu an o bile beni mutlu ediyor çünkü
eskiden
2 yıl öncesine kadar falan
böyle kendi evinde oturup mutfaktaki
o davlumaz ışığını açıp
Köşe koltuğunda böyle keyifli vakit geçiren birisini görmek bana çok cezbedici gelirdi.
Şu an o yüzden o ışığın bile değerini biliyorum.
Aşırı polyanlacılık yaptın diyeceksiniz belki ama bunların değerini bildikçe daha güzel şeylerin hayatımıza geldiğine inanıyorum.
Bunu özellikle girişte bir belirtmek istedim.
Sonra düşünüyorum, bakıyorum notlarıma.
ne not almışım
editsiz yapınca da böyle oluyor
çok özür diliyorum hemen bakıyorum
evet kendime odaklıydım
hepimiz ilk kez yaşıyoruz
birisi bunu kayda girmeden önce gördüm
tiktokta işte bir video atmış
dinlemeyi sevdiğim kadınlar diye
Yani hayata bakış açısını falan sevdiğim.
Benle ilgili şey demiş.
Beni de etiketlemiş sağ olsun.
Demiş ki Zeynep'in hayatını bir macera gibi görmesini seviyorum demiş.
Ya bu o kadar hoşuma gitti ki.
Gerçekten son zamanlarda son özellikle böyle bir iki yıldır falan.
Hani hayatı böyle daha böyle dizi gibi görün diyorlar ya işte.
Atıyorum 10 sezonluk dizi gibi görün daha ikinci sezondasınız falan diyorlar.
Öyle görmeyi seviyorum.
Macera gibi görmeyi seviyorum.
Önceden 20'lerdeyken özellikle böyle devamlı akıntıya kürek çekiyormuşum gibi haldır huldur.
İşte böyle biraz zorlanarak falan ilerliyordum sanki.
Bence 20'ler zaten böyle bir yaş aralığı artık bu devirde.
Ama 20'lerin sonlarından itibaren özellikle işte son bir yıldır da
Hayatı böyle daha hani ping pong topu gibi hissediyorum hayatla kendimi
Okey o bana bir şey gönderiyor ben ona bir şey gönderiyorum
O bana bir şey gönderiyor ben onu hani böyle görmeye çalışıyorum
Değerlendirmeye çalışıyorum
Tamam diyorum hani bir deneyeyim olmazsa akarız zaten yine
Akar gideriz böyle daha rahatız olabilir daha işte Allah izin verirse ömrümüz uzunsa atıyorum 80 yılsa 30 yaşındayken hayatının bir döneminde şans verdiğin bir şey sana zarar vermez zaten bir tecrübe olur bu da bir şeye katar diye düşünüyorum.
Bir şeylere böyle bakmak ve kızın dediği gibi hayatı macera gibi görmek çok da ciddiye almadan daha böyle sakin, daha keyifle yaşamamı sağladı gibi hissediyorum.
Bu da önerebileceğim bir şey.
Mesela böyle TikTok'ta şey çekenler oluyor.
Hayatla flörtleşin.
Orada tam olarak ne demek istiyorlar bilmiyorum ama sanırım dediğim şeyle aynı kapıya çıkıyor aslında.
Her şeyi çok ciddiye almak değil de tabii ki belli başlı şeylerde bir düzen oturtmamız, ayaklarımızın yere basması gerekiyor.
Ama atıyorum o maddiyat bizim oturtmamız gereken bir düzense maddiyatın alt başlığında karşımıza çıkan şeylerde biraz daha böyle denemeye açık veya görmeye açık böyle yaşayıp gitmeye açık olmamız gerekiyor gibi hissediyorum.
O yüzden macera gibi görüyor demesi çok hoşuma gitti.
Öyle yapmaya çalışıyorum.
Yani ne bileyim mesela eskisinden çok daha heyecanlanıyorum birçok şeye.
Eskiden öf pöf falan yaptığım şeylere artık böyle güzel bir heyecan duymaya çalışıyorum.
Genelde duyuyorum ama hani bu içimde yoksa bile aa tamam hadi bu bizi nereye götürecek acaba?
Hani ben bugün buraya zorla geldim ama belki bugün güzel bir şey olur diye bakmaya çalışıyorum.
Ve bence bunların hepsinin temelinde o şükrettikçe insanın gözünün pozitif şeyleri görmesi ve odağının oralarda kalması yatıyor.
O heyecanımı umarım kaybetmem.
O heyecan çünkü beni hep çok güzel yerlere götürüyor.
Ve bir şey heyecanlanınca da böyle hırslanıyorsunuz da iyi anlamda diyorum azim de duyuyorsunuz.
Anında tadını daha fazla çıkarıyorsunuz.
Ya yediğiniz bir pizzanın bile böyle tadını daha fazla çıkarabiliyorsunuz.
Benim en yakın arkadaşlarımdan birisi de böyle bir insan.
Melon, Melis.
Mesela biz böyle çok şey oluruz.
Ya hadi yeni bir yer işte yeni bir yer deneyeceğiz ole falan oluruz.
Hani orada biraz abartırız.
Ama o abartma işi iyi gelir hani anladınız modumuzu yükseltir.
Bence bunu falan da biraz daha arttırabiliriz hepimiz genel olarak.
Çünkü bir yandan da şeyi görüyoruz ya yaşımız ilerliyor ve kaybettiğimiz insanlar oluyor.
Hastalanan insanlar oluyor ve ummadık şeyler duyuyoruz.
Avukatlar olarak zaten mesleki olarak da çok kötü şeylere şahit oluyoruz.
O yüzden hani o heyecanı tutmak diri tutmak anı biraz daha anlamlı yaşamak bence çok iyi geliyor.
Hayat çok klasik ama hayat kısa gerçekten.
Ben şimdi size bu bölümü açarken inşallah sabah sizde yayında olacak dedim.
Hani bilemeyiz her an ne olacağını.
O yüzden yaşadığımız her anda minnettar kalıp heyecanlanmayı da çok kıymetli buluyorum.
Mesela istifa ettim ya o gün
Çıktım iş yerinden
Akşam
Üzüldüm de bu arada istifa ettime
Çünkü severek çalışıyorum aslında
Ama biraz mevcut koşullar beni oraya itmişti
Düşünüyorum böyle
Bir şey bitti
Ama dedim ki
Tamam bitişler
Şu ana kadar ki tecrübelerimle
Bitişler evet zor olabiliyor
Bir şeye veda etmek
İnsanlara veda etmek zor olabiliyor
Ama o hep yeni bir kapı açıyor yani.
Her bir şey bittiğinde doğal olarak hayat akışında sen yeni bir şeye başlıyorsun.
Ve o bitişler de o yüzden beni artık heyecanlandırıyor.
Hani biraz abartıyor muyum bilmiyorum ama.
Mesela bir arkadaşım var o da işten çıktı.
Mesela onun adına ben heyecanlanıyorum.
Çünkü iyi bir yerde çalışmıyordu.
Okey şu an işsiz belki.
ama hani bundan sonrası gireceği yer için ümitli olduğum için
ona karşı güvenim de tam olduğu için güzel bir yere gireceğine dair
dışarıdan bakınca ben onun adına heyecanlanıyorum.
O belki zor bir dönem yaşıyor ama diyorum ki tamam hani kimdir hayat şimdi ona ne getirecek
ve o geri dönüp baktığında tamam ya ben o zaman üzülmüştüm ama
bak iyi ki de çıkmışım oradan, iyi ki de bu işe girmişim diyecek diye düşünüyorum.
Biten ilişkilerde de aynısını düşünüyorum.
Özellikle nişan atmak mesela çok zor bir şey.
O insanlara çok saygı duyuyorum ve çok karşılaşıyorum.
Onlar adına da heyecanlanıyorum.
Diyorum ki sen bu nişanı atarak ne kadar zor bir karar verdin
ve evleneceğin kişiden vazgeçtin.
Eminim ki burada doğru bir karar verdiyse tabii ki
O iradenin karşılığını bir şekilde hayat sana verecek ve kim bilir karşına kimi çıkaracak diye düşünüyorum.
O yüzden bitişlerin de güzel şeylerin başlangıcı olduğunu bilmenin huzuru oluyor içimde.
Hem kendime karşı hem de çevremdeki insanlara karşı.
Diğer yandan mesela bu yıl çok teşekkür ederim.
Her birinize şu an kulağımda bunu dinleyen, arabada giderken dinleyen, metroda giderken dinleyen her birinize.
Ev işi yapanları da unutmuyorum.
Ev işi yaparken dinleyenler.
Her birinize çok teşekkür ediyorum.
Çünkü bu yıl bu yaşımda podcast çok güzel bir şekilde büyüdü.
Daha da çok büyüyeceğini ben o kadar iyi biliyorum ki zaten.
Artık hani rüzgarı arkamıza aldık onun farkındayım.
Ama hani şu an gerçekten hiç hayal edemeyeceğim bir noktadayım.
Bugün biriyle telefonda konuşuyorum.
İşle ilgili tanımadığım birisi.
Kız şey dedi.
Ben sizin sesinizi bir yerden tanıyorum.
Hani bilinç akışı podcast falan dedi.
Artık böyle bir noktadayız.
İnsanların hayatında sesiyle var olan biri olmak bana da sürpriz oldu.
Gerçekten hiç aklıma gelmeyecek bir şeydi.
Bir yandan da çok tatlı geliyor.
Yani ne bileyim kombin videoları çekerek bilseydiniz beni bu kadar mutlu olmazdım.
Ya da işte başka türlü sosyal medyanın başka bir ayağından tanışmış olsaydık bu kadar mutlu olmazdım.
Çünkü burada kalbimi açıyorum ve bunu görüyorsunuz, hissediyorsunuz, çoğu zaman yazıyorsunuz ve ortak bir şey paylaşıyoruz.
İnanın bu benim yutkunmamı sağlıyor şu an ve böyle duygulanmamı sağlıyor
O yüzden her birinize çok teşekkür ediyorum
Geçen yıl aralıkta yani podcast'te düzenli başladıktan sonraki birinci yılımda
PowerTürk podcast ödüllerine aday gösterilmiştim
Ve bu benim için inanılmaz bir şeydi
Yani rakiplerim Ece Targıt, Doktor Güleç, Burcu Esmersoy falandı.
Onlarla aynı kategoride aday gösterilmek benim için inanılmaz büyük bir şeydi.
İlk mail geldiğinde şey sandım ben, dolandırıcı falan attı sandım.
Hiç ciddiye bile almadım.
Tabii ki ödül alamadım.
Yani sonuçta bu takipçilerin oylamasıyla olan bir şey ve insanların takipçisi benim 10 katım falan Instagram'da.
Burada da öyledir muhtemelen.
Ama oraya aday gösterilmek bile benim için inanılmaz büyük bir şeydi.
Geçen birisi şöyle bir reels çekmiş çok hoşuma gitti.
Odadaki en tecrübesiz kişi olduğum için çok gergindim ama odadaydım.
Tam öyleydim ben de oradayken.
Oradaki en tecrübesiz, en yeni, en böyle küçük podcast'ı olan kişiydim belki.
Ama sonuçta oradaydım.
O yüzden her birinize teşekkür ediyorum.
Bu sayenizde oldu.
Seveceğinizi düşündüğünüz arkadaşınız varsa, seveceğini düşündüğünüz arkadaşınız, onlara da atarsınız.
Ve bu şekilde birlikte büyümeye devam edersek çok çok sevinirim.
Buraya gelmişken Spotify'da Apple'da takip etmeyi ve Apple'dan yorum yapmayı da unutmayın.
Apple'daki yorumların hepsini görüyorum.
Cevap yazamıyoruz nedense ama hepsini okuduğumu bilmenizi istiyorum.
Bu bağı kurmak bu arada hani bana ya bilmiyorum o kadar iyi geldi ki.
Böyle hayatta şey var ya geçen arkadaşıma anlatıyordum bunu.
Biraz çoğu şeyi yani biraz değil birçok şeyi biz maddiyat için yapıyoruz
Podcast'ın ilk bölümlerinde de ilk bölümde değil ilk 50 bölümünde falan
İlk 50 bölümünde falan ben de yani buradan para kazanmakla ilgili bir şeyler anlatıyorum ama
Böyle kaygılarım da var ama
Aslında bugün geldiğim noktada şuna bakıyorum
Burada bizim o edindiğimiz manevi bağı
Ben inanın aldığım en iyi sponsorluklarla, en böyle en ünlü markalarla çalışmakla falan
Instagram'dan örnekleyeyim.
Instagram'da bunları yapmakla podcast'a kurduğum bağı sağlayamazdım.
Hayatta bazı şeyler maddiyet için yapılmalı okey.
Ama bence hepimizin manevi tarafını doyurmaya bir ihtiyacı var.
Bu işte inançlı olabilir, ibadetli olabilir, bunun yanında işte bu şekilde anlamlı iyi gelen hislerle olabilir, yardım etmekle olabilir.
Biraz daha bu yıl ben o manevi tarafımı daha fazla doyurmaya başladım.
Ve bence o tarafı doyurdukça da kendi hayatımda, kendi mentalimde daha iyi bir noktaya geldim.
Daha iç huzuru olan bir insana dönüştüm.
Bu tabii ki sadece ibadet etmekten bahsetmiyorum.
Dediğim gibi benim burada kurduğum bağ mesela manevi bir bağ sizle.
Tabii ki artık buradan para kazanıyorum da.
İnanın artık urnunda bile değil.
Bu manevi bağ bana çünkü asla veremez hiçbir şey.
Anlamlanıyor ya hayat.
O çok önemli.
Diğer yandan mesela bu yıl şeye çok dikkat ettim.
Bunu söyleyeceğim çünkü belki aklına gelmeyen vardır.
Belki bir ya evet ben de böyle bir şey yapabilirim diyen vardır.
O açıdan söyleyeceğim.
Ya kazandığım her paradan büyük veya küçük olsun bir öğrenciye bir harçlık göndermek.
Bu benim manevi olarak iyi hissettiğim şeylerden birisi oldu.
Hem bir insana faydası oluyor mudur bilmiyorum ama faydası olmasını umuyorum, diliyorum.
O şekilde bir fayda sağlamak bir insana zaten çok iyi geliyor.
Hem bize verilen nimetleri, güzellikleri paylaşmamız gerektiğine inanıyorum.
Hem o açıdan çok iyi geliyor.
Hem de dediğim gibi işte o manevi kısmı doyuruyor
Belki paranın bereketini bile arttırıyor olabilir
Paranın bereketini arttırmasa bile
Oradan aldığın bir dua bence en alakasız yerde işine yarıyor gibime geliyor
Ben bunu bunun için yapmıyorum
Bana dua etsin falan diye yapmıyorum
İçimden geldiği için yapıyorum
Ama bazen o kadar bir şeylerde direkten dönüyorum ki
Hani bu kaza bela gibi söylemiyorum sadece ama atıyorum bu istifa olayında direktten döndüm resmen ve oradan dönmek çok kolay bir şey değildi açıkçası.
Hani hiç beklemiyordum da zaten böyle bir şey olmasını.
Hani şansının yaver gitmesi, iyi insanlarla karşılaşmak, anlayışlı insanlarla karşılaşmak, hani böyle işlerinin rast gitmesi.
Bence bunun için, bunu istiyorsak eğer böyle şeylere biraz önem vermemiz gerekiyor gibime geliyor.
Hani sadece maddi bir destek değil de bu bazen böyle anneannenin arayıp böyle beş dakika sesini duymak olur.
Ne bileyim sokaktan geçen bir çocuğu sevmek olur, kediyi sevmek olur.
Hani böyle şeyler anlatabildim mi?
O içimizi besleyen şeyler.
Maalesef hayatta maddi şeylere ve tüketime çok odaklı yaşıyoruz artık.
Bunu yani Instagram, sosyal medya falan kullandığımız için de çok maruz da kalıyoruz buna.
Ama durup bir böyle ufak şeyler yapmak bence hayatı daha anlamlı kılıyor
Ve ben bunun bereketine de inanıyorum dediğim gibi
Duanın gücüne de inanıyorum
Yani hiç tanımadığım bir insandan bana geçen şöyle bir mesaj geldi mesela
Abla bu sabah sabah namazında camiye gitmiştim
Duamı ettim kalktım
Tam kalktığımda nedense aklıma sen geldin
Halbuki hani son zamanlarda hiç podcast'ını dinlemedim, YouTube vloglarını izlemedim ama tam kalkarken aklıma sen geldin ve hani geri oturup senin için de dua ettim.
Ya bu, ya ben bunun için o kadar minnettarım ki bu dua eden insanların mesajları geliyor bazen.
Çok şaşırıyorum.
Şunu da bilmenizi istiyorum.
Ben, ben de aynı şekilde size dua ediyorum.
Hani nasıl biliyor musunuz bunu önceden içerik üreticilerinden duyardım ve hiç inanmazdım.
İşte takipçilerime dua ediyorum falan derdim.
Abi nasıl ediyorsun takipçilerine dua yani bilmiyorsun ki o insanları.
Ama artık şuna inanıyorum hani böyle bir hepimiz kolektif olarak birbirimize bağlıyız ya.
O noktada hani ben takipçilerime niyet ederek dua ettiğimde zaten yani Allah, evren artık her neyse o duayı yerine ulaştırıyordur diye düşünüyorum.
O yüzden her duamı katıyorum size ve sizden de böyle mesajlar geldiğinde çok duygulanıyorum.
Çok duygulanıyorum arkadaşlar
Evet ya ben bu yıl çok duygulu bir insan oldum
Çok duygusal bir insan oldum
Önceden böyle değildim
Hani artık böyle daha kendim olduğum için duygularımı mı belli ediyorum o yüzden mi
Yoksa daha duygusal mı oldum yaş almaya başladıkça
Bilmiyorum
Bir yandan ama bunu çok sevdim
Abi çok rahatlatıcı bir şey
Hiçbir şey içine atmıyorsun
Ağlıyorsan ağlıyorsun
Gülüyorsan gülüyorsun
Ne bileyim tepki gösteriyorsan gösteriyorsun
İnsan gibi yaşıyorsun yani
Taktik yapmadan işte o ne der bu ne der diye düşünmeden
Yani bilmiyorum geçenlerde mesela istifa ettiğim gün kendimi tutamadım ve çok duygulandım yine
Böyle ağladım falan
Normalde hani ağlamazdım insanların yanında
Ama hiç de kötü bir şey olmadı
Yani aksine daha iyi bir bağ kurdum insanlarla belki
Veya kendimi daha iyi ifade edebildim
Gidip orada tuvalette ağlayıp geri gelsem
Muhtemelen domuz suratlı, domuz suratlı demin de
Hani böyle mendebur suratlı bir insan olarak gözükecektim
Ama orada kırılganlığımı gösterdiğimde
veya işte bir süredir çok fazla şeyle uğraşmanın getirdiği o burnout'u yaşadığımı söylediğimde
hani iş arkadaşlarına da böyle daha iyi bir iletişim kurabildim.
Ve kimse de oturup da benim ağlamama takılmadı.
Mesela okey bu insanlık hali ve o an bir duygusal bir an yaşadım, bir boşalma yaşadım gibi oldu.
O yüzden bu duyguları yaşama olayını çok sevdim bu yıl
Yani bunu bilinçli yapmadım
Ama biraz daha sanırım kendim olmayı başarabildiğim için
O içimdeki o kırılganlığı da gösterebilmeye başladım
Ben burada size anlatıyordum
Hani kırılgan yanlarımı, işte yeryüzünde bulamadığım hisleri falan
Ama normalde hani ortamda böyle çok anlatmam öyle şeyleri
Burada anlatıyorum çünkü kimse beni tanımıyor
Çünkü evde mikrofonla anlatıyorum
Ortamda böyle duygularını falan çok anlatan bir insan olmadım hiçbir zaman
Zaten bence hani dışarıda öyle olmadığım için bu podcast'i yapabiliyorum
Dışarıda öyle olsam zaten akıtmış olacağım birilerine, arkadaşlarımla falan, aileme
ve içimi boşaltmaya ihtiyaç duyduğum bir alan olmayacak.
Ama işte hayatım boyunca öyle yaşamadığım için bir noktada podcast'te içimi boşaltmaya başlamıştım.
Şimdi iki taraftan da gideceğiz inşallah.
Hani o kırılganlığı göstermekten çekinmiyorum artık.
Ve birisi kırılganlığını gösterdiğinde de hayran kalıyorum ya.
Zaten böyle bence kendimi rahatlatmaya başladım.
Bir insanın kalbini açmasına, duygularını söylemesine, ağlayabilmesine hayran kalıyorum.
Benim en yakın arkadaşlarımdan birisi de öyledir.
Çok ağlar falan mesela hiç çekinmez.
Ben ona hayran oluyordum yani.
Diyordum nasıl yapabiliyor falan.
Şimdi oraya doğru gitmek bana çok iyi geldi.
Ki ileride aile kurduğumda, kendi çocuğum olduğunda falan inşallah tabii Allah gösterirse o günleri.
Bunun bir avantaj olacağını düşünüyorum
Mesela bununla ilgili
Böyle şükretmek dedim ya
Minnettar olmak
Her akşam minnettar oluyorum diye
Geçen şunu düşündüm
Sonra bunu bir arkadaşımla da konuştuk
İyi olmakla ilgili bir şey düşündüm
Gece uyurken
Yapıyorsunuzdur belki sizler
Vicdan muhasebesi yaparsın ya
Düşünüyordum böyle kendimle ilgili
Ve bunu her
Yani yıllardır
Neredeyse her gece yaparım
Ya gerçekten
İnsan kendisiyle kaldığında kendisini bilir ya
İyi bir insan olabildiğim için
Şükrettim tamam mı
Kendime Allah'a şükrettim
Sonra dedim ki
Bence bu da bir nasip
Bu bence doğuştan gelen bir şey
Ben şuna inanmıyorum
Herkes zaten çok iyi olarak doğuyor şartlar onları kötüleştiriyor gibi bir şeye inanmıyorum.
Çünkü ben de kötü bir insan olabilecek şartlarda bulundum, ortamlarda bulundum ama kendi irademle o iyi olma halini olabildiğince korudum.
İyi bir insan olarak kalmaya çalıştım hala da çalışıyorum.
Kalp kırmaktan aşırı korkuyorum mesela.
Hani o kul hakkı falan da var ya ki biraz böyle ani parlayabilen bir insan oluyorum bazen.
Öyle anlarda da sonra gidip hani mutlaka özür dilemeyi mesela kendime şey yapmaya çalışıyorum.
O insanla açık iletişime geçmeyi kendime alışkanlık edinmeye çalışıyorum.
Hani o yanlarımı da öyle törpülemeye çalışıyorum.
Çünkü günün sonunda iyi bir insan olmayı sürdürebilmek istiyorum.
Ama bu işte biraz nasip gibi geliyor.
O zaman da diyorum ki bazı insanlar neden kötü doğdu o zaman?
Doğuştan bir kötülük tohumu mu var içinde diye düşünüyorum.
Bu da haksızlık gibi geliyor.
Bilmiyorum orada yanılıyor olabilirim bu konu ki düşüncelerim, engin düşüncelerim devam edecek.
Şey gibi oldu gece yatağa yatınca
Ovlan
Kız kimi düşünüyor acaba
Kız o sırada kız
Sorguladığımız şeyler
Bunları düşünmeyi de
Seviyorum bu arada
Bir de şey de oluyor
İnsanla muhatapız televizyon izliyoruz
Bir şey dinliyoruz sosyal medyaya bakıyoruz
Bir şeyle uğraşıyoruz ya
Gece böyle son anda
Uykum geldiğinde değil de
15 dakika önce falan yatıyorum ki
Biraz daha düşünebileyim, bir muhasebe yapabileyim veya böyle hani dua edebileyim diye.
Bu da çok iyi geliyor bu arada.
Bunu düşündüm. Neyse bilmiyorum sebebini.
Hani doğuştan mı herkes iyi, sonradan kötü oluyor veya bazı insanlar fıtrat olarak mı kötü bilmiyorum.
Ama kendimle kaldığımda bile içim rahat olduğu için, iyi bir insan olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum.
Kendime de teşekkür ediyorum o konuda mesela.
O konuda da kendimden razıyım.
Çünkü bilirsin ya işte içinden bir kıskançlık, bir fesatlık geçiyor mu?
Biri hakkında böyle bir kötü bir temennin oluyor mu?
Veya birine zararın dokunuyor mu?
O konularda da içim rahat.
Bence bu da çok önemli.
İnsanın rahat uyuması da çok önemli bir şey.
Bu minnettar oluyorum dedim ya şeyi düşündüm.
Geçen böyle trafikte gidiyorum
Trafikte çok vakit geçirdiğim için
Orada da çok düşünebiliyorum
Bazen müziği falan kapatıyorum
Dinlediğim podcastı kapatıyorum
Hani böyle
Normal sadece yolda gidiyorum ki
Böyle düşüncelerim kafamda böyle aksın
Kendi kendine diye
Şey düşündüm
Dedim ki
Ya dedim bu kadar hani şükrediyorsun
Bu kadar hani minnettar hissediyorsun ki
Herkes gibi
Benim de hayatımda bazı zorluklar ve bazı sıkıntılar var
Bunlara rağmen bu kadar minnettar hissediyorsan
Bu kadar kalbin minnetten patlayacak gibi oluyorsa
Hani sen bir de ne bileyim
Hem ailesi hem eşi hem işte işi
Hem sağlığı iyi olan insanlar var ya
Onlar ne hissediyordur acaba diye düşündüm
Hani öyle olsam herhalde
Bu arada bunların hepsinin aynı anda iyi olduğu insanlar var.
Hani azdır ama var.
Öyle olsam sanki bunu kaldıramayacakmışım gibi geldi.
Öyle olsam böyle hayata karşı o kadar borçlu hissedecekmişim ki o minnet duygusundan ne yapacağımı bilemeyecekmişim gibi hissettim.
Hani ne yapardım o zaman falan diye düşündüm.
Bilmiyorum bunları falan çok düşündüm.
Ondan sonra bu yıl benim çok yalnız kaldığım bir yıldı
Sanırım hayatımda en çok yalnız kaldığım yıldı
Bu hem bilinçli bir şekilde yalnızlıktı
Hem de hayatın getirdiği nokta olarak da yalnızlıktı
Herkesin evlenmesi, sevgisinin olması, evimin uzak olması
Eve çıktığım için daha çok evde vakit geçirmek istemem
İşim gereği evden çalışabilmem falan
Hepsi toplandı
Bazen de kendim çok yalnız kalmak istedim ve günün sonunda çok kendimle kaldığım bir yıl geçirdim.
Öyle bir yaş geçirdim.
Geri dönüp baktığımda herhalde 31 yaşımı 30 yaşımı pardon 30 yaşımı öyle hatırlayacağım.
Yani hayatımda en fazla yalnız kaldığım yıl olarak hatırlayacağım.
O kadar yalnız kaldım ki şöyle falan tarifler bakıyordum.
Tek kişilik sütlaç tarifi
Tek kişilik börek tarifi
Böyle aramalar yapıyordum
Evde de onları yapıyordum
O da çok iyi geliyordu
Bunu bir yandan şöyle de düşündüm
Bu arada ben
Hep böyle aile kurmak istediğim için
Buna inandığım için
Dedim ki tamam dedim
Sen şu an işinde rahat
Şey olarak da yalnızsın
Aile de kurmadın henüz
Bir gün ilerideki Zeynep, gelecekteki Zeynep şunu demesin.
Ya benim vaktim varken ben hani evimde tek başıma vakit geçirebiliyorken,
keyifli keyifli tarifler yapabiliyorken, dizisinin kitabını izleyebiliyorken,
dizisini izliyor kitabını okuyabiliyorken hani keşke daha fazla yapsaydım demesin.
Hani orada kendimi şu halinde hayal ettim hep.
İşte böyle bundan birkaç yıl sonra gece uyanmışım işte bebek bakıyorum emziriyorum falan belki bizim overthinking veya işte akşam eşimle oturuyorum ama işte o ne bileyim yalnız kalamıyorum falan.
O anlarda geri dönüp baktığımda yalnız yaşıyorken keşke biraz daha tadını çıkarsaydım demek istemedim.
O yüzden yalnız yaşamanın, yalnız kalabilmenin olabildiğince tadını çıkarttım.
Bir noktada şeyi de hissediyordum zaten.
İşlerim bu kadar rahat ilerlemeyecek.
İşlerim çok yoğunlaşacak.
Ve ben şu an tadını çıkartayım modundaydım.
Hem iş hem aile hayatı olarak.
O yönden çok mutluyum.
Gerçekten geçen kış ve baharda çok içime döndüğüm böyle dizilerimi izleyip,
dizide değil de daha çok film izleyip çok fazla film izledim.
Sinemaya gittim.
Çok fazla kitap okudum.
Hani yazı yazdım.
Burada sizinle buluştum.
Böyle düşündüğüm, bazen evet üzüldüğüm, bazen zor zamanlar geçirdiğim ama
günün sonunda o yalnızlıktan almam gerekenleri aldığım bir yıl oldu.
Öyle bir yaş oldu.
O yüzden mutluyum.
Bazen bana bunu diyenler oluyor.
Hani Zeynep ben de tek yaşıyorum ama artık çok bunaldım falan diyenler oluyor.
Gerçekten lütfen onun tadını çıkartın ya.
Çünkü bir noktada bir şeyler kalabalıklaşacak zaten.
Bu insan da olabilir, iş yoğunluğu da olabilir, hayatınız da değişebilir.
Geri dönüp baktığınızda tamam bu da benim hayatımdaki bir yıldı
Bu da benim hayatımdaki üç yıldı
Ve ben onu kendimle çok güzel geçirdim
Diyebilmenizi isterim
Çünkü şu anda ben bunu diyebiliyorum ve
İçimde hani bakın şu an içimde öyle bir huzur çıkıyor ki dışarıya
Bunu hissedebiliyorum
Bu yüzden de çok minnettar hissediyorum
Tabii burada şöyle bir şey de var
Mesela iş anlamında kötü geçirdiğim aylar da oldu, zamanlar da oldu.
Aranızda işsiz olanlar, atanamayanlar var.
Bunu biliyorum.
Şunu diyeceğim.
Orası bir şekilde halloluyor ya.
Allah bereket de veriyor.
Bir noktada orayı toparlatıyor da fırsat da çıkarıyor.
Ne bileyim bir şeyler yoluna da giriyor.
O zamana kadar böyle kendinizle kalmanın, boşta kalmanın, canınızın sıkılabilmesinin tadını çıkartın.
Çünkü hayat gayresi o kadar yoğun bir hal alıyor ki sonrasında oturup şöyle hani canınızın sıkıldığı zamanları özlediğiniz anlar oluyor.
Bunu düşünerek belki kendinizi daha iyi hissedebilirsiniz ki bu iyi hissetmeniz için söylediğim bir şey değil gelecekten söylediğim bir şey.
Şu an mesela çok yoğunum eve zor geliyorum ve o günlere bakıp ne kadar rahatmışım diyorum ve keşkemin olmaması da çok çok hoşuma gidiyor gerçekten.
Evimde geçirdiğim güzel günler için
Mutluyum o konuda
Orada güzel alışkanlıklar edinmek
Güzel rutinler edinmek de çok iyi geldi bana
Burada rutin deyince şeyi söyleyeceğim
Magnezyum takviyesi
Bu yıl yaptığım en doğru şeylerden birisiydi
Magnezyum almaya başlamak
Bu bir takviye olduğu için önerebiliyorum
Ama tabii ki siz doktorunuza danışın
Ben Fatih Altaylı'da bir tane adamı izlemiştim. Her insanın magnezyuma ihtiyacı var diyordu. Adamın adını hatırlamıyorum ama Fatih Altaylı'ya son aylarda katılan bir doktordu. Onu izlerseniz görürsünüz.
Ya magnezyum bunun bu kadar etkileyeceğini düşünmemiştim
Adamın dediği şekilde kullandım
Hani kapsül kullanmak lazımmış veya şahsa şeklinde
Ve öğlen ve akşam kullanmak lazımmış
Arkadaşlar o kadar iyi geldi ki bakın
Hani ben önceden hani uyumuyormuşum dedim ki
Her yerde uyuyabilen bir insanım çok rahat uykuya geçerim
7 saat uyurum genelde hani o bana iyi gelir
Magnezyumda da okey
Yine 7 saat uyuyorum
Yine rahat uykuya geçiyorum
Ama uyku kalitem çok arttı
Önceden gece uyanırdım illaki bir iki kere
Şu an böyle zınk diye uyanıyorum
Sabah direkt çok dinç bir şekilde
Kafam çok rahat oluyor
Bende çok işe yaradı
O yüzden onu öneriyorum
O videoyu izleyip eczacınıza işte doktorunuza falan sorup
Kullanmalısınız bence
Videonun başlığı şey gibi bir şey olabilir ya
Bacaklar falan bir şey yazıyordu
Doktor Fatih Altaylı doktor
Ve kapağında veya yazısında
Bacaktan mı başlar güç kaybı yok
İnsanın sağlığı bacağından bellidir mi ne öyle bir şey yazıyordu
Onu izleyin lütfen ve uygulamanızı çok isterim
Ve son olarak geldiğimiz her zamanki konu nedir
Yani bir kız masasında veya bir masada konu derinleştikçe nereye gider?
Aşk meşk ilişkiler.
Bu yaşımda artık saat kaç oldu ağzım kaymaya başladı.
Şey oldum ya kalbim çok kırıldı açıkçası.
Gerçekten kalbimin bu kadar kırılabileceğini bilmediğim bir kırılganlıklar silsilesi yaşadım.
Ve erkeklere bakış açım çok değişti.
Hani bu bir güven kaybı olarak değil fakat kendimdeki hataları da fark edip biraz daha nasıl diyeyim kendi değerini fark etmek falan diyeceğim de çok klişe olacak onu söylemek istemiyorum.
Şöyle anlatabilirim
Kalbim o kadar kırıldı ki
Sonra o süreçten çıktıktan sonra
Bir kere de değil bu arada iki kere falan kırıldı
O süreçlerden çıktıktan sonra
Bana bir şey oldu
Ve ilk başta böyle şey oldum
Tam ayy kimse istemiyorum
Ayy bitti artık bu konu benim için falan oldum
Size de burada anlattım bilirsiniz
Artık aşk konuşmuyorum falan diye
Ondan sonra daha nötr bir yere geçtim
Hani aklıma bile gelmediği bir zamana geçtim şu anda da öyleyim
Hani oturup da yok yalnızım da yok kalbim kırıldı da yok niye olmuyor da falan diye düşünmüyorum artık hiç
Nötr bir yerdeyim fakat kendi içimde
Tamam yani bu olacak çünkü sen aile kurmayı istiyorsun ve iyi bir insansın
Neden olmasın falan
Hayır öyle bir şey değil tabii ki nasiple ilgili bir şey de
Ya orada çok tevekküle geçtim
Bu geçiş nasıl oldu bilmiyorum
Bence o kırılganlıklar
Ve o süreçten sonra
Kendi kendime
Geçen bir süre
Yani geçen bir aşamaydı
Ama
Şu an şeydeyim artık
Bu konuyu düşünmüyorum
Ve konuşmuyorum da farkındaysanız artık
Yani şu an böyle yeni bir yaş
değerlendirmesi hayatında değişenleri konuştuğum için
anlatıyorum da inanın
geçen biri mesaj atmış işte
son zamanlarda hep işle ilgili konuşuyorsun
hani normalde
hep benim hayatımla paralel
konulardan bahsederdin
işte özledim
o zamanları falan demiş böyle aşksal
zamanları ama hani
inanın konuşabileceğim bir şey yok
ben normal yaşıyorum
kendime bakıyorum iyi bir insan olmaya
çalışıyorum böyle
Dünyevi şeylere çok kapılmadan
İstediğim hayatı kendime
Kurmaya çalışıyorum
Hani öyle hırslarda ne bileyim
Kariyer hedeflerinde falan
Boğulmadan
Ve şey gibi hissediyorum
Evine ve ailesine çok düşkün
Bir insan olacağım
Çünkü yapı olarak öyleyim
O zamana kadar da hayatta
Denemem yapmam gerekenleri
Şöyle bir toparlıyorum
Yapıyorum
Hayatta bana bu şansı verdiği için şanslıyım
Ve bunu değerlendiriyorum
Bir noktada ben zaten
Ailesine ve çocuklarına
Odaklanmış bir Zeynep olacağım
Gibi düşünüyorum
Düşünmüyorum da içimde
İçimden böyle geliyor
O yüzden o konuyu rafa kaldırdım
Çünkü nasip ya
Her şeyden öte
Ben buna inanıyorum kadersel bir şey olduğuna inanıyorum
Orayı böyle
Allah'a bıraktım, hayata bıraktım.
Sadece orada şöyle bir şey oldu.
Geçen en yakın arkadaşım dedi ki bana,
Zeynep dedi hani okey farklı işler deniyorsun, bir şeyler yapıyorsun ama hani bir şeye karar vermen gerekiyor gibi geliyor bana artık dedi.
Hani bir şeye karar ver, ben bunu yapacağım de ve ona tam olarak odaklan, böyle çok bölünmek yerine dedi.
Ben de o konuda doğru söylüyor işle ilgili
İşle ilgili hani mesela hala böyle çok bölünüyorum ve tam tek bir şeye odaklı değilim
Benim yolum da bu olabilir bu arada bilmiyorum
Doğu Maritam'da da öyle bir şeyler çıkmıştı zaten
Hani farklı kanallardan çalışmak gibi
Ama o en yakın arkadaşımın dediği şeyi ben şeye yaptım zaten
Bu ilişkilerle evlilikle ilgili olarak
böyle 3-4 hafta önce falan
nötrdüm dedim ya
şöyle bir moda geçtim
dedim ki
tamam abi benim karşıma birileri çıkıyor
açıkçası hani herkes gibi benim de çıkıyor
yeni bir ortama girdikçe yeni insanlarla tanıştıkça
bir flört ihtimali çıkıyor
bir insanın potansiyel bir insan çıkıyor
sizin de şipledikleriniz oluyor arada
ama ben şu moddayım açıkçası
Ben yuva kurmak isteyen bir insanım
Ve artık benim kalbimde
Birisiyle daha yok
Situasyon shipte kalmış yok
Flirtmiş yok
Mesaj atmış atmamış yok
Bilmem ne
Böyle bir şey yer yok
Buna hani kendime de yakıştırmıyorum artık bunu ben
O yüzden ben kendime şu an neyi yakıştırıyorum biliyor musunuz?
Bu niyeti yakıştırıyorum
Yani şu niyetteyim
Artık ben yuva kurmak istiyorum
ve karşıma bu niyetle gelen insanlar olursa onlara direkt bu gözle bakacağım.
Hani eski usul anladınız mı?
Hani mesela evlenmeye karar verirsin.
Ailen etrafa haber salar.
Erkeklerde böyle eskiden böyle oluyormuş ya hala böyle de.
Ondan sonra bakarsın ve tamam benim içim aktı bununla evlenebilirim dersin.
Ben şu an artık o moddayım.
Tabii ki bu kadar direkt, görücü usulü evlenmekten bahsetmiyorum.
Ama yok işte bu bana ilgi gösterdi, baksam mı?
Yok ben şundan hoşlandım, şunu beğendim.
Bir acaba hani bir konuşsam mı?
Bir kahve içsem mi?
Orada değilim.
İnanın hiç orada değilim.
Çünkü ben artık net şeyler istiyorum.
Net bir şekilde bu yola girmek istiyorum.
Direkt birisiyle tanışıp hadi biz evleniyoruz demekten bahsetmiyorum.
Ama kafası karışık insan istemiyorum hayatımda.
Çünkü benim kafam çok karışıktı bu konuda yıllardır.
İlk kez ben böyle 3-4 haftadır benim kafam artık çok net.
Hani önceden mesela önceden de karışık değildi diyeceksiniz düzenli takip edenler.
Ama buraya anlattığımla kendi içimde yaşadığım şey aynı olmuyor.
Şu anlamda karışıktı.
Ben diyordum ki tamam ya birisi benim karşıma çıksın.
çıksın ne zaman evlendiğim falan
önemli değil hani düzgün bir ilişkim
olsun seveyim sevileyim bu da okey bana
diyordum ama şu an
öyle değilim ya ben şu an çok netim
yuva kurmak istiyorum
nasipse eğer
hani anne olmak istiyorum
bir süre sonra da
ve birisini sevgililikte
tanımak diye bir şeye artık
inanmıyorum nedense
ya bunun günümüz dünyasında
çok yanlış yerlere gittiğini
insanları çok yıprattığını
ve biraz ruhları kirlettiğini mi diyeceğim?
Çok saçma olacak.
Sevgililik kurumuna da öyle karşı bir insan değilim de.
Okey abi ben 31 yaşındayım artık zaten.
Birisine içim aktıysa
muhtemelen hissederim zaten ben onu görünce.
Erkekler bu arada daha iyi hissediyor.
Bir kızı görünce ben bununla evleneceğim dediğinde
gerçekten gidiyor evleniyor mesela.
Birisi çıkar abi karşıma
bana onu der.
Ben de ona okeysem en azından ciddi bir niyetle görüşürüm diye düşünüyorum.
Umarım kendimi doğru anlatabilmişimdir.
Umarım mağaradan çıkmış gibi anlatmamışımdır.
Demek istediğim şey bu konuda artık kararlıyım.
Ortak bir niyetle en azından kafası karışık olmayan bir insanla o da evlenmek isteyen bir insanla denk gelmeyi umuyorum.
Veya insanlarla ve o şekilde ilerlemek istiyorum.
Bir insanı beğenmek, bir insandan hoşlanmak, bir insanla enerjinin tutması maalesef yeterli değil.
Yani aynı noktada değilsen, aynı frekansta, aynı hayat bakışında, aynı yönde değilsen o insan seni sadece yoruyor.
O yüzden hoşlanmak benim için yeterli bir şey değil artık.
Hani mantık olarak da, yön olarak da aynı tarafta olmamız gerekiyor.
Onun haricindeki şeylere de açıkçası şans vermiyorum.
Hani kestirip atmıyorum.
Ama zaten anlıyorsunuz ya bir insanla iki muhabbet ettiğinizde onun kafa yapısını, en azından bu konulara olan bakış açısını.
Sırf beğendim diye de bir insanla muhabbeti uzatmıyorum.
Öyle söyleyebilirim.
Umarım doğru anlatabilmişimdir buradaki şeyi
Ama iş konusunda bunu belki sağlayamadım
Ama son dönemde bu aşkla ilgili, evlilikle ilgili böyle bir niyetim var artık net bir şekilde
Önceki gibi belirsizlikler yok kafamda
Gerisi artık Allah'ın takdiri
Tevekküldeyiz, bakacağız
Zaten o bazı bölümleri silmemin sebebi de bence buydu
İlk dedim ki ben bu bölümleri silmeliyim
Çünkü ben hayatıma girecek insanı ayıp ediyorum
Normalde de ben böyle bir insan değilim
Kendimi farklı yansıtıyorum
Ben bu bölümleri sileceğim dedim
Sildim sonra bir süre sonra da bu kafaya geldim
Hepsi birbirini tetikliyor işte birbirini etkiliyor
Onun haricinde şöyle bir şey oldu
Ailemle yaşadığımız ev kentsel dönüşüme girdi
Ama normalde işte Kasım'da girecekti ve bizim daha vaktimiz vardı
Yanımızdaki bina çok yanlış bir şekilde inşaata başladığı için
Bizim binaya zarar verdi ve bizim böyle aniden evi taşımamız gerekti
Ben o sırada her gün işe gidiyorum
Akşamları geç çıkıyorum veya işte gidemiyorum o eve
Ailem taşıdı o evi
Ve ben o eve veda edemedim
Bakın bu o kadar içime dokunuyor ki
Ben 18 yaşındayken taşınmıştık o eve
Ve 29 yaşına kadar o evde yaşadım
Oradaki odamdan bir vlog çekmiştim Allah'tan
Youtube'um da var
Ama sesim titriyor
Ya o evde ilk kez aşık oldum, o evde üzüldüm, o evde işte ergenliğimi geçirdim, ailemle anlaşamadığım zamanları geçirdim, o evde işe başladım, orada büyüdüm, oradan kendi evime çıkma cesaretine ulaştım, oradan kendi evime çıktım.
Hani orada bir olgunlaşma yaşadım ve ben böyle mekanlara veda etmeye çok inanıyorum.
Bu evden sırf veda edemediğim için hani şu evle bağımı kesemediğim için çıkamıyorum şu anda.
Normalde taşınmam lazım.
Ama öbür taraftan aile evime veda edemeden o evin boşaltılması ya beni çok üzdü.
Ve sanki hani o böyle içimde kaldı gibi oldu.
tekrar gitmeye çalışacağım
şu an binaya giriş falan da yasak
tehlikeli olduğu için
ama hani oraya gidip böyle bir eve
ve kendimin orada
yaşadığı o 10 yıla
11 yıla bir
şey yapmak istiyorum ya
bir
sarılmak değil de hani böyle bir
okey vedalaşıyoruz artık
bir devir kapandı gibi bir şey
yapmak istiyorum
Hani keşke böyle şey yapsaydım bu kadar ani olmasaydı da hani gidip o genç kızlık odamda bir kere daha böyle yatsaydım uyusaydım bir gece ne bileyim.
Bir buçuk yıldır hiç kalmadım çünkü herhalde.
Bu biraz içime dokundu.
Bunların haricinde tabii ki yapamadığım şeyler çok fazla oldu.
Yani ben sadece yaptıklarımı anlattım ama yapamadığım, yetişemediğim, başaramadığım şeyler çok oldu.
Ama dediğim gibi dünyevi hırslardan biraz arınmak gerektiğini düşünüyorum.
Bakın bununla ilgili Sivil Çetinkaya var ya onun ailesine ben bayılıyorum.
Yani annesiyle teyzesi o kadar müthiş bir kafadalar ki demleme diye bir kanal var Sivil'in kuzeni.
Onun kuzeninin kanalı yani.
Orada işte Sivil'in annesini izliyorum, Sevil'in teyzesini izliyorum.
Hani onların bakış açısı çok hoşuma gidiyor.
Onlar da Hristiyanlar.
Ama tüm dinlerin hani zaten çıkış noktası ve gidişatı aynı yere varıyor ya.
Hani İslam'da da böyle bu, Hristiyanlık'ta da böyle.
O dünyevi hırslardan biraz daha uzaklaşıp nefsini biraz daha köreltip daha manevi doyumlara yönelmek insana her zaman çok iyi geliyor.
Daha tevekkülde kalmasını, daha anda kalmasını sağlıyor.
Bu açıdan güzel bir yıl geçirdiğimi düşünüyorum.
Mesela hani böyle ben eşyaya çok önem vermem, paraya çok önem vermem.
Böyle hani biri bir şey beğenir
Hani ben de direkt veririm al senin olsun
Derim hani bunlar falan
Bence çok önemli hiçbir şeye çok
Bağlanmamak lazım
O evle ilgili dediğim şey mesela benim
Manevi bir bağ
Yoksa oradaki eşyaymış bilmem neymiş
Orasında değilim
Böyle şeyleri
Çok göze de hani
Gözden de sakınmamak lazım diye düşünüyorum
Dünyevi şeyleri
Ya bunu kaybedersem ya şuyum giderse
Bilmem ne diye
Çünkü insan hem ona sınanabilir hem de maddi şeylerin, o dünyevi şeylerin hepsinin telafisi oluyor.
Daha doygun bir hayat yaşamak istiyorum.
Ona göre ilerlemeye çalışıyorum.
Umarım başarabiliyorumdur.
Umarım yeni yaşımda daha çok başarabilirim bunu.
O yüzden yapamadığım şeylere çok takılmıyorum.
Çünkü hani boş boş oturup işte ne bileyim
Hayattan bir şeyler bekleyen bir insan değilim ya sonuçta
Hani tamam dünya bir şeyler dedim de
Tabii ki yapmak istediğim şeyler var ve onlar için de çalışıyorum
Çalışkanlık çok önemli bir şey bence
Okey ben onları yapıyorum ve gerisi de yine bir noktada tevekküle
Allah'a, evrene kalıyor, hayata kalıyor
o hayata güvenme olayını biraz daha içselleştirdim bu yıl ve daha da fazla içselleştirmeyi umuyorum.
Yapamadığım şeylere de o yüzden takılmıyorum.
O yüzden yapabildiğim şeyleri anlattım.
Olumsuza da odaklamak istemiyorum zaten.
Zaten hayat şöyle bir şey ya.
Geçen arkadaşımla bunu konuştuk.
Hep böyle bir şeyi düzeltiyorsun diğer taraf bozuluyor.
Hiçbir zaman aynı anda her şey zaten çok iyi gitmiyor ya.
Küçükken böyle oynadığımız renkli küpler vardı hatırlıyor musunuz?
Yapıyorduk yapıyorduk bir tarafı bozuluyordu.
Tam hepsi düzeldi, hepsi doğru oldu zannediyorduk.
Arkasını bir çeviriyorduk orada küpün diğer tarafı bozulmuş.
Hayat da böyle ve bunu bence kabul etmemiz gerekiyor.
Benim bunun için çok mücadele ettiğim zamanlar oldu.
Her şeyi aynı anda düzgün yürütmeye çalıştığım, hepsi aynı anda düzgün gidecek ve ben mutlu olacağım zannettiğim zamanlar oldu ve bu çok büyük bir yanılgıydı.
O yüzden bunu kabul ettim.
Olabildiğince az pürüz veya olan pürüzlerle yaşamayı öğrenmek en doğrusu olabilir.
En azından 31 yaşındaki Zeynep'in bakış açısı bu.
Seneye çektiğimde ne düşüneceğim hiçbir fikrim yok.
Ama 30'larındaki Zeynep'e güveniyorum ya.
Hani bazen yorulduğumda 30'larındaki Zeynep daha iyi halleder deyip arkama yaslanıyorum.
O kendime o güveni inşa etmişim yani daha da iyi ederim umarım.
Hani şu an böyleysem bir yıl sonra iki yıl sonra daha iyi olacağım diye düşünüyorum
Her şey yolunda giderse
O yüzden çok acele etmemeye çalışıyorum
O en başta söylediğim şey var ya
Biz de ilk kez yaşıyoruz
İlk kez 30 yaşını yaşıyorsun
İlk kez 31 yaşını yaşıyorsun
31'den aldığın derslerle 33'de 34'de daha iyi bir insan olacaksın
Daha iyi bir yerde olacaksın
Daha iyi bir arkadaş olacaksın atıyorum
O otuzlarındaki Zeynep'e güveniyorum.
Hayatta yokuş aşağı salındığımı hissettiğim Eylül akşamlarının tadını çıkartıyorum tüm olumsuzluklara rağmen.
Bu tadını çıkarttığım veya çıkartamadığım, kendimi bulduğum, bulamadığım, macera gibi gördüğüm hayatı,
macera gibi gördüğüm
bazen de bunu yapamadığım zamanlarda
hep bu mikrofonun
diğer ucunda benle olduğunuz için
çok teşekkür ederim
sizi çok seviyorum
hoşçakalın
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
